Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

عَسٰى رَبُّهُ اِنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ يُبْدِلَهُ اَزْوَاجًا خَيْرًا مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَاَبْكَارًا

ǎsā rabbuhu in Talleḳakunne en yubdilehu ezvācen ḣayran minkunne muslimātin mu'minātin ḳānitātin tāibātin ǎābidātin sāiHātin ṧeyyibātin ve ebkāran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1عَسٰىǎsāع س يUmulur ki, olabilir ki, belki, olabilir, çok geçmeden olacak, umut edilir kibelki de
2رَبُّهُrabbuhuر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükonun Rabbi
3اِنْineğer
4طَلَّقَكُنَّTalleḳakunneط ل قBağdan kurtulmak, boşanmak, reddedilmek. talak - boşanma. ta'allaqa (fiil 2) - boşanmak/bırakmak/ayrılmak. mutallaqatun - boşanmış kadın. intalaqa - bir şey yapmaya başlamak, ayrılmak, bir şey yapmaya koyulmak, yoluna gitmek, serbest veya gevşek olmak.o sizi boşarsa
5اَنْen
6يُبْدِلَهُyubdilehuب د لDeğiştirme/başkalaştırma -> ilaveli veya ilavesiz, yerine koyma/değiş tokuş etme.onu değiştirir
7اَزْوَاجًاezvācenز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/kocaeşlerle
8خَيْرًاḣayranخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha hayırlı
9مِنْكُنَّminkunnesizden
10مُسْلِمَاتٍmuslimātinس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmak(kendisini Allah'a) teslim eden
11مُؤْمِنَاتٍmu'minātinا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan
12قَانِتَاتٍḳānitātinق ن تDindar, itaatkar olmak, tüm tevazu ile tam ve yürekten uzun süre duada durmak. Qanitun - tam, yürekten ve tüm tevazu ile dindar ve itaatkar olan kişi.gönülden ita'at eden
13تَائِبَاتٍtāibātinت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbe eden
14عَابِدَاتٍǎābidātinع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekibadet eden
15سَائِحَاتٍsāiHātinس ي حSuyun akması, akmak, yüzeyde akmak, dağılmak, yayılmak, akmak, yürümek, gezinmek, seyahat etmek, gezmek, toprağın üzerinde yürümekseyahat eden
16ثَيِّبَاتٍṧeyyibātinث ي بKarı koca olarak bağlantısı olmamak (ilk form yok). Thayyib - boşanma veya ölüm yoluyla kocalarından ayrılmış eşler, bakire olmayanlar.dul
17وَاَبْكَارًاve ebkāranب ك رBakirlik, ilk defa, erkenden gitmek, sabah erkenden gitmek, sabah erken kalkmak, sabah vakti, genç deve, genç dişi deve, hiç doğurmamış dişi deveve bakire

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Umulur ki sizi boşarsa Rabbi ona, sizin yerinize sizden de hayırlı Müslüman, inanmış itâatli, tövbekâr, ibâdette bulunan, ömrünü itâatle geçiren dul ve kız eşler verir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Umulur ki sizi boşarsa Rabbi ona, sizin yerinize sizden de hayırlı Müslüman, inanmış itâatli, tövbekâr, ibâdette bulunan, ömrünü itâatle geçiren dul ve kız eşler verir.

Adem Uğur

Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah'a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir.

Ahmed Hulusi

Eğer sizi boşarsa, Rabbinin O'na, sizin yerinize sizden daha hayırlı, teslim olan, iman eden, itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, dünyalığa karşı oruçlu olan, dul ve bakire eşleri vermesi umulur.

Ahmet Tekin

Eğer o sizi boşarsa, Rabbi, sizin yerinize ona, sizden daha hayırlı, müslüman, mü’min, Allah’a gönülden boyun eğen, sorumluluklarını yerine getiren, saygılı, O’na karşılık vermeyen, tevbelerini, itaate yönelişlerini eksik etmeyen, Allah’ı ilâh tanımada, candan müslüman olarak Allah’a bağlanmada, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadette, şeriatını uygulamada kusur işlemeyen, oruç tutan, mescitlere devam eden, cihad için, tebliğ için yollara düşen dul hanımlar, sekizinci olarak da bakire kızlar verir.

Ahmet Varol

Eğer o sizi boşarsa belki Rabbi ona sizin yerinize sizden daha hayırlı, Müslüman, mü'min, gönülden boyun eğen, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan (veya hicret eden), dul ve bekâr kadınlar verir.

