Musa, kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır" dedi.

قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اسْتَعِينُوا بِاللّٰهِ وَاصْبِرُوا اِنَّ الْاَرْضَ لِلّٰهِ۠ يُورِثُهَا مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ

ḳāle mūsā li ḳavmihi steǐynū bi(a)llahi ve Sbirū inne l-erDe li (a)llahi yūriṧuhā men yeşā'u min ǐbādihi ve l-ǎāḳibetu li l-mutteḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2مُوسٰىmūsāموسىMusa
3لِقَوْمِهِli ḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmine
4اسْتَعِينُواsteǐynūع و نOrta yaşlı olmak. yu'inu (4. kalıp fiil) - yardım etmek/destek olmak/yardımcı olmak. ta'awana (4. kalıp fiil) - birbirine yardım etmek/yardımlaşmak. ista'ana (10. kalıp fiil) - yardım dilemek, yardım aramak, dönüp yardım istemek. musta'an - yardımı dilenilen/kendisinden yardım istenen.yardım isteyin
5بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'tan
6وَاصْبِرُواve Sbirūص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.ve sabredin
7اِنَّinneşüphesiz
8الْاَرْضَl-erDeا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzü
9لِلّٰهِ۠li (a)llahiAllah'ındır
10يُورِثُهَاyūriṧuhāو ر ثBirine mirasçı olmak, birinin mirasını almak, hayatta kalmak, birinden sonra birinin sahibi veya destekçisi olmak, halef olmakonu verir
11مَنْmenkimseye
12يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
13مِنْmin-ndan
14عِبَادِهِǐbādihiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulları-
15وَالْعَاقِبَةُve l-ǎāḳibetuع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.ve sonuç
16لِلْمُتَّقِينَli l-mutteḳīneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunanlarındır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ, kavmine dedi ki: Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphe yok ki yeryüzü Allah'ındır, kullarından dilediğine mîras olarak kalır ve sonuç, çekinenlerindir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâ, kavmine dedi ki: Allahʼtan yardım dileyin ve sabredin. Şüphe yok ki yeryüzü Allahʼındır, kullarından dilediğine mîras olarak kalır ve sonuç, çekinenlerindir.

Adem Uğur

Musa kavmine dedi ki: "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç (Allah'tan korkup günahtan) sakınanlarındır."

Ahmed Hulusi

Musa kavmine dedi ki: "Allah'tan (Uluhiyeti dolayısıyla hakikatinizden; benliğinizi oluşturan El Esma'sındaki kuvveden) yardım isteyin ve sabredin. . . Muhakkak ki o yeryüzü, Allah'ındır. . . Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. . . Gelecek, korunanlarındır!"

Ahmet Tekin

Mûsâ kavmine: 'Allah’tan medet umarak yardım ve destek isteyin, sabırlı davranarak mücadeleye devam edin. Yeryüzü Allah’ın tasarrufundadır. Kullarından sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri yeryüzüne hâkim, mirasçı kılar. Hayırlı sonuç, kurtuluş Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananların, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlerindir.' dedi.

Ahmet Varol

Musa da kavmine: 'Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Yeryüzü Allah'ındır, ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç ise takva sahiplerinindir' dedi.

Ali Bulaç

Musa kavmine: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir." dedi.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa kavmine: “- Allah’dan yardım dileyin ve sabredin. Muhakkak ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonunda kurtuluş, Allah’dan korkanlar içindir.” dedi.

Ali Rıza Safa

Musa, toplumuna, şöyle dedi: "Allah'tan yardım dileyin ve dirençli olun. Kuşkusuz, yeryüzü, Allah'ın malıdır. Dilediği kulunu, ona kalıtçı yapar. Çünkü sonuç, sorumluluk bilinci taşıyanlarındır!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, kavmine dedi ki: "Allah'tan yardım isteyiniz ve sabrediniz. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona varis kılar. Sonuç, Allah'tan sakınıpgünahtan uzak duranlarındır."

Bekir Sadak

Musa milletine: «Allah'tan yardim dileyin ve sabredin; yeryuzu suphesiz Allah'indir, kullarindan diledigini ona mirasci kilar; sonuc Allah'a karsi gelmekten sakinanlarindir» dedi.

