De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

قُلْ هُوَ الَّذِي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَا تَشْكُرُونَ

ḳul huve elleƶī enşeekum ve ceǎle lekumu s-sem'ǎ ve l-ebSāra ve l-ef'idete ḳalīlen mā teşkurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2هُوَhuveO'dur
3الَّذِيelleƶī
4اَنْشَاَكُمْenşeekumن ش اYaşamak, ortaya çıkmak, yükselmek/yüksek olmak, büyümek, yaratmak/üretmek/kaynaklanmak, oldu/meydana geldi, yükseltmek, kurmak/inşa etmek, başladı, özellikle 73:6'yı tartışmaksizi yaratan
5وَجَعَلَve ceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve veren
6لَكُمُlekumusize
7السَّمْعَs-sem'ǎس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitme (duyusu)
8وَالْاَبْصَارَve l-ebSāraب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıve gözler
9وَالْاَفْـِٔدَةَve l-ef'ideteف ا دKalpte incinmek, kalp hastalığına yakalanmak, kalpten vurulmak. Hareket, harekete geçirme. Yakıt söz konusu olduğunda; yanmak, yanıp tükenmek, parlak veya şiddetli yanmak, alevlenmek veya alev almak: ve kalp için söylendiğinde; coşku veya hevesle heyecanlanmak. Kalp, zihin/akıl, zihin keskinliği/açıklığı.ve gönüller
10قَلِيلًاḳalīlenق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.ne kadar az
11مَا
12تَشْكُرُونَteşkurūneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükrediyorsunuz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O, öyle bir mâbuttur ki sizi meydana getirmiştir ve sizin için kulak ve gözler ve gönüller halketmiştir, ne de az şükredersiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

O, öyle bir mâbuttur ki sizi meydana getirmiştir ve sizin için kulak ve gözler ve gönüller halketmiştir, ne de az şükredersiniz.

Adem Uğur

(Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!

Ahmed Hulusi

De ki: "Sizi inşa eden ve sizin için algılama kuvvesi, idrak kuvvesi (basiret) ve FUADLAR (Esma mana özelliklerini beyine yansıtıcı kalp nöronları) oluşturan "HU"dur! Ne kadar az şükrediyorsunuz (değerlendiriyorsunuz)!"

Ahmet Tekin

'O, sizi yaratandır, size kulaklar, gözler, kalpler ve akıllar verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Sizi yaratan size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Çok az şükrediyorsunuz!'

Ali Bulaç

De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), de ki: “- Sizi yaratan, size işitecek kulak, görecek gözler ve duyacak kalbler veren O’dur. Siz, pek az şükrediyorsunuz.”

Ali Rıza Safa

De ki: "O, sizi yaratmış; duyma yetisi, gözler ve duygular vermiştir. Ne denli az şükrediyorsunuz?"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren Allah'tır. Ne az şükrediyorsunuz!"

Bekir Sadak

De ki: «Sizi yaratan sizin icin kulaklar, gozler ve kalbler var eden O'dur. Ne az sukrediyorsunuz!»

Celal Yıldırım

De ki: Sizi yaratıp varlık alanına getiren, size işiten kulaklar, gören gözler, anlayan gönüller veren O'dur. Ne de az şükredersiniz ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!”

Diyanet İşleri

De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!'

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "O'dur ancak sizi yaratan, size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren! Fakat sizler pek az şükrediyorsunuz!"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki, odur ancak sizi inşa eyleyen ve size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren, fakat sizler pek az şükr ediyorsunuz

Erhan Aktaş

De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?

Fizilal-il Kuran

De ki: «Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz.»

Gültekin Onan

De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve yürekler (efideh) veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"

Hamdi Döndüren

De ki: “Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Hasan Basri Çantay

(Habibim) de ki: "O, sizi yaratan, size kulak (lar), gözler gönüller verendir. Siz ne az şükredersiniz".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz! (9) (9. Bu nimetlere karşı.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) De ki: 'Sizi yaratan ve size kulak(lar), gözler ve kalbler veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!'

