Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًا فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِمِينَ
ve emTarnā ǎleyhim meTaran fe nZur keyfe kāne ǎāḳibetu l-mucrimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara yağmur gibi taş yağdırdık, bak da gör suçluların sonucu ne olmuş.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlara yağmur gibi taş yağdırdık, bak da gör suçluların sonucu ne olmuş.
Adem Uğur
Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!
Ahmed Hulusi
Onların üzerine azabı bir yağmur gibi yağdırdık (volkan patlaması olduğu rivayet edilir)! Bir bak, suçluların sonu nasıl oldu!
Ahmet Tekin
Üzerlerine yağmur gibi taş yağdırdık. İbret nazarıyla bir bak, incele, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların sonu nasıl oldu?
Ahmet Varol
Onların üzerine şiddetli bir (azap) yağmuru yağdırdık. Suçluların sonlarının nasıl olduğuna bak!
Ali Bulaç
Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte.
Ali Fikri Yavuz
Üzerlerine bir azab yağmuru yağdırdık. İşte bak, peygamberleri inkâr eden mücrimlerin sonu nasıl oldu!...
Ali Rıza Safa
Ve onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Artık, suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak?
Bayraktar Bayraklı
Üzerlerine şiddetli bir yağmur yağdırdık. Bak, günahkarların sonunasıl oldu?
Bekir Sadak
Geriye kalanlarin uzerine oyle bir yagmur yagdirdik ki! Suclularin sonunun nasil olduguna bir bak! *
Celal Yıldırım
Üzerlerine bir (azâb ve gazâblı taş) yağmuru yağdırdık. (Azgınlık ve taşkınlık içinde olan) suçluların bir bak sonları ne oldu!
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ve üzerlerine dehşetli bir yağmur (taş) yağdırdık. İşte gör günahkârların sonunun ne olduğunu!
Diyanet İşleri
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Diyanet İşleri (eski)
Geriye kalanların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Diyanet Vakfi
Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ve üzerlerine bir (azab) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onların üzerine bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak mücrimlerin sonu nasıl oldu!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve üzerlerine bir azab yağmuru yağdırdık, işte bak mücrimlerin akıbeti nasıl oldu
Erhan Aktaş
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, mücrimlerin sonu nasıl oldu!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, mücrimlerin sonu nasıl oldu!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, suçluların sonu nasıl oldu!
Fizilal-il Kuran
Onların üzerine müthiş bir yağmur yağdırdık. Gör bakalım, günahkârların sonu nasıl oldu?
Gültekin Onan
Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak.
Hamdi Döndüren
Üzerlerine yağmur gibi (taş) yağdırdık. Günah işleyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Hasan Basri Çantay
Onların üzerine bir (azab) yağmur (u) yağdırdık. İşte bak günahkarların sonu nice olmuşdur!
Hasib Asutay
Ve üzerlerine (azap) yağmur (u) yağdırdık. (28) İşte bak suçluların sonu nasıl olmuştur. (28. Hz. İbrahim'in kardeşinin oğlu olan Hz. Lût Humus'ta bulunan (Sodom) halkına peygamber olarak gönderilmişti. Allah, insanlık tarihinde ilk olarak homoseksüellik denilen çirkin fiili işleyen bu insanları gökten taşlar yağdırarak yok etti.)
Hayrat Neşriyat
Ve üzerlerine (taştan) bir yağmur yağdırdık. İşte bak günahkârların âkıbeti nasıl oldu!
İbni Kesir
Onların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki; bir bak, işte suçluların sonu nasıl olmuştur.
Mehmet Okuyan
Üzerlerine büyük bir bela yağmuru yağdırmıştık. Bak ki suçluların sonu nasıl olmuştu!
Muhammed Esed
Bu arada, (helak edici) bir yağmur yağdırdık berikilerin üzerine: İşte görün, günaha gömülüp gidenlerin başına geleni!
Mustafa İslamoğlu
Sonunda sağanak (gibi bela) yağdırdık üzerlerine: Gör ki günaha gömülüp gidenlerin sonu nice olurmuş!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onların üzerlerine bir (azap) yağmuru yağdırdık. Artık bak günahkârların akibeti nasıl oldu?
Ömer Öngüt
Geride kalanların üzerine öyle bir taş yağmuru yağdırdık ki! Bak işte! Suçluların sonu nasıl oldu?
Suat Yıldırım
Üzerlerine bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, suçlu kâfirlerin sonu nice oldu!
Süleyman Ateş
Ve üzerlerine bir (taş) yağmur(u) yağdırdık; bak, işte suçluların sonu nasıl oldu!
Süleymaniye Vakfı
Üzerlerine bir yağmur (pişmiş balçıktan taş ve kül yağmuru) yağdırmıştık. Şimdi sen o suçluların sonunun nasıl olduğunu bir düşün!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Şimdi sen o suçluların sonunun nasıl olduğunu bir düşün.
Şaban Piriş
Onlara azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, günahkarların sonu nasıl oldu!
