Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?" Firavun, "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?" dedi.

وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اَتَذَرُ مُوسٰى وَقَوْمَهُ لِيُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَيَذَرَكَ وَاٰلِهَتَكَ قَالَ سَنُقَتِّلُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَنَسْتَحْيِ نِسَاءَهُمْ وَاِنَّا فَوْقَهُمْ قَاهِرُونَ

ve ḳāle l-meleu min ḳavmi fir'ǎvne e teƶeru mūsā ve ḳavmehu li yufsidū fī l-erDi ve yeƶerake ve āliheteke ḳāle se nuḳattilu ebnā'ehum ve nesteHyī nisā'ehum ve innā fevḳahum ḳāhirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2الْمَلَاُl-meleuم ل اDoldurmak, tatmin etmek, yardım etmek. Gençliğin özsuyu veya canlılığı bir kişide daha dolu bir şekilde ortaya çıktı. Tatmin etmek/doymak. Yardım etmek, desteklemek, bir şeyi yapmak için uyum sağlamak. Toplantı. En üst seviye [bir yayı mümkün olduğunca geriye çekmek gibi]. Gücünün son noktasıileri gelen bir topluluk
3مِنْmin-nden
4قَوْمِḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmi-
5فِرْعَوْنَfir'ǎvneفرعونFir'avn
6اَتَذَرُe teƶeruو ذ رTerk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmekbırakacak mısın?
7مُوسٰىmūsāموسىMusa'yı
8وَقَوْمَهُve ḳavmehuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve kavmini
9لِيُفْسِدُواli yufsidūف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.bozgunculuk yapsınlar diye
10فِي
11الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
12وَيَذَرَكَve yeƶerakeو ذ رTerk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmekve seni terk edip
13وَاٰلِهَتَكَve ālihetekeا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikve ilahlarını
14قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
15سَنُقَتِّلُse nuḳattiluق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakbiz öldüreceğiz
16اَبْنَٓاءَهُمْebnā'ehumب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileonların oğullarını
17وَنَسْتَحْيِve nesteHyīح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekve sağ bırakacağız
18نِسَاءَهُمْnisā'ehumن س وKadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur.kadınlarını
19وَاِنَّاve innāve biz daima
20فَوْقَهُمْfevḳahumف و قRütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki sağım/emzirme arasındaki zaman, kişinin elini açması ve memeyi kavraması arasındaki süre ve sonra sağım için bırakması, sağım sırasında el açma ve kapama arasındaki gecikme ve zaman aralığı. Afaqa - kendine gelmek, iyileşmek (bayılma veya hastalıktan sonra), uyanmak (uykudan), hatırlamak.onların üstünde
21قَاهِرُونَḳāhirūneق ه رEzmek, birine karşı zorlamak, boyun eğdirmek, alt etmek, güç veya kuvvette üstün olmak, baskı altına almak, hakimiyet kurmak, zorlamak, sert davranmak, engellemek. Kahir - efendi, muzaffer, boyun eğdiren.eziciler olacağız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Firavun'un kavminden ileri gelenler, Mûsâ'yı ve kavmini, yeryüzünde bozgunculuk etsinler, senden ve taptıklarından yüz çevirsinler diye mi bırakıyorsun dediler. Firavun gene onların oğullarını öldürür, kadınlarını bırakırız ve şüphe yok ki biz, onlardan üstünüz ve kudret sahibiyiz dedi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Firavunʼun kavminden ileri gelenler, Mûsâʼyı ve kavmini, yeryüzünde bozgunculuk etsinler, senden ve taptıklarından yüz çevirsinler diye mi bırakıyorsun dediler. Firavun gene onların oğullarını öldürür, kadınlarını bırakırız ve şüphe yok ki biz, onlardan üstünüz ve kudret sahibiyiz dedi.

Adem Uğur

Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: Musa'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakacaksınız? (Firavun): "Biz onların oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz" dedi.

