İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz" dediler.
وَلَمَّا سُقِطَ فِي اَيْدِيهِمْ وَرَاَوْا اَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّوا قَالُوا لَئِنْ لَمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
ve lemmā suḳiTa fī eydīhim ve raev ennehum ḳad Dellū ḳālū le in lem yerHamnā rabbunā ve yeğfir lenā le nekūnenne mine l-ḣāsirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Adamakıllı nâdim olup doğru yoldan sapıttıklarını görünce de Rabbimiz acımazsa bize ve yarlıgamazsa bizi, mutlaka ziyankârlardan olacağız dediler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Adamakıllı nâdim olup doğru yoldan sapıttıklarını görünce de Rabbimiz acımazsa bize ve yarlıgamazsa bizi, mutlaka ziyankârlardan olacağız dediler.
Adem Uğur
Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce dediler ki: Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka ziyana uğrayanlardan olacağız!
Ahmed Hulusi
Düşünüp, hakikatten sapmış olduklarını fark ederek pişman olduklarında: "Yemin olsun ki, Rabbimiz bize rahmet etmez ve bizi mağfiret etmez ise, kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz" dediler.
Ahmet Tekin
İş işten geçip pişmanlıktan kıvranırlarken, başlarına buyruk davranarak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ettiklerini gördüklerinde: 'Rabbimiz bize merhamet etmez, bizi koruma kalkanına almaz, bağışlamazsa, hüsrana uğrayanlardan oluruz' dediler.
Ahmet Varol
Yaptıklarına pişman oldukları ve sapıklığa düştüklerini anladıkları zaman: 'Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa zarar edenlerden oluruz' dediler.
Ali Bulaç
Ne zaman ki (yaptıklarından dolayı pişmanlık duyup, başları) elleri arasına düşürüldü ve kendilerinin gerçekten şaşırıp saptıklarını görünce: "Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa kesin olarak hüsrana uğrayanlardan olacağız" dediler.
Ali Fikri Yavuz
Ne zaman ki,buzağıya taptıklarına kuvvetle pişman oldular ve kesin olarak sapmış bulunduklarını gördüler, şöyle dediler: “- Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa muhakkak biz, hüsranda kalanlardan olacağız.
Ali Rıza Safa
Başları ellerinin arasına düşürülünce ve sapkınlıklarını anlayınca, şöyle dediler: "Efendimiz, bize merhamet etmezse ve bizi bağışlamazsa, kesinlikle yitime uğrayanlar arasında oluruz!"
Bayraktar Bayraklı
Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce, dediler ki: "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan olacağız!"
Bekir Sadak
Elleri bogrunde, caresiz kalip, kendilerinin sapitmis olduklarini gorunce: «Eger Rabbimiz bize acimaz ve bizi bagislamazsa, and olsun ki mahvoluruz» dediler.
Celal Yıldırım
Ne vakit ki, yaptıklarına için için pişmanlık duydular ve kendilerini cidden sapıtmış gördüler, «and olsun ki Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa elbette zarara uğrayanlardan oluruz!» diyerek (günahkâr âsî olduklarını dile getirdiler).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Pişman olup kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını anlayınca da dediler ki: “Eğer rabbimiz, bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka ziyana uğrayanlardan olacağız!”
Diyanet İşleri
İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz" dediler.
Diyanet İşleri (eski)
Elleri böğründe, çaresiz kalıp, kendilerinin sapıtmış olduklarını görünce: 'Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, and olsun ki mahvoluruz' dediler.
Diyanet Vakfi
Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce dediler ki: Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka ziyana uğrayanlardan olacağız!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ne zaman ki, ellerine kırağı düşürüldü (yaptıklarına pişman oldular), o zaman sapıtmış olduklarını gördüler. «Yemin olsun ki; eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa, muhakkak biz kötü akıbete düşenlerden olacağız.» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ne zaman ki ellerine kırağı düşürüldü (şiddetli bir pişmanlığa düştüler), gerçekten sapıtmış olduklarını görünce: "Andolsun ki, Rabbimiz merhamet etmez ve bağışlamazsa muhakkak hüsranda kalanlardan olacağız!" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vaktaki ellerine kırağı düşürüldü ve cidden sapmış olduklarını gördüler, kasem olsun ki, dediler: eğer bize merhamet etmez de rabbımız, mağfiret buyurmazsa her halde husranda kalanlardan olacağız
Erhan Aktaş
Ne zaman ki akılları başlarına gelip gerçekten sapmış olduklarını görünce: "Eğer Rabb'imiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ne zaman ki akılları başlarına gelip gerçekten sapmış olduklarını görünce: "Eğer Rabb'imiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sapkınlıklarını anlayıp, yanıldıklarını görünce: "Eğer Rabb'imiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz." dediler.