Ali Bulaç

Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı müslüman, mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

Ali Fikri Yavuz

Olur ki O’nun Rabbi, -eğer Peygamber sizi boşarsa- yerinize sizden daha hayırlı zevceler verir O’na... Öyle ki, müslüman kadınlar, mümin kadınlar, devamlı ibadet eden kadınlar, günahlarından tevbe eden kadınlar, Allah için ibadet eden kadınlar, oruç tutan kadınlar, dullar ve bakireler...

Ali Rıza Safa

Sizi boşarsa, Efendisi, Ona, sizden daha iyi olan; teslim olmuş, inanan, içtenlikle boyun eğen, pişmanlık göstererek yönelen, Allah'a hizmet eden, sezgileri yüksek, dul veya el değmemiş eşler verir.

Bayraktar Bayraklı

"Peygamber sizi boşayacak olursa, belki de, Rabbi ona sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verir."

Bekir Sadak

Ey Peygamber'in esleri! Eger o sizi bosarsa, Rabbi ona; sizden daha iyi olan, kendini Allah'a veren, inanan, boyun egen, tevbe eden, kulluk eden, oruc tutan, dul ve bakire esler verebilir.

Celal Yıldırım

Eğer O sizi boşayacak olursa, umulur ki, Rabbi O'na sizin yerinize sizden daha hayırlı hakka teslimiyet gösteren, inanan, Allah'a itaat edip ümit bağlayan, tevbe eden, ibâdete devam gösteren, oruç tutan dul ve bakire kadınları verir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer sizi boşayacak olursa rabbi ona, sizin yerinize sizden daha iyi olan, Allah’a teslimiyet gösteren, yürekten inanan, içtenlikle itaat eden, tövbe eden, kulluk eden, dünyada yolcu gibi yaşayan, dul ve bâkire eşler verebilir.

Diyanet İşleri

Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Diyanet İşleri (eski)

Ey Peygamber'in eşleri! Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona; sizden daha iyi olan, kendini Allah'a veren, inanan, boyun eğen, tevbe eden, kulluk eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Diyanet Vakfi

Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi, kendini Allah'a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer o sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şayet o sizi boşarsa belki de Rabbi sizin yerinize ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, içtenlikle itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gerek ki rabbi, şayed o sizi boşarsa, yerinize ona sizlerden daha hayırlı zevceler verir öyleki müslimeler, mü'mineler, kaniteler, taibeler, abideler, saimeler, seyyibeler ve bakireler.

Erhan Aktaş

Eğer o sizi boşarsa, Rabb'inin ona sizden daha hayırlı olan; Allah'a teslim olan, iman eden, saygıda kusur etmeyen, tevbe eden, kulluk eden, seyahat eden dul ve bakire eşler vermesi umulur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer o sizi boşarsa, Rabb'inin ona sizden daha hayırlı olan; Allah'a teslim olan, inanan, saygıda kusur etmeyen, tevbe eden, kulluk eden, seyahat eden dul ve bakire eşler vermesi umulur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer o sizi boşarsa, Rabb'inin ona sizden daha hayırlı olan; Allah'a teslim olan, inanan, saygıda kusur etmeyen, tövbe eden, kulluk eden, ahlakını koruyan dul ve bakire eşler vermesi umulur.

Fizilal-il Kuran

Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi, kendini Allah'a veren, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, Allah'ın uçsuz bucaksız mülkünün yaratılışını düşünen, dul ve bakire eşler verir.

Gültekin Onan

Belki onun rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı müslüman, inançlı, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verir.

Hamdi Döndüren

(Ey Peygamber eşleri!) O sizi boşarsa, belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendini Allah’a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, seyahat eden, dul ve bâkire eşler verir.

Hasan Basri Çantay

Eğer o, sizi boşarsa yerinize — Allaha itaatle teslim olan, Allahın birliğini tasdıyk eden, namaz kılan (taatte sebat gösteren), Günahlardan tevbe ile vaz geçen, ibadet eyleyen, oruç tutan kadınlar, dullar ve kız oğlan kızlar olmak üzere — Rabbinin ona sizden hayırlılarını vermesi me'müldür.

Hasib Asutay

Eğer o sizi boşarsa umulur ki Rabbi ona, sizden daha iyi, kendini Allah'a veren, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan (2) dul ve bakire eşler verebilir. (2. Yahut hicret eden.)

Hayrat Neşriyat

(Ey peygamber zevceleri!) Eğer (o) sizi boşarsa, olur ki Rabbi ona sizin yerinize, sizden daha hayırlı, Müslüman, mü’mine, itâatkâr, tevbe eden, ibâdet eden, oruç tutan, dul ve bâkire zevceler verir.