Ahmed Hulusi

Firavun çevresindeki ileri gelenler: "Musa'yı ve halkını, yeryüzünde bozgunculuk yapıp, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakıyorsun?" dediler. . . (Firavun da): "Oğullarını öldürüp, kadınlarını diri bırakacağız. . . Biz onların üzerinde kahredici güce sahibiz" dedi.

Ahmet Tekin

Firavun’un kavminden ileri gelen devlet büyükleri: 'Seni ve ilâhlarını terketsinler de, yeryüzünde, ülkede fesat çıkarsınlar diye mi Mûsâ’yı ve kavmini serbest bırakacaksın?' dediler. Firavun: 'Onların oğullarını öldüreceğiz. Kızlarını öldürmeyip sağ bırakacağız. Onların üstünde, kahredici bir üstünlüğe sahibiz.' dedi.

Ahmet Varol

Firavun toplumundan ileri gelenler: 'Sen Musa'yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terk etmeleri için bırakacak mısın?' dediler. O da: 'Onların oğullarını öldürecek ve kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üstünde ezici bir güce sahibiz' dedi.

Ali Bulaç

Firavun kavminin önde gelenleri, dediler ki: "Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terketmeleri için mi (serbest) bırakacaksın?" (Firavun) Dedi ki: "Erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç şüphesiz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz."

Ali Fikri Yavuz

Firavun’un kavminden başta gelenler, Firavun’a şöyle dediler: “-Mûsa’yı ve kavmini, fesadçılık yapmaları ve Mûsa’nın hem seni, hem de senin tanrılarını terketmesi için mi bu yerde bırakacaksın? “Firavun onlara şöyle cevap verdi: “- Daha önce onlara yaptığımız gibi, doğacak oğullarını öldürtürüz; yalnız kadınlarını sağ bırakırız (ki bize hizmet etsinler). Elbette yine, biz onların üzerine hâkim ve kahredicileriz.”

Ali Rıza Safa

Firavun toplumunun ileri gelenleri, şöyle dediler: "Musa ve toplumunu, bu toprakta bozgunculuk yapmaları; seni ve tanrılarını terk etmeleri için mi bırakacaksın?" Dedi ki: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını da sağ bırakacağız. Aslında, onların üzerinde, ezici bir gücümüz var!"

Bayraktar Bayraklı

Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Musa'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar diye mi bırakacaksın?" Firavun, "Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz" dedi.

Bekir Sadak

Firavun milletinin ileri gelenleri: «Musa'yi ve milletini yeryuzunde bozgunculuk yapsinlar, seni ve tanrilarini biraksinlar diye mi koyveriyorsun?» dediler. Firavun: «Onlarin ogullarini oldurecegiz, kadinlarini sag birakacagiz. Elbette biz onlari ezecek ustunlukteyiz» dedi.

Celal Yıldırım

Fir'avn kavminin ileri gelenleri (görüşlerini ortaya koyup): «Yeryüzünde fesad çıkarsınlar ve seninle ilâhlarını terkedip (bir tarafa itsinler) diye mi Musa ile kavmini (serbest) bırakacaksın ?» dediler. Fir'avn : «Onların erkek çocuklarını öldüreceğiz, kadınlarını (kız çocuklarını) sağ bırakacağız. Elbette biz onların üstünde kahredici güce sâhibizdir» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Firavun’un kavminden ileri gelenler dediler ki: “Seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi Mûsâ’yı ve kavmini serbest bırakacaksın?” Firavun, “Biz onların oğullarını sürekli öldürüp kızlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz” dedi.

Diyanet İşleri

Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?" Firavun, "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Firavun milletinin ileri gelenleri: 'Musa'yı ve milletini yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve tanrılarını bıraksınlar diye mi koyveriyorsun?' dediler. Firavun: 'Onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz' dedi.