İbni Kesir

De ki: Sizi yaratan ve sizler için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz.

Mehmet Okuyan

De ki: “Sizi yaratan, sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler var eden O’dur.” Ne kadar da azınız şükrediyor!

Muhammed Esed

De ki: "O, sizi hayata getiren, size kulaklar, gözler ve kalpler bağışlayandır; (yine de) ne kadar az şükrediyorsunuz!"

Mustafa İslamoğlu

De ki: "O sizi inşa edendir; size işitme duyusu, gözler ve (akleden) kalpler bahşedendir: Ne kadar da azınız şükrediyor!"

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «O, o zâttır ki, sizi yarattı ve sizin için kulak ve gözler ve gönüller var kıldı. Pek az şükrediverirsiniz.»

Ömer Öngüt

De ki: "Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!"

Suat Yıldırım

De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O’dur. Sizin şükrünüz ne de az!

Süleyman Ateş

De ki: "Sizi yaratan, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?

Süleymaniye Vakfı

De ki: "O, sizi oluşturup geliştiren; sizin için dinleme yeteneği, basiret /ileri görüşlülük ve gönüller oluşturandır. Görevlerinizi ne kadar az yerine getiriyorsunuz!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Sizi var eden; size dinleme, ileri görüşlü olma (basiret) özelliği veren ve gönüllerinizi oluşturan O'dur. Görevlerinizi ne kadar az yapıyorsunuz!"

Şaban Piriş

De ki: -Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Sizi inşa edip yaratan, size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?»

Ümit Şimşek

De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler veren Odur. Fakat çok az şükrediyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Sizi oluşturan O'dur. O size, işitme gücü, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Sizi yaradan, sizə qulaq, göz və ürək verən Odur. Necə də az şükür edirsiniz!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) De: ″Sizi yoxdan yaradan, sizə qulaq, göz və qəlb verən Odur. (Allahın neʼmətlərinə) nə az şükür edirsiniz!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺEr ist es, Der euch erschaffen und euch Gehör, Augenlicht und Herz gegeben hat. Wie wenig dankt ihr dafür!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Er ist es, Der euch hat entstehen lassen und euch Gehör, Augenlicht und Herzen gemacht hat. Wie wenig ihr dankbar seid!

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺEr ist es, Der euch ins Dasein rief und Der euch Ohren und Augen und Herzen gab; (aber) gering ist es, was ihr an Dank wißt!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺER ist Derjenige, Der euch erstehen ließ, und ER machte euch das Gehör, die Augen und den Verstand.ʺ Nur ein wenig erweist ihr euch dankbar.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad : "It is He -Allah- Who brought you into being and gifted you with the power of hearing and seeing, faculties divine, and He endowed you with the seat of feeling, understanding and thought, and the seat of consciousness, intellect and volition". "Yet how little you render thanks in return for the benefits and favours?"

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘It is He who brought you into being, He who endowed you with hearing, sight, and understanding- what small thanks you give!’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "It is He Who has created you (and made you grow), and made for you the faculties of hearing, seeing, feeling and understanding: little thanks it is ye give.

Abul A'la Maududi

Say: "He it is Who has brought you into being, and has given you hearing and sight, and has given you hearts to think and understand. How seldom do you give thanks!"

Aisha Bewley

Say: ‘It is He who brought you into being and gave you hearing, sight and hearts. What little thanks you show!’

Al-Hilali & Khan

Say it is He Who has created you, and endowed you with hearing (ears) and seeing (eyes), and hearts. Little thanks you give.

Ali Quli Qarai

Say, ‘It is He who created you, and made for you hearing, eyesight, and hearts. Little do you thank.’

Amatul Rahman Omar

Say, `It is He Who has brought you into being and made for you ears (to hear), eyes (to see) and hearts (to understand). Yet little thanks do you give!'

