Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz."

قَالَ الْمَلَاُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ اِنَّا لَنَرٰيكَ فِي سَفَاهَةٍ وَاِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ الْكَاذِبِينَ

ḳāle l-meleu (e)lleƶīne keferū min ḳavmihi innā le nerāke fī sefāhetin ve innā le neZunnuke mine l-kāƶibīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi(ler) ki
2الْمَلَاُl-meleuم ل اDoldurmak, tatmin etmek, yardım etmek. Gençliğin özsuyu veya canlılığı bir kişide daha dolu bir şekilde ortaya çıktı. Tatmin etmek/doymak. Yardım etmek, desteklemek, bir şeyi yapmak için uyum sağlamak. Toplantı. En üst seviye [bir yayı mümkün olduğunca geriye çekmek gibi]. Gücünün son noktasıileri gelen
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkarcılar
5مِنْmin-nden
6قَوْمِهِḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmi-
7اِنَّاinnāelbette biz
8لَنَرٰيكَle nerākeر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.seni görüyoruz
9فِيiçinde
10سَفَاهَةٍsefāhetinس ف هakılsızlık, delilik, saflık, cahillik, bilgisizlik, düşüncesizlik, hikmetsizlik, saçma davranışbir beyinsizlik
11وَاِنَّاve innāve elbette biz
12لَنَظُنُّكَle neZunnukeظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.zannediyoruz ki sen
13مِنَmine-dansın
14الْكَاذِبِينَl-kāƶibīneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalancılar-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kavminin kâfir olanlarından ileri gelenler, şüphe yok ki dediler, biz seni sapıklık, bilgisizlik içine dalmış görmedeyiz ve sanıyoruz ki yalancılardansın sen.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kavminin kâfir olanlarından ileri gelenler, şüphe yok ki dediler, biz seni sapıklık, bilgisizlik içine dalmış görmedeyiz ve sanıyoruz ki yalancılardansın sen.

Adem Uğur

Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Biz seni kesinlikle bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz.

Ahmed Hulusi

Halkından, hakikat bilgisini inkar etmekte olan o toplumun ileri gelenleri dedi ki: "Seni çılgınlık içinde görüyoruz. . . Biz senin yalancı olduğunu zannediyoruz. "

Ahmet Tekin

Kavminden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar ile küfre saplanan kodamanlar: 'Biz seni bir aptallık bir çılgınlık içinde görüyoruz. Senin, kesinlikle yalancılardan olduğunu zannediyoruz.' dediler.

Ahmet Varol

Kavminden inkar eden ileri gelenler: 'Biz seni akli yetersizlik içinde görüyor ve senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz' dediler.

Ali Bulaç

Kavminin önde gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Gerçekte biz seni 'akli bir yetersizlik' içinde görüyoruz ve doğrusu biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."

Ali Fikri Yavuz

Hûd’un kavminden küfre varan seçkin bir topluluk şöyle cevap verdi: “-Gerçekten biz, seni, bir çılgınlık içinde görüyoruz ve seni, hakikaten yalancılardan sanıyoruz.”

Ali Rıza Safa

Toplumu arasındaki nankörlerin ileri gelenleri, şöyle dediler: "Aslında, seni, aklı yetersiz birisi olarak görüyoruz. Zaten aslında, senin yalancı olduğundan kuşkumuz yok!"

Bayraktar Bayraklı

Kavminden ileri gelen kafirler dediler ki: "Biz seni kesinlikle bir akılsızlık içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz."

Bekir Sadak

Milletinin inkarci ileri gelenleri, «Biz senin beyinsiz oldugunu goruyor ve seni yalancilardan saniyoruz» dediler.

Celal Yıldırım

Kavminden inkarcı ileri gelenler, ona: «Doğrusu biz seni bir beyinsizlik ve çılgınlık içinde (bocalar) görüyor ve elbette seni yalancılardan biri sayıyoruz» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kavminin inkârcı ileri gelenleri, “Biz seni kesinlikle bir akılsızlık içinde görüyoruz ve gerçekten senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz” dediler.

