Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."

قَالُوا اَرْجِهْ وَاَخَاهُ وَاَرْسِلْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ

ḳālū ercih ve eḣāhu ve ersil fī l-medāini Hāşirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
2اَرْجِهْercihر ج وUmmak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62).onu beklet
3وَاَخَاهُve eḣāhuا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.ve kardeşini de
4وَاَرْسِلْve ersilر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve gönder
5فِي
6الْمَدَائِنِl-medāiniم د نşehirşehirlere
7حَاشِرِينَHāşirīneح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).toplayıcılar (olarak)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onunla kardeşini alıkoy da dediler, şehirlere adamlar gönder.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onunla kardeşini alıkoy da dediler, şehirlere adamlar gönder.

Adem Uğur

Dediler ki: Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. . . Şehirlere de haberciler yolla. "

Ahmet Tekin

İleri gelenler: 'Onu, kardeşiyle beraber burada eğle. Şehirlere de görevli toplayıcılar, sihirbazları davet etmeye adamlar gönder' dediler.

Ahmet Varol

'Onu ve kardeşini şimdilik beklet. Sonra şehirlere toplayıcılar gönder.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla";

Ali Fikri Yavuz

Onlar: “- Mûsa’yı ve kardeşini (Harûn’u) alıkoy ve şehirlere toplayıcılar yolla:

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Onu ve kardeşini oyala; yörelere de toplayıcılar gönder!"

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar gönder."

Bekir Sadak

(111-11) 2 «Onu ve kardesini egle; sehirlere toplayicilar gonder, butun bilgin sihirbazlari sana getirsinler» dediler.

Celal Yıldırım

Onlar da: «Musa ile kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcı görevliler gönder de,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dediler ki: “Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla.”

Diyanet İşleri

Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."

Diyanet İşleri (eski)

(111-112) 'Onu ve kardeşini eğle; şehirlere toplayıcılar gönder, bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler' dediler.

Diyanet Vakfi

(111-112) Dediler ki: Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla. Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar da «onu ve kardeşini beklet, şehirlere de toplayıcılar gönder.» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder,

Elmalılı Hamdi Yazır

Onu ve kardeşini dediler: eğle, ve şehirlere toplayıcılar yolla

Erhan Aktaş

"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler.

Fizilal-il Kuran

Onu kardeşi ile birlikte oyala ve bütün kentlere adam toplayacak elçiler gönder.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla."

Hamdi Döndüren

Onlar dediler ki: “Onu ve kardeşini alıkoy; şehirlere de haberciler gönder.”

Hasan Basri Çantay

(111-112) Dediler ki: "Onunla kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla da bilgiç sihirbaz (lar) in hepsini getirsinler sana".

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla!

Hayrat Neşriyat

(111-112) (Onlar da:) 'Onu ve kardeşini (Hârûn’u) beklet ve şehirlere toplayıcılar gönder! Bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler!' dediler.

İbni Kesir

Dediler ki: Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla.

Mehmet Okuyan

(Yöneticiler) “Musa’yı ve kardeşini alıkoy! Bütün bilgin büyücüleri sana getirsinler diye şehirlere toplayıcı (görevli)ler gönderip haber sal!” demişlerdi.

Muhammed Esed

Şöyle cevap verdiler: "Onu ve kardeşini bir süre alıkoy ve şehirlere davetçiler gönder,

Mustafa İslamoğlu

Şu cevabı verdiler: "Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere görevliler yolla,

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Onu ve kardeşini alıkoy, ve şehirlere toplayıcılar yolla.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Onu ve kardeşini beklet. Şehirlere de toplayıcılar gönder. ”

Suat Yıldırım

(111-112) Yetkililer: "Onu ve kardeşini alıkoy, bütün şehirlere de görevliler yolla, usta sihirbazların hepsini senin huzuruna getirsinler." dediler.

Süleyman Ateş

"Onu da kardeşini de beklet, dediler, şehirlere toplayıcılar yolla."

