İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.

اَلَّذِينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُوا اِيمَانَهُمْ بِظُلْمٍ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْاَمْنُ وَهُمْ مُهْتَدُونَ

(e)lleƶīne āmenū ve lem yelbisū īmānehum bi Zulmin ulāike lehumu l-emnu ve hum muhtedūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
2اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
3وَلَمْve lemve
4يَلْبِسُواyelbisūل ب سGiymek/örtmek, giysi giymek, giyinmek, sarmak, gizlemek, uygun olmak, saklamak/kamufle etmek, giyilen şey.bulamayanlar
5اِيمَانَهُمْīmānehumا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanimanlarını
6بِظُلْمٍbi Zulminظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakbir haksızlıkla
7اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte
8لَهُمُlehumuonlarındır
9الْاَمْنُl-emnuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamangüven
10وَهُمْve humve onlardır
11مُهْتَدُونَmuhtedūneه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yolu bulanlar da

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnananlar ve inançlarını haksızlıkla karıştırmayanlardır emîn olmaya hak kazananlar ve onlardır doğru yolu bulmuş olanlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnananlar ve inançlarını haksızlıkla karıştırmayanlardır emîn olmaya hak kazananlar ve onlardır doğru yolu bulmuş olanlar.

Adem Uğur

İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.

Ahmed Hulusi

İman edenler ve imanlarını zulüm (gizli şirk) ile karıştırmayanlar. . . İşte güvende olma hakkı onlarındır. . . Doğru yolu bulanlar onlardır!

Ahmet Tekin

İman edenler ve imanlarına şirk, baskı, zulüm, işkence, haksızlık, isyan ve inkâr bulaştırmayanlar, bunlara âlet olmayanlar, işte onlar güven içindedirler. Doğru, hak yolda, İslâm’da sebat edenlerdir.'

Ahmet Varol

İman edip de imanlarına zulüm karıştırmayanlar; işte güven onlaradır ve doğru yolda olanlar da onlardır.

Ali Bulaç

İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.

Ali Fikri Yavuz

İman edip de imanlarını zulüm ve şirkle bulaştırmayanlar (var ya), işte korkudan emin olmak onların hakkıdır ve hidâyete erenler de onlardır.

Ali Rıza Safa

"İnananlar ve inançlarına haksızlık karıştırmayanlar; işte onlar, güven içindedirler. Doğru yola erişenler zaten onlardır!"

Bayraktar Bayraklı

İnanıp da imanlarına herhangi bir şirki bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.

Bekir Sadak

Iste guven; onlara, inanip haksizlik karistirmayanlaradir. Onlar dogru yoldadirlar. *

Celal Yıldırım

İimân edip imânlarını hiçbir haksızlıkla karıştırmayanlar var ya, işte güven onlaradır; doğru yola erişenler de onlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.

Diyanet İşleri

İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.

Diyanet İşleri (eski)

İşte güven; onlara, inanıp haksızlık karıştırmayanlaradır. Onlar doğru yoldadırlar.

Diyanet Vakfi

İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İman edenler ve imanlarını zulüm ile karıştırmayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edip de imanlarını bir haksızlıkla karıştırmayan kimseler, işte korkudan emin olmak onların hakkıdır ve hidayete erenler de onlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

İyman edib de iymanlarını bir haksızlıkla telbis etmiyen kimseler işte korkudan emin olmak onların hakkıdır ve hidayete erenler onlardır

Erhan Aktaş

İman etmiş ve imanlarına zulmü bulaştırmamış olanlar var ya işte emniyet içinde olanlar da hidayete ermiş olanlar da onlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman etmiş ve imanlarına zulmü bulaştırmamış olanlar var ya işte emniyet içinde olanlar da hidayete ermiş olanlar da onlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman etmiş ve imanlarına zulmü bulaştırmamış olanlar var ya işte emniyet içinde olanlar da hidayete ermiş olanlar da onlardır.

Fizilal-il Kuran

İman edenler ve bu imanlarına zulüm karıştırmayanlar var ya, güven işte onlar içindir, doğru yolda olanlar onlardır.

Gültekin Onan

inananlar ve inançlarını zulmle karıştırmayanlar, işte güvenlik (emnü) onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.

Hamdi Döndüren

İman edip imanlarına bir haksızlık bulaştırmayanlara gelince, işte güvende olanlar bunlardır. Onlar doğru yolu da bulmuşlardır.