Diyanet İşleri

Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz."

Diyanet İşleri (eski)

Milletinin inkarcı ileri gelenleri, 'Biz senin beyinsiz olduğunu görüyor ve seni yalancılardan sanıyoruz' dediler.

Diyanet Vakfi

Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Biz seni kesinlikle bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: «Biz seni bir çılgınlık içinde görüyoruz, ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kavminden o küfre dalmış olan cumhur cemaat =ileri gelenler: "Gerçekten biz, seni bir çılgınlık içinde görüyoruz ve muhakkak seni yalancılardan biri sanıyoruz." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kavminden o küfre dalmış cumhur cemaat dediler ki: Her halde biz seni bir çılgınlık içinde görüyoruz ve her halde seni biz yalancılardan biri zannediyoruz

Erhan Aktaş

Halkının Kafir meleleri: "Gerçekten biz seni beyinsizlerden görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Halkının Kafir meleleri: "Gerçekten biz seni beyinsizlerden görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Halkının ileri gelen, gerçeği yalanlayan nankörleri dediler ki: "Gerçekten biz seni beyinsizlerden görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz." dediler.

Fizilal-il Kuran

Soydaşlarının ileri gelen kâfirleri O'na 'Biz seni aptal olarak görüyoruz ve bir yalancı olduğunu sanıyoruz' dediler.

Gültekin Onan

Kavminin önde gelenlerinden küfredenler dediler ki: "Gerçekte biz seni 'akli bir yetersizlik' içinde görüyoruz ve doğrusu biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."

Hamdi Döndüren

Kavminin ileri gelenlerinden kâfir olanlar, “Biz seni beyinsizlik içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz!” dediler.

Hasan Basri Çantay

Kavminin ileri gelenlerinden kafir bir cemaat de: "Biz seni muhakkak bir beyinsizlik içinde görüyoruz, seni muhakkak yalancılardan sanıyoruz" dedi.

Hasib Asutay

Kavminden ileri gelen inkârcılar dediler ki: 'Biz seni kesinlikle bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz.'

Hayrat Neşriyat

Kavminden inkâr eden ileri gelenler: 'Şübhesiz ki biz, gerçekten seni bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve doğrusu biz, gerçekten seni yalancılardan zannediyoruz' dedi(ler).

İbni Kesir

Kavminin ileri gelenlerinden küfretmiş olanlar: Gerçekten biz, seni beyinsizlik içinde görüyoruz ve doğrusu biz, seni yalancılardan sanıyoruz, dediler.

Mehmet Okuyan

Kavminden kâfir olan yöneticiler şöyle demişti: “Doğrusu biz seni elbette bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve yalancılardan olduğuna inanıyoruz.”

Muhammed Esed

Kavmi arasından gerçeği tanımaya yanaşmayanların önde gelenleri: "Doğrusu, biz seni aklı kıt biri olarak görüyoruz ve üstelik yalancının biri olduğunu sanıyoruz!"

Mustafa İslamoğlu

Toplumunun inkarda direnen seçkinleri, "Gerçekte biz seni akıl zafiyetine uğramış biri olarak görüyoruz; üstelik biz senin yalan söylediğini düşünüyoruz" diye cevap verdiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

O'nun kavminden kâfir olan bir cemaat dedi ki: «Muhakkak biz seni sefahat içinde görüyoruz. Ve biz seni herhalde yalancılardan sanıyoruz.»

Ömer Öngüt

Kavminden ileri gelen kâfirler: “Doğrusu biz seni bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve seni yalancılardan sanıyoruz. ” dediler.

Suat Yıldırım

Kavminin kâfir yetkilileri: "Biz, dediler, seni bir çılgınlık, bir beyinsizlik içinde bocalar görüyoruz ve senin yalancılardan biri olduğunu düşünüyoruz."

