(156-157) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik" demeyesiniz, yahut, "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz, diye bu Kur'an'ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları ayetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

اَنْ تَقُولُوا اِنَّمَٓا اُنْزِلَ الْكِتَابُ عَلٰى طَائِفَتَيْنِ مِنْ قَبْلِنَا وَاِنْ كُنَّا عَنْ دِرَاسَتِهِمْ لَغَافِلِينَ اَوْ تَقُولُوا لَوْ اَنَّٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْكِتَابُ لَكُنَّا اَهْدٰى مِنْهُمْ فَقَدْ جَاءَكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَصَدَفَ عَنْهَا سَنَجْزِي الَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ اٰيَاتِنَا سُوءَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يَصْدِفُونَ

en teḳūlū innemā unzile l-kitābu ǎlā Tāifeteyni min ḳablinā ve in kunnā ǎn dirāsetihim le ğāfilīne / ev teḳūlū lev ennā unzile ǎleynā l-kitābu le kunnā ehdā minhum fe ḳad cā'ekum beyyinetun min rabbikum ve huden ve raHmetun fe men eZlemu mimmen keƶƶebe bi āyāti (a)llahi ve Sadefe ǎnhā se neczī (e)lleƶīne yeSdifūne ǎn āyātinā sū'e l-ǎƶābi bimā kānū yeSdifūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَنْen
2تَقُولُواteḳūlūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemeyesiniz
3اِنَّمَٓاinnemāyalnız
4اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirildi
5الْكِتَابُl-kitābuك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
6عَلٰىǎlāüzerine
7طَائِفَتَيْنِTāifeteyniط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatmaiki topluluk
8مِنْmin
9قَبْلِنَاḳablināق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekbizden önceki
10وَاِنْve in
11كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbiz ise idik
12عَنْǎn
13دِرَاسَتِهِمْdirāsetihimد ر سÇalışmak, okumak, dikkatle okumak, kaybolmak (iz), silmek, ortadan kaldırmak, öğretmekonların okumasından
14لَغَافِلِينَle ğāfilīneغ ف لDikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşanhabersiz
1اَوْevyahut
2تَقُولُواteḳūlūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemeyesiniz
3لَوْleveğer
4اَنَّٓاennāşüphesiz ki
5اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilseydi
6عَلَيْنَاǎleynābize
7الْكِتَابُl-kitābuك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
8لَكُنَّاle kunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbiz olurduk
9اَهْدٰىehdāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.daha doğru yolda
10مِنْهُمْminhumonlardan
11فَقَدْfe ḳadişte
12جَاءَكُمْcā'ekumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almaksize de geldi
13بَيِّنَةٌbeyyinetunب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık delil
14مِنْmin-den
15رَبِّكُمْrabbikumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz-
16وَهُدًىve hudenه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve hidayet
17وَرَحْمَةٌve raHmetunر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve rahmet
18فَمَنْfe menkim olabilir?
19اَظْلَمُeZlemuظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakdaha zalim
20مِمَّنْmimmenkimseden
21كَذَّبَkeƶƶebeك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlayıp
22بِاٰيَاتِbi āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerini
23اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
24وَصَدَفَve Sadefeص د فUzaklaşmak, yan tarafa çekilmek, engellemek, önlemek, yasaklamak, men etmek. Sadaf - bariyer, engel, tıkanıklık, engel, kısıtlama, önleme, kesinti, sınırlama, yasaklama, kontrol, dağın dik yamacı.ve yüz çeviren
25عَنْهَاǎnhāonlardan
26سَنَجْزِيse neczīج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezalandıracağız
27الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
28يَصْدِفُونَyeSdifūneص د فUzaklaşmak, yan tarafa çekilmek, engellemek, önlemek, yasaklamak, men etmek. Sadaf - bariyer, engel, tıkanıklık, engel, kısıtlama, önleme, kesinti, sınırlama, yasaklama, kontrol, dağın dik yamacı.yüz çevirenleri
29عَنْǎn-den
30اٰيَاتِنَاāyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimiz-
31سُوءَsū'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmeken kötüsüyle
32الْعَذَابِl-ǎƶābiع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabın
33بِمَاbimāötürü
34كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
35يَصْدِفُونَyeSdifūneص د فUzaklaşmak, yan tarafa çekilmek, engellemek, önlemek, yasaklamak, men etmek. Sadaf - bariyer, engel, tıkanıklık, engel, kısıtlama, önleme, kesinti, sınırlama, yasaklama, kontrol, dağın dik yamacı.yüz çevirmelerinden