Arthur John Arberry

Say: 'It is He who produced you, and appointed for you hearing and sight and hearts; little thanks you show!'

Bijan Moeinian

Mohammad, tell them that: "God is the One Who created you at first place and enabled you to see and to hear and to think. What a pity that most of you do not use these faculties as a sign of being grateful to your Creator.

E. Henry Palmer

Say, 'It is He who produced you and made for you hearing and sight and hearts' - little is it that ye give thanks.

Edip-Layth

Say, "He is the One who initiated you, and granted you the hearing, the eyes, and the hearts. Little do you give thanks."

George Sale

Say, it is He who hath given you being, and endued you with hearing, and sight, and understanding; yet how little gratitude have ye!

Hamid S. Aziz

Say, "He it is Who brought you into being and made for you the faculties of hearing and seeing and heart: little is it that you give thanks. "

Mahmoud Ghali

Say, "He is The One Who brought you into being, and made for you hearing, and be holdings, (i. e., eyesight"s") and heart sights; (but) little do you thank Him!"

Marmaduke Pickthall

Say (unto them, O Muhammad): He it is who gave you being, and hath assigned unto you ears and eyes and hearts. Small thanks give ye!

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts. How little are the thanks you offer!"

Muhammad Asad

SAY: "[God is] He who has brought you [all] into being, and has endowed you with hearing, and sight, and hearts: [yet] how seldom are you grateful!"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "He is the One Who brought you into being and gave you hearing, sight, and intellect. ˹Yet˺ you hardly give any thanks."

Progressive Muslims

Say: "He is the One who initiated you, and made for you the hearing, the eyes, and the hearts. Little do you give thanks."

Sahih International

Say, "It is He who has produced you and made for you hearing and vision and hearts; little are you grateful. "

Sam Gerrans

Say thou: “He it is that produced you and made for you hearing and sight and hearts; little are you grateful.”

Shabbir Ahmed

Say, "He it is Who brought you into being and gave you hearing, sight and the faculty of understanding. But how seldom are you grateful by way of using them to full potential!"

Syed Vickar Ahamed

Say: "It is He, Who has created you (and made you grow), and made for you the faculties of hearing, (and) seeing, (feeling with your) heart (and its kindness): Little thanks it is you give. "

Taqi Usmani

Say, "He is the One who has originated you, and made for you ears and eyes and hearts. How little you pay gratitude!"

The Monotheist Group

Say: "He is the One who initiated you, and made for you the hearing, the eyes, and the hearts. Little do you give thanks."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺCʹest Lui qui vous a créés et vous a donné lʹouïe, les yeux et les cœursʺ. Mais vous êtes rarement reconnaissants!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Xwedê ye, ew ê ku hûn ji nû ve xuliqandine û ji bo we guh, çav û dil çêkirine. Hûn çiqas kêm şukrê Xwedê dikin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺHij is het die jullie heeft laten ontstaan en die voor jullie gehoor, gezichtsvermogen en harten heeft gemaakt; gering is de dank die jullie betuigen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: hij is het, die u het aanzijn heeft geschonken, en u het gehoor, het gezicht en het verstand (een hart) heeft gegeven; en echter hoe weinig dankbaar zijt gij!

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺHij is Degene Die jullie heeft doen ontstaan en voor jullie het gehoor, het gezichtsvermogen en de harten heeft gemaakt. Weinig is de dankbaarheid die jullie tonen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (им) (о, Пророк): «Он [Аллах] – Тот, Который привел вас в бытие и устроил для вас слух, зрения и сердца [разум]; (и) как мало вы (о, неверующие) благодарны (Ему за эти Его благодеяния)!»

Rusça — Osmanov

Скажи [, Мухаммад]: ʺОн - тот, кто сотворил вас и наделил слухом, зрением и сердцами. Но как мало вы благодарныʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

SÄG (Muhammad): ʺDet är Han som har skapat er och begåvat er med hörsel, syn och förstånd - men var är er tacksamhet?ʺ