Fizilal-il Kuran
Fakat başları ellerinin arasına düştüğünde (yaptıklarına pişman olduklarında), sapıtmış olduklarını gördüklerinde «Eğer Rabbimiz bize acımaz, bizi bağışlamaz ise, kesinlikle hüsrana uğrayanlardan, mahvolanlardan oluruz» dediler.
Gültekin Onan
Ne zaman ki (yaptıklarından dolayı pişmanlık duyup, başları) elleri arasına düşürüldü ve kendilerinin gerçekten şaşırıp saptıklarını görünce: "Eğer rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa kesin olarak hüsrana uğrayanlardan olacağız" dediler.
Hamdi Döndüren
Onlar doğru yoldan sapmış olduklarını anlayıp, büyük bir pişmanlık içinde ellerini ısırarak dediler ki: “Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa elbette ziyana uğrayanlardan oluruz!”
Hasan Basri Çantay
Vaktaki (buzağıya tapmakdan) çok peşiman oldular ve kendilerinin muhakkak sapdıklarını gördüler: "Eğer Rabbimiz bize acımaz, bizi bağışlamazsa her halde en büyük ziyana uğrayanlardan olacağız" dediler.
Hasib Asutay
Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce dediler ki: 'Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka ziyana uğrayanlardan olacağız.'
Hayrat Neşriyat
Nihâyet (pişmanlık) ellerine düşürüldü (ve üzüntülerinden ellerini ısırır oldular)da, şübhesiz kendilerinin gerçekten saptıklarını görünce: 'Yemîn olsun ki, eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bize mağfiret etmezse, muhakkak hüsrâna uğrayanlardan olacağız!' dediler.
İbni Kesir
Elleri böğründe, çaresiz kalıp kendilerinin de sapıtmış olduklarını görünce; dediler ki: Rabbımız bize merhamet etmezse ve bizi bağışlamazsa muhakkak ki hüsrana uğrayanlardan olacağız.
Mehmet Okuyan
(Başları) ellerine düşürülünce ve (pişman olup) saptıklarını görüp anladıklarında “Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa elbette kaybedenlerden olacağız!” demişlerdi.
Muhammed Esed
(sonradan) yoldan çıktıklarını fark ederek pişmanlık içinde ellerini dizlerine vurup da, "Doğrusu, Rabbimiz acıyıp da bağışlamazda, biz gerçekten ziyana uğramış kimselerden olacağız!" deseler bile.
Mustafa İslamoğlu
Pişmanlık içinde elleri kolları dökülüp de sapmış olduklarının farkına varınca "Eğer Rabbimiz bize acıyıp da bizi bağışlamazsa, işte o zaman büsbütün kaybedenlerden olacağız!" diye dövündüler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki nedâmete düştüler ve kendilerinin hakikaten doğru yoldan çıkmış olduklarını gördüler. Dediler ki: «Eğer bize Rabbimiz merhamet etmezse ve bizi bağışlamazsa elbette büyük bir ziyana uğramışlardan olacağız.»
Ömer Öngüt
(Pişmanlıklarından) başları elleri arasına düşürülüp de, kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce dediler ki: “Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa, andolsun ki en büyük ziyana uğrayanlardan olacağız. ”
Suat Yıldırım
Ne vakit ki yaptıklarının saçmalığını anlayıp son derece pişman oldular ve saptıklarını gördüler, "Yemin olsun ki, dediler, eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi affetmezse, muhakkak her şeyimizi kaybedenlerden oluruz."
Süleyman Ateş
Ne zaman ki (pişmanlıklarından ötürü) başları elleri arasına düşürüldü ve kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını gör(üp anla)dılar, dediler ki: "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, elbette ziyana uğrayanlardan oluruz!"
Süleymaniye Vakfı
Pişman olup akılları başlarına gelince gerçekten sapmış olduklarını gördüler ve şöyle dediler: "Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve suçumuzu örtmezse büsbütün kaybedenlerden oluruz."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Başları önlerine eğdirilip saptıklarını gördüklerinde dediler ki "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa (durumumuzu düzeltmezse) tamamen kaybetmiş oluruz."