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahut da bize de kitap indirilseydi onlardan daha mükemmel bir sûrette doğru yolu bulurduk diye söylenmeyesiniz diye şüphe yok ki Rabbinizden size de apaçık bir delil, bir hidâyet ve rahmet geldi. Allah'ın delillerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zâlim kimdir ki? Delillerimizden yüz çevirenleri, bu yüz çevirmeleri yüzünden en kötü bir azapla azaplandıracağız yakında.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yahut da bize de kitap indirilseydi onlardan daha mükemmel bir sûrette doğru yolu bulurduk diye söylenmeyesiniz diye şüphe yok ki Rabbinizden size de apaçık bir delil, bir hidâyet ve rahmet geldi. Allahʼın delillerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zâlim kimdir ki? Delillerimizden yüz çevirenleri, bu yüz çevirmeleri yüzünden en kötü bir azapla azaplandıracağız yakında.

Adem Uğur

Yahut "Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz diye (Kur'an'ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalimdir! Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Ahmed Hulusi

Yahut: "Eğer bize de O BİLGİ inzal olunsaydı, elbette onlardan daha fazla, hidayet olanı değerlendirirdik" demeyesiniz diye. . . Rabbinizden size apaçık deliller, hüda (hakikat bilgisi) ve rahmet gelmiştir. . . Allah'ın işaretlerindeki varlığını (Esma'sının açığa çıkışı olan işaretleri) yalanlayıp, onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir! İşaretlerimizden yüz çevirenler, yüz çevirmelerinin sonucunu, azabın en kötüsü ile yaşayacaklar!

Ahmet Tekin

Yahut da: 'Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha doğru yolda olurduk' diyerek itiraz edememeniz için size bu Kur’ân’ı indirdik. İşte, size de Rabbinizden açık, hak bir delil, bir hidâyet rehberi ve rahmet geldi. Allah’ın âyetlerini yalanlayıp, onlardan yüz çevirenlerden, engelleyenlerden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden, Kur’ân’dan yüz çevirip engelleyenleri, engellemeyi alışkanlık haline getirmelerinden dolayı cezanın en ağırıyla, en can yakıcısıyla cezalandıracağız.

Ahmet Varol

Yahut: 'Eğer bize Kitap indirilmiş olsaydı biz onlardan daha çok doğru yola uyardık' demeyesiniz. Size Rabbinizden açık bir belge, hidayet ve rahmet gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir. Ayetlerimizden yüz çevirenleri yüz çevirmelerinden dolayı azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Ali Bulaç

Ya da: "Kitap bize de indirilseydi, elbette onlardan daha çok doğru yolda olurduk" dememeniz (için) işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve (insanları) ondan alıkoyup çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden alıkoyup çevirenlere, bu 'engelleme ve çevirmelerinden' dolayı pek çetin bir azabla karşılık vereceğiz.

Ali Fikri Yavuz

Yahud: “Bize de kitab indirilseydi, muhakkak onlardan daha fazla hidayette bulunurduk”, demeyesiniz diye indirdik. Size, Rabbinizden bir beyan, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini inkâr eden ve onlardan yüz çevirenlerden daha zalîm kimdir? Elbette biz, âyetlerimizden yüz çevirenleri, bu kabahatleri yüzünden azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

Ali Rıza Safa

Veya "Bize de bir kitap indirilseydi, kesinlikle, onlardan daha doğru yolda olurduk!" dememeniz için. İşte, Efendinizden, size açık bir kanıt, yol gösteren ve bir rahmet gelmiştir. Öyleyse Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve engelleyenden, daha aşırı, kim haksızlık yapabilir? Ayetlerimizden engelleyenleri, bu engellemeleri nedeniyle, ağır bir cezayla cezalandıracağız.

Bayraktar Bayraklı

- "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik" demeyesiniz,yahut "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz diye bu kitabı indirdik. İşte size de Rabbinizden açık bir delil, kılavuz ve rahmet geldi. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden dolayı azabın en kötüsüyle cezalandıracağız!

