Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Ama gerçekten onların çoklarını yoldan çıkmış kimseler bulduk.
وَمَا وَجَدْنَا لِاَكْثَرِهِمْ مِنْ عَهْدٍ وَاِنْ وَجَدْنَا اَكْثَرَهُمْ لَفَاسِقِينَ
ve mā vecednā li ekṧerihim min ǎhdin ve in vecednā ekṧerahum le fāsiḳīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların çoğunu, sözlerinde durur bulmadık ve çoğunu ancak hadlerini aşmış kötü kişiler bulduk.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onların çoğunu, sözlerinde durur bulmadık ve çoğunu ancak hadlerini aşmış kötü kişiler bulduk.
Adem Uğur
Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Ahmed Hulusi
Onların çoğunluğunda, verdikleri söze sadakat bulamadık. . . Onların çoğunluğunu, Hakk'a itaatten çıkmış bulduk.
Ahmet Tekin
Onların çoğunda, sözünde durma diye birşey bulamadık, gerçek şu ki, onların çoğunun, doğru ve mantıklı düşünmenin dışına çıktığını, fâsık, âsi, bozguncu olduklarını gördük.
Ahmet Varol
Onların çoğunda bir ahde bağlılık görmedik. Çoğunu ancak fasık kimseler olarak bulduk.
Ali Bulaç
Onların çoğunda 'verdikleri söze bağlılık' görmedik, ama onların çoğunu fasıklar (yoldan çıkanlar) olarak gördük.
Ali Fikri Yavuz
Adı geçen ümmetlerin çoğunda, verdikleri söze bağlılık bulmadık. Şu bir gerçek ki, onların çoğunu, itaatten çıkan kimseler bulduk.
Ali Rıza Safa
Onların çoğunda, verdikleri söze bağlılık bulmadık. Üstelik onların çoğunu, kesinlikle yoldan çıkmış olarak bulduk.
Bayraktar Bayraklı
Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Bekir Sadak
Onlarin cogunda ahde baglilik gormedik, cogunu fasik kimseler olarak bulduk.
Celal Yıldırım
Biz onların çoğunda ahde vefanın (izini) bulamadık. Çoğunu, şüphe yok ki fâsık (ilâhî buyruk ve sınırın dışına çıkmış) bulduk.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Diyanet İşleri
Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Ama gerçekten onların çoklarını yoldan çıkmış kimseler bulduk.
Diyanet İşleri (eski)
Onların çoğunda ahde bağlılık görmedik, çoğunu fasık kimseler olarak bulduk.
Diyanet Vakfi
Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onların çoğunda, sözde durma (diye bir şey) bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çoğunda verdikleri söze bağlılık görmedik. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış fasıklar gördük.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem ekserisinde ahde vefa görmedik, şu muhakkak ki ekserisini taatten çıkar fasıklar gördük
Erhan Aktaş
Onların çoğunda, sözlerine bağlılık bulmadık. Ama onların çoğunu fasık olarak bulduk.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onların çoğunda, sözlerine bağlılık bulmadık. Ama onların çoğunu fasık olarak bulduk.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onların çoğunda, sözlerine bağlılık bulmadık. Ama onların çoğunu fasık olarak bulduk.
Fizilal-il Kuran
Onların çoğunda söze bağlılık diye bir şey bulamadık, tersine çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Gültekin Onan
Onların çoğunda 'verdikleri söze bağlılık' görmedik, ama onların çoğunu fasık (olarak) gördük.
Hamdi Döndüren
Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey göremedik. Belki pek çoğunu gerçekten fâsıklar olarak bulduk.
Hasan Basri Çantay
Biz onların çoğunda ahd (e vefa) bulmadık, onların çoğunu muhakkak ki itaatden çıkmış kimseler bulduk.
Hasib Asutay
Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk. (32) (32. Bundan sonraki âyetlerde Musa (a.s.)'ın Mısırda Firavun ve kavmini tevhid dinine daveti ve İsrailoğullarını Mısır esaretinden kurtarma mücadelesi anlatılır.)
Hayrat Neşriyat
Hem onların çoğunda ahde vefâ diye bir şey bulmadık. Fakat doğrusu onların çoğunu gerçekten fâsık kimseler bulduk.
İbni Kesir
Onların çoğunda Biz, ahde vefa görmedik. Onların çoğunu fasıklar olarak bulduk.
Mehmet Okuyan
Onların çoğunda sözünde durma bulamamıştık; çoğunu yoldan çıkmış bulmuştuk.
Muhammed Esed
Ve Biz onların çoğunda doğru olan şeylere karşı (içsel) bir bağlılık bulmadık tersine, onların çoğunu onmaz günahkarlar olarak bulduk.
Mustafa İslamoğlu
Ve biz onların çoğunu (fıtrat) sözleşmesine sadık bulmadık; aksine onların çoğunu sapıtmış bulduk.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Biz onların çokları için ahde vefa görmedik. Ve şüphesiz ki, Biz onların ekserisini fâsık kimseler bulduk.
Ömer Öngüt
Onların çoğunda sözünde durma diye bir şey bulamadık, onların çoğunu yoldan çıkmış fâsık kimseler olarak bulduk.
Suat Yıldırım
Biz onların çoğunda sözünde durma diye bir şey bulmadık; onların ekserisinin sadece itaat dışına çıkmış kimseler olduğunu gördük.
Süleyman Ateş
Onların çoklarını yoldan çıkmış bulduk ama, çoklarında sözde durma diye bir şey bulmadık.
Süleymaniye Vakfı
Onların çoğunun verdikleri hiçbir sözde durduklarını görmedik ama çoğunun gerçekten yoldan çıkmış kimseler olduğunu gördük.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onların çoğunun verdiği sözü tutmadığını gördük. Onların çoğunun yoldan çıktığını gördük.