Hasan Basri Çantay

İman edenler, bununla beraber imanlarını haksızlıkla da bulaşdırmayanlar, işte (ancak) onlardır ki (korkudan) emin olmak hakkı kendilerinindir. Onlar doğru yolu bulmuş kimselerdir.

Hasib Asutay

İman edip de imanlarına herhangi bir zulüm (23) bulaştırmayanlar var ya, işte güvende olmak onların hakkıdır ve doğru yolu bulanlar da onlardır. (23. Şirk.)

Hayrat Neşriyat

Îmân edip de îmanlarını bir zulümle (şirkle) bulaştırmayanlara gelince, işte onlar var ya, kendileri için (ebedî azab korkusundan) emîn olmak vardır ve onlar hidâyete erenlerdir.

İbni Kesir

İman edenler, imanlarını zulüm ile bulaştırmayanlar, işte onlaradır emniyet. Ve işte onlar, hidayete ermiş olanlardır.

Mehmet Okuyan

İman edenler ve imanlarına herhangi bir zulüm (şirk) bulaştırmayanlar var ya işte güven onlarındır ve onlar doğru yola ulaştırılmışlardır.

Muhammed Esed

"İmana ermiş olan ve zulüm işleyerek imanlarını karartmayanlar, işte onlardır güven içinde olacak olanlar, çünkü doğru yolu bulanlar onlardır!" dedi.

Mustafa İslamoğlu

İmana ulaşan ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya: işte onlardır güvene layık olanlar; zira onlar doğru yoldadırlar."

Ömer Nasuhi Bilmen

O kimseler ki, imân etmişler ve imânlarını bir zulme bulaştırmamışlardır. İşte korkudan emin olmak onlara aittir. Ve hidâyete ermiş olanlar da onlardır.

Ömer Öngüt

İman edip de imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya! İşte güven onlarındır ve doğru yolda olanlar da onlardır.

Suat Yıldırım

İman edip imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya, işte korkudan emin olma onların hakkıdır, doğru yolda olanlar da onlardır.

Süleyman Ateş

İnananlar ve imanlarını bir haksızlıkla bulamayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.

Süleymaniye Vakfı

İnanıp güvenen ve imanlarına zulüm /şirk bulaştırmayanlar var ya, güven içinde olmak işte onların hakkıdır. Onlar doğru yolda olanlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimler inanıp güvenir ve bu imanlarına bir yanlışı karıştırmazsa, güven onların hakkıdır. Onlar doğru yoldadırlar.

Şaban Piriş

İman edenler ve imanlarına zulüm karıştırmayanlar, işte emniyet onlar içindir, hidayette olanlar da onlardır.

Tefhim-ul Kuran

İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.

Ümit Şimşek

İman eden ve imanlarına zulüm bulaştırmamış olanlar-korkudan emin olmak işte onların hakkıdır; doğru yolda olanlar da onlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip de imanlarını herhangi bir zulümle kirletmeyenler var ya, güvende olma/güvenilir olma işte onların hakkıdır; doğruyu ve güzeli yakalayanlar da onlardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İman gətirdikdən sonra imanlarına zülm qatışdırmayanları əmin-amanlıq gözləyir. Doğru yola yönəlmişlər də məhz onlardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İman gətirib imanlarını zülmə qatışdırmayanlar əmin-amanlıqdadırlar. Haqq yola yönəlmişlər də onlardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Nur diejenigen, die an Gott glauben und die ihren Glauben nicht mit Unglauben mischen, erfreuen sich der Zuversicht und sind rechtgeleitet.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die glauben und ihren Glauben nicht mit Ungerechtigkeit verdecken, die haben (das Recht auf) Sicherheit, und sie sind rechtgeleitet.

Almanca — M. A. Rassoul

Die da glauben und ihren Glauben nicht mit Ungerechtigkeiten vermengen sie sind es, die Sicherheit haben und die rechtgeleitet werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Diejenigen, die den Iman verinnerlicht haben und ihren Iman nicht mit Übertretung vermischen, diese fühlen sich sicher und sie sind rechtgeleitet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed those who believed in Allah with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and did not confuse their spiritual apprehension of divine truths with wrongful actions and injustice are they who shall escape censure; they shall be graced with safety and security and the world is all before them and Providence their guide.

Abdul Haleem

It is those who have faith, and do not mix their faith with idolatry, who will be secure, and it is they who are rightly guided.’