Bekir Sadak

(155-15) 7 Bu, indirdigimiz kutsal Kitap'dir, ona uyun. «Bizden once iki topluluga kitap indirildi, bizim onlarin okuduklarindan haberimiz yok» demekten veya «Bize kitab indirilseydi onlardan daha dogru yolda olurduk» demekten sakinin ki merhamet olunasiniz. µphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gsteren ve rahmet olarak gelmi_tir. Allah'Ùn ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yz evirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yz evirenleri, yz evirmelerinden tr, kt bir azabla cezalandÙracaÙz.

Celal Yıldırım

Veya bize de kitap indirilseydi elbette onlardan daha çok doğru yolu bulup başarılı olurduk, dememeniz içindir. İşte size Rabbınızdan açık belge, hidâyet (doğru yolu gösteren rehber) ve bir de rahmet gelmiştir. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp (insanları ona yönelmekten) alıkoyanlardan daha zâlim kim vardır? Âyetlerimizi yüzçevirerek engelleyenleri bu engellemeleri sebebiyle en kötü azâbla cezalandıracağız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yahut “Bize de kitap indirilseydi, doğru yolu bulmada onları geçerdik” demeyesiniz diye (Kur’an’ı indirdik). İşte size rabbinizden apaçık bir delil, bir hidayet ve rahmet geldi. Allah’ın âyetlerini yalan sayan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim vardır? Âyetlerimizden yüz çevirenleri yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Diyanet İşleri

(156-157) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik" demeyesiniz, yahut, "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz, diye bu Kur'an'ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları ayetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

Diyanet İşleri (eski)

(155-157) Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap'dır, ona uyun. 'Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok' demekten veya 'Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk' demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.

Diyanet Vakfi

Yahut «Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk» demeyesiniz diye (Kur'an'ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalimdir! Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yahut: «Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk», demeyesiniz. İşte size de Rabbinizden açık delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp, onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri sebebiyle azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yahut: "Eğer bize kitap indirilmiş olsaydı, herhalde onlardan daha çok muvaffak olurduk." demeyesiniz diye. İşte size Rabbinizden apaçık bir delil, bir hidayet ve rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini inkar edenden ve onlardan alıkoymaya kalkışandan daha zalim kim olabilir? Elbette Biz, o ayetlerimizi engellemeye yeltenenleri, bu suçları sebebiyle, en müthiş bir azapla cezalandıracağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yahud demiyesiniz ki: Eğer bize kitab indirilmiş olsa idi her halde onlardan daha ziyade muvaffak olurduk, işte size rabbınızdan beyyine geldi, hidayet de geldi, rahmet de geldi, artık Allahın ayetlerini inkar eden ve onlardan men'a kıyam eyliyenden daha zalim kim olur? Elbette biz o, ayetlerimizi men'a kıyam edenleri bu kabahatleri yüzünden azabın en müdhişiyle cezalandıracağız

Erhan Aktaş

Veya "Eğer bize Kitap indirilseydi, biz onlardan daha iyi doğru yolda olurduk." dememeniz için, Rabb'inizden size apaçık bir beyyinat, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, ondan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Veya "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha iyi doğru yolda olurduk." dememeniz için, Rabb'inizden size apaçık bir beyyinat, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, ondan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Veya "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha iyi doğru yolda olurduk." dememeniz için, Rabb'inizden size apaçık bir beyyinat, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, ondan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

Fizilal-il Kuran

Yine diyemeyesiniz ki, «Eğer bize de kitap indirilseydi, doğru yola onlardan daha sıkı sarılırdık.» Çünkü size de Rabbinizden açık belge, doğru yol kılavuzu ve rahmet geldi. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp onlara yüz çevirenlerden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimize yüz çevirenleri, bu yüz çevirmelerinden ötürü azapların en kötüsüne çarptıracağız.

Gültekin Onan

Ya da: "Kitap bize de indirilseydi, elbette onlardan daha çok doğru yolda olurduk" dememeniz (için) işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet gelmiştir. Tanrı'nın ayetlerini yalanlayandan ve (insanları) ondan alıkoyup çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden alıkoyup çevirenlere, bu 'engelleme ve çevirmelerinden' dolayı pek çetin bir azabla karşılık vereceğiz.