Celal Yıldırım

Musa, kavmine dedi ki: «Allah'tan yardım dileyin ve sabredin ; şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır, kullarından dilediğini ona vâris kılar; iyi ve hayırlı sonuç (Allah'tan korkup kötülüklerden) sakınanlarındır.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ kavmine dedi ki: “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. O, kullarından dilediğini oraya hâkim kılar; (güzel) sonuç, takvâ sahiplerinindir.”

Diyanet İşleri

Musa, kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Musa milletine: 'Allah'tan yardım dileyin ve sabredin; yeryüzü şüphesiz Allah'ındır, kullarından dilediğini ona mirasçı kılar; sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır' dedi.

Diyanet Vakfi

Musa kavmine dedi ki: «Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç (Allah'tan korkup günahtan) sakınanlarındır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa, kavmine dedi ki: «Allah'ın yardımını ve lütfunu isteyin ve sabır gösterin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Sonunda kurtuluş müttakilerindir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa kavmine: "Allah'ın yardımını ve lütfunu isteyin ve acıya tahammül edip dayanın. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. O'na kullarından dilediğini mirasçı kılar, mutlu son, Allah'tan korkanlarındır." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Musa kavmine siz, dedi: Allahın avn-ü ınayetini isteyin ve acıya tahammül edib dayanın, her halde arz Allahındır ona kullarından dilediğini varis kılar, akıbet ise müttekilerindir

Erhan Aktaş

Musa, halkına: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Kuşkusuz yeryüzü Allah'ındır. Dilediği kulunu ona mirasçı kılar. Mutlu son takva sahibi olanlar içindir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa, halkına: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Kuşkusuz yeryüzü Allah'ındır. Dilediği kulunu ona mirasçı kılar. Mutlu son takva sahibi olanlar içindir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa, yanında yer alanlara: " Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Kuşkusuz yeryüzü Allah'ındır. Dilediği kulunu ona mirasçı kılar. Mutlu son, takva sahibi olanlar içindir." dedi.

Fizilal-il Kuran

Musa soydaşlarına dedi ki; Allah'tan yardım isteyiniz ve sabrediniz. Yeryüzü Allah'ındır. Orayı dilediği kullarına miras kılar. Mutlu sonuç, günahlardan sakınanlarındır.»

Gültekin Onan

Musa kavmine: "Tanrı'dan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Tanrı'nındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir" dedi.

Hamdi Döndüren

Musa kavmine dedi: “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin! Kuşkusuz yeryüzü Allah’ındır. Ona kullarından kimi dilerse onu mirasçı yapar. Sonunda kurtuluş sakınanlarındır.”

Hasan Basri Çantay

Musa, kavmine: "Allahdan yardım isteyin. Katlanın. Şübhesiz ki yer, Allahındır. Ona kullarından biri dilerse onu mirascı yapar. Sonuç ise (fenalıklardan) sakınanlarındır" dedi.

Hasib Asutay

Musa kavmine dedi ki: 'Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona varis kılar. Sonuç (kötülüklerden) sakınanlarındır.'

Hayrat Neşriyat

Mûsâ kavmine şöyle dedi: 'Allah’dan yardım isteyin ve sabredin! Şübhesiz ki yeryüzü Allah’ındır; ona kullarından dilediğini vâris kılar. Hem (güzel) âkıbet, takvâ sâhiblerinindir.'

İbni Kesir

Musa kavmine dedi ki: Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Yeryüzü muhakkak ki Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar ve akıbet müttakilerindir.

Mehmet Okuyan

(O sırada) Musa kavmine şöyle demişti: “Allah’tan yardım isteyin ve sabırlı olun! Şüphesiz ki yeryüzü, Allah’a aittir. Kullarından dilediğine (layık olana) onu mirasçı yapar. (Mutlu) son, muttakîler (duyarlı olanlar) içindir.”

