Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَايِشَ قَلِيلًا مَا تَشْكُرُونَ

ve leḳad mekkennākum fī l-erDi ve ceǎlnā lekum fīhā meǎāyişe ḳalīlen mā teşkurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve doğrusu
2مَكَّنَّاكُمْmekkennākumم ك نBirine yer vermek, bir konuta yerleştirmek veya kurmak, birinin bir şeyi yapmasını sağlamak veya yetkilendirmekbiz sizi yerleştirdik
3فِي
4الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
5وَجَعَلْنَاve ceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve verdik
6لَكُمْlekumsize
7فِيهَاfīhāorada
8مَعَايِشَmeǎāyişeع ي شBelirli bir şekilde yaşamak, hayatını sürdürmek, yaşam sahibi olmak, geçim aramak. İşatun - geçim, geçim arama zamanı. Maişetun - varoluş, yaşam tarzı, ritüeller, yaşam gereksinimleri, yaşam ve geçim araçları, yaşamak için gerekli araçları elde etme yolları.geçimlikler
9قَلِيلًاḳalīlenق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.ne kadar da az
10مَا
11تَشْكُرُونَteşkurūneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükrediyorsunuz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik, yaşama ve geçinme vâsıtalarını da halkettik, ne de az şükredersiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik, yaşama ve geçinme vâsıtalarını da halkettik, ne de az şükredersiniz.

Adem Uğur

Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, sizi arzda yerleştirdik ve sizin için orada yaşamınızı devam ettirecek nimetler oluşturduk. . . Ne kadar az değerlendiriyorsunuz!

Ahmet Tekin

Biz sizi yeryüzünde yerleştirdik, size güç itibar ve iktidar verdik, geçim vasıtaları ve geçinme imkânları sağladık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.

Ahmet Varol

Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve size orada çeşitli geçim imkanları verdik. Çok az şükrediyorsunuz!

Ali Bulaç

Andolsun, sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orda size geçimlikler yarattık. Ne az şükrediyorsunuz?

Ali Fikri Yavuz

Andolsun ki, sizi, yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için orada bir çok geçim imkânları hazırladık. Siz ne az şükrediyorsunuz!...

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçimlikler verdik. Ne denli az şükrediyorsunuz?

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Bekir Sadak

Sizi yeryuzunde yerlestirdik ve orada size gecimlikler yarattik. Oyleyken pek az sukrediyorsunuz. *

Celal Yıldırım

And olsun ki, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada sizin için geçim yollarını yaratıp düzenledik. Ne de az şükrediyorsunuz!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.

Diyanet İşleri

Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

Diyanet İşleri (eski)

Sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçimlikler yarattık. Öyleyken pek az şükrediyorsunuz.

Diyanet Vakfi

Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Doğrusu Biz sizi yeryüzünde, yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için onda birçok geçim kaynakları yaptık. Siz, pek az şükrediyorsunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için sizi Arzda yerleştirdik ve sizin için onda bir çok geçimlikler yaptık, siz pek az şükrediyorsunuz

Erhan Aktaş

Doğrusu Biz, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlik verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Doğrusu Biz, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlik verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Doğrusu Biz, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlik verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.

Fizilal-il Kuran

Size yeryüzünde yurt sağladık, orada size çeşitli geçim kaynakları bağışladık. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Gültekin Onan

Andolsun, sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orada size geçimlikler yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.

Hamdi Döndüren

Sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada sizin için yaşama imkânları da sağladık. Yine de ne kadar az şükrediyorsunuz!

Hasan Basri Çantay

Andolsun, sizi yer (yüzün) de yerleşdirmişiz, size orada bir çok geçim vasıtaları yaratmışızdır. Ne az şükredersiniz!

Hasib Asutay

Andolsun sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçiminizi sağlayacak nimetler yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Hayrat Neşriyat

Celâlim hakkı için, size yeryüzünde imkân verdik (orada yerleştirdik) ve orada sizin için geçim vâsıtaları kıldık. (Siz ise) ne kadar az şükrediyorsunuz!