Hamdi Döndüren

Veya “Bize de kitap indirilseydi, herhalde doğru yola, onlardan daha çok uyardık.” dememeniz için (bu Kur’an’ı indirdik). İşte size Rabbinizden apaçık bir kanıt, bir yol gösterici ve bir rahmet gelmiştir. Allah’ın âyetlerini yalan sayıp ondan (insanları) çevirenden daha zâlim kim olabilir? Biz, (insanları) âyetlerimizden çevirenleri bu sebeple yaman bir azapla cezalandıracağız!

Hasan Basri Çantay

Yahud "Bize de kitab indirilseydi muhakkak onlardan fazla hidayete ererdik" dememeniz içindir. İşte size Rabbinizden apaçık bir hüccet, bir hidayet, bir rahmet gelmişdir. Artık Allahın ayetlerini yalan sayandan, onlardan yüz çevirenden daha zaalim kimdir? Biz ayetlerimizden yüz çevirenleri bu sebeble, yaman bir azab ile cezalandıracağız.

Hasib Asutay

'Ya da bize de kitap indirilseydi biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk' demeyesiniz. İşte size de Rabbinizden apaçık bir delil, bir hidâyet ve bir rahmet gelmiştir. Artık Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden (51) daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsü ile cezalandıracağız. (51. Yahut men edenden.)

Hayrat Neşriyat

Veya: 'Doğrusu bize kitab indirilseydi, elbette onlardan daha çok hidâyete ermiş kimse(ler) olurduk' demeyesiniz! İşte gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil, birhidâyet ve bir rahmet gelmiştir. O hâlde Allah’ın âyetlerini yalanlayıp, onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, (böyle) yüz çevirmekte olmalarından dolayı yakında azâbın en kötüsüyle cezâlandıracağız!

İbni Kesir

Veya demeyesiniz ki: Bize de o kitab indirilseydi; muhakkak ki onlardan daha fazla hidayete ererdik. İşte size, Rabbınızdan apaçık hüccet, hidayet ve rahmet gelmiştir. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüzçevirenden daha zalim kimdir? Biz, ayetlerimizden yüzçevirenleri bu yüzden azabın kötüsüyle cezalandıracağız.

Mehmet Okuyan

Veya “Kitap (ilahî mesaj) bize indirilseydi, biz onlardan daha fazla doğru yolda olurduk.” dersiniz diye (Kur’an’ı indirdik). Elbette size de Rabbinizden apaçık bir delil, bir rehber ve rahmet gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir ki! Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri nedeniyle ileride azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Muhammed Esed

yahut da, "Eğer bize de bir ilahi kelam indirilmiş olsaydı onun rehberliğine kesinlikle onlardan daha sıkı uyardık" (demeyesiniz). İşte, şimdi size Rabbinizden hakikatin açık bir kanıtı ve bir rehberlik, bir rahmet geldi. Öyleyse, Allahın mesajlarını yalanlayandan ve onlardan küçümseyerek yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Mesajlarımızdan küçümseyerek yüz çevirenleri bundan dolayı şiddetli bir azapla cezalandıracağız!

Mustafa İslamoğlu

ya da, "Eğer bize de ilahi bir kelam indirilmiş olsaydı onlardan daha sıkı uyardık" (demeyesiniz). İşte size de Rabbinizden hakikatin açık belgesi, yol haritası ve rahmet gelmiştir. Bu durumda, Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve ona karşı katı davranandan daha zalim biri olabilir mi? Ayetlerimize karşı katı davranışları, bu kaskatı davranışları yüzünden şiddetli bir azapla cezalandıracağız!

Ömer Nasuhi Bilmen

Yahut demeyesiniz ki, «Eğer bize kitap indirilmiş olsa idi, elbette biz onlardan daha ziyâde hidâyete ermiş olurduk». İşte size Rabbinizden beyyine de geldi, hidâyet ve rahmet de. Artık Allah Teâlâ'nın âyetlerini tekzîp edenden ve ondan (yüz) çevirenden daha zalim kimdir? Biz âyetlerimizden iraz edenleri elbette böyle irazları sebebiyle azabın en kötüsü ile cezalandıracağızdır.

Ömer Öngüt

Veya: “Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha doğru yolda olurduk. ” dememeniz için. İşte size Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet gelmiştir. Allah'ın âyetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirdiklerinden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

Suat Yıldırım

Yahut: "Eğer bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha doğru yolda olurduk." dememeniz içindir. İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidâyet ve rahmet geldi. Allah’ın âyetlerini yalan sayıp insanları ona yönelmekten alıkoyandan daha zalim kim olabilir?Âyetlerimizden yüz çevirerek engelleyenleri bu engellemeleri sebebiyle yaman bir azapla cezalandıracağız.