Muhammed Esed

(ve) Musa kendi halkına: "Yardım için Allaha sığının ve (dar günde) sabırlı olun" dedi, "Bilin ki, bütün bir yeryüzü Allaha aittir: onu, kullarından kimi dilerse ona miras bırakır; ve gelecek Allaha karşı sorumluluk bilincine sahip olanlarındır!"

Mustafa İslamoğlu

Musa toplumuna dedi ki: "Allah'tan yardım isteyin ve dirençli olun! Bilin ki yeryüzü Allah'ındır, kullarından dilediğini oraya mirasçı kılar: mutlu son sorumulu davrananlarındır."

Ömer Nasuhi Bilmen

Mûsa kavmine dedi ki: «Allah Teâlâ'dan yardım isteyiniz ve sabrediniz. Şüphe yok ki, yer Allah Teâlâ'nındır. Ona kullarından dilediğini varis kılar. Akibet ise muttakîler içindir.»

Ömer Öngüt

Musa kavmine dedi ki: “Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Yeryüzü şüphesiz Allah'ındır, kullarından dilediğini ona vâris kılar. Hayırlı âkibet Allah'tan korkanlarındır. ”

Suat Yıldırım

Mûsâ kavmine şöyle dedi: "Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Muhakkak ki dünya Allah’ın mülküdür; kullarından dilediğini oraya vâris kılar. Güzel âkıbet, elbette müttakilerindir."

Süleyman Ateş

Musa, kavmine; "Allah'tan yardım isteyin, sabredin!" dedi; yeryüzü Allah'ındır, onu kullarından dilediğine verir. Sonuç, korunanlarındır!"

Süleymaniye Vakfı

Musa halkına şöyle dedi: "Siz yardımı Allah'tan isteyin ve sabredin /duruşunuzu bozmayın. Bu topraklar Allah'ındır. Kulları içinden uygun gördüğünü buraya mirasçı kılar. Mutlu son, müttakilerin /yanlışlardan sakınanlarındır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa halkına şöyle dedi: "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Bu ülke Allah'ındır. Kulları içinden kim onun düzenine uyarsa onu bu ülkeye mirasçı kılar. Mutlu son, Allah'tan çekinerek kendini koruyanların olacaktır."

Şaban Piriş

Musa kavmine şöyle dedi: -Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ve O, kullarından dilediğini ona varis kılar. Zafer Allah'tan korkanlarındır.

Tefhim-ul Kuran

Musa kavmine: «Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir.» dedi.

Ümit Şimşek

Musa kavmine 'Allah'tan yardım isteyin ve sabredin,' dedi. 'Yeryüzü Allah'ındır; ona kullarından dilediğini vâris kılar. Hayırlı son ise takvâ sahiplerinindir.'

Yaşar Nuri Öztürk

Musa kendi toplumuna şöyle dedi: "Allah'tan yardım dileyin, sabırlı olun. Yeryüzü Allah'ındır, Allah ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç, takvaya sarılanlarındır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa öz qövmünə dedi: “Allahdan kömək diləyin və səbir edin. Şübhəsiz ki, yer üzü Allahındır. O, qullarından istədiyini onun varisləri təyin edir. Gözəl aqibət müttəqilərindir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Musa öz tayfasına: ″Allahdan kömək diləyin və səbr edin. Yer üzü Allahındır. Bəndələrindən istədiyini onun varisi edər. Aqibət (dünyada zəfər, axirətdə yüksək məqamlar) müttəqilərindir!″ - dedi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Da sagte Moses zu seinem Volk: ʺBittet Gott um Hilfe und seid geduldig! Die Erde ist Gottes, und Er vererbt sie, wem Er will unter Seinen Dienern. Das gute Ende gehört den Frommen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Musa sagte zu seinem Volk: ʺSucht Hilfe bei Allah, und seid standhaft! Gewiß, die Erde gehört Allah; Er gibt sie zum Erbe, wem von Seinen Dienern Er will. Und das (gute) Ende gehört den Gottesfürchtigen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Da sagte Moses zu seinem Volk: ʺFleht Allah um Hilfe an und seid geduldig. Wahrlich, die Erde ist Allahs; Er vererbt sie unter Seinen Dienern, wem Er will, und der Ausgang (aller Dinge) ist für die Gottesfürchtigen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Musa sagte zu seinen Leuten: ʺFleht ALLAH um Hilfe an und übt euch in Geduld! Gewiß, die Erde gehört ALLAH und ER überläßt sie, wem ER will von Seinen Dienern. Und das Anschließende ist für die Muttaqi bestimmt.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