Şaban Piriş
Ellerindeki düşürüldüğü ve sapmış olduklarını gördükleri zaman: -Eğer Rabbimiz, bize acımazsa ve bizi bağışlamazsa mahvolanlardan oluruz, dediler.
Tefhim-ul Kuran
Ne zaman ki (yaptıklarından dolayı pişmanlık duyup, başları) elleri arasında düşürüldü ve kendilerinin de gerçekten şaşırıp saptıklarını görünce: «Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa kesin olarak hüsrana uğrayanlardan olacağız» dediler.
Ümit Şimşek
Nihayet akılları başlarına gelip de sapıklık etmiş olduklarını anlayınca dediler ki: 'Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, biz hüsrana düşenlerden oluruz.'
Yaşar Nuri Öztürk
Başları avuçları arasına düşürülüp de sapmış olduklarını fark ettiklerinde şöyle yakardılar: "Rabbimiz bize merhamet etmez, bizi affetmezse mutlaka hüsrana düşenlerden olacağız."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onların əlləri yanlarına düşdükdə (tutduqları işə görə peşman olduqda) və haqq yoldan azdıqlarını gördükdə: “Əgər Rəbbimiz bizə rəhm etməsə və bizi bağışlamasa, əlbəttə, ziyana uğrayanlardan olarıq”– dedilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Elə ki (peşmançılıqdan başları) əlləri arasına düşdü və haqq yoldan azmış olduqlarını gördülər, (əməllərindən çox məʼyus olub) dedilər: ″Əgər Rəbbimiz bizə rəhm etməsə və bizi bağışlamasa, mütləq ziyana uğrayanlardan olacağıq!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Als sie sich ihres großen Fehlers bewußt wurden, tiefste Reue empfanden und erkannten, daß sie irregegangen waren, sprachen sie: ʺWenn unser Herr uns nicht Barmherzigkeit erweist und uns vergibt, gehören wir gewiß zu den Verlierern.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und als sich bei ihnen die Reue einstellte und sie sahen, daß sie bereits irregegangen waren, sagten sie: ʺWenn sich unser Herr nicht unser erbarmt und uns vergibt, werden wir ganz gewiß zu den Verlierern gehören!ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Als sie dann von Reue erfaßt wurden und einsahen, daß sie wirklich irregegangen waren, da sagten sie: ʺWenn Sich unser Herr nicht unser erbarmt und uns verzeiht, so werden wir ganz gewiß unter den Verlierenden sein.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und als sie bereut und erkannt haben, daß sie bereits fehlgegangen sind, sagten sie: ʺWenn unser HERR uns keine Gnade erweist und uns vergibt, werden wir gewiß von den Verlierern sein.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
When they realized that they had committed themselves to an evil line of conduct and have wandered from the path of righteousness they said: " Now, unless Allah, our Creator extends His mercy to us and forgives us, we will most certainly be great losers".
Abdul Haleem
When, with much wringing of hands, they perceived that they were doing wrong, they said, ‘If our Lord does not have mercy and forgive us, we shall be the losers.’
Abdullah Yusuf Ali
When they repented, and saw that they had erred, they said: "If our Lord have not mercy upon us and forgive us, we shall indeed be of those who perish."
Abul A'la Maududi
And when they were afflicted with remorse and realized that they had fallen into error, they said: 'If our Lord does not have mercy on us and does not pardon us, we shall be among the losers.'
Aisha Bewley
When they took full stock of what they had done and saw they had been misled, they said, ‘If our Lord does not have mercy on us and forgive us, we will certainly be among the lost. ’
Al-Hilali & Khan
And when they regretted and saw that they had gone astray, they (repented and) said: "If our Lord have not mercy upon us and forgive us, we shall certainly be of the losers."
Ali Quli Qarai
But when they became remorseful and realised they had gone astray, they said, ‘Should our Lord have no mercy on us, and forgive us, we will be surely among the losers. ’
Amatul Rahman Omar
And when (the magic spell was broken) they were smitten with remorse and realised that they had indeed gone astray, they said, `Unless our Lord have mercy on us and protect us (against the consequences of our sins) we shall surely be of the losers. '
Arthur John Arberry
And when they smote their hands, and saw that they had gone astray, they said, 'If our Lord has not mercy on us, and forgives us not, surely we shall be of the lost. '
Bijan Moeinian
When they [saw Moses and] came to their senses, they realized that they have gone too far. They then prayed: "If our Lord does not show mercy and does not forgive us, we are nothing but the losers."