İbni Kesir

Andolsun ki; sizi, yeryüzüne yerleştirdik. Ve size orada geçimlikler yarattık. Ne de az şükrediyorsunuz.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki sizi yeryüzüne biz yerleştirdik ve orada sizin için (gerekli) geçim vasıtaları sağladık. Ne kadar da azınız şükrediyor!

Muhammed Esed

Evet, (ey insanlar), sizi yeryüzüne gerçekten (bolluk içinde) yerleştirdik ve size orada geçiminizi sağlayacak şeyler verdik: (Hal böyleyken) ne kadar az şükrediyorsunuz!

Mustafa İslamoğlu

(Ey insanlar!) Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada geçiminizi sağlayacak bir ortam hazırladık: (Bu gerçeğe rağmen) şükredenleriniz ne kadar azdır?

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, sizi yerde yerleştirdik ve size orada birçok maişet vasıtaları vücuda getirdik, siz ise pek az şükredersiniz.

Ömer Öngüt

Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik. Orada sizin için geçimlikler yarattık. Ne de az şükrediyorsunuz!

Suat Yıldırım

Şu bir gerçektir ki ey insanlar, Biz sizi dünyaya yerleştirip orada size hakimiyet verdik. Orada sizin için birçok geçim vasıtaları yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Süleyman Ateş

Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Süleymaniye Vakfı

Sizi yeryüzüne biz yerleştirdik, orada size yaşama imkanları oluşturduk. Görevlerinizi ne kadar az yapıyorsunuz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Geçinebileceğiniz imkanlar oluşturarak sizi yeryüzüne yerleştirdik. İmkanlarınızı ne kadar az değerlendiriyorsunuz!

Şaban Piriş

Sizi yeryüzünde yerleştirdik. Orada sizin için geçimlikler sağladık. Buna rağmen ne kadar az şükrediyorsunuz!

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, sizi yeryüzünde 'yerleşik kıldık' ve orda size geçimlikler yarattık. Ne de az şükrediyorsunuz?

Ümit Şimşek

Biz sizi yeryüzünde yerleştirip orada sizin için geçim vasıtaları yarattık. Oysa siz pek az şükrediyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Andolsun, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için orada, geçiminize yarayacak nimet ve imkanlara vücut verdik. Ne de az şükrediyorsunuz!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz sizi yer üzündə yerləşdirdik və orada sizin üçün dolanışıq vasitələri yaratdıq. Necə də az şükür edirsiniz!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizi yer üzündə yerləşdirdik və orada sizin üçün dolanacaq vasitələri yaratdıq. Siz isə olduqca az şükür edənlərsiniz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben euch Macht auf Erden gewährt und euch dort Lebensmöglichkeiten geschaffen. Doch wie wenig dankt ihr dafür!

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben euch ja auf der Erde eine feste Stellung verliehen, und Wir haben für euch auf ihr (Möglichkeiten für den) Lebensunterhalt geschaffen. Wie wenig ihr dankbar seid!

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Wir haben euch auf der Erde Macht verliehen und euch darin die Mittel zum Unterhalt bereitet. Wie wenig seid ihr dankbar!

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits haben WIR euch über die Erde verfügen lassen und euch darauf Existenzgrundlage gewährt. Doch ihr erweist euch selten dankbar.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We have firmly established you people on earth and endowed you with the means of living, and with conditions capable of being turned to use, yet how little are thankful.

Abdul Haleem

We established you [people] on the earth and provided you with a means of livelihood there––small thanks you give!

Abdullah Yusuf Ali

It is We Who have placed you with authority on earth, and provided you therein with means for the fulfilment of your life: small are the thanks that ye give!

Abul A'la Maududi

We assuredly established you in the earth and arranged for your livelihood in it. Little do you give thanks.

Aisha Bewley

We have established you firmly on the earth and granted you your livelihood in it. What little thanks you show!