" Implore Allah's aid", said Mussa to his people, "and have recourse to prayer, for more things are wrought by prayer than this world dreams of, and resort to patience to possess your souls". "The earth", he added, " belongs to Allah. He apportions it as a heritage to whom He will of His servants, and the happy outcome falls to those who entertain the profound reverence dutiful to Him".

Abdul Haleem

Moses said to his people, ‘Turn to God for help and be steadfast: the earth belongs to God- He gives it as their own to whichever of His servants He chooses- and the happy future belongs to those who are mindful of Him,’

Abdullah Yusuf Ali

Said Moses to his people: "Pray for help from Allah, and (wait) in patience and constancy: for the earth is Allah's, to give as a heritage to such of His servants as He pleaseth; and the end is (best) for the righteous.

Abul A'la Maududi

Moses said to his people: 'Seek help from Allah and be steadfast. The earth is Allah's, He bestows it on those of His servants He chooses. The end of things belongs to the God-fearing.'

Aisha Bewley

Musa said to his people, ‘Seek help in Allah and be steadfast. The earth belongs to Allah. He bequeathes it to any of His slaves He wills. The successful outcome is for those who have taqwa.’

Al-Hilali & Khan

Mûsâ (Moses) said to his people: "Seek help in Allâh and be patient. Verily, the earth is Allâh’s. He gives it as a heritage to whom He wills of His slaves; and the (blessed) end is for the Muttaqûn (the pious - see V.2:2)."

Ali Quli Qarai

Moses said to his people, ‘Turn to Allah for help and be patient. The earth indeed belongs to Allah, and He gives its inheritance to whomever He wishes of His servants, and the outcome will be in favour of the Godwary.’

Amatul Rahman Omar

Moses said to his people, `Pray to Allâh imploring Him for help and be patiently persevering. Verily, the earth belongs to Allâh. He gives it as a heritage to such of His servants as He will, and the (happy) end is for those who become secure against evil and keep their duty (to Allâh).

Arthur John Arberry

Said Moses to his people, 'Pray for succour to God, and be patient; surely the earth is God's and He bequeaths it to whom He will among His servants. The issue ultimate is to the godfearing.'

Bijan Moeinian

Moses said to his people: "Keep faith, be patient and pray for the Lord's help. The land belongs to God and He is the One to decide who should inherit it. Know that the righteous ones are victorious at the end.

E. Henry Palmer

Said Moses unto his people, 'Ask for aid from God and be patient; verily, the earth is Gods! He gives it for an inheritance to whom He pleases of His servants, and the future is for those who fear. '

Edip-Layth

Moses said to his people: "Seek help with God, and be patient; for the land is God's. He will inherit it to whom He pleases of His servants; and the victory belongs to the righteous."

George Sale

Moses said to his people, 'Seek help from Allah and be steadfast. Verily the earth is Allah's; He gives it as a heritage to whomsoever He pleases of His servants and the good end is for the Allah-fearing.'

Hamid S. Aziz

Moses said unto his people, "Seek help from Allah and have endurance. Verily, the earth is Allah's! He gives it for an inheritance to whom He pleases of His servants, and the future is for those who fear (keep their duty and are righteous)."

Mahmoud Ghali

Mûsa said to his people, "Beseech Allah for help and be patient; surely the earth (belongs) to Allah. He causes whomever He decides among His bondmen to inherit it, and the (prosperous) end is for the pious."

Marmaduke Pickthall

And Moses said unto his people: Seek help in Allah and endure. Lo! the earth is Allah's. He giveth it for an inheritance to whom He will. And lo! the sequel is for those who keep their duty (unto Him).

Mohamed Ahmed - Samira

Said Moses to his people: "Invoke the help of God and be firm. The earth belongs to God: He can make whom He wills among His creatures inherit it. The future is theirs who take heed for themselves."

