(Ey Muhammed!) De ki: "Söyleyin bakalım. Acaba size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah'tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın).

قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ اَوْ اَتَتْكُمُ السَّاعَةُ اَغَيْرَ اللّٰهِ تَدْعُونَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

ḳul e raeytekum in etākum ǎƶābu (a)llahi ev etetkumu s-sāǎtu e ğayra (a)llahi ted'ǔne in kuntum Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2اَرَاَيْتَكُمْe raeytekumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.gördünüz mü?
3اِنْineğer
4اَتٰيكُمْetākumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksize gelse
5عَذَابُǎƶābuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
6اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
7اَوْevya da
8اَتَتْكُمُetetkumuا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgelse
9السَّاعَةُs-sāǎtuس و عKötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmako sa'at
10اَغَيْرَe ğayraغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.başkasına mı
11اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
12تَدْعُونَted'ǔneد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekyalvarırsınız
13اِنْinşayet
14كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz (söyleyin)
15صَادِقِينَSādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğru (sözlü)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Gerçekseniz, size Allah'ın azâbı gelir çatar, yahut başınıza kıyâmet koparsa Allah'tan başkasını mı çağırır, ondan başkasına mı duâ edersiniz, bana haber verir misiniz siz?

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Gerçekseniz, size Allahʼın azâbı gelir çatar, yahut başınıza kıyâmet koparsa Allahʼtan başkasını mı çağırır, ondan başkasına mı duâ edersiniz, bana haber verir misiniz siz?

Adem Uğur

De ki: Ne dersiniz; size Allah'ın azabı gelse veya o kıyamet gelip çatıverse size, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru sözlü iseniz (söyleyin bakalım)!

Ahmed Hulusi

De ki: "Ne halde olduğunuzun bilincinde misiniz? Eğer Allah azabı yahut o saat (vaat edilen olay) size gelse, Allah'ın gayrına mı yakarırsınız? Eğer doğru sözlü iseniz (itiraf edin). "

Ahmet Tekin

Onlara: 'Size dünyada Allah’ın azâbı gelse, yahut kıyametin kopacağı an ile karşı karşıya gelmek durumunda kalsanız, halinizin ne olacağını hiç düşündünüz mü? Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer doğru sözlü iseniz söyleyin bakalım' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Ne dersiniz, size Allah'ın azabı yahut kıyamet saati gelirse Allah'tan başkasına yalvarır mısınız? Doğru iseniz söyleyin bakalım!'

Ali Bulaç

De ki: "Düşündünüz mü hiç; eğer size Allah'ın azabı gelirse ya da saat (kıyamet) gelip çatarsa, Allah'tan başkasını mı çağıracaksınız? Eğer doğru sözlüler iseniz (çağırın bakalım.)"

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), müşriklere söyle: “- Bana haber verir misiniz, eğer Allah’ın azâbı, yahut kıyamet başınıza gelirse, Allah’dan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer doğru söyleyen insanlarsanız... (Putlar ilâh’dır sözünde gerçekçi iseniz, kurtulmanız için onlara yalvarıp dua edin.)

Ali Rıza Safa

De ki: "Hiç düşündünüz mü? Allah'ın cezası gelirse veya evrenlerin sonu gelip çatarsa, Allah'tan başkasına mı yakarışlarda bulunursunuz; eğer doğruyu söylüyorsanız?"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ne dersiniz, size Allah'ın azabı gelse veya o kıyamet gelip çatıverse siz, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru sözlü iseniz söyleyin bakalım!"

Bekir Sadak

De ki, «Uzerinize Allah'in azabi gelse veya kiyamet saati size gelse, Allah'tan baskasina mi yalvarirsiniz? Dogru iseniz bana bildirin".

Celal Yıldırım

De ki: (Ey inkarcı sapıklar!) bana haber verin, size Allah'ın azabı gelecek olsa veya Kıyamet saati gelip çatsa Allah'tan başkasını mı çağırır, duâ edersiniz ? Doğrulardan iseniz (söyleyin gerçeği).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Ne dersiniz, size Allah’ın azabı gelse yahut kıyamet vakti gelip çatsa size, Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru sözlü iseniz (söyleyin bakalım)!”

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) De ki: "Söyleyin bakalım. Acaba size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah'tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın).

Diyanet İşleri (eski)

De ki, 'Üzerinize Allah'ın azabı gelse veya kıyamet saati size gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru iseniz bana bildirin'.