Süleyman Ateş

Yahut: "Eğer bize Kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk." demeyesiniz. İşte size de Rabbinizden açık delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Süleymaniye Vakfı

Ya da şöyle derdiniz: "O kitap bize indirilmiş olsaydı ona, onlardan daha iyi uyardık." İşte size Rabbinizden açık bir belge, bir rehber ve bir ikram geldi. Bundan sonra Allah'ın ayetleri karşısında yalana sarılan ve onlardan uzak duranlardan daha büyük yanlış yapan kişi kimdir? Ayetlerimizden uzak duranları, uzaklaşmalarına karşılık, kötü bir azap ile cezalandıracağız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ya da şöyle diyebilirdiniz: "Eğer o Kitap bize indirilmiş olsaydı ona onlardan daha iyi uyardık." İşte size Rabbinizden açık bir belge, bir rehber ve bir ikram geldi. Bundan sonra Allah'ın ayetleri karşısında yalana sarılandan ve onlardan yüz çevirenden daha yanlış kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerine karşılık azabın kötüsü ile cezalandıracağız.

Şaban Piriş

veya, -Kitap bize indirilmiş olsaydı, onlardan daha çok doğru yolda olurduk" dersiniz diye, size Rabbinizden açık bir belge, rehber ve rahmet gelmiştir. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirdiklerinden dolayı kötü azapla cezalandıracağız.

Tefhim-ul Kuran

Ya da: «Kitab bize de indirilseydi, şüphesiz onlardan daha çok doğru yolda olurduk» dememeniz (için) işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve (insanları) ondan alıkoyup çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden alıkoyup çevirenlere, bu 'engelleme ve çevirmelerinden' dolayı pek çetin bir azabla karşılık vereceğiz.

Ümit Şimşek

Veya 'Bize kitap indirilseydi biz onlardan daha doğru bir yolda olurduk' demeyesiniz diye. İşte size Rabbinizden apaçık bir delil, bir hidayet rehberi ve bir rahmet gelmiştir. Artık Allah'ın âyetlerini yalanlayan ve halkı ondan alıkoyan kimseden daha zalimi olur mu? Halkı âyetlerimizden alıkoyanları, bu engellemeleri yüzünden azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söylemelisiniz: "Eğer bize Kitap indirilmiş olsaydı, onlardan daha doğru yürüyüşlü olurduk." Artık size Rabbinizden bir beyyine, bir kılavuz ve bir rahmet gelmiş bulunuyor. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kim var? Ayetlerimize sırt dönenleri, yüz çevirmeleri yüzünden azabın en acıklısıyla cezalandıracağız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və ya: “Əgər bizə Kitab nazil edilsəydi, onlardan daha çox doğru yolda olardıq”– deməyəsiniz. Artıq sizə Rəbbinizdən açıq-aydın bir dəlil, doğru yol göstəricisi və mərhəmət gəlmişdir. Allahın ayələrini yalan sayan və onlardan üz çevirən kimsədən daha zalım kim ola bilər? Ayələrimizdən üz çevirənləri üz çevirdiklərinə görə pis əzabla cəzalandıracağıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və ya: ″Əgər bizə də kitab nazil edilsəydi, onlardan daha artıq düz yolda olardıq″, - söyləməməyiniz üçün (göndərdik). Artıq Rəbbinizdən sizə açıq-aşkar bir dəlil, hidayət və mərhəmət gəlmişdir. Allahın ayələrini yalan hesab edib onlardan üz çevirəndən daha zalım kim ola bilər?! Ayələrimizdən üz çevirənləri üz çevirdiklərinə görə ən pis cəza ilə cazalandıracağıq!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr werdet auch nicht sagen können: ʺWenn uns das Buch herabgesandt worden wäre, wären wir besser rechtgeleitet als sie.ʺ Nun habt ihr im Koran einen klaren Beweis von eurem Herrn, eine Rechtleitung und Barmherzigkeit. Äußerst ungerecht ist derjenige, der die eindeutigen Zeichen Gottes für Lügen hält und sich davon abwendet. Wir werden die Ungläubigen, die sich von Unseren eindeutigen Zeichen abwenden, schwer bestrafen wegen ihrer bösen Tat.