Muhammad Asad

[And] Moses said unto his people: "Turn unto God for aid, and have patience in adversity. Verily, all the earth belongs to God: He gives it as a heritage - to such as He wills of His servants; and the future belongs to the God-conscious!"

Mustafa Khattab

Moses reassured his people, "Seek Allah’s help and be patient. Indeed, the earth belongs to Allah ˹alone˺. He grants it to whoever He chooses of His servants. The ultimate outcome belongs ˹only˺ to the righteous."

Progressive Muslims

Moses said to his people: "Seek help with God, and be patient; for the land is God's, He will inherit it to whom He pleases of His servants; and the end will be to the righteous. "

Sahih International

Said Moses to his people, "Seek help through Allah and be patient. Indeed, the earth belongs to Allah. He causes to inherit it whom He wills of His servants. And the [best] outcome is for the righteous."

Sam Gerrans

And Moses said to his people: “Seek help in God, and be patient; the earth belongs to God; He causes to inherit it whom He wills among his servants. And the final outcome is for those of prudent fear.”

Shabbir Ahmed

Moses assured his people, "Seek help in Allah and endure. Following the Divine Commands will empower you. The earth belongs to Allah, and not to any tyrants. He grants it to His servants according to His Laws (21:105). The ultimate success belongs to those who walk aright in the Divine Light."

Syed Vickar Ahamed

Said Musa (Moses) to his people: "Pray for help from Allah, and (wait) in patience and constancy: Because the earth is Allah’s, to give as a gift to such of His servants whom He pleases; And the end will be (best) for the righteous. "

Taqi Usmani

Mūsā said to his people, "Seek help from Allah and be patient. Surely, the land belongs to Allah. He lets whomsoever He wills inherit it from among His servants; and the end-result is in favor of the God-fearing."

The Monotheist Group

Moses said to his people: "Seek help with God, and be patient; the earth is for God, He will inherit it to whom He pleases of His servants; and the ending will be for the righteous."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Moïse dit à son peuple: ʺDemandez aide auprès dʹAllah et soyez patients, car la terre appartient à Allah. Il en fait héritier qui Il veut parmi Ses serviteurs. Et la fin (heureuse) sera aux pieuxʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Mûsa ji gelê xwe re got: Pişta xwe bi Xwedê girêbidin, arîkariyê jê bixwazin, bêhna xwe fireh bikin û sebrê bikêşin. Bêguman erd tev a Xwedê ye. Ji evdên xwe ew kê bivê wî dike mîratgirê erdê. Dûmahîk ji teqwadaran re ye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Moesa zei tot zijn volk: ʺVraagt God om hulp en weest geduldig. De aarde behoort God toe; Hij laat haar beërven door wie van Zijn dienaren Hij wil en het (goede) uiteinde komt de godvrezenden toe.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Mozes zeide tot zijn volk: Vraag God om ondersteuning en lijdt geduldig; want de aarde behoort Gode en hij geeft haar tot erfenis, aan diegene zijner dienaren, welke hem behagen, en het einde van hen die hem vreezen, zal voorspoedig zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал Муса своему народу: «Просите помощи у Аллаха (чтобы Он защитил нас от Фараона и его сторонников) и проявляйте терпение (во всем, что случится)! Поистине, (вся) земля принадлежит Аллаху: Он дает ее в наследие, кому пожелает из Своих рабов, а (благой) итог (будет) для остерегающихся (наказания Аллаха) [тех, которые исполняют Его повеления и отстраняются от того, что Он запретил]».

Rusça — Osmanov

Муса сказал своему народу: ʺПросите помощи у Аллаха и терпите. Воистину, земля принадлежит Аллаху, Он дарует ее в наследие тому из Своих рабов, кому пожелает, а будущее принадлежит богобоязненнымʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Moses sade till sitt folk: ʺAnropa Gud om hjälp och stå fasta (i prövningen)! Jorden är Guds; Han ger den i arv till den Han vill av Sina tjänare. Den slutliga segern tillhör dem som fruktar Gud.ʺ