Diyanet Vakfi

Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: Musa'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakacaksın? (Firavun): «Biz onların oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Firavun kavminin ileri gelenleri dediler ki: «Seni ve ilâhlarını terketsinler de yeryüzünde fesat çıkarsınlar diye mi Musa'yı ve kavmini serbest bırakacaksın?» Firavun da dedi ki: «Onların oğullarını öldüreceğiz, kızlarını sağ bırakacağız ve onlar üzerinde kahredici bir üstünlüğe sahibiz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun kavminin yine ileri gelenleri: "Seni ve ilahlarını terk etsinler de yeryüzünde fesat çıkarsınlar diye mi Musa'yı ve kavmini serbest bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürür, kadınlarını sağ bırakırız. Yine tepelerinde kahrımızı yürütürüz." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fir'avnın kavmından yine o cemiyyet ya, dediler: Musayı ve kavmini bırakacaksın ki seni ve ilahlarını bıraksın da yer yüzünde fesad çıkarsınlar? Yine, dedi: Oğullarını öldürürüz ve kadınlarını diri tutarız, yine tepelerinde mutlak kahrımızı yürütürüz

Erhan Aktaş

Firavun halkının meleleri: "Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun halkının meleleri: "Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun halkının ileri gelenleri: "Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz." dedi.

Fizilal-il Kuran

Soydaşlarının ileri gelenleri Firavun'a dediler ki, Musa ile soydaşlarını toplumda kargaşalık çıkarsınlar, seni ve ilâhlarını boşlukta bıraksınlar diye mi bırakacaksın? Firavun dedi ki; Hayır onların erkeklerini öldürecek, kadınlarını sağ bırakacağız. Onları ezici baskımız altında tutacağız.»

Gültekin Onan

Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: "Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve tanrılarını terk etmeleri için mi (serbest) bırakacaksın? (Firavun) dedi ki: "Erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç kuşkusuz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz."

Hamdi Döndüren

Firavun kavminden ileri gelenler, şöyle dediler: “Musa’yı ve kavmini (Mısır) toprağında, fesat çıkarsınlar, seni ve tanrılarını terk etsinler diye mi serbest bırakıyorsun?” Firavun dedi: “Onların erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını ise sağ bırakacağız; çünkü biz, onların üzerinde yok edici bir güce sahibiz!”

Hasan Basri Çantay

Fir'avn kavminden olan ileri gelenler şöyle dedi: "Musayi ve kavmini — fesadcılık etmeleri, seni de, Tanrılarını da terk etmesi için mi — bu toprakda (Mısırda) bırakacaksın? O da: "(Eskiden olduğu gibi yine) oğullarını öldürtürüz, yalınız kadınlarını sağ bırakırız. Şübhesiz ki biz onların tepesinde kahredicileriz" dedi.

Hasib Asutay

Firavun kavminden ileri gelenler dediler ki: 'Musa ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar, seni ve ilâhlarını terk etsinler diye mi (Mısır'da) bırakacaksın?' (Firavun) dedi ki: 'Biz onların oğullarını öldüreceğiz kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz.'

Hayrat Neşriyat

Fir'avun’un kavminden ileri gelenler ise dedi ki: 'Mûsâ’yı ve kavmini, yeryüzünde fesad çıkarsınlar, seni ve ilâhlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?'(Fir'avun onlara) dedi ki: '(Biz) onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını (kız çocuklarını)ise sağ bırakacağız! Çünki gerçekten biz, onların üstünde kahredici üstünlüğe sâhib kimseleriz!'

İbni Kesir

Firavun'un kavminin ileri gelenleri: Musa'yı ve kavmini yeryüzünde fesadçılık etsinler, seni de, tanrılarını da terketsinler diye mi bırakıyorsun? dediler. Dedi ki: Oğullarını öldürtürüz, kadınlarını sağ bırakırız. Elbette biz, onları ezicileriz.

Mehmet Okuyan

Firavun’un kavminden yöneticiler: “Musa’yı ve kavmini hem seni hem de ilahlarını terk edip yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye serbest mi bırakacaksın?” demişlerdi. (Firavun) “(Hayır hayır), oğullarını öldürtüp kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onlara üstünüz (onları ezecek güçteyiz)!” demişti.