Almanca — Der Edle Quran

Oder damit ihr (nicht) sagt: ʺWenn die Schrift auf uns herabgesandt worden wäre, wären wir wahrlich eher rechtgeleitet als sie.ʺ Aber nun ist ein klarer Beweis von eurem Herrn und Rechtleitung und Barmherzigkeit zu euch gekommen. Wer ist denn ungerechter, als wer Allahs Zeichen für Lüge erklärt und sich von ihnen abwendet? Wir werden denjenigen, die sich von Unseren Zeichen abwenden, mit einer bösen Strafe vergelten, daß sie sich stets abwandten.

Almanca — M. A. Rassoul

oder damit ihr nicht sprechet: ʺWäre das Buch zu uns niedergesandt worden, hätten wir uns wahrlich besser leiten lassen als sie.ʺ Nun ist zu euch ein deutlicher Beweis von eurem Herrn gekommen und eine Führung und eine Barmherzigkeit. Wer ist also ungerechter als der, der Allahs Zeichen leugnet und sich von ihnen abkehrt? Wir werden über die, die sich von Unseren Zeichen abkehren, eine schlimme Strafe verhängen, da sie sich abgewandt haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

oder ihr nicht sagt: ʺWäre doch zu uns die Schrift hinabgesandt worden, wären wir mit Sicherheit rechtgeleiteter gewesen als sie!ʺ Euch ist bereits ein klares Zeichen von eurem HERRN, Rechtleitung und Gnade gekommen. Also keiner begeht mehr Unrecht als derjenige, der die Ayat ALLAHs verleugnet und sich davon abwendet. WIR werden denjenigen, die sich von Unseren Ayat abwenden, mit der Härte Unserer Peinigung vergelten wegen dem, wie sie sich abzuwenden pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Or you may say: "Had we received their Book we would have regarded with more reverence and veneration, and in all things we would have conformed our will to Allah's will and we would have regarded His way but the one way of arriving at the truth". Now, there has come to you a convincing evidence of the truth of Our Messenger's mission and with him has come the Quran with illumination and enlightenment and a spirit of truth guiding into all truth and inviting Allah's mercy. Therefore, who is more wicked than he who denies Allah's revelations and signs and counsels deaf to Allah's disclosure of divine knowledge and spiritual enlightenment! Indeed, those who counsel deaf to Our revelations and signs betokening Omnipotence and Authority shall be put to the torment laid upon the damned in requital of closing their hearts, ears and their minds’ eyes to intellectual and spiritual enlightenment.

Abdul Haleem

or ‘If only the Scripture had been sent down to us, we would have been better guided than them.’ Now clear evidence, guidance, and mercy have come to you from your Lord. Who could be more wrong than someone who rejects God’s revelations and turns away from them? We shall repay those who turn away with a painful punishment.

Abdullah Yusuf Ali

Or lest ye should say: "If the Book had only been sent down to us, we should have followed its guidance better than they." Now then hath come unto you a clear (sign) from your Lord,- and a guide and a mercy: then who could do more wrong than one who rejecteth Allah's signs, and turneth away therefrom? In good time shall We requite those who turn away from Our signs, with a dreadful penalty, for their turning away.

Abul A'la Maududi

Nor may you claim that: 'Had the Book been revealed to us, we would have been better guided than they.' Surely clear evidence has come to you from your Lord, which is both a guidance and a mercy. Who, then, is more unjust than he who gave the lie to the signs of Allah and turned away from them? And We shall soon requite those who turn away from Our signs with a severe chastisement for having turned away.

Aisha Bewley

Nor can you say: ‘If the Book had been sent down to us, We would have been better guided than they were. ’ For a Clear Sign has come to you from your Lord, and guidance and mercy. Who could do greater wrong than someone who denies Allah’s Signs and turns away from them? We will repay those who turn away from Our Signs with the worst kind of punishment because they turned away.

Al-Hilali & Khan

Or lest you (pagan Arabs) should say: "If only the Book had been sent down to us, we would surely have been better guided than they (Jews and Christians)." So now has come unto you a clear proof (the Qur’ân) from your Lord, and a guidance and a mercy. Who then does more wrong than one who rejects the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of Allâh and turns away therefrom? We shall requite those who turn away from Our Ayât with an evil torment, because of their turning away (from them). [Tafsir At-Tabari]

Ali Quli Qarai

or [lest] you should say, ‘If the Book had been sent down to us, surely we would have been better-guided than them. ’ There has already come to you a manifest proof from your Lord and a guidance and mercy. So who is a greater wrongdoer than him who denies the signs of Allah, and turns away from them? Soon We shall requite those who turn away from Our signs with a terrible punishment because of what they used to evade.

