Müddessir Suresi 44. Ayet — Elfaz
"Yoksula yedirmezdik."
1وَلَمْve lemveBağlaç+Harf-i Nefi
2نَكُnekudeğildikMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3نُطْعِمُnuT'ǐmuyedirenMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıط ع مYemek yemek/tatmak/yutmak, lezzetlendirmek/tadını çıkarmak, iştah/arzu, beslemek/tedarik etmek, yeme şekli, yiyecek/öğün, yetiştirmek, olgunlaşmış meyve, bir erkekte takdir edilebilir nitelik (örneğin zeka/ihtiyat/sağduyu), yiyecek bakımından iyi durum/hal, çok yiyen kimse, yeme yeri
4الْمِسْكِينَl-miskīneyoksulaMarife (Belirlilik Takısı)+İsimس ك نSakin olmak, durgun olmak, hareketsiz kalmak, dinmek, yatışmak, sükûnet bulmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek, yuva kurmak, huzur bulmak, sessizleşmek