Muhammed Esed

Ve Firavun uyrukları arasından önde gelenler: "Peki," dediler, "Musa ve halkının ülkede karışıklık çıkarıp (uyruklarını) senden ve senin topraklarından uzaklaş(tır)malarına göz mü yumacaksın?" (Firavun): "Onların çocuklarından çoğunu öldürecek ve (yalnız) kadınları sağ bırakacağız: Çünkü, gerçekten onların üzerinde ezici bir gücümüz var!" dedi.

Mustafa İslamoğlu

Firavun toplumunun seçkinleri dedi ki: "Şimdi sen Musa'yı ve halkını seni ve ilahlarını bırakıp ülkede kargaşa çıkarsınlar diye kendi başlarına mı bırakacaksın?" (Firavun): "Onların çocuklarını öldürdüp kadınlarını sağ bırakacağız: Ve böylece biz onların üzerindeki ezici baskımızı sürdürmüş olacağız" dedi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Fir'avun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: «Mûsa'yı ve kavmini bırakır mısın ki, yerde fesatta bulunsunlar. Ve seni ve tanrılarını terkeylesinler.» O da dedi ki: «Elbette onların oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız ve şüphe yok ki, biz onların üstünde kâhir kimseleriz.»

Ömer Öngüt

Firavun'un kavminden ileri gelenleri: “Musa'yı ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarıp bozgunculuk yapsınlar; seni de, ilâhlarını da terketsinler diye mi bırakıyorsun?” dediler. Firavun: “Oğullarını öldürtürüz, kadınlarını sağ bırakırız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz. ” dedi.

Suat Yıldırım

Firavun’un halkının yetkilileri ona: "Ne yapıyorsun, Mûsâ ile kavmini, seni ve senin tanrılarını terk etsinler, ülkede bozgunculuk yapsınlar diye kendi hallerine mi bırakacaksın?" dediler. Firavun: "Hayır, onların erkek evlatlarını öldürüp, kız çocuklarını hayatta bırakacağız. Biz elbette onların üzerinde tam bir hakimiyet sahibiyiz." diye cevap verdi.

Süleyman Ateş

Fir'avn kavminden ileri gelen bir topluluk dedi ki: "Musa'yı ve kavmini bırakıyorsun ki, seni ve tanrılarını terk edip yeryüzünde bozgunculuk mu yapsınlar?" (Fir'avn): "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz daima onların üstünde eziciler olacağız!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Firavun'un halkından ileri gelenler dediler ki: "(Sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve halkını serbest mi bırakacaksın? Onlar bu topraklarda bozgunculuk çıkarsınlar, Musa da seni ve tanrılarını bıraksın diye mi? Firavun dedi ki: "(Yok öyle şey!) Yakında onların oğullarını öldürecek, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun'un halkından itibarlı kişiler dediler ki "Şimdi Musa'yı ve halkını serbest mi bırakacaksın? Bırak da bu ülkede bozgunculuk çıkarsınlar; seni de, tanrılarını da bir kenara atsınlar." (Firavun) Dedi ki "Oğullarını öldürecek, kızlarını yaşatacağız. Onların tepelerine bineceğiz."

Şaban Piriş

Firavun kavminden ileri gelen kesim: -Musa'yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk etsinler seni ve senin ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın? dediler. Firavun: -Onların erkek çocuklarını öldürürüz. Kadınlarını da sağ bırakırız. Biz, onlara hakim bir konumdayız, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Firavun kavminin önde gelenleri, dediler ki: «Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terketmeleri için mi (serbest) bırakacaksın?» (Firavun) Dedi ki: «Erkek çocuklarını öldüreceğiz, ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç şüphesiz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz.»

Ümit Şimşek

Firavun kavminin ileri gelenleri, 'Seni ve tanrılarını terk edip de ülkede bozgunculuk etsinler diye Musa ile kavmini bırakacak mısın?' dediler. Firavun dedi ki: 'Biz onların kızlarını sağ bırakıp oğullarını öldüreceğiz. Biz onları ezecek güçteyiz.'