Şaban Piriş
Onların çoğunu sözünde durur bulmadık. Aksine onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Tefhim-ul Kuran
Onların çoğunda 'verdikleri söze bağlılık' görmedik, ama onların çoğunu fasıklar (yoldan çıkanlar) olarak gördük.
Ümit Şimşek
Onların çoğunda Biz ahde vefadan eser görmedik. Çoğunu da yoldan çıkmış kimseler olarak bulduk.
Yaşar Nuri Öztürk
Onların birçoğunda ahde vefadan eser bulamadık. Onların birçoğunu, tam fasıklar olarak bulduk.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onların əksəriyyətini vədə xilaf çıxan gördük. Onların çoxunu günahkar gördük.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onların əksəriyyətində əhdə vəfa görmədik. (Əksinə) onların əksəriyyətini (Allahın itaətindən çıxmış, Onun əmrlərini pozmuş) günahkar kəslər gördük.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir fanden in den meisten keine Treue zum Bund mit Gott, sondern fanden, daß die meisten durch und durch Frevler waren.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir fanden bei den meisten von ihnen keine Vertragstreue, sondern Wir fanden (, daß) die meisten von ihnen fürwahr Frevler (waren).
Almanca — M. A. Rassoul
Und bei den meisten von ihnen fanden Wir keine Vertragstreue, sondern Wir fanden die meisten von ihnen als Frevler vor.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR stellten bei den meisten von ihnen keine Vertragstreue fest. Jedoch stellten WIR die meisten von ihnen als Fasiq fest.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We found most of them irresolute and untrue to their covenant and promise, and in the hearts of most of them reigned vices, follies and falsehood.
Abdul Haleem
We found that most of them did not honour their commitments; We found that most of them were defiant.
Abdullah Yusuf Ali
Most of them We found not men (true) to their covenant: but most of them We found rebellious and disobedient.
Abul A'la Maududi
We did not find most of them true to their covenants; indeed We found most of them to he transgressors.
Aisha Bewley
We did not find many of them worthy of their contract. We found most of them deviators.
Al-Hilali & Khan
And most of them We found not true to their covenant, but most of them We found indeed Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh).
Ali Quli Qarai
We did not find in most of them any [loyalty to] covenants. Indeed We found most of them to be transgressors.
Amatul Rahman Omar
We did not find in most of them any (regard for the observance of their) covenant; indeed, We found most of them disobedient (and transgressors).
Arthur John Arberry
We found no covenant in the most part of them; indeed, We found the most part of them ungodly.
Bijan Moeinian
They proved that most of them do not have the least respect for their promises (like the Jews who God took a solemn covenant from them and they broke it) and, thus, most of them prefer to live in corruption.
E. Henry Palmer
Nor did we find in most of them a covenant; but we did find most of them workers of abomination.
Edip-Layth
We did not find most of them up to their pledge, rather, We found most of them corrupt.
George Sale
And We found not in most of them any observance of covenant and, surely, We found most of them to be evil-doers.
Hamid S. Aziz
Nor did We find most of them true to their covenant; but We did find most of them workers of abomination.
Mahmoud Ghali
And in no way did We find (loyalty to any) covenant in most of them, and decidedly We found most of them immoral indeed.
Marmaduke Pickthall
We found no (loyalty to any) covenant in most of them. Nay, most of them We found wrong-doers.
Mohamed Ahmed - Samira
We did not find many of them faithful to their promises, and found many of them disobedient.
Muhammad Asad
and in most of them We found no [inner] bond with anything that is right -and most of them We found to be iniquitous indeed.
Mustafa Khattab
We did not find most of them true to their covenant. Rather, We found most of them truly rebellious.
Progressive Muslims
And We did not find most of them up to their pledge, rather, We found most of them corrupt.
Sahih International
And We did not find for most of them any covenant; but indeed, We found most of them defiantly disobedient.
Sam Gerrans
And We found not for most of them any covenant; but We found most of them perfidious.
Shabbir Ahmed
And in most of them We found no bond with their honored stature of humanity (17:70). And We found that most of them slip away from the Permanent Values.
Syed Vickar Ahamed
We did not find most of them, those men (true) to their promise: But We found most of them rebellious and disobedient.
Taqi Usmani
We did not find with most of them any covenant (unbroken), and surely We have found most of them sinners.
The Monotheist Group
And We did not find most of them up to their pledge, rather, We found most of them wicked.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous nʹavons trouvé chez la plupart dʹentre eux aucun respect de lʹengagement; mais Nous avons trouvé la plupart dʹentre eux pervers.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me ji pirên wantu soz û peyman nedit digel ku me pirên wan jî dît ku her jirêderketî bûn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij hebben gemerkt dat de meesten van hen geen verbintenissen kennen en Wij hebben gemerkt dat de meesten van hen verdorven zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij vonden, in het grootste gedeelte van hen geen trouw aan hun verbond; maar wij bevonden dat het grootste deel van hen boosdoeners waren.
Hollandaca — Siregar
En Wij troffen de meesten van hen aan als mensen die zich niet aan een verbond hielden. En de meesten van ben troffen Wij zeker aan als zwaar zondigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
У большинства из них [предыдущих общин] Мы не находили (исполнения) договора; и действительно нашли Мы большинство из них непокорными.
Rusça — Osmanov
У большей части из них Мы не нашли [верности] завету. Воистину, Мы убедились, что большинство из них - нечестивцы.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Hos de flesta av dem såg Vi (ingen trohet mot) löften eller (ingångna) avtal; ja, de flesta av dem fann Vi vara trotsiga syndare.