Amatul Rahman Omar

Or lest you should say, `Had the Book been revealed to us we would surely have been better guided than they. ' Now there has certainly come to you from your Lord (in the form of the Qur'ân) a clear evidence, an excellent guidance and a great mercy. Who then, is more unjust than he who cries lies to the revelations of Allâh and turns away from them? We will certainly award those who turn away from Our revelations an awful punishment, because of their having turned away.

Arthur John Arberry

or lest you say, 'If the Book had been sent down upon us, we had surely been more rightly guided than they. ' Yet indeed a clear sign has come to you from your Lord, and a guidance and a mercy; and who does greater evil than he who cries lies to God's signs, and turns away from them? We shall surely recompense those who turn away from Our signs with an evil chastisement for their turning away.

Bijan Moeinian

You can no longer say, "If the Book had been sent down to us, we would have behaved more righteous than [God respecting] nations before us. " Now that the Lord has blessed you (out of His mercy) with a clear beacon, who can be more unjust than the one who denies My Revelations and turns away from them. I will subject those who show such ingratitude to the severest punishment.

E. Henry Palmer

Or, lest ye should say, 'Had we had a book revealed to us we should surely have been more guided than they;' but there is come to them a manifest sign from their Lord, and a guidance and a mercy; who then is more unjust than he who calls God's signs lies, and turns from them? we will reward those who turn from our signs with an evil punishment for that they turned away.

Edip-Layth

Or you say, "If the book was sent to us we would have been more guided than they!" Proof has come to you from your Lord, guidance and a mercy. Who is more wicked than one who denies God's signs and turns away from them? We will punish those who turn away from Our signs with the pain of retribution for what they turned away.

George Sale

Or lest ye should say, if a book of divine revelations had been sent down unto us, we would surely have better directed than they. And now hath a manifest declaration come unto you from your Lord, and a direction and mercy: And who is more unjust than he who deviseth lies against the signs of God, and turneth aside from them? We will reward those who turn aside from our signs with a grievous punishment, because they have turned aside.

Hamid S. Aziz

Or, lest you should say, "Had we had a Book (Scripture) revealed to us we should surely have been more guided than they;" But now there is come to them a manifest sign from their Lord, and a guidance and a mercy; who then is more unjust (does greater wrong) than he who denies the Signs (revelations) of Allah, and turns away from them? We will reward those who turn from our Signs with a severe punishment because of their turning.

Mahmoud Ghali

Or that you may not say, " (As) for us, if the Book had been sent down upon us, we would indeed have been more rightly-guided than they. " Yet a supreme evidence has already come to you from your Lord, and a guidance and a mercy. So, who is more unjust than he who cries lies to the signs of Allah and turns aside from them? We will soon recompense the ones who turn aside from Our signs with an odious torment for that they used to turn aside (from them).

Marmaduke Pickthall

Or lest ye should say: If the Scripture had been revealed unto us, we surely had been better guided than are they. Now hath there come unto you a clear proof from your Lord, a guidance and mercy; and who doeth greater wrong than he who denieth the revelations of Allah, and turneth away from them? We award unto those who turn away from Our revelations an evil doom because of their aversion.

Mohamed Ahmed - Samira

Or that: "Had the Book been sent down to us we would surely have been guided better than they. " So you have now received from your Lord a clear proof and a guidance and grace. Then who is more wicked than he who denies the signs of God and turns away from them? We shall punish those severely who turn away: A requital indeed for having turned aside.

Muhammad Asad

or lest you say, "If a divine writ had been bestowed from on high upon us, we would surely have followed its guidance better than they did. " And so, a clear evidence of the truth has now come unto you from your Sustainer, and guidance, and grace. Who, then, could be more wicked than he who gives the lie to God's messages, and turns away from them in disdain? We shall requite those who turn away from Our messages in disdain with evil suffering for having thus turned away!