Al-Hilali & Khan

And surely, We gave you authority on the earth and appointed for you therein provisions (for your life). Little thanks do you give.

Ali Quli Qarai

Certainly We have established you on the earth, and made in it [various] means of livelihood for you. Little do you thank.

Amatul Rahman Omar

(People!) We have indeed established you in the earth (giving you power therein), and provided for you therein (various) means of subsistence. How little thanks you give!

Arthur John Arberry

We have established you in the earth and there appointed for you livelihood; little thanks you show.

Bijan Moeinian

I put you on the earth, entrusted you with power and showered you with provision. What a shame that only a few are grateful.

E. Henry Palmer

We have established you in the earth, and we have made for you therein livelihoods; little is it that ye thank;

Edip-Layth

We granted you dominion on earth, and made for you in it a habitat; little do you give thanks!

George Sale

And now have We placed you on the earth, and have provided you food therein: But how little are ye thankful!

Hamid S. Aziz

We have given you power (authority) in the earth, and provided for you therein the means of self-fulfilment (livelihood, opportunities, resources, faculties); little thanks give ye.

Mahmoud Ghali

And indeed We have already established you in the earth and made for you therein (means of) subsistence; little do you thank (Us).

Marmaduke Pickthall

And We have given you (mankind) power in the earth, and appointed for you therein livelihoods. Little give ye thanks!

Mohamed Ahmed - Samira

We settled you on the earth, and provided means of livelihood for you in it; but little are the thanks you give.

Muhammad Asad

YEA, INDEED, [O men,] We have given you a [bountiful] place on earth, and appointed thereon means of livelihood for you: [yet] how seldom are you grateful!

Mustafa Khattab

We have indeed established you on earth and provided you with a means of livelihood. ˹Yet˺ you seldom give any thanks.

Progressive Muslims

And We granted you dominion on Earth, and made for you in it a habitat; little do you give thanks!

Sahih International

And We have certainly established you upon the earth and made for you therein ways of livelihood. Little are you grateful.

Sam Gerrans

And We have established you in the earth and made for you therein livelihoods; little are you grateful.

Shabbir Ahmed

(Take heed before the final scales are set). We have placed you on earth and given you means for a fulfilling life. How seldom are you grateful! (Being grateful is sharing Allah's bounties with others (16:114), (31:12)).

Syed Vickar Ahamed

And surely, it is We Who have placed you (O men!) with authority on earth, and given you there the means to fulfill your life: Small are the thanks that you give!

Taqi Usmani

We established you on earth, and created in it means of living for you. Little you appreciate.

The Monotheist Group

And We granted you dominion on the earth, and made for you in it a habitat; little do you give thanks!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes, Nous vous avons donné du pouvoir sur terre et Nous vous y avons assigné subsistance. (Mais) vous êtes très peu reconnaissants!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, Me hûn li ser erdê bi cih kirin û me li wê derê derfet û navgînên jiyanborandinê ji we re bi kar anîn, (digel vê jî) hûn pir hindik (Xwedayê xwe) dişêkirînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben aan jullie macht op de aarde gegeven en Wij hebben op haar levensbenodigdheden voor jullie gemaakt; hoe gering is de dank die jullie betuigen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En thans hebben wij u op de aarde geplaatst, en hebben u daarop van voedsel voorzien; doch hoe weinig dankbaar zijt gij?

Hollandaca — Siregar

En voorzeker hebben Wij jullie macht gegeven op aarde en Wij hebben op haar voor jullie levensvoorzieningen geplaatst. Weinig is het dat jullie dankbaar zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже Мы утвердили вас (о, люди) на земле (чтобы вы жили на ней) и устроили вам там средства жизни, – (и как) мало вы благодарны (Аллаху) (за Его благодеяния)!

Rusça — Osmanov

Мы дали вам пристанище на земле, о люди, и предоставили вам средства к жизни. Но как мало вы благодарны!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

MÄNNISKOR! Vi har gett er jorden som boplats och där har Vi sörjt för ert uppehälle; men ni visar ringa tacksamhet.