İbni Kesir

Şayet o, sizi boşarsa; Rabbı ona sizden daha hayırlı, kendini Allah'a veren, inanan, boyun eğen, tevbe eden, kulluk eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

Mehmet Okuyan

O sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, (Allah’a) teslim olan, iman edip güvenen, (Allah’a) boyun eğen, (Allah’a) yönelen, ibadet eden, (Allah yolunda) seyahat eden, dul ve bakire eşler verebilir.

Muhammed Esed

(Ey Peygamber eşleri!) Eğer o siz(den biriniz)i boşasaydı, Allah yerinize o'na sizden daha iyi eşler verebilirdi. Allah'a teslim olan, gerçekten inanan, O'nun iradesine gönülden itaat eden, (günah işledikleri zaman) tevbe ederek (O'na) yönelen, (yalnız O'na) kulluk eden ve (O'nun rızasını aramak için) yola koyulan, daha önce evlenmiş veya bakire kadınlar.

Mustafa İslamoğlu

Farz edin ki o sizi boşadı; bu takdirde O'nun Rabbi yerinizi sizden çok daha iyi eşlerle doldurabilir: Allah'a tam teslim olan, O'na tam güvenip inanan, O'nun iradesini gerçekleştirmek için el pençe divan duran, hatada ısrar etmeyen, yalnız O'na kulluk eden, hayır yolunda koşan, dul ya da bakire eşler...

Ömer Nasuhi Bilmen

Şayet o sizi boşarsa, umulur ki onun Rabbi, onun için size bedel olarak sizden hayırlı zevceler verir ki, onlar müslimeler, mü'mineler, taatlere müdavemet edenler, tevbekâr olanlar, ibadetlerde bulunanlar, oruç tutanlar, dullar ve bâkire olanlar bulunurlar.

Ömer Öngüt

Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona sizden daha iyi, kendini Allah'a veren, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verir.

Suat Yıldırım

Eğer o sizi boşayacak olursa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, Allah’a teslimiyet gösteren, mümin, gönülden itaat eden, tövbe eden, ibadete düşkün, oruca düşkün dul veya bâkireler olarak başka eşler nasib edebilir.

Süleyman Ateş

O sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden ita'at eden, tevbe eden, ibadet eden seyahat eden dul ve bakire eşler verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer sizi boşarsa bakarsınız ki Allah yerinize daha iyi eşler verir. Onlar, Allah'a teslim olan, inanıp güvenen, boyun eğen, ona yönelen, ibadetlerini yapan ve oruç tutan dullardan ve bakirelerden olabilir.

Şaban Piriş

Eğer sizi boşayacak olursa, Allah onun için, sizden daha hayırlı müslüman, mümin, itaatkar, tevbekar, ibadet eden, oruç tutan dul ve bekar kadınlar verebilir.

Tefhim-ul Kuran

Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona sizin yerinize sizlerden daha hayırlı Müslüman, Mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verir.

Ümit Şimşek

O sizi boşayacak olursa, bakarsınız, sizin yerinize Rabbi ona sizden daha hayırlı olan, Allah'a teslim olmuş, iman etmiş, itaatkâr, tevbe eden, ibadet eden ve orucunu tutan dul ve bakire eşler nasip eder.

Yaşar Nuri Öztürk

O sizi boşarsa, kim bilir belki de Rabbi ona sizin yerinize sizden daha hayırlı eşler nasip eder: Allah'a teslim olan, iman sahibi, gönülden bağlı, tövbe etmesini seven, ibadete düşkün, yolculuk edebilen dullar ve bakireler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər o sizi boşasa, Rəbbi sizin əvəzinizə ona sizdən daha yaxşı zövcələr – müsəlman, mömin, itaətkar, tövbə edən, ibadət edən, oruc tutan dul qadınlar və bakirə qızlar verə bilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər o sizi boşasa, ola bilsin ki, Rəbbi sizin əvəzinizə ona sizdən daha yaxşı zövcələr – müsəlman, möʼmin, itaətkar, tövbəkar, ibadət edən, oruc tutan dul qadınlar və bakirə qızlar versin!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Vielleicht wird Gott ihm, wenn er sich von euch scheiden läßt, an eurer Stelle bessere Ehefrauen geben, die sich Gott ergeben, innig an Ihn glauben, Ihm unterwürfig sind, reumütig zu Ihm finden, Ihm dienen und Ihn auf verschiedene Weise andächtig anbeten, Frauen, die bereits verheiratet waren und andere, die Jungfrauen sind.