Abdullah Yusuf Ali

"It is those who believe and confuse not their beliefs with wrong - that are (truly) in security, for they are on (right) guidance."

Abul A'la Maududi

Those who believe and did not tarnish their faith with wrong-doing for them there is security, and it is they who have been guided to the right way.'

Aisha Bewley

Those who have iman and do not mix up their iman with any wrongdoing, they are the ones who are safe; it is they who are guided. ’

Al-Hilali & Khan

It is those who believe (in the Oneness of Allâh and worship none but Him Alone) and confuse not their belief with Zulm (wrong i.e. by worshipping others besides Allâh), for them (only) there is security and they are the guided.[1]

Ali Quli Qarai

Those who have faith and do not taint their faith with wrongdoing —for such there shall be safety, and they are the [rightly] guided. ’

Amatul Rahman Omar

It is only those who believe and have not polluted their faith with associating partners with Allâh, to whom belongs peace (and salvation). It is these alone who are rightly guided.

Arthur John Arberry

Those who believe, and have not confounded their belief with evildoing -- to them belongs the true security; they are rightly guided.

Bijan Moeinian

"Yes; only those deserve peace who believe in God and worship none but God. Such people are at peace and rightly guided."

E. Henry Palmer

Those who believe and do not obscure their faith with wrong, they are those who shall have security, and they are guided.

Edip-Layth

Those who acknowledge and do not dress their acknowledgement with inequity; they will have security, and they are guided.

George Sale

Those who belief and mix not up their belief with injustice -- it is they who shall have peace, and who are rightly guided.

Hamid S. Aziz

It is those who believe and confuse not their faith with wrong, they are those who shall have security, and they are the rightly guided.

Mahmoud Ghali

The ones who have believed and have not confounded their belief with injustice, to those belong the (true) security, and they are right-guided.

Marmaduke Pickthall

Those who believe and obscure not their belief by wrongdoing, theirs is safety; and they are rightly guided.

Mohamed Ahmed - Samira

They alone have peace who believe and do not intermix belief with denial, and are guided on the right path. "

Muhammad Asad

Those who have attained to faith, and who have not obscured their faith by wrongdoing-it is they who shall be secure, since it is they who have found the right path!"

Mustafa Khattab

It is ˹only˺ those who are faithful and do not tarnish their faith with falsehood[1] who are guaranteed security and are ˹rightly˺ guided.

Progressive Muslims

Those who believe and do not dress their belief with wrongdoing; they will have security, and they are guided.

Sahih International

They who believe and do not mix their belief with injustice - those will have security, and they are [rightly] guided.

Sam Gerrans

“Those who heed warning and clothe not their faith in injustice: those have security, and they are guided.”

Shabbir Ahmed

Those who attain belief and cloak not their belief with wrong doctrines, for them is inner peace and security. They are rightly guided.

Syed Vickar Ahamed

"It is those who believe and do not confuse their beliefs with wrong— Who are (truly) in security, for they are on (right) guidance. "

Taqi Usmani

Those who have believed and have not mixed their faith with injustice are the ones who deserve peace, and it is they who are on the right path.

The Monotheist Group

Those who believe and do not confound their belief with wrongdoing; they will have security, and they are guided.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui ont cru et nʹont point troublé la pureté de leur foi par quelquʹinéquité (association), ceux-là ont la sécurité; et ce sont eux les bien-guidésʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku bawerî anîn û tu neheqî (şirk) têkilî baweriya xwe nekirin, ha ewlehî (û aramî) ji wan re ye û ew (li ser riya heq) hatine rasterêkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die geloven en hun geloof niet door onrecht te plegen verhullen, voor hen is de veiligheid en zij volgen de goede richting.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij die gelooven en hun geloof niet met onrechtvaardigheid omkleeden, zullen zekerheid genieten en op den rechten weg geleid worden.

Hollandaca — Siregar

Degenen die geloven en niet hun geloof met onrecht (afgoderij) mengen: zij zijn degenen die veiligheid toekomt en zij zijn de rechtgelieden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Те, которые уверовали и не облекли свою Веру несправедливостью [не примешали к своей Вере многобожия], такие – им (обещана) безопасность, и они – идущие (истинным) путем.

Rusça — Osmanov

Те, которые уверовали и не осквернили веру свою мраком [многобожия], именно они пребывают в безопасности, и ведомы они прямым путем.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Det är) de som tror och inte låter sin tro förmörkas av orätt som de begår. De kan känna sig trygga; de har funnit den rätta vägen.ʺ