(3-4) "Allah'a ibadet edin. O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."

اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُ وَاَطِيعُونِ يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى اِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ اِذَا جَاءَ لَا يُؤَخَّرُ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

eni ǎ'budū (a)llahe ve tteḳūhu ve eTīǔni / yeğfir lekum min ƶunūbikum ve yu'eḣḣirkum ilā ecelin musemmen inne ecele (a)llahi iƶā cā'e lā yu'eḣḣaru lev kuntum teǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَنِeniki
2اعْبُدُواǎ'budūع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulluk edin
3اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
4وَاتَّقُوهُve tteḳūhuو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişive O'ndan korkun
5وَاَطِيعُونِve eTīǔniط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.ve bana da ita'at edin
1يَغْفِرْyeğfirغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekbağışlasın
2لَكُمْlekumsizin için
3مِنْminbir kısmını
4ذُنُوبِكُمْƶunūbikumذ ن بİzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmaksuçlarınızdan
5وَيُؤَخِّرْكُمْve yu'eḣḣirkumا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımve sizi ertelesin
6اِلٰٓىilākadar
7اَجَلٍecelinا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesibir süreye
8مُسَمًّىmusemmenس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)belli
9اِنَّinnezira
10اَجَلَeceleا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesisüresi
11اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
12اِذَاiƶāzaman
13جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgeldiği
14لَا
15يُؤَخَّرُyu'eḣḣaruا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımertelenmez
16لَوْlevkeşke
17كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolsaydınız
18تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilenlerden

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gayrı kulluk edin Allah'a ve çekinin ondan ve itâat edin bana da.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gayrı kulluk edin Allahʼa ve çekinin ondan ve itâat edin bana da.

Adem Uğur

Allah'a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

Ahmed Hulusi

"Allah'a ibadet edin, O'ndan korunun ve bana itaat edin;"

Ahmet Tekin

'Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. O’na sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azabından korunun. Bana itaat edin, benim sünnetime uyun.'

Ahmet Varol

Allah'a kulluk edin, O'ndan sakının ve bana itaat edin, diye.

Ali Bulaç

"Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin."

Ali Fikri Yavuz

Allah’a ibadet edin, O’ndan korkun ve bana da itaat edin diye...

Ali Rıza Safa

"Allah'a hizmet edin. O'na karşı sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!"

Bayraktar Bayraklı

- Nuh, onlara şöyle demişti: "Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah'a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!"

Bekir Sadak

(3-4) «Allah'a kulluk edin; O'ndan sakinin ve bana itaat edin ki Allah gunahlarinizi size bagislasin ve sizi belli bir sureye kadar ertelesin; dogrusu Allah'in belirttigi sure gelince geri birakilamaz; keske bilseniz!»

Celal Yıldırım

(3-4) Allah'a kulluk edin; O'ndan korkup (inkâr ve azgınlıktan) sakının ve bana itaat edin ki; Allah sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirlenmiş bir vakte kadar da geciktirsin. Şüphesiz ki Allah'ın belirlediği vakit gelince artık o geriye bırakılmaz. Bunu keşke bir bilseniz!.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’a kulluk edin; O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin;

Diyanet İşleri

(3-4) "Allah'a ibadet edin. O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."

Diyanet İşleri (eski)

(3-4) 'Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!'

Diyanet Vakfi

(2-4) Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, «Allah'a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vâdeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)» diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah'ın tayin ettiği vâde gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şöyle ki, «Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şöyle ki, Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Şöyle ki Allaha kulluk edin ve ona korunun ve bana itaat eyleyin

Erhan Aktaş

"Allah'a kulluk edin, O'nun için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Allah'a kulluk edin, O'nun için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Allah'a kulluk edin, O'nun için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

Fizilal-il Kuran

Allah'a kulluk edin; ondan sakının ve bana itaat edin.

Gültekin Onan

"Tanrı'ya kulluk edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin."

Hamdi Döndüren

“Allah’a kulluk edin, O’ndan korkun ve bana da itaat edin.”

Hasan Basri Çantay

"Allaha kulluk edin. Ondan korkun. Bana da itaat edin diye (gönderildim)".

Hasib Asutay

Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun, bana da itaat edin;

Hayrat Neşriyat

(3-4) 'Şöyle ki: Allah’a kulluk edin, O’ndan sakının ve bana itâat edin. (Tâ ki Allah,)günahlarınızdan bir kısmını size bağışlasın ve sizi(n ecelinizi) belirli bir vakte kadar ertelesin! Şübhe yok ki Allah’ın (size takdîr ettiği) eceli geldiği zaman, ertelenmez! Eğer biliyor olsaydınız!'

İbni Kesir

Allah'a ibadet edesiniz, O'ndan sakınasınız ve bana itaat edin, diye.

Mehmet Okuyan

Allah’a kulluk edin; O’na karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin.

