"Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum."

ثُمَّ اِنِّٓي اَعْلَنْتُ لَهُمْ وَاَسْرَرْتُ لَهُمْ اِسْرَارًا

ṧumme innī eǎ'lentu lehum ve esrartu lehum isrāran

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra açığa vurup yaydım onlara ve gizlice konuştum, davet ettim onları da.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra açığa vurup yaydım onlara ve gizlice konuştum, davet ettim onları da.

Adem Uğur

Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.

Ahmed Hulusi

"Sonra, muhakkak ki ben onlara aleni davette bulundum ve ayrıca da kendilerine özel olarak anlattım. "

Ahmet Tekin

'Üstelik ben, onlara ilân ederek söyledim. Onlarla gizli gizli konuştum.'

Ahmet Varol

Sonra onlara (davetimi) açıktan da ilan ettim, gizli gizli de söyledim.

Ali Bulaç

"Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim."

Ali Fikri Yavuz

Sonra, hem ilân ederek onlara söyledim, hem gizliden gizliye söyledim onlara...

Ali Rıza Safa

"Sonra, açıktan duyurdum. Ayrıca, gizli olarak da konuştum!"

Bayraktar Bayraklı

- Sonra Nuh şöyle devam etti: "Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilan ettim, hem de gizlice.Özel olarak kendileriyle konuştum."

Bekir Sadak

«Sonra onlara aciktan aciga, gizliden gizliye de soyledim.»

Celal Yıldırım

Sonra yine ben, açıktan duyuruda bulundum ve gizli gizli görüşmeler de yaptım ;

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara açık da söyledim, yerine göre gizli de söyledim.”

Diyanet İşleri

"Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum."

Diyanet İşleri (eski)

'Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim.'

Diyanet Vakfi

Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli söyledim.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra hem i'lam ederek söyledim onlara hem gizli gizli söyledim

Erhan Aktaş

"Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da birebir görüşerek de ilettim."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da bire bir görüşerek de ilettim."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da, bire bir görüşerek de ilettim.

Fizilal-il Kuran

Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim.

Gültekin Onan

"Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim."

Hamdi Döndüren

“Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum.”

Hasan Basri Çantay

"Sonra da onları hem i'lan ederek da'vet etdim, hem kendilerine gizli gizli söyledim".

Hasib Asutay

Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum. (2) (2. Yani her türlü irşad ve davet metotlarını denedim.)

Hayrat Neşriyat

'Sonra doğrusu ben, onlara (hem) i'lân ettim, (hem) kendilerine gizli gizli de söyledim.'

İbni Kesir

Sonra onlara; açıktan açığa ve gizliden gizliye söyledim.

Mehmet Okuyan

Ardından, onlara hem (açıktan) ilan ettim hem de gizli gizli söyledim.

Muhammed Esed

onlara açıktan tebliğde bulundum; (ayrıca) onlarla gizlice, özel olarak da konuştum;

Mustafa İslamoğlu

gün oldu hem (davetimi) kendilerine ilan ettim, bir de gizliden gizliye davet ettim;

Ömer Nasuhi Bilmen

(9-10) «Sonra şüphesiz ki, ben onlar için ilan ettim ve onlara gizliden gizliye de bildirdim. Artık dedim ki, Rabinizden mağrifet dileyiniz, şüphe yok ki O, çok mağfiret buyurucudur.»

Ömer Öngüt

"Üstelik onlarla hem açıktan açığa, hem de gizliden gizliye görüşmeler de yaptım. "

Suat Yıldırım

Daha sonra onları gâh açıkça çağırdım, gâh iyice gizli bir dâvet yönelttim, her türlü yolu denedim.

Süleyman Ateş

"Sonra onlara açıktan söyledim, gizli gizli söyledim:

Süleymaniye Vakfı

Orta yerde ilan ettiğim de oldu, gizliden gizliye anlattığım da.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Daha sonra haykırdım, gizli gizli söylediğim de oldu.