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Onu ve kardeşini oyala, şehirlere adam toplayacak kişiler gönder,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Onu ve kardeşini alıkoy ve kentlere toplayıcılar gönder,

Şaban Piriş

-Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere davetçiler gönder.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla»;

Ümit Şimşek

'Onu ve kardeşini alıkoy,' dediler. 'Şehirlere de tellâllar çıkar.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Onu kardeşiyle birlikte alıkoy. Ve şehirlere, toplayıcılar gönder."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Onu və qardaşını gözlət və şəhərlərə sehrbazları toplayan adamlar göndər ki,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dedilər: ″Onu (Musanı) qardaşı (Harun) ilə birlikdə saxla və şəhərlərə (sehrbazları) yığan adamlar göndər ki,

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie sprachen: ʺLaß ihn und seinen Bruder bleiben, und schicke Boten in alle Städte, damit sie zu einer Versammlung aufrufen!

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺStelle ihn und seinen Bruder zurück, und sende in die Städte (Boten), die (die Leute) versammeln,

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺWarte mit ihm und seinem Bruder noch eine Weile und sende Ausrufer zu einer Versammlung in die Städte aus

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They suggested to Pharaoh they should adapt themselves and conform to the time and circumstances so as to gain time and added: "The time to degrade and defeat him and his brother has not come yet". "Meanwhile, send, O Pharaoh, some of your recruits to the cities to gather to themselves the multitude of men who practice magic

Abdul Haleem

They said, ‘Delay him and his brother for a while, and send messengers to all the cities

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Keep him and his brother in suspense (for a while); and send to the cities men to collect-

Abul A'la Maududi

Then they advised Pharaoh: 'Put off Moses and his brother for a while, and send forth heralds to your cities

Aisha Bewley

They said, ‘Detain him and his brother and send out marshals to the cities,

Al-Hilali & Khan

They said: "Put him and his brother off (for a time), and send callers to the cities to collect -

Ali Quli Qarai

They said, ‘Put him and his brother off for a while, and send heralds to the cities,

Amatul Rahman Omar

(After their deliberations) they said (to Pharaoh), `Put him and his brother off a while and send to the cities heralds,

Arthur John Arberry

They said, 'Put him and his brother off a while, and send among the cities musterers,

Bijan Moeinian

The Pharaoh said: "Leave him and his brother alone. …

E. Henry Palmer

They said, 'Give him and his brother some hope; and send into the cities to collect

Edip-Layth

They said, "Delay him and his brother, and send gatherers to the cities."

George Sale

They said, 'Put him off and his brother awhile, and send into the city summoners,

Hamid S. Aziz

They said, "Delay him and his brother, and send summoners into the cities;

Mahmoud Ghali

They said, "Put him off, and his brother, (a while) and send among the cities mutterers.

Marmaduke Pickthall

They said (unto Pharaoh): Put him off (a while) - him and his brother - and send into the cities summoners,

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Put him and his brother off (awhile) and send out heralds to the cities

Muhammad Asad

They answered: "Let him and his brother wait awhile, and send unto all cities heralds

Mustafa Khattab

They replied, "Let him and his brother wait and send mobilizers to all cities

Progressive Muslims

They said: "Delay him and his brother, and send gatherers to the cities. "

Sahih International

They said, "Postpone [the matter of] him and his brother and send among the cities gatherers

Sam Gerrans

They said: “Delay thou him and his brother, and send thou into the cities gatherers

Shabbir Ahmed

After consulting among themselves, the chiefs said, "Put his and his brother, Aaron's matter on hold and send to cities couriers.

Syed Vickar Ahamed

They said: "Keep him and his brother wondering (for a while); And send (out) callers to the cities to find—

Taqi Usmani

They said, "leave him and his brother alone for a while, and send (your) men to the cities to collect

The Monotheist Group

They said: "Delay him and his brother, and send gatherers to the cities."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺFais-le attendre, lui et son frère, et envoie des rassembleurs dans les villes,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Civata Firewn jê re) Gotin: Mûsa û birayê wî bide mijûlkirin û civînkaran bişîne welatan...

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺHoud hem en zijn broer nog wat tegen en zend bijeenroepers in de steden uit

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij antwoordden: Stel hem en zijn broeder door ijdele beloften voor eenigen tijd uit, en zend, in dien tusschentijd, personen naar de steden.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺGeef hem en zijn broeder uitstel, en stuur verzamelaars naar de steden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они сказали: «Отсрочь ему [Мусе] и его брату [Харуну] и пошли по городам (Египта) сборщиков,

Rusça — Osmanov

Они ответили: ʺВели ему и его брату подождать [немного] и разошли по городам глашатаев,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svarade: ʺLåt honom och hans broder vänta medan du sänder bud till städerna