Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.

قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ اَنْ تَتَكَبَّرَ فِيهَا فَاخْرُجْ اِنَّكَ مِنَ الصَّاغِرِينَ

ḳāle fe hbiT minhā fe mā yekūnu leke en tetekebbera fīhā fe ḣruc inneke mine S-Sāğirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2فَاهْبِطْfe hbiTه ب طİlerlemek, inmek, aşağı indirmek, yüksek bir durumdan alçak bir duruma inmek, bir yerden başka bir yere geçmek, girmek, durum değiştirmek, ortaya çıkmak, alçalmak, değersizleşmek.öyle ise in
3مِنْهَاminhāoradan
4فَمَاfe mādeğildir
5يَكُونُyekūnuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin(haddin)
6لَكَlekesenin
7اَنْen
8تَتَكَبَّرَtetekebberaك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyüklük taslamak
9فِيهَاfīhāorada
10فَاخْرُجْfe ḣrucخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçık
11اِنَّكَinnekeçünkü sen
12مِنَmine
13الصَّاغِرِينَS-Sāğirīneص غ رKüçük/ufak olmak. saaghirun - küçük/ufak/boyun eğmiş/aşağılık veya itaat halinde olan kişi. saghiir - küçük. asghar - daha küçük. saghaar - alçaklık, aşağılama, küçük düşürme.aşağılıklardansın

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Tanrı in oradan dedi, artık orada kalıp ululanamazsın, çık, şüphe yok ki sen alçaklardansın.

Abdulkadir Gölpınarlı

Tanrı in oradan dedi, artık orada kalıp ululanamazsın, çık, şüphe yok ki sen alçaklardansın.

Adem Uğur

Allah: Öyle ise, "İn oradan!" Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık! çünkü sen aşağılıklardansın! buyurdu.

Ahmed Hulusi

Buyurdu: "İn makamından!. . Bir başkasına büyüklük taslama makamı değildir bulunduğun makam! Çık! Muhakkak ki sen (böyle düşünmekle) kendini küçülttün!"

Ahmet Tekin

Allah: 'Öyleyse ayrıl buradan. Burada büyüklük taslayıp serkeşlik etmek senin haddin değildir. Çık! Sen alçaklardan-aşağılıklardansın.' buyurdu.

Ahmet Varol

(Allah): 'Öyleyse oradan in. Orada büyüklenmeye hakkın olamaz. Çık. Sen küçük düşürülenlerdensin' dedi.

Ali Bulaç

(Allah:) "Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin."

Ali Fikri Yavuz

Allâh Tealâ şöyle buyurdu: “- Hemen in oradan (cennetten), sana cennette kibirlenmek (kendini büyük görmek) gerekmez. Haydi çık, çünkü sen, hor ve bayağı kimselerdensin.”

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Öyleyse oradan in! Çünkü orada büyüklük taslayamazsın! Hemen çık! Aslında, sen, aşağılıklar arasındasın!"

Bayraktar Bayraklı

Allah, "Öyle ise, oradan in! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın" buyurdu.

Bekir Sadak

Ona, «Insanlarin tekrar dirilecekleri gune kadar beni ertele» dedi.

Celal Yıldırım

(Allah ona:) «İn oradan, sana orada büyüklük taslayıp gururlanmak gerekmez; çık, çünkü elbette sen alçağın tekisin !» buyurdu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah, “Öyle ise in oradan! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık! Artık sen aşağılıklardansın!” buyurdu.

Diyanet İşleri

Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Ona, 'İn oradan, orada büyüklenmek sana düşmez, defol, sen alçağın birisin' dedi.

Diyanet Vakfi

Allah: Öyle ise, «İn oradan!» Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık! çünkü sen aşağılıklardansın! buyurdu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Allah) buyurdu: «Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah: "Hemen in oradan, orada büyüklük taslamak ne haddine, haydi çık; çünkü sen alçaklardansın!" buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hemen, buyurdu: in oradan ne haddine ki orada tekebbür edesin, haydi çık, çünkü sen alçaklardansın

Erhan Aktaş

"Hemen oradan in; orada büyüklük taslamak haddin değil. Hemen oradan çık. Sen aşağılanmışlardansın!" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hemen oradan in; orada büyüklük taslamak haddin değil. Hemen oradan çık. Sen aşağılanmışlardansın!" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Hemen oradan in; orada büyüklük taslamak haddin değil. Hemen oradan çık. Sen aşağılanmışlardansın." dedi.

Fizilal-il Kuran

Allah ona o halde in oradan, orada büyüklük taslamak haddine düşmedi. Çık dışarı, sen alçağın birisin, dedi.