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun kavminin kodamanları dediler ki: "Musa'yı ve toplumunu, yeryüzünü fesada verip seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakıyorsun?" Dedi ki Firavun: "Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını diri bırakacağız/kadınlarının rahimlerini yoklayıp çocuk alacağız/kadınlarına utanç duyulacak şeyler yapacağız. Üstlerine sürekli kahır yağdıracağız."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Firon xalqının əyanları dedilər: “Sən Musanı və onun qövmünü buraxırsan ki, yer üzündə fəsad törətsinlər, həm səni, həm də sənin məbudlarını bir kənara atsınlar”. Firon dedi: “Biz hökmən onların oğlan uşaqlarını öldürəcək, qadınlarını isə sağ buraxacağıq. Şübhəsiz ki, onların üzərində sarsılmaz hökmranlığa malik olan bizik”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Firʼon tayfasının əʼyan-əşrafı dedi: ″Musanı və tayfasını fitnə-fəsad törətmək, həm səni, həm də sənin tanrılarını atıb getmək üçünmü buraxacaqsan?″ (Firʼon onlara) belə cavab verdi: ″Biz onların oğullarını (erkəklərini) öldürəcək, qadınlarını isə (bizə xidmət etmək üçün) diri saxlayacağıq. Biz onlara, mütləq, qələbə çalacağıq! (Onlar əvvəlki kimi yenə əlimizin altında olacaqlar!)″

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Die führende Schar aus dem Volk Firʹauns sagte: ʺWillst du zulassen, daß Musa und sein Volk auf der Erde Unheil stiften und daß er dich und deine Götter verläßt?ʺ Er sagte: ʺWir werden ihre Söhne allesamt töten und (nur) ihre Frauen am Leben lassen. Wir sind ja Bezwinger über sie.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Die Vornehmen von Pharaos Volk sagten: ʺWillst du zulassen, daß Moses und sein Volk Unheil im Land stiften und dich und deine Götter verlassen?ʺ; er sagte: ʺWir wollen ihre Söhne umbringen und ihre Frauen am Leben lassen; denn wir haben Gewalt über sie.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die Entscheidungsträger von Pharaos Leuten sagten: ʺWillst du etwa von Musa und seinen Leuten ablassen, damit sie Verderben auf der Erde anrichten und damit sie von dir (deiner Verherrlichung) und von deinen Göttern ablassen.ʺ Er sagte: ʺWir werden ihre Söhne töten und (nur) ihre Frauen am Leben lassen. Und gewiß, wir beherrschen sie.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then said those of Pharaoh's people in whose hearts reigned vice, malice and falsehood: "O Pharaoh, would you set Mussa and his people free so as to create discord in the land and play the mischief with your subjects and renounce you and your gods, disclaiming obedience to your statutes!". " But, Pharaoh said: We will kill their sons, and to serve our purpose, spare their women, and we will gain mastery over them and be their supreme controlling power".

Abdul Haleem

The leaders among Pharaoh’s people said to him, ‘But are you going to leave Moses and his people to spread corruption in the land and forsake you and your gods?’ He replied, ‘We shall kill their male children, sparing only the females: We have complete power over them.’

Abdullah Yusuf Ali

Said the chiefs of Pharaoh's people: "Wilt thou leave Moses and his people, to spread mischief in the land, and to abandon thee and thy gods?" He said: "Their male children will we slay; (only) their females will we save alive; and we have over them (power) irresistible."

Abul A'la Maududi

The elders of Pharaoh's people said: 'Will you leave alone Moses and his people to spread mischief in the land, and forsake you and your gods?' Pharaoh replied: 'We will kill their male children and spare their female ones. For indeed we hold irresistible sway over them.'

Aisha Bewley

The ruling circle of Pharaoh’s people said, ‘Are you going to leave Musa and his people to cause corruption in the earth and abandon you and your gods?’ He said, ‘We will kill their sons and let their women live. We have absolute power over them!’