Diyanet Vakfi

De ki: Ne dersiniz; size Allah'ın azabı gelse veya o kıyamet gelip çatıverse size, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru sözlü iseniz (söyleyin bakalım)!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Kendinizi hiç düşündünüz mü, Allah'ın azabı size gelse veya kıyamet vakti gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer sözünde doğru kimselerseniz cevap verin».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Kendinizi bir düşünür müsünüz, Allah'ın azabı başınıza gelse veya kıyamet başınıza kopsa Allah'tan başkasına mı dua edersiniz? Eğer doğru söylüyorsanız söyleyin bakalım!"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: bir düşünürmüsün kendinizi? eğer Allahın azabı başınıza gelir veya o saat başınıza gelirse Allahdan başkasına mı dua edersiniz? eğer doğru söylerseniz söyleyin bakayım?

Erhan Aktaş

De ki: "Eğer doğru söyleyen kimselerseniz söyleyin bakalım. Size Allah'ın azabı gelse veya son sa'at gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Eğer doğru söyleyen kimselerseniz söyleyin bakalım. Size Allah'ın azabı gelse veya son saat gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Eğer doğru söyleyen kimselerseniz söyleyin bakalım. Size Allah'ın azabı gelse veya son saat gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız?"

Fizilal-il Kuran

De ki; «Eğer başınıza Allah'ın azabı kıyamet ile yüzyüze gelseniz, doğru konuşacaksanız söyleyin bakalım acaba (bu durumda) Allah'dan başkasına mı yalvarırsınız?

Gültekin Onan

De ki: "Düşündünüz mü hiç; eğer size Tanrı'nın gazabı gelirse ya da saat (kıyamet) gelip çatarsa, Tanrı'dan başkasını mı çağıracaksınız? Eğer doğru sözlüler iseniz..."

Hamdi Döndüren

Eğer doğru sözlü iseniz, söyleyin bakalım; eğer size, Allah’ın azabı gelecek ya da kıyamet saati gelip çatacak olsa, o anda, Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız?

Hasan Basri Çantay

De ki: "Bana haber verir misin: Eğer size Allahın azabı gelir, yahud size kıyamet gelib çatarsa Allahdan başkasını mı çağıracaksınız? Eğer (putlarınızın şefaatçi olduğunu söylemekde) saadık (adamlar) iseniz (çağırın onları bakayım)"!

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Ne dersiniz; eğer size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet gelip çatsa, eğer doğru iseniz Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız?

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Söyleyin bakalım! Eğer size Allah’ın azâbı gelse veya size kıyâmet gelse, Allah’dan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz (onlara yalvarın bakalım)!'

İbni Kesir

De ki: Bana haber verir misiniz, eğer üzerinize Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet gelirse; Allah'tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer sadıklardan iseniz.

Mehmet Okuyan

De ki: “Bir düşünsenize; size Allah’ın azabı gelse veya o (Son) Saat size gelip çatsa, Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğruysanız (söyleyin bakalım)!”

Muhammed Esed

De ki: "(Bu dünyada) Allahın azabına çarptırıldığınız zaman yahut Son Saat gelip çattığında Allahtan başkasına yalvardığınızı düşünebilir misiniz? (Söyleyin bana,) eğer doğru sözlü insanlar iseniz!

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Düşünsenize bir, eğer Allah'ın azabına uğrasanız ya da Kıyamet Günü gelip çatsa, Allah'tan başkasına yalvarabilir misiniz? Hadi (cevap verin), eğer dürüstseniz?

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Siz bana haber verebilir misiniz? Eğer size Allah Teâlâ'nın azabı gelirse veya size kıyamet gelirse Allah Teâlâ'dan başkasına mı niyazda bulunursunuz? Eğer siz doğru sözlü kimseler iseniz (söyleyin bakalım!).»

Ömer Öngüt

De ki: “Söyleyin bana! Allah'ın azabı size gelse veya kıyamet gelip çatıverse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer doğru sözlü iseniz?”

Suat Yıldırım

De ki: "Söyleyin bakalım, eğer size Allah’ın azabı gelir yahut kıyamet gelip çatarsa Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru kimseler iseniz haydi söyleyin gerçeği!"

Süleyman Ateş

De ki: "Düşündünüz mü kendinizi hiç? Size Allah'ın azabı gelse, ya da o (Duruşma) sa'at(i) gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru (sözlü) iseniz (söyleyin).