Süleyman Ateş

Kavminden ileri gelen inkarcılar dediler ki: "Biz seni bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve biz seni yalancılardan sanıyoruz!"

Süleymaniye Vakfı

Halkının önde gelenlerinden, ayetleri görmezlikte direnenler şöyle dediler: "Biz seni gerçekten akılsızlık içinde görüyoruz. Biz senin gerçekten yalancılardan olduğunu düşünüyoruz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halkının ileri gelenlerinden ayetleri görmezden gelenler (kafirler) dediler ki "Bize göre sen tam bir beyinsizsin. Bizim bilgimize göre sen gerçekten yalancının birisin."

Şaban Piriş

Kavminden kafir olan ileri gelenleri: -Biz, senin beyinsizlik içinde olduğunu görüyoruz. Zannediyoruz ki sen yalancılardansın, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Kavminin önde gelenlerinden küfre sapanlar dediler ki: «Gerçekte biz seni 'aklî bir yetersizlik' içinde görmekteyiz ve doğrusu biz senin yalancılar olduğunu da sanmaktayız.»

Ümit Şimşek

Kavminin ileri gelen kâfirleri, 'Biz seni apaçık bir beyinsizlik içinde görüyor ve yalancının biri olduğunu düşünüyoruz' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun inkarcı kodamanları dediler ki: "Biz seni bir beyinsizliğe düşmüş görüyoruz ve kesinlikle yalancılardan olduğunu düşünüyoruz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qövmünün kafir zadəganları dedilər: “Biz səni səfeh sayırıq və həqiqətən də, səni yalançılardan hesab edirik!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Hud) tayfasının kafir başçıları ona: ″Biz səni safehlik içində görür və yalançılardan (biri) hesab edirik!″ – deyə cavab verdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen unter den Notabeln seines Volkes erwiderten: ʺWir sehen dich in Torheit verwickelt. Wir glauben, daß du ein Lügner bist.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Die führende Schar aus seinem Volk, die ungläubig war, sagte: ʺWir sehen dich wahrlich in Torheit (befangen), und wir meinen wahrlich, daß du zu den Lügnern gehörst.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Die ungläubigen Vornehmen seines Volkes sagten: ʺWahrlich wir sehen dich in Torheit, und wahrlich, wir erachten dich für einen Lügner.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Die Entscheidungsträger seiner Leute, die Kufr betrieben, sagten: ʺGewiß, wir sehen dich doch in Sinnesverwirrung und gewiß, wir glauben doch, daß du zu den Lügnern gehörst.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But those of his people in whose hearts reigned vices, follies and falsehood said to him. "We can see that you are an impudent simpleton, and we think you are a great liar".

Abdul Haleem

but the disbelieving leaders of his people said, ‘We believe you are a fool,’ and ‘We think you are a liar.’

Abdullah Yusuf Ali

The leaders of the Unbelievers among his people said: "Ah! we see thou art an imbecile!" and "We think thou art a liar!"

Abul A'la Maududi

The unbelievers among the leading men of his people said: 'Indeed we see you in folly, and consider you to be liars.'

Aisha Bewley

The ruling circle of those of his people who were kafir said, ‘We consider you a fool and think you are a liar. ’

Al-Hilali & Khan

The leaders of those who disbelieved among his people said: "Verily, we see you in foolishness, and verily, we think you are one of the liars."