E. Henry Palmer
but when they bit their hands with fruitless rage and saw that they had gone astray, they said,' Verily, if our Lord have not compassion on us and forgive us we shall surely be of those who lose!'
Edip-Layth
When they were smitten with remorse and they saw that they had gone astray, they said, "If our Lord will not have mercy on us and forgive us, then we will be of the losers!"
George Sale
And when they were smitten with remorse and saw that they had indeed gone astray, they said, 'If our Lord have not mercy on us and forgive us, we shall surely be of the losers. '
Hamid S. Aziz
But when they bit their hands (in realization and fear) and saw that they had gone astray, they said, "Verily, if our Lord have not compassion on us and forgive us we shall surely be of those who are lost!"
Mahmoud Ghali
And as soon as it was made to fall down in their hands, (i. e., they regretted.) and (they) saw that they had already erred, they said, "Indeed in case our Lord has no mercy on us and does not forgive us, indeed, we will definitely be of the losers.".
Marmaduke Pickthall
And when they feared the consequences thereof and saw that they had gone astray, they said: Unless our Lord have mercy on us and forgive us, we verily are of the lost.
Mohamed Ahmed - Samira
Then they were filled with remorse and saw that they had erred and said: "If our Lord does not forgive us we will surely be lost. "
Muhammad Asad
although [later, ] when they would smite their hands in remorse, having perceived that they had gone astray, they would say, "Indeed, unless our Sustainer have mercy on us and grant us forgiveness, we shall most certainly be among the lost!"
Mustafa Khattab
Later, when they were filled with remorse and realized they had gone astray, they cried, "If our Lord does not have mercy on us and forgive us, we will certainly be losers."
Progressive Muslims
And when they realized what their hands had done, and they saw that they had gone astray, they said: "If our Lord will not have mercy on us and forgive us, then we will be of the losers!"
Sahih International
And when regret overcame them and they saw that they had gone astray, they said, "If our Lord does not have mercy upon us and forgive us, we will surely be among the losers. "
Sam Gerrans
And when regret overcame them and they saw that they had gone astray, they said: “If our Lord have not mercy on us and forgive us, we will be among the losers.”
Shabbir Ahmed
When they regretted their action and realized that they had gone astray, they said, "Unless our Lord embraces us with Mercy and forgives us, we surely will be lost. "
Syed Vickar Ahamed
When they felt sorry (and regretted), and saw that they had made a mistake, they said: "If our Lord does not have mercy upon us and forgive us, we shall be truly of those who perish. "
Taqi Usmani
When they became remorseful and saw that they had gone astray, they said, "If Allah shows no mercy to us, and does not forgive us, we shall certainly be among the losers."
The Monotheist Group
And when they realized what their hands had done, and they saw that they had gone astray, they said: "If our Lord will not have mercy on us and forgive us, then we will be of the losers!"
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En toen berouw hen overviel en zij zagen dat zij gedwaald hadden zeiden zij: ʺAls onze Heer geen erbarmen met ons heeft en ons vergeeft dan behoren wij tot de verliezers.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Doch toen zij met droefheid berouw gevoelden, en zagen, dat zij verdwaald waren, zeiden zij: Waarlijk, indien onze Heer geene barmhartigheid met ons heeft en ons niet vergeeft, zullen wij zeker tot hen behooren, die verloren zijn.
Hollandaca — Siregar
En toen spijt hen van voor en van achter overviel, en zij zagen dat zij waarlijk gedwaald hadden, zeiden zij: ʺAls onze Heer ons niet begenadigt en ons niet vergeeft, dan zullen wij zeker tot de verliezers behoren.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Когда же они [поклонявшиеся тельцу] пожалели о содеянном и увидели [поняли], что (этим самым) заблудились, они сказали: «Если не помилует нас наш Господь и не простит нам [если не примет наше покаяние], то мы непременно будем в числе оказавшихся в убытке!»
Rusça — Osmanov
Когда же они раскаялись и убедились воочию, что сбились с пути истины, то сказали: ʺЕсли наш Господь не смилостивится над нами и не простит нас, то мы непременно окажемся среди заблудшихʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när de (sedan), beklämda och ångerfulla, insåg sitt fel, sade de: ʺOm inte vår Herre förbarmar sig över oss och ger oss Sin förlåtelse, är vi bestämt ohjälpligt förlorade.ʺ