(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ بِاَيِّكُمُ الْمَفْتُونُ
fe se tubSiru ve yubSirūne / bi eyyikumu l-meftūnu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Yakında sen de görürsün ve onlar da görürler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Yakında sen de görürsün ve onlar da görürler.
Adem Uğur
(Sen de) göreceksin, onlar da görecekler,
Ahmed Hulusi
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;
Ahmet Tekin
Bunu, sen insanlığa anlatarak, öğreterek göstereceksin, inanmayanlar da görecekler, anlayacaklar.
Ahmet Varol
Yakında sen de göreceksin onlar da görecekler.
Ali Bulaç
Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler.
Ali Fikri Yavuz
Yakında göreceksin, onlar da (akıbetlerini) görecekler;
Ali Rıza Safa
Artık, yakında göreceksin; onlar da görecekler.
Bayraktar Bayraklı
- Hanginizde delilik olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Bekir Sadak
(5-6) Hanginizin aklindan zoru oldugunu yakinda sen de goreceksin, onlar da gorecekler.
Celal Yıldırım
(5-6) Yakında kimlerin fitneye uğramış çılgın olduğunu sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(5-6) Aranızdan hanginizin aklı bozuk olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Diyanet İşleri
(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Diyanet İşleri (eski)
(5-6) Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Diyanet Vakfi
(5-6) Hanginizde delilik olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sen de göreceksin, onlar da görecek.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yakında göreceksin ve görecekler,
Elmalılı Hamdi Yazır
Yakında göreceksin ve görecekler
Erhan Aktaş
Yakında göreceksin, onlar da görecekler!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Yakında göreceksin, onlar da görecekler!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Yakında göreceksin, onlar da görecekler!
Fizilal-il Kuran
Sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Gültekin Onan
Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler.
Hamdi Döndüren
Hanginizde delilik olduğunu yakında sen de göreceksin onlar da!
Hasan Basri Çantay
Yakında göreceksin, onlar da görecekler,
Hasib Asutay
Yakında (sen de) göreceksin, onlar da görecekler;
Hayrat Neşriyat
(5-6) Artık hanginizin fitneye tutulmuş (bir mecnun) olduğunu, yakında (sen de)göreceksin ve (onlar da) görecekler!
İbni Kesir
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;
Mehmet Okuyan
Hanginizin fitneye düştüğünü ileride sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Muhammed Esed
ve (bir gün) sen de göreceksin, onlar, (şimdi seni küçümseyenler) de görecekler,
Mustafa İslamoğlu
ve bir gün gelecek, sen de göreceksin onlar da görecekler;
Ömer Nasuhi Bilmen
(5-6) Artık yakında göreceksin ve göreceklerdir, fitneye uğramış olan hanginiz imiş?
Ömer Öngüt
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Suat Yıldırım
Yakında göreceksin, onlar da görecekler.
Süleyman Ateş
(Sen de) Göreceksin, onlar da görecekler;
Süleymaniye Vakfı
Yakında göreceksin, onlar da görecekler,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yakında göreceksin, onlar da görecekler.
Şaban Piriş
Sen de göreceksin, onlar da görecekler..
Tefhim-ul Kuran
Artık yakında göreceksin ve onlar da görmüş olacaklar.
Ümit Şimşek
Sen de göreceksin, onlar da görecekler:
Yaşar Nuri Öztürk
Yakında göreceksin, onlar da görecekler,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sən də görəcəksən, onlar da –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Tezliklə) sən də görəcəksən, onlar da görəcəklər,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Du wirst bald sehen, und sie werden auch sehen,
Almanca — Der Edle Quran
Du wirst sehen, und (auch) sie werden sehen,
Almanca — M. A. Rassoul
Also wirst du sehen und sie werden auch sehen
Almanca — Muhammad Zaidan
Also du wirst noch Einblick haben, und sie haben Einblick
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Soon shall you see and so shall they -your opponent- who is the stray who has erred and strayed from the path of righteousness.
Abdul Haleem
and soon you will see, as will they,
Abdullah Yusuf Ali
Soon wilt thou see, and they will see,
Abul A'la Maududi
So you will soon see, and they too will see,
Aisha Bewley
So you will see and they will see
Al-Hilali & Khan
You will see, and they will see,
Ali Quli Qarai
You will see and they will see,
Amatul Rahman Omar
And you shall soon know and so will these (- the disbelievers),
Arthur John Arberry
So thou shalt see, and they will see,
Bijan Moeinian
Pretty soon you and them will see…
E. Henry Palmer
But thou shalt see and they shall see
Edip-Layth
So you will see, and they will see.
George Sale
Thou shalt see, and the infidels shall see,
Hamid S. Aziz
Soon will you see, and they too shall see,
Mahmoud Ghali
So you will behold, and they will behold,
Marmaduke Pickthall
And thou wilt see and they will see
Mohamed Ahmed - Samira
So you will see, and they will realise,
Muhammad Asad
and [one day] thou shalt see, and they [who now deride thee] shall see,
Mustafa Khattab
Soon you and the pagans will see,
Progressive Muslims
So you will see, and they will see.
Sahih International
So you will see and they will see
Sam Gerrans
And thou wilt see, and they will see
Shabbir Ahmed
And soon you will see and they will see.
Syed Vickar Ahamed
Soon will you see, and they will see,
Taqi Usmani
So, you will see, and they will see
The Monotheist Group
So you will see, and they will see.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Tu verras et ils verront
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Di nêzîk de (resûlê min) tu yê bibînî û ew ê jî bibînin…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Jij zult inzien en zij zullen inzien
Hollandaca — Salomo Keyzer
Gij zult zien en de ongeloovigen zullen het zien.
Hollandaca — Siregar
Jullie zullen zien en zij zullen zien.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И вскоре ты (о, Пророк) увидишь, и они [неверующие] увидят,
Rusça — Osmanov
Вскоре ты увидишь, и они увидят,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och du skall se - och (dina fiender) skall se -