Gültekin Onan

(Tanrı:) "Öyleyse oradan in, orada büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen küçük düşenlerdensin."

Hamdi Döndüren

Allah dedi: “Madem öyle, haydi oradan in; çünkü senin orada büyüklük taslamağa hakkın yoktur! Çık git; zira artık sen aşağılananlardansın!”

Hasan Basri Çantay

(Allah) öyleyse, dedi, hemen in oradan. Artık senin orada kibirlenmen, kafa tutman gerekmez. Hemen çık (git). Çünkü sen alçaklardansın.

Hasib Asutay

(Allah) 'Öyle ise in oradan! Orada büyüklük taslamak senin haddine değildir. Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın. '

Hayrat Neşriyat

(Allah şöyle) buyurdu: 'Haydi hemen in oradan! Orada (Cennette) kibirlenmek haddine düşmez; haydi çık, çünki sen alçaklardansın!'

İbni Kesir

Buyurdu ki: Öyle ise: İn oradan, artık büyüklenmek sana düşmez. Hemen çık sen alçaklardansın.

Mehmet Okuyan

(Allah) “İn oradan! Orada kibirlenmek senin haddine değildir. Çık, (git); şüphesiz ki sen aşağılıklardansın!” demişti.

Muhammed Esed

(Allah): "Madem öyle, haydi in o bulunduğun (konum)dan; çünkü orada (o bulunduğun konumda) büyüklük taslaman yakışık almaz! Çık git artık; gerçekten, aşağılanmış kimselerden oldun sen!"

Mustafa İslamoğlu

(Allah): "Öyleyse in o bulunduğun yerden!" dedi, "Çünkü o (makamda) büyüklük taslamak senin haddine düşmez! Hadi, çık git artık! Çünkü sen aşağılık birisin!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Buyurdu ki: «Artık oradan aşağı in, çünkü orada senin için böbürlenmek selâhiyyeti yoktur. Artık çık, şüphe yok ki, sen alçaklardansın.»

Ömer Öngüt

Allah: “İn oradan! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Defol! Çünkü sen alçağın birisin!” dedi.

Suat Yıldırım

"Çabuk in oradan!" buyurdu Allah, "Öyle orada kurulup da büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çabuk çık, çünkü sen alçağın tekisin!"

Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Öyle ise oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın!"

Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki: "İn oradan! Orada büyüklük taslamaya hakkın yoktur. Çık dışarı! Sen aşağılıklardansın."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah dedi ki "Yıkıl oradan! Orada büyüklük taslamaya hakkın yoktur. Defol! Sen değerini yitirenlerdensin."

Şaban Piriş

Allah: -Hemen in oradan; orada senin büyüklük taslaman haddin değildir. Hemen çık (git). Sen, alçaklardansın, dedi.

Tefhim-ul Kuran

(Allah:) «Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin.»

Ümit Şimşek

Allah 'Cennetten in,' buyurdu. 'Senin orada böbürlenmeye hakkın yok. Çık oradan; sen artık küçük düşenlerdensin.'

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak! Hadi çık! Sen alçaklardansın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah dedi: “Buradan aşağı en! Burada təkəbbürlük göstərmək sənə yaramaz. Çıx get, çünki sən alçaldılmışlardansan”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah) buyurdu: ″Oradan (Cənnətdən) aşağı en. Orada sənə (Allahın əmrinə) təkəbbür göstərmək yaraşmaz. (Oradan) çıx, çünki sən alçaqlardansan!″

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Er (Allah) sagte: ʺSo geh fort von ihm! Es steht dir nicht zu, darin hochmütig zu sein. So geh hinaus! Gewiß, du gehörst zu den Geringgeachteten.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sprach: ʺHinab mit dir von hier; es ziemt sich nicht für dich, hier hochmütig zu sein. Hinaus denn; du bist wahrlich einer der Erniedrigten.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

ER sagte: ʺDann steige davon hinab, denn du darfst dich darin nicht überheblich verhalten, gehe hinaus! Gewiß, du bist einer der Erniedrigten.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Then down you go", Allah said: " From this blissful state; you are doomed to a lower state". " You are here in heaven's realm in the August presence where you cannot display inordinate self - esteem nor exhibit an overweening opinion of your quality, you are dismissed from My heaven's realm, doomed to the vicissitudes of deposition and degradation".

Abdul Haleem

God said, ‘Get down from here! This is no place for your arrogance. Get out! You are contemptible!’

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said: "Get thee down from this: it is not for thee to be arrogant here: get out, for thou art of the meanest (of creatures)."

