(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

سَاَلَ سَائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ لِلْكَافِرِينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌ مِنَ اللّٰهِ ذِي الْمَعَارِجِ

seele sāilun bi ǎƶābin vāḳiǐn / li l-kāfirīne leyse lehu dāfiǔn / mine (a)llahi ƶī l-meǎārici

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1سَاَلَseeleس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksordu
2سَائِلٌsāilunس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekbir isteyen
3بِعَذَابٍbi ǎƶābinع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
4وَاقِعٍvāḳiǐnو ق عDüşmek, başına gelmek, meydana gelmek, uygun olmak, olmak, gerçekleşmek, tespit etmek.vuku bulacak
1لِلْكَافِرِينَli l-kāfirīneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafirler için
2لَيْسَleyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildiryoktur
3لَهُlehuonu
4دَافِعٌdāfiǔnد ف عİtmek, ödemek, geri püskürtmek, uzaklaştırmak, önlemek, savunmak, atmak, çürütmek, sakinleştirmek, savunma yapmak, teslim etmek, çarpmak (sel gibi), mücadele etmek, engellemek.def edecek
1مِنَmine-tan
2اللّٰهِ(a)llahiAllah-
3ذِيƶīsahibi
4الْمَعَارِجِl-meǎāriciع ر جTırmanmak, binmek. Topallamak, aksak olmak.yüksek makamların

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O azâbı ki kâfirlerin başından defedecek yok.

Abdulkadir Gölpınarlı

O azâbı ki kâfirlerin başından defedecek yok.

Adem Uğur

İnkârcılar için; ki onu savacak yoktur,

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler içindir (azap olan ölüm)! Onu savacak yoktur.

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler, nankörler için, kimsenin geri çeviremeyeceği bir azap istedi.

Ahmet Varol

Kâfirler için, onu engelleyecek yoktur.

Ali Bulaç

Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.

Ali Fikri Yavuz

Kâfirler için öyle bir azab ki, yoktur onu bir engelleyen.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler içindir; onu engelleyebilecek yoktur.

Bayraktar Bayraklı

- Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah'tan kafirlere gelecek olan ve hiç kimsenin savaşamayacağı azabı sordu.

Bekir Sadak

(1-3) Birisi, yuksek derecelere sahip olan Allah katindan, inkarcilara gelecek ve savunulmasi imkansiz olacak azabi soruyor.

Celal Yıldırım

(1-2-3) Bir soran, yükselme yollarının ve basamaklarının sahibi Allah'tan kâfirlerin başına gelecek ve hiçbir kimsenin savamayacağı azabı soruyor.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(1-2-3) Birisi, huzuruna yükselmenin birçok yolu bulunan Allah katından inkârcılar için gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabın gelmesini istedi.

Diyanet İşleri

(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

Diyanet İşleri (eski)

(1-3) Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.

Diyanet Vakfi

(1-3) Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kâfirler için onu savacak yok.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kafirler için yok onu engelleyecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kafirler için yok onu defi' edecek

Erhan Aktaş

Kafirler için engellenemez olan azabı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler için engellenemez olan azabı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler için engellenemez olan azabı.

Fizilal-il Kuran

Kafirlerin başına; ki onu savacak yoktur.

Gültekin Onan

Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.

Hamdi Döndüren

Birisi inkârcılara gelecek olan azabı sordu. Onu inkârcılardan savacak hiç kimse yoktur. O azap, çıkılacak yerlere sahip olan Allah’tandır.

Hasan Basri Çantay

(O) kafirlere mahsusdur ki onu (kendilerinden) hiçbir önleyecek (defedebilecek) yokdur.

Hasib Asutay

(Bu azap) kâfirler içindir ki, onu savacak yoktur.

Hayrat Neşriyat

(O azab) kâfirler içindir ki onu (kendilerinden) def' edecek kimse yoktur.

İbni Kesir

O; kafirler içindir ve onu engelleyecek yoktur.

Mehmet Okuyan

Kâfirler için, o azabı savacak (kimse) yoktur.

