"Sonra ben onları açık açık davet ettim."
ثُمَّ اِنِّي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًا
ṧumme innī deǎvtuhum cihāran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra onları, gerçekten de yüksek sesle çağırdım.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sonra onları, gerçekten de yüksek sesle çağırdım.
Adem Uğur
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.
Ahmed Hulusi
"Sonra, muhakkak ki ben onları açıktan davet ettim. "
Ahmet Tekin
'Sonra onları açıktan açığa davet ettim.'
Ahmet Varol
Sonra ben onları açıktan da [1] davet ettim.
Ali Bulaç
"Sonra onları açıktan açığa davet ettim."
Ali Fikri Yavuz
Sonra ben, onları aşikâre olarak (tevbeye) çağırdım.
Ali Rıza Safa
"Yine de onlara açıkça çağrıda bulundum!"
Bayraktar Bayraklı
- Sonra Nuh şöyle devam etti: "Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilan ettim, hem de gizlice.Özel olarak kendileriyle konuştum."
Bekir Sadak
«Sonra, dogrusu ben onlari acikca cagirdim.»
Celal Yıldırım
Sonra gerçekten ben onları açıkça (hakk'a, doğru yola) çağırdım,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Yine de ben onları açıkça çağırmaya devam ettim.
Diyanet İşleri
"Sonra ben onları açık açık davet ettim."
Diyanet İşleri (eski)
'Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım.'
Diyanet Vakfi
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Sonra ben onları açık açık çağırdım.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım
Erhan Aktaş
"Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum."
Fizilal-il Kuran
Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım.
Gültekin Onan
"Sonra onları açıktan açığa davet ettim."
Hamdi Döndüren
“Sonra ben, onları açıkça davet ettim.
Hasan Basri Çantay
"Sonra ben onları hakıykaten en yüksek ses (im) le çağırdım".
Hasib Asutay
Sonra, ben onları açık açık dâvet ettim.
Hayrat Neşriyat
'Sonra şübhesiz ben, onları yüksek sesle (açıkça) da'vet ettim.'
İbni Kesir
Sonra ben; onları gerçekten açıkça çağırdım.
Mehmet Okuyan
Sonra, ben kendilerini açıktan davet ettim.
Muhammed Esed
Doğrusu, ben onları açık açık çağırdım;
Mustafa İslamoğlu
Gün oldu ben onları açıktan davet ettim;
Ömer Nasuhi Bilmen
(7-8) «Muhakak ki ben onlar için mağfiret buyurasın diye kendilerini her ne zaman dâvet etti isem parmaklarını kulaklarına tıkadılar ve libaslarına büründüler ve ısrar ettiler ve böbürleniverdiler. Sonra muhakkak ki ben onları, apaçık dâvet ettim.»
Ömer Öngüt
"Sonra ben onları açıkça çağırdım. "
Suat Yıldırım
Ben onları bu sefer yüksek sesle dâvet etmeye başladım.
Süleyman Ateş
"Sonra ben onları açıkça da'vet ettim."
Süleymaniye Vakfı
Sonra onlara açıkça davette bulundum.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonra onlara açıkça davette bulundum.
Şaban Piriş
Sonra ben onları açıktan açığa çağırdım.
Tefhim-ul Kuran
«Sonra ben onları açıktan açığa da davet ettim.»
Ümit Şimşek
'Derken onları açıkça davet ettim.
Yaşar Nuri Öztürk
"Sonra onları daha açık bir biçimde çağırdım."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sonra mən onları aşkarcasına dəvət etdim.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sonra mən onları uca səslə (açıq-açığına haqqa) dəʼvət etdim.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ich habe sie laut aufgerufen,
Almanca — Der Edle Quran
Hierauf richtete ich an sie den Ruf dann öffentlich.
Almanca — M. A. Rassoul
Dann rief ich sie in aller Öffentlichkeit auf.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann machte ich doch ihnen Daʹwa öffentlich,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"I also", Nuh continues, " proclaimed to them Your message by public discourse".
Abdul Haleem
I have tried calling them openly.
Abdullah Yusuf Ali
"So I have called to them aloud;
Abul A'la Maududi
Then I summoned them openly,
Aisha Bewley
Then I called them openly.
Al-Hilali & Khan
"Then verily, I called to them openly (aloud).
Ali Quli Qarai
Again I summoned them aloud,
Amatul Rahman Omar
`Then I invited them (to You) openly.
Arthur John Arberry
Then indeed I called them openly;
Bijan Moeinian
I have delivered your message publicly;. .
E. Henry Palmer
Then I called them openly;
Edip-Layth
"Then I called to them openly."
George Sale
Moreover I invited them openly,
Hamid S. Aziz
"So I called to them aloud:
Mahmoud Ghali
Thereafter, surely I called them aloud,
Marmaduke Pickthall
And lo! I have called unto them aloud,
Mohamed Ahmed - Samira
Then I called them loudly and more openly,
Muhammad Asad
"And behold I called unto them openly;
Mustafa Khattab
Then I certainly called them openly,
Progressive Muslims
"Then I called to them openly. "
Sahih International
Then I invited them publicly.
Sam Gerrans
“Then I called to them openly;
Shabbir Ahmed
And, behold, then I called unto them aloud.
Syed Vickar Ahamed
"Then verily, I have called them loudly;
Taqi Usmani
Then I called them loudly,
The Monotheist Group
"Then I called to them openly."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ensuite, je les ai appelés ouvertement.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Paşê min bi aşkera gazî wan kir.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen riep ik hen in het openbaar op.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarop heb ik hen in het openbaar uitgenoodigd,
Hollandaca — Siregar
Toen heb ik hen waarlijk met een harde stem opgeroepen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Потом я [пророк Нух] призывал их [свой народ] открыто (чтобы каждый из них мог уверовать).
Rusça — Osmanov
Потом я призывал их [к вере] принародно.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Jag har vädjat till dem med hög röst