Tefhim-ul Kuran
Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkârların uğradıkları sona bir bak işte.
Ümit Şimşek
Onların üzerine ise bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, mücrimlerin sonu nasıl oldu!
Yaşar Nuri Öztürk
Üzerlerine bir de yağmur indirdik. Bak nasıl oldu suçluların sonu!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onların üstünə daşlardan yağış yağdırdıq. Bir gör günahkarların aqibəti necə oldu.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onların üstünə yağış (kibrit və atəşlə yoğrulmuş əzab yağışı) yağdırdıq. Bir gör (Allaha asi olan, peyğəmbələri inkar edən) günahkarların axırı necə oldu!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir ließen einen Steinhagel auf sie herab. Sieh, wie das Ende der Verbrecher war!
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir ließen einen Regen auf sie niedergehen. So schau, wie das Ende der Übeltäter war!
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir ließen einen gewaltigen Regen auf sie niedergehen. Nun siehe, wie das Ende der Verbrecher war!
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR ließen Peinigungs- Regen auf sie niedergehen. So siehe, wie das Anschließende von den schwer Verfehlenden war.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We poured down upon them a rain of hard baked clay of brimstones, and you can see the fatal consequence of those who were steeped in crime.
Abdul Haleem
and We showered upon [the rest of] them a rain [of destruction]. See the fate of the evildoers.
Abdullah Yusuf Ali
And we rained down on them a shower (of brimstone): Then see what was the end of those who indulged in sin and crime!
Abul A'la Maududi
and We let loose a shower [of stones] upon them, Observe, then, the end of the evil-doers.
Aisha Bewley
We rained down a rain upon them. See the final fate of the evildoers!
Al-Hilali & Khan
And We rained down on them a rain (of stones). Then see what was the end of the Mujrimûn (criminals, polytheists and sinners).
Ali Quli Qarai
Then We poured down upon them a rain [of stones]. So observe how was the fate of the guilty!
Amatul Rahman Omar
And We pelted (the rest of) them with a severe rain (- a rain of stones due to volcanic eruption combined with an earthquake). Behold! how (evil) was the end of those who cut off their ties (with Allâh).
Arthur John Arberry
And We rained down upon them a rain; so behold thou, how was the end of the sinners!
Bijan Moeinian
Then I sent them a rain (perhaps a rain of stones & fires); what an awful rain it was. Imagine, what a terrible destiny for a guilty nation.
E. Henry Palmer
and we rained down upon them a rain; - see then how was the end of the sinners!
Edip-Layth
We showered them with a shower, so see what the punishment for the criminals was.
George Sale
And we rained a shower of stones upon them. Behold therefore what was the end of the wicked.
Hamid S. Aziz
And We rained down upon them a shower (of brimstone); - see then the nature of the consequences for sinners!
Mahmoud Ghali
And We rained down upon them a rain; so look how was the end of the criminals.
Marmaduke Pickthall
And We rained a rain upon them. See now the nature of the consequence of evil-doers!
Mohamed Ahmed - Samira
And We rained down on them a shower (of Stones). So witness the end of sinners!
Muhammad Asad
the while We rained a rain [of destruction] upon the others: and behold what happened in the end to those people lost in sin!
Mustafa Khattab
We poured upon them a rain ˹of brimstone˺. See what was the end of the wicked!
Progressive Muslims
And We rained down upon them a rain, so see how was the punishment for the criminals.
Sahih International
And We rained upon them a rain [of stones]. Then see how was the end of the criminals.
Sam Gerrans
And We rained upon them a rain. Then see thou how was the final outcome of the lawbreakers.
Shabbir Ahmed
(It was the time when a huge volcano was about to erupt. The Prophet of God had advance knowledge and he moved out at the right time, along with his followers.) And We rained a rain upon them (a huge shower of stones). See now how grievous was the outcome of the guilty.
Syed Vickar Ahamed
And We rained on them a shower (of brimstone): See then, what was the end of those who practiced sin and crime!
Taqi Usmani
And We rained down upon them a rain. So, look! How was the fate of the sinners!
The Monotheist Group
And We rained down upon them a rain, so see how was the punishment for the criminals.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous avons fait pleuvoir sur eux une pluie. Regarde donc ce que fut la fin des criminels!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij lieten regen op hen vallen. Kijk dan hoe het einde was van de boosdoeners.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij deden een regen van steenen op hen nederstorten. Zie dus wat het einde der zondaren was.
Hollandaca — Siregar
En Wij deden een regen (van stenen) op hen neerkomen. Zie dan hoe liet einde was vam de misdadigers.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
И пролили Мы на них (каменный) дождь (наказания) (и перевернули их селение вверх дном). Посмотри же (о, Посланник) каким (оказался) конец бунтарей (которые осмелились на ослушания Аллаха и отвергли Его посланников)!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
när Vi lät ett regn (av död och förintelse) falla över dem. Se där hur slutet blev för dessa obotfärdiga syndare!