Al-Hilali & Khan

The chiefs of Fir‘aun’s (Pharaoh) people said: "Will you leave Mûsâ (Moses) and his people to spread mischief in the land, and to abandon you and your gods?" He said: "We will kill their sons, and let live their women, and we have indeed irresistible power over them."

Ali Quli Qarai

The elite of Pharaoh’s people said, ‘Will you leave Moses and his people to cause corruption in the land, and to abandon you and your gods?’ He said, ‘We will kill their sons and spare their women, and indeed we are dominant over them. ’

Amatul Rahman Omar

Then the chiefs of the people of Pharaoh said (to Pharaoh), `Will you leave Moses and his people (free) to create disorder in the land and to desert you and your gods?' He said, `We shall certainly go on gradually killing their sons and will let their women live, seeking to make them immodest. Surely, we are dominant over them.'

Arthur John Arberry

Then said the Council of the people of Pharaoh, 'Wilt thou leave Moses and his people to work corruption in the land, and leave thee and thy gods?' Said he, 'We shall slaughter their sons and spare their women; surely we are triumphant over them!'

Bijan Moeinian

The chief administrators of Pharaoh turned to him and said: "Now what? Do you let Moses and his people to rebel and mock at your gods?" The Pharaoh replied: "I will kill their males and leave their females to live [and subject them to the humiliation] so that they understand that I have the higher hand.

E. Henry Palmer

And the chiefs of Pharaoh's people said, 'Will ye leave Moses and his people, to do evil in the land, and to leave thee and thy gods?' Said he, 'We will have their sons slain and their women we will let live, for, verily, we are triumphant over them. '

Edip-Layth

The leaders among the people of Pharaoh said, "Will you let Moses and his people corrupt the land, and abandon you and your gods?" He said, "We will kill their children and shame their women; we will be supreme over them."

George Sale

And the chiefs of pharaoh's people said, 'Wilt thou leave Moses and his people to create disorder in the land and forsake thee and thy gods?' He answered, 'We will ruthlessly slay their sons and let their women live. And surely we are dominant over them.'

Hamid S. Aziz

And the chiefs of Pharaoh's people said, "(O King) Will you leave Moses and his people to do mischief in the land, and to flout you and your gods?" Said he, "We will have their sons slain and their women we will spare, for, verily, we have power over them. "

Mahmoud Ghali

And the chiefs of the people of Firaawn said, "Will you leave Mûsa (Moses) and his people corrupt in the earth, and leave you and your gods behind?" He said, "We will soon massacre their sons and (spare) alive their women, and surely above them we are vanquishers. "

Marmaduke Pickthall

The chiefs of Pharaoh's people said: (O King), wilt thou suffer Moses and his people to make mischief in the land, and flout thee and thy gods? He said: We will slay their sons and spare their women, for lo! we are in power over them.

Mohamed Ahmed - Samira

And the leaders of Pharaoh's people said to him: "Would you allow Moses and his people to create disorder in the land and discard you and your gods?" He replied: "We shall now slay their sons and spare their women, and subdue them. "

Muhammad Asad

And the great ones among Pharaoh's people said: "Wilt thou allow Moses and his people to spread corruption on earth, and to [cause thy people to] forsake thee and thy gods?" [Pharaoh] replied: "We shall slay their sons in great numbers and shall spare [only] their women: for, verily, we hold sway over them!"

Mustafa Khattab

The chiefs of Pharaoh’s people protested, "Are you going to leave Moses and his people free to spread corruption in the land and abandon you and your gods?" He responded, “We will kill their sons and keep their women.[1] We will completely dominate them.”

Progressive Muslims

And the commanders from among the people of Pharaoh said: "Will you let Moses and his people corrupt the land, and abandon you and your gods" He said: "We will kill their children and rape their women; we will be supreme over them. "

Sahih International

And the eminent among the people of Pharaoh said, " Will you leave Moses and his people to cause corruption in the land and abandon you and your gods?" [Pharaoh] said, "We will kill their sons and keep their women alive; and indeed, we are subjugators over them. "

Sam Gerrans

And the eminent ones among the people of Pharaoh said: “Wilt thou leave Moses and his people to work corruption in the land, and leave thee and thy gods?” Said he: “We will kill their sons and spare their women; for indeed we have them in subjugation.”