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Hiç düşündünüz mü! Size Allah'ın azabı gelse ya da son saat gelip çatsa, Allah'tan başkasını mı yardıma çağırırsınız? Dürüstseniz (söyleyin)."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Kendinize baktınız mı? Allah'ın azabı size gelse ya da kıyamet saati gelip çatsa Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer samimiyseniz söyler misiniz?"

Şaban Piriş

De ki: -Eğer doğruysanız bana haber verir misiniz, Allah'ın azabı size ulaşır, veya kıyamet saati size gelip çatarsa, Allahtan başkasına mı yalvarırsınız?

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Düşündünüz mü hiç; eğer size Allah'ın azabı gelirse ya da saat (kıyamet) gelip çatarsa, Allah'tan başkasını mı çağıracaksınız? Eğer doğru sözlüler iseniz (çağırın bakalım.)»

Ümit Şimşek

De ki: Söyleyin bana, eğer Allah'ın azabı size erişse veya kıyamet başınıza kopacak olsa, Allah'tan başkasına mı yalvaracaksınız? Sözünüzde doğru iseniz, cevap verin.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Bir düşünün bakalım! Allah'ın azabı yakanıza yapışsa yahut o saat gelip çatsa, Allah'tan başkasına mı yakarırsınız? Doğru sözlü iseniz söyleyin!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Doğru danışanlarsınızsa, deyin görüm, əgər sizə Allahın əzabı gəlsə və ya həmin Saat sizi haqlayarsa, Allahdan başqasınımı çağıracaqsınız?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Müşriklərə) de: ″Mənə deyə bilərsinizmi? Sizə Allahın əzabı gəlsə və ya qiyamət başınızın üstünü alsa, Allahdan başqasına dua edib yalvaracaqsınızmı? Əgər doğrudanışanlarsınızsa (deyin görək)!″

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺWenn euch die peinvolle Strafe Gottes heimsuchen, oder euch die Stunde der Auferstehung überraschen sollte, würdet ihr, um bei der Wahrheit zu bleiben, einen anderen als Gott um Rettung bitten?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Was meint ihr wohl? Wenn die Strafe Allahs (über) euch kommt oder die Stunde (über) euch kommt, werdet ihr (dann) einen anderen anrufen als Allah? (So antwortet,) wenn ihr wahrhaftig seid.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺ Wie seht ihr es? Sollte euch ALLAHs Peinigung treffen oder die Stunde (der Jüngste Tag) ereilen, würdet ihr jemanden außer ALLAH anflehen, solltet ihr wahrhaftig sein?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "What if Allah afflicts you with a penalty in requital of your evil deeds or your Hereafter be planted in the now! Who is there besides Allah to invoke for mercy, if indeed you declare the truth!"

Abdul Haleem

Say, ‘Think: if the punishment of God or the Hour should come to you, would you call on anyone other than God, if you are being truthful?’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Think ye to yourselves, if there come upon you the wrath of Allah, or the Hour (that ye dread), would ye then call upon other than Allah?- (reply) if ye are truthful!

Abul A'la Maududi

Say: 'What do you think if some chastisement of Allah or the Hour suddenly overtakes you: do you cry to any other than Allah? Answer, if you speak the truth.

Aisha Bewley

Say: ‘What do you think? If Allah's punishment were to come upon you or the Hour, would you call on other than Allah if you are being truthful?’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Tell me if Allâh’s Torment comes upon you, or the Hour comes upon you, would you then call upon any one other than Allâh? (Reply) if you are truthful!"

Ali Quli Qarai

Say, ‘Tell me, should Allah’s punishment overtake you, or should the Hour overtake you, will you supplicate anyone other than Allah, should you be truthful?

Amatul Rahman Omar

Say, `Do you ever consider if the punishment of Allâh comes upon you or the (promised) Hour overtakes you, will you (then) call upon (any god) other than Allâh, if what you say be true?

Arthur John Arberry

Say: 'What think you? If God's chastisement comes upon you, or the Hour comes upon you, will you call upon any other than God if you speak truly?'

Bijan Moeinian

Ask them: "When you are in a big trouble (or when the last hour approaches), whom do you turn into beside the Lord? Answer, if you are truthful. "

E. Henry Palmer

Say, 'Look you now! if there should come God's torment, or there should come to you the hour, on other than God would ye call, if ye do tell the truth?'

Edip-Layth

Say, "We will see when God's retribution comes to you, or the moment comes to you, if you will still call on any other than God. If you are being truthful."