Almanca — Der Edle Quran

Vielleicht wird sein Herr ihm, wenn er sich von euch (allen) scheidet, zum Tausch (andere) Gattinnen geben, (die) besser (sind) als ihr: muslimische, gläubige, demütig ergebene, in Reue umkehrende, (Allah) dienende und umherziehende, früher verheiratete oder Jungfrauen.

Almanca — M. A. Rassoul

Vielleicht wird sein Herr ihm, wenn er sich von euch scheidet, an eurer Stelle bessere Frauen als euch geben, muslimische, gläubige, gehorsame, reuige, fromme, fastende (Frauen), Taiyibat und Jungfrauen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Vielleicht tauscht ihm sein HERR, wenn er euch gegenüber Talaq-Scheidung vollzieht, andere Gattinnen ein, die besser als ihr sind, die islam-praktizierend, iman-verinnerlichend, viel betend, bereuend, ALLAH dienend, fastend/hidschra-unternehmend, nicht jungfräulich und jungfräulich sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"If he should divorce you all, Allah may replace you with better wives who would help him accomplish his goal; wives who are submissive with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds with wisdom and piety, who feel contrition and in lowliest plight repentant stand, who are devoted to divine worship and service, they exercise their minds in thought and contemplation, conducive to meditation, wives who may have been previously married or virgins.

Abdul Haleem

His Lord may well replace you with better wives if the Prophet decides to divorce any of you: wives who are devoted to God, true believers, devout, who turn to Him in repentance and worship Him, given to fasting, whether previously married or virgins.

Abdullah Yusuf Ali

It may be, if he divorced you (all), that Allah will give him in exchange consorts better than you,- who submit (their wills), who believe, who are devout, who turn to Allah in repentance, who worship (in humility), who travel (for Faith) and fast,- previously married or virgins.

Abul A'la Maududi

Maybe if he were to divorce you, your Lord might grant him in exchange wives better than you – those who truly submit to Allah, are full of faith, obedient, disposed to repentance, and given to worship and fasting – both previously wedded ones and virgins.

Aisha Bewley

It may be that if he does divorce you, his Lord will give him in exchange better wives than you: Muslim women, believing women, obedient women, penitent women, women who worship, women who fast much – previously married women as well as virgins.

Al-Hilali & Khan

It may be if he divorced you (all) that his Lord will give him instead of you, wives better than you - Muslims (who submit to Allâh), believers, obedient (to Allâh), turning to Allâh in repentance, worshipping Allâh sincerely, given to fasting or emigrants (for Allâh’s sake), previously married and virgins.

Ali Quli Qarai

It may be that if he divorces you his Lord will give him, in [your] stead, wives better than you: [such as are] muslim, faithful, obedient, penitent, devout and given to fasting, virgins and non-virgins.

Amatul Rahman Omar

It may be that in case he divorces you, his Lord will give him instead wives better than yourselves; (wives who will be) submissive (to Allâh), faithful, obedient, penitent, devout (worshippers of God), given to fasting. (And they may consist of) divorced, widows and virgins.

Arthur John Arberry

It is possible that, if he divorces you, his Lord will give him in exchange wives better than you, women who have surrendered, believing, obedient, penitent, devout, given to fasting, who have been married and virgins too.

Bijan Moeinian

Bear in mind that if Mohammad divorces you, God will put better than you in Mohammad’s path to marry: the virgins or previously married women who are true Muslims, believing, obedient, mindful of God, worshipper of Lord, and observant of fasting.

E. Henry Palmer

'It may be that his Lord if he divorce you will give him in exchange wives better than you, Muslims, believers, devout, repentant, worshipping, given to fasting - such as have known men and virgins too. '

Edip-Layth

It may be that he would divorce you, then his Lord will substitute other wives in your place who are better than you; peacefully surrendering, acknowledging, devout, repentant, serving, active in their societies, responsive, and foremost ones.

George Sale

If he divorce you, his Lord can easily give him in exchange other wives better than you, women resigned unto God, true believers, devout, penitent, obedient, given to fasting, both such as have been known by other men, and virgins.

Hamid S. Aziz

Maybe, if he divorce you, His Lord will give him in your stead wives better than you, who surrender their self-will (to Allah or His Messenger), who believe (or have faith), who are devoted (or pious, devout), who turn in repentance, who travel (or strive) for faith and fast (or abstain), widows or virgins.