Şaban Piriş

Sonra onlara açıktan açığa da; gizli gizli de söyledim.

Tefhim-ul Kuran

«Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim.»

Ümit Şimşek

'Sonra hem açıkça, hem de gizliden gizliye çağırdım.

Yaşar Nuri Öztürk

"Daha sonra bir başka duyuru yönelttim. Ve onları gizli gizli de çağırdım."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra mən onlara həm uca səslə, həm də gizlicə bildirib

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Daha sonra onlara (iman gətirmək lazım olduğunu) aşkar söylədim və gizli bildirdim″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

dann habe ich öffentlich und im Verborgenen mit ihnen gesprochen.

Almanca — Der Edle Quran

Hierauf sprach ich zu ihnen offen und ganz im geheimen.

Almanca — M. A. Rassoul

Dann predigte ich ihnen öffentlich, und ich redete zu ihnen im geheimen

Almanca — Muhammad Zaidan

dann legte ich es ihnen offen und teilte es ihnen aber 3 auch heimlich mit.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"and openly and secretly did I exhort them, and in secret did I share knowledge with a limited number to promote the cause and observe the essential features in order to secure some end".

Abdul Haleem

I have tried preaching to them in public and speaking to them in private.

Abdullah Yusuf Ali

"Further I have spoken to them in public and secretly in private,

Abul A'la Maududi

and preached to them in public, and also addressed them in secret.

Aisha Bewley

Then I addressed them publicly and addressed them privately.

Al-Hilali & Khan

"Then verily, I proclaimed to them in public, and I have appealed to them in private.

Ali Quli Qarai

and again appealed to them publicly and confided with them privately,

Amatul Rahman Omar

`Then I spoke to them in public as well as in private (to make them understand the truth somehow).

Arthur John Arberry

then indeed I spoke publicly unto them, and I spoke unto them secretly,

Bijan Moeinian

… I have talked to them openly and privately with no result.

E. Henry Palmer

then I published to them and I spoke to them in secret,

Edip-Layth

"Then I announced to them, and I spoke to them in secret."

George Sale

and I spake to them again in public; and I also secretly admonished them in private:

Hamid S. Aziz

"And lo! I have made public proclamations unto them, and I have appealed to them in private:

Mahmoud Ghali

Thereafter, surely I called them publicly, and I secretly (spoke) to them in private (Literally: in secret "conversation").

Marmaduke Pickthall

And lo! I have made public proclamation unto them, and I have appealed to them in private.

Mohamed Ahmed - Samira

And declared to them in public and in private,

Muhammad Asad

and, behold I preached to them in public; and I spoke to them secretly, in private;

Mustafa Khattab

then I surely preached to them publicly and privately,

Progressive Muslims

"Then I announced to them, and I spoke to them in secret. "

Sahih International

Then I announced to them and [also] confided to them secretly

Sam Gerrans

“Then I proclaimed to them, and confided to them in secret,

Shabbir Ahmed

And, behold, I addressed them in gatherings and spoke to them individually in private. "

Syed Vickar Ahamed

"Then verily, I have spoken to them in public and secretly in private,

Taqi Usmani

and then I spoke to them in public and spoke to them in private.

The Monotheist Group

"Then I announced to them, and I spoke to them in secret."

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Piştre, dîsa jî min bi aşkera, bi dizî gazî wan kir.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen sprak ik openlijk en in het diepste geheim met hen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En ik sprak tot hen in het openbaar. Ik vermaande hen ook in het geheim.

Hollandaca — Siregar

Vervolgens heb ik hun waarlijk openlijk toegesproken en hun vertrouwelijk toegesproken, heimelijk.ʹʹ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Потом я (иногда) возвещал им (свой призыв) явно [всенародно] и (иногда) беседовал с ними тайно [лично]

Rusça — Osmanov

Потом я и звал их открыто, и вел с ними тайные беседы,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och talat offentligt till dem på allmän plats, och jag har talat med dem i förtrolighet