Abul A'la Maududi

Allah said: 'Then get you down from here. It does not behove you to be arrogant here. So be gone. You will be among the humiliated.'

Aisha Bewley

He said, ‘Descend from Heaven. It is not for you to be arrogant in it. So get out! You are one of the abased.’

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "(O Iblîs) get down from this (Paradise), it is not for you to be arrogant here. Get out, for you are of those humiliated and disgraced."

Ali Quli Qarai

‘Get down from it!’ He said. ‘It is not for you to be arrogant therein. Begone! You are indeed among the degraded ones.’

Amatul Rahman Omar

(God) said, `Get down from this (haughty state) for it is not proper for you to behave proudly here, so be gone. Surely, you are of those who have agreed to remain in an abject position.'

Arthur John Arberry

Said He, 'Get thee down out of it; it is not for thee to wax proud here, so go thou forth; surely thou art among the humbled. '

Bijan Moeinian

Your Lord said: "Go to the lower level as you do not have the right to brag [about your greatness] here. Get out as you are demoted."

E. Henry Palmer

Said He, 'Then go down therefrom; what ails thee that thou shouldst be big with pride therein? go forth! verily, thou art of the little ones. '

Edip-Layth

He said, "Descend from it, it is not for you to be arrogant here; depart, for you are disgraced."

George Sale

God said, get thee down therefore from paradise; for it is not fit that thou behave thy self proudly therein: Get thee hence; thou shalt be one of the contemptible.

Hamid S. Aziz

Said He, "Then get you down from this (situation); what ails you that you should be arrogant here? Go forth! Verily, you are of the meanest (the degraded). "

Mahmoud Ghali

Said He, "Then get down (out of) it; so, in no way is it for you to be proud therein; then go out; surely you are among the belittled. "

Marmaduke Pickthall

He said: Then go down hence! It is not for thee to show pride here, so go forth! Lo! thou art of those degraded.

Mohamed Ahmed - Samira

So God said: "Descend. You have no right to be insolent here. Go, and away; you are one of the damned."

Muhammad Asad

[God] said: "Down with thee, then, from this [state] -for it is not meet for thee to show arrogance here! Go forth, then: verily, among the humiliated shalt thou be!"

Mustafa Khattab

Allah said, "Then get down from Paradise! It is not for you to be arrogant here. So get out! You are truly one of the disgraced."

Progressive Muslims

He said: "Descend from it, it is not for you to be arrogant here; depart, for you are disgraced. "

Sahih International

[ Allah ] said, "Descend from Paradise, for it is not for you to be arrogant therein. So get out; indeed, you are of the debased.

Sam Gerrans

He said: “Get thee down therefrom; it is not for thee to wax proud therein, so go thou forth; thou art of those brought low.”

Shabbir Ahmed

(Recall that many of the verses of the Qur'an are allegorical. ) God said, "You are dismissed and degraded hence. It is not for you to be arrogant here. Go forth, then! Among the humiliated you shall be."

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said: "Get yourself down of it (Paradise): It is not for you to be arrogant here: Get out because you are of the disgraced and shameful. "

Taqi Usmani

He said, "Then, get you down from here, it is not for you to show arrogance here. So, get out. You are one of the degraded.

The Monotheist Group

He said: "Descend from it, for it is not for you to be arrogant here; depart, for you are disgraced."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Allah) dit: ʺDescends dʹici, Tu nʹas pas à tʹenfler dʹorgueil ici. Sors, te voilà parmi les méprisés.ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedê) got: Nexwe ji wê dakeve, vêca mafê te nîn e ku tu xwe li wê derê mezin bidêrî, de derkeve, bêguman tu ji rezîl û riswayay î!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

God zeide: Vertrek dan uit het paradijs; want het past niet, u op deze plaats met hoogmoed te wapenen. Vertrek van hier! Gij zult tot het getal der verworpelingen behooren.

Hollandaca — Siregar

Hij (Allah) zei: ʺDaal af uit het (Paradijs), want het past jou niet dat jij je er hoogmoedig in gedraagt. vertrek daaroum. Voorwaar, jij behoort tot de vernederden.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Он [Аллах] сказал: «Низвергнись из него [из Рая]; не подобает тебе превозноситься в нем [в Раю]! Выходи же (из Рая): поистине, ты (стал) (из числа) презренных!»

Rusça — Osmanov

[Аллах] сказал: ʺНизвергнись отсюда! Негоже тебе кичиться в раю. Изыди, ибо ты - из числа презренныхʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Gud) sade: ʺNed härifrån! Det anstår dig inte att visa högfärd här. Ut! Din plats är bland de föraktade och förnedrade!ʺ