Muhammed Esed

(yalnız) Allah'a kulluk etmeniz ve O'na karşı sorumluluk bilinci taşımanız (gerektiğini bildiren bir uyarıcı). "Şimdi bana kulak verin

Mustafa İslamoğlu

(Uyarım şu): "Yalnız Allah'a kulluk edin ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; dahası bana uyun ki,

Ömer Nasuhi Bilmen

Şöyle ki: «Allah'a ubûdiyette bulunun ve O'ndan korkun ve bana itaat eyleyin.»

Ömer Öngüt

"Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun ve bana da itaat edin. "

Suat Yıldırım

(2-4) O da: "Ey benim milletim! Ben size gönderilen kesin bir uyarıcıyım. Şöyle ki: Yalnız Allah’a ibadet edin, O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki: Sizin günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte, yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah’ın takdir ettiği vâde gelince, asla ertelenmez. Keşke bunu bir bilseniz!

Süleyman Ateş

"Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun, bana da ita'at edin."

Süleymaniye Vakfı

Allah'a kulluk edin, ona karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana gönülden boyun eğin diye (sizi uyarıyorum).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'a kulluk edin, O'ndan çekinerek kendinizi koruyun ve sözümü dinleyin!

Şaban Piriş

Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin, diye..

Tefhim-ul Kuran

«Allah'a kulluk edin, O'ndan korkup sakının ve bana itaat edin.»

Ümit Şimşek

'Allah'a kulluk edin, Ondan sakının, bana itaat edin.

Yaşar Nuri Öztürk

"O halde, Allah'a ibadet edin! O'ndan korkun! Ve bana itaat edin ki,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allaha ibadət edin, Ondan qorxun və mənə itaət edin!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allaha ibadət edin, Ondan qorxun və mənə də itaət edin!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr sollt Gott dienen, Ihn fürchten und mir gehorchen!

Almanca — Der Edle Quran

(euch zu mahnen:) Dient Allah und fürchtet Ihn, und gehorcht mir,

Almanca — M. A. Rassoul

auf daß ihr Allah dienen und Ihn fürchten und mir gehorchen möget.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dient ALLAH und handelt Taqwa gemäß Ihm gegenüber und gehorcht mir!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Worship Allah and stand in awe of Him and entertain the Profound reverence dutiful to Him, perform duly what He commends and reject what He forbids, and obey me".

Abdul Haleem

Serve God, be mindful of Him and obey me.

Abdullah Yusuf Ali

"That ye should worship Allah, fear Him and obey me:

Abul A'la Maududi

that you serve Allah and fear Him, and follow me;

Aisha Bewley

Worship Allah, have taqwa of Him and obey me.

Al-Hilali & Khan

"That you should worship Allâh (Alone), fear (be dutiful to) Him, and obey me,

Ali Quli Qarai

Worship Allah and be wary of Him, and obey me,

Amatul Rahman Omar

`(I say to you, ) that you should worship Allâh and take Him as a shield and obey me.

Arthur John Arberry

saying, "Serve God, and fear Him, and obey you me,

Bijan Moeinian

God has asked you to worship Him and to follow me.

E. Henry Palmer

that ye serve God and fear Him and obey me.

Edip-Layth

"That you shall serve God and be aware of Him and obey."

George Sale

Wherefore serve God, and fear Him, and obey me:

Hamid S. Aziz

"That you should serve Allah and be careful of your duty to Him and obey me:

Mahmoud Ghali

(Saying) Worship Allah, and be pious to Him, and obey me.

Marmaduke Pickthall

(Bidding you): Serve Allah and keep your duty unto Him and obey me,

Mohamed Ahmed - Samira

That you should worship God and fear Him, and follow me

Muhammad Asad

that you should worship God [alone] and be conscious of Him. "Now do pay heed unto me,

Mustafa Khattab

worship Allah ˹alone˺, fear Him, and obey me.

Progressive Muslims

"That you shall serve God and be aware of Him and obey. "

Sahih International

[Saying], 'Worship Allah, fear Him and obey me.

Sam Gerrans

“Serve God, and be in prudent fear of Him, and obey me.

Shabbir Ahmed

That you serve Allah and be mindful of Him. Now, do pay heed to me.

Syed Vickar Ahamed

"That you should worship Allah, fear Him and obey me:

Taqi Usmani

that you must worship Allah, and fear Him, and obey me,

The Monotheist Group

"That you shall serve God and be aware of Him and obey me."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Adorez Allah, craignez-Le et obéissez-moi,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ku hûn îbadetê Xwedê bikin û hay ji ferman û qedexeyên Wî hebin û bi gotina min bikin…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

dat jullie God moeten dienen, Hem moeten vrezen en mij moeten gehoorzamen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom, dient den eenigen God, vreest hem en gehoorzaamt mij.

Hollandaca — Siregar

Aanbidt Allah en vreest Hem en gehoorzaamt mij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

чтобы вы поклонялись Аллаху, остерегались Его (наказания) и повиновались мне (в том, что я буду повелевать и запрещать, так как я – посланник Аллаха)!

Rusça — Osmanov

поклоняйтесь Аллаху, страшитесь Его и будьте покорны мне,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

dyrka Gud och frukta Honom! Och lyd mig!