Shabbir Ahmed

The chiefs among Pharaoh's people said, "Will you allow Moses and his people to create disorder in the land, and forsake your rule and your gods?" He said, "We will slay their sons and spare their women. We are in power over them."

Syed Vickar Ahamed

Said the chiefs of Firon (Pharaoh)s people: "Will you leave Musa (Moses) and his people, to spread mischief in the land, and to give up you and your gods?" He (Firon) said: "We will kill their male children; (Only) their females will we save alive; And we have over them (power) supreme. "

Taqi Usmani

The chiefs of the people of Pharaoh said, "Shall you leave Mūsā and his people free to spread disorder in the land and to abandon you and your gods?" He said, “We shall slaughter their sons and let their women remain alive. We have full power over them.”

The Monotheist Group

And the commanders from among the people of Pharaoh said: "Will you let Moses and his people corrupt the land, and abandon you and your gods?" He said: "We will kill their children and rape their women; we will be supreme over them."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et les notables du peuple de Pharaon dirent: ʺLaisseras-tu Moïse et son peuple commettre du désordre sur la terre, et lui-même te délaisser, toi et tes divinités?ʺ Il dit: ʺNous allons massacrer leurs fils et laisser vivre leurs femmes. Nous aurons le dessus sur eux et les dominerons.ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Giregirên qewmê Firewn jê re gotin: Ma tu yê Mûsa û gelê wî (serbest) bihêlî da ku li ser erdê tevdanê bikin û pişta xwe bidin te û xwedayên te? (Firewn) got: Em ê kurên (zilamên) wan bikujin û keçên wan jî (ji bo xizmetê) sax bihêlin û bêguman em ji wan re serdest in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De voornaamsten uit het volk van Firʹaun zeiden: ʺZul jij toelaten dat Moesa en zijn volk op de aarde verderf zaaien en dat hij jou en jouw goden verlaat?ʺ Hij zei: ʺWij zullen hun zonen doden en hun vrouwen in leven laten. Wij zijn toch de overheersers over hen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de opperhoofden van Pharaoʹs volk zeiden: Wilt gij Mozes en zijn volk laten vertrekken, opdat zij op de aarde zouden zondigen en u en uwe goden verlaten? Pharao antwoordde: wij zullen hunne mannelijke kinderen doen dooden, en wij zullen hunne vrouwelijke kinderen sparen, en zoo zullen wij de zege over hen behalen.

Hollandaca — Siregar

En de vooraanstaanden van het volk van Firʹaun zeiden: ʺLaat u Môesa en zijn volk verderf op aarde zaaien en u en uw goden verlaten?ʺ Hij zei: ʺWij zullen hun zonen doden en hun dochters in leven laten: en voorwaar, wij zijn oppermachtig over hen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказала знать из народа Фараона: «Неужели ты (о, Фараон) оставишь Мусу и его народ сеять беспорядок на земле [в Египте], а он [Муса] оставит тебя и твоих богов [отвратит людей от поклонения тебе и твоим богам]?» (Фараон) сказал: «Мы будем убивать сынов их и оставим их женщин живыми. И (ведь) поистине Мы обладаем властью над ними!»

Rusça — Osmanov

Предводители народа Фирʹауна спросили [его]: ʺНеужели ты позволишь Мусе и его народу творить на земле нечестие и отречься от тебя и твоих богов?ʺ [Фирʹаун] ответил: ʺМы будем убивать их сынов и оставлять в живых женщин. И, воистину, мы одолеем ихʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Då sade Faraos stormän: ʺVill du tillåta att Moses och hans folk stör ordningen och fördärvar sederna i landet och (lockar människorna) att överge dig och dina gudar?ʺ (Farao) svarade: ʺVi skall anställa blodbad på deras söner och (enbart) skona deras kvinnor; vi har dem ju i vårt våld!ʺ