Mahmoud Ghali

It may be that, in case he divorces you, his Lord will give him, in exchange, spouses more charitable (i. e., better) than you, Muslim (i.e., who have surrendered to Allah) women, believing, devout, repentant, worshiping Allah), (and) wandering (Sometimes understood to mean "fasting") (in His way), who were married before and virgins (too).

Marmaduke Pickthall

It may happen that his Lord, if he divorce you, will give him in your stead wives better than you, submissive (to Allah), believing, pious, penitent, devout, inclined to fasting, widows and maids.

Mohamed Ahmed - Samira

In case he divorces you, his Lord will give him better wives in return, who will be modest, true believers, obedient to God, repentant, observant of prayer and fasting, both widows and virgins.

Muhammad Asad

[O wives of the Prophet!] Were he to divorce [any of] you, God might well give him in your stead spouses better than you - women who surrender themselves unto God, who truly believe, devoutly obey His will, turn [unto Him] in repentance [whenever they have sinned] worship [Him alone] and go on and on [seeking His goodly acceptance] - be they women previously married or virgins.

Mustafa Khattab

Perhaps, if he were to divorce you ˹all˺, his Lord would replace you with better wives who are submissive ˹to Allah˺, faithful ˹to Him˺, devout, repentant, dedicated to worship and fasting—previously married or virgins.

Progressive Muslims

It may be that he would divorce you, then his Lord will substitute other wives in your place who are better than you; surrendering, believing, obedient, repentant, worshipping, pious, previously married, and first born.

Sahih International

Perhaps his Lord, if he divorced you [all], would substitute for him wives better than you - submitting [to Allah ], believing, devoutly obedient, repentant, worshipping, and traveling - [ones] previously married and virgins.

Sam Gerrans

It may be that his Lord — if he divorces you — will give him in exchange wives better than you: women submitted, believing, humbly obedient, penitent, serving, journeying, previously married, and virgins.

Shabbir Ahmed

If he divorces any of you, it may happen that his Lord substitute other wives in your stead who are better than you, submissive to Allah, staunch believers, devoted, repentant, serving Allah, traveling with him, widows or maidens.

Syed Vickar Ahamed

It may be, if he (the Prophet) divorced you (all) that Allah will give him in exchange wives better than you— Who submit (their wills), who believe, who are (devoutly) obedient, who turn to Allah in repentance, who sincerely worship (in humility) who travel (for their faith in Islam) and who fast— Previously married or virgins.

Taqi Usmani

It is hoped that, if he divorces you, Allah will give him in your place wives better than you, submissive to Allah, believing, devout, penitent, steadfast in worship, fasting, previously married and virgins.

The Monotheist Group

It may be that he would divorce you, then his Lord will substitute other wives in your place who are better than you; submitting, believing, dutiful, repentant, worshipping, devout, mature and youthful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

SʹIl vous répudie, il se peut que son Seigneur lui donne en échange des épouses meilleures que vous, musulmanes, croyantes, obéissantes, repentantes, adoratrices, jeûneuses, déjà mariées ou vierges.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien hij van u scheidt, kan zijn Heer hem gemakkelijk in uwe plaats andere vrouwen, beter dan gij, geven; vrouwen die aan God onderworpen zijn; ware geloovigen, vroom, boetvaardig, gehoorzaam, de vasten in acht nemende, en zoowel die gehuwd zijn geweest, als maagden.

Hollandaca — Siregar

Het kan zijn dat wanneer hij van jullie (zijn echtgenotes) scheidt, dat zijn Heer aan hem betere echtgenotes in de plaats van jullie zal geven, die zich overgeven, die gelovend, gehoorzamend, berouwvol, aanbiddend en vastend zijn, die eerder getrouwd zijn geweest, of maagd zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Может быть, Господь его, если он [Пророк] разведется с вами (о, жены Пророка), заменит ему женами, которые будут лучше, чем вы – (всецело) предавшимися (Аллаху), верующими (в Него), покорными (Ему), кающимися, (много) поклоняющимися, постящимися, побывавшими замужем и девицами.

Rusça — Osmanov

Если он разведется с вами, то его Господь, может быть, заменит вас женами лучше вас - обратившимися в ислам, верующими, благочестивыми, кающимися, поклоняющимися [Аллаху], постящимися, как побывавшими замужем, так и девицамиʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om (Profeten) skulle förskjuta er skänker honom kanske hans Herre bättre hustrur än ni - kvinnor som underkastar sig Guds vilja, sanna troende, ödmjuka inför Gud, som ångrar (sina synder) och troget tillber sin Herre, och som ständigt går (Guds ärenden) - förut gifta eller ungmör.