Ali Quli Qarai

The elite of his people who were faithless said, ‘Indeed we see you to be in folly, and indeed we consider you to be a liar. ’

Amatul Rahman Omar

The unbelieving chiefs of his people said, `We surely see you in folly and in fact we deem you one of the liars. '

Arthur John Arberry

Said the Council of the unbelievers of his people, 'We see thee in folly, and we think that thou art one of the liars. '

Bijan Moeinian

Their leader responded: "You have gone crazy and you are fabricating stories. "

E. Henry Palmer

Said the chiefs of those who misbelieved amongst his people, 'Verily, we see thee in folly, and, verily, we certainly think thou art of the liars. '

Edip-Layth

The leaders who rejected from among his people said, "We see you in foolishness, and we think you are one of the liars"

George Sale

The chiefs of those among his people who believed not, answered, Verily we perceive that thou art guided by folly; and we certainly esteem thee to be one of the liars.

Hamid S. Aziz

The chiefs of his people, who disbelieved, said, "Verily, we see you in folly, and, verily, we certainly think you are of the liars. "

Mahmoud Ghali

The chiefs who disbelieved among his people said, "Surely we see you indeed in foolishness, and surely we indeed expect that you are one of the liars. "

Marmaduke Pickthall

The chieftains of his people, who were disbelieving, said: Lo! we surely see thee in foolishness, and lo! we deem thee of the liars.

Mohamed Ahmed - Samira

The chiefs of his people who were infidels replied: "We find you full of folly, and a liar to boot. "

Muhammad Asad

Said the great ones among his people, who refused to acknowledge the truth: "Verily, we see that thou art weak-minded; and, verily, we think that thou art a liar!"

Mustafa Khattab

The disbelieving chiefs of his people responded, "We surely see you as a fool, and we certainly think you are a liar."

Progressive Muslims

The leaders who rejected from among his people said: "We see you in foolishness, and we think you are one of the liars"

Sahih International

Said the eminent ones who disbelieved among his people, "Indeed, we see you in foolishness, and indeed, we think you are of the liars. "

Sam Gerrans

Said the eminent ones who disbelieved among his people: “We see thee in foolishness; and we consider thee a liar.”

Shabbir Ahmed

The elite among his people who were disbelieving said, "Ah! We see that you are in folly, and we think that you are a liar. "

Syed Vickar Ahamed

The leaders of disbelievers from his people said: "Verily, we see you are a fool, and verily, we think you are among the liars. "

Taqi Usmani

Said the chiefs of his people who disbelieved, "Indeed, we see you in folly, and we believe you are one of the liars."

The Monotheist Group

The leaders who rejected from among his people said: "We see you in foolishness, and we think you are one of the liars"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les notables de son peuple qui ne croyaient pas dirent: ʺCertes, nous te voyons en pleine sottise, et nous pensons que tu es du nombre des menteursʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji gelê wî giregirên kafir gotin: Em te aqilsivik dibînin û bêguman em guman dikin ku teqez tu ji derewkeran î.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De voornaamsten, zij die uit zijn volk ongelovig waren, zeiden: ʺWij zien dat jij in dwaasheid verkeert en wij menen dat jij tot de leugenaars behoort.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

De opperhoofden van hen onder zijn volk die niet geloofden, antwoordden: Waarlijk, wij zien dat gij door dwaasheid wordt geleid, en wij houden u voor een der leugenaars.

Hollandaca — Siregar

De vooraanstaanden onder zijn volk, die ongelovig waren, zeiden: ʺVoorwaar, wij zien dat jij in dwaasheid verkeert; en voorwar, wij menen zeker dat jij tot de leugenaars behoort.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказала знать из его народа, которые стали неверующими: «Поистине, мы видим, что ты (о, Худ) (находишься) в неразумии (так как ты призываешь нас оставить поклонение нашим божествам и поклоняться только Аллаху), и мы однозначно считаем, что ты – из числа лжецов (который лжет про Аллаха)».

Rusça — Osmanov

Вожди его народа, которые не верили [в Аллаха], ответили: ʺВоистину, мы видим, что ты глупец, и мы думаем, что ты - лжецʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Folkets äldste, som (alla) förnekade sanningen, sade: ʺSåvitt vi kan se, är du omtöcknad till förståndet och vi tror att du ljuger.ʺ