Muhammed Esed

hakikati inkar edenlerin (başına). (Öyleyse, bil ki) hiçbir şey ona mani olamaz;

Mustafa İslamoğlu

(ki o azap) inkar edenlere hastır, kimsenin ona (karşı) kendini savunmaya mecali yoktur.

Ömer Nasuhi Bilmen

(1-2) Bir talip, vaki olacak azabı taleb etti. Kâfirler için onu bertaraf edecek yoktur.

Ömer Öngüt

O, kâfirler içindir ve onu menedecek hiç kimse yoktur.

Suat Yıldırım

O azap ki onu, kâfirlerden uzaklaştıracak hiçbir kuvvet yoktur.

Süleyman Ateş

Kafirler için, ki onu savacak yoktur,

Süleymaniye Vakfı

Kafirlerin başına gelecek olan ve kimsenin engelleyemeyeceği azabı...

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kafirlerin başına gelecek olan, kimsenin de engelleyemeyeceği azabı...

Şaban Piriş

Kafirler için.. Onu önleyecek hiç kimse yoktur.

Tefhim-ul Kuran

Kafirler için olan, bu (azabı) geri çevirecek kimse yoktur.

Ümit Şimşek

Kâfirler için bir azap ki, onu önleyecek yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapanlar içindir o. Yoktur onu savacak.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

bunu kafirlər üçün dilədi. O əzabın qarşısını alan tapılmayacaq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und von den Ungläubigen nicht abzuwehren ist.

Almanca — Der Edle Quran

für die Ungläubigen, (einer Strafe,) die niemand abwehren kann;

Almanca — M. A. Rassoul

die für die Ungläubigen unabwendbar ist

Almanca — Muhammad Zaidan

für die Kafir, für die es keinen Zurückhaltenden gibt

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A retributive punishment stored for the infidels and there is just not any expedient nor anyone in the heaven's realm or on earth that can avert it,

Abdul Haleem

It will fall on the disbelievers––none can deflect it––

Abdullah Yusuf Ali

The Unbelievers, the which there is none to ward off,-

Abul A'la Maududi

(a chastisement meant) for the unbelievers, one which none can avert;

Aisha Bewley

It is for the kafirun and cannot be averted

Al-Hilali & Khan

Upon the disbelievers, which none can avert,

Ali Quli Qarai

—which none can avert from the faithless—

Amatul Rahman Omar

(Let him know) there will be none to ward it off from the disbelievers.

Arthur John Arberry

for the unbelievers, which none may avert,

Bijan Moeinian

Which will be imposed upon the disbelievers whom no one can save from.

E. Henry Palmer

for the unbelievers; there is no repelling it;

Edip-Layth

For the ingrates, there is nothing that will stop it.

George Sale

There shall be none to avert the same

Hamid S. Aziz

The unbelievers, which none can avert,

Mahmoud Ghali

For the disbelievers, for which there is no repelling,

Marmaduke Pickthall

Upon the disbelievers, which none can repel,

Mohamed Ahmed - Samira

Upon the infidels -- which none would be able to repel --

Muhammad Asad

those who deny the truth. [Know, then, that] nothing can ward it off,

Mustafa Khattab

for the disbelievers—to be averted by none—

Progressive Muslims

For the rejecters, there is nothing that will stop it.

Sahih International

To the disbelievers; of it there is no preventer.

Sam Gerrans

To the false claimers of guidance — there is none to avert it —

Shabbir Ahmed

Upon those who deny the Truth. None can repel it.

Syed Vickar Ahamed

Upon the unbelievers— There is none that can avert (the penalty)—

Taqi Usmani

the disbelievers; there is no one to avert it,

The Monotheist Group

For the rejecters, there is nothing that will stop it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

pour les mécréants, que nul ne pourrait repousser,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ezab ji bo kafiran e. Yê wî ji ser wan bide alî tune.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De ongelovigen hebben daartegen geen afweer.

Hollandaca — Siregar

Voor de ongelovigen is er geen afweer tegen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Зачем ему просить наказание, когда оно все равно падет) на неверных (в День Суда), (и для которого) (уже) не (будет) отклоняющего

Rusça — Osmanov

неотвратимое наказание

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

dem som förnekar sanningen och som ingen kan avvärja,