George Sale

Say, `Will you tell me if the punishment of Allah come or there come upon you the Hour, will you call upon any other than Allah, if you are truthful?

Hamid S. Aziz

Say, "Can you see yourselves! If there should come Allah's punishment, or there should come to you the Hour, would you call on other than Allah, (answer that) truthfully?"

Mahmoud Ghali

Say, "Have you seen (for) yourselves, in case the torment of Allah comes up to you or the Hour comes up to you, will you invoke any other than Allah, in case you are (truly) sincere?"

Marmaduke Pickthall

Say: Can ye see yourselves, if the punishment of Allah come upon you or the Hour come upon you, (calling upon other than Allah)? Do ye then call (for help) to any other than Allah? (Answer that) if ye are truthful.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Have you thought if the punishment of God or the Hour (of Doom) came upon you, would you call to any other than God? Answer, if you are men of truth. "

Muhammad Asad

Say: "Can you see yourselves invoking any but God when God's chastisement befalls you [in this world], or the Last Hour comes upon you? [Tell me this,] if you are men of truth!

Mustafa Khattab

Ask ˹them, O  Prophet˺, "Imagine if you were overwhelmed by Allah’s torment or the Hour—would you call upon any other than Allah ˹for help˺? ˹Answer me˺ if your claims are true!

Progressive Muslims

Say: "We will see when God's retribution comes to you, or the Hour comes to you, if you will still call on any other than God. If you are being truthful."

Sahih International

Say, "Have you considered: if there came to you the punishment of Allah or there came to you the Hour - is it other than Allah you would invoke, if you should be truthful?"

Sam Gerrans

Say thou: “Have you considered: if the punishment of God comes upon you, or the Hour comes upon you, will you call to other than God, if you be truthful?”

Shabbir Ahmed

Ask them, "If a natural disaster strikes you as Divine retribution, or when the Hour comes, would you call upon others besides God? Answer if you are truthful. " (You work by Divine Laws).

Syed Vickar Ahamed

Say: "Think you to yourselves, if there come upon you the chastisement of Allah, or the Hour (that you fear), will you then call to anyone other than Allah? (Reply) if you are truthful!

Taqi Usmani

Say, "Tell me if the punishment of Allah comes to you or the Hour befalls you, would you call someone other than Allah, if you are truthful?"

The Monotheist Group

Say: "We will see when the retribution of God comes to you, or the Hour comes to you, if you will still call on any other than God. If you are being truthful."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺInformez-moi: si le châtiment dʹAllah vous vient, ou que vous vient lʹHeure, ferez-vous appel à autre quʹAllah, si vous êtes véridiques?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min! Ji kafiran re) Bibêje: Ka ji min re bibêjin; eger bi rastî hûn (di doza xwe de) rastgo ne, eger ezabê Xwedê bi ser we de bê yan jî qiyamet li we rabe, ma hûn ê gazî xeyrî Xwedê bikin?.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺHoe lijkt het jullie? Als Gods bestraffing tot jullie komt of het uur tot jullie komt, zullen jullie dan anderen dan God aanroepen, als jullie gelijk hebben?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: wat denkt gij? indien Gods straf over u komt, of het uur der opstanding, zult gij dan een ander dan God aanroepen; spreekt, indien gij oprecht zijt?

Hollandaca — Siregar

Zeg (O Moehammad): ʺWat vinden jullie, wanneer de bestraffing van Allah of het Uur tot jullie komt: zouden jullie je dan op iemand anders beroepen dan op Allah, indien jullie waarachtigen zijn?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк) (этим многобожникам): «Думали ли вы о том, что если придет к вам наказание от Аллаха или придет к вам Час [наступит День Суда], разве к кому-нибудь помимо Аллаха вы будете обращаться с мольбами (чтобы обрести спасение), если вы правдивы (в своих словах, что божества, которым вы поклоняетесь наряду с Аллахом, помогут вам)?»

Rusça — Osmanov

Спроси [, Мухаммад]: ʺМожете ли вы представить себе, что вы призовете на помощь кого-либо другого помимо Аллаха, когда падет на вас наказание Аллаха и постигнет вас Судный день? [Отвечайте же], если вы [только] способны говорить правдуʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺFöreställ er att Guds straff drabbar er eller att den Yttersta stunden är inne; kommer ni då att anropa någon annan om hjälp än Gud? (Kan ni svara) sanningsenligt?ʺ