Mustafa Khattab

Nor can you say, "If only the Scriptures had been revealed to us, we would have been better guided than they." Now there has come to you from your Lord a clear proof[1]—a guide and mercy. Who then does more wrong than those who deny Allah’s revelations and turn away from them? We will reward those who turn away from Our revelations with a dreadful punishment for turning away.

Progressive Muslims

Or you Say: "If the Scripture was sent to us we would have been more guided than they!" Clarity has come to you from your Lord, and a guidance and a mercy. Who is more wicked than one who denies God's revelations and turns away from them We will punish those who turn away from Our revelations with the pain of retribution for what they turned away.

Sahih International

Or lest you say, "If only the Scripture had been revealed to us, we would have been better guided than they. " So there has [now] come to you a clear evidence from your Lord and a guidance and mercy. Then who is more unjust than one who denies the verses of Allah and turns away from them? We will recompense those who turn away from Our verses with the worst of punishment for their having turned away.

Sam Gerrans

Or you say: “Had the Writ been sent down upon us, we would have been better guided than they.” And there has come to you clear evidence from your Lord, and guidance, and a mercy; then who is more unjust than he who denies the proofs of God, and turns away from them? We will reward those who turn away from Our proofs with an evil punishment for their turning away.

Shabbir Ahmed

Or lest you say, "If a Divine Scripture had come to us, we would be better guided than they. Now has come to you a clear evidence of Truth from your Lord. It is a Beacon and Mercy. Who can be a greater transgressor than the one who denies the Revelations of Allah and turns away from them in disregard? Our Law of Requital will award those who turn away from Our Revelations, an awful suffering for their disregard.

Syed Vickar Ahamed

Or in case that you should say: "If the Book had only been sent down to us, we should have followed its guidance better than they (did). " Now then, has come to you a clear (proof, this Quran) from your Lord, and a guide and a mercy: Then who could be more wrong than one who rejects Allah’s Signs, and turns away from it? In good time We shall punish those who turn away from Our Signs (verses), with terrifying penalty, for their turning away.

Taqi Usmani

Or you would say, "If the Book had been sent down to us, we would have been more adhering to the right path than they are."Now there has come to you a clear sign from your Lord, and a guidance and mercy. So, who is more unjust than the one who gives the lie to the verses of Allah and turns away from them? We will recompense those who turn away from Our verses with an evil punishment, because of their turning away.

The Monotheist Group

Or you say: "If the Book was sent to us we would have been more guided than they!" Clarity has come to you from your Lord, and a guidance and a mercy. Who is more wicked than he who denies the revelations of God and turns away from them? We will punish those who turn away from Our revelations with the pain of retribution for what they turned away.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ou que vous disiez: ʺSi cʹétait à nous quʹon avait fait descendre le Livre, nous aurions certainement été mieux guidés quʹeux.ʺ Voilà certes que vous sont venus, de votre Seigneur, preuve, guidée et miséricorde. Qui est plus injuste que celui qui traite de mensonges les versets dʹAllah et qui sʹen détourne? Nous punirons ceux qui se détournent de Nos versets, par un mauvais châtiment, pour sʹen être détournés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Yan jî da ku hûn nebêjin: Eger ji me re kitêb bihata şandin em ê ji wan bêhtir têgihiştî bûna. Êdî bêguman daxuyaniyek e ji nik Perwerdegarê we, rêberiyeke hêja û dilovaniyeke pir ji we re hatiye. Vêca ma yê ku bi ayetên Xwedê bawerî neyîne û berê xwe ji wan biguherîne, sitemkartir kî heye? Em ê wan kesên ku berê xwe ji ayetên me biguherînin, ji ber berguherîna wan, bi ezabê herî pîs ceza bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Of dat jullie niet zeggen: ʺAls het boek tot ons was neergezonden dan hadden wij ons beter de weg laten wijzen dan zij.ʺ Maar nu is er tot jullie een duidelijk bewijs van jullie Heer gekomen en een leidraad en barmhartigheid. En wie is er zondiger dan wie Gods tekenen loochent en zich daarvan afwendt? Wij zullen hen die zich van Onze tekenen afwenden vergelden met de vreselijke bestraffing voor dat waarvan zij zich afwenden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij zult niet meer zeggen: indien ons een boek met goddelijke openbaringen ware nedergezonden, waarlijk wij zouden beter dan zij zijn geleid geworden. En thans is eene duidelijke verklaring, en eene richting en eene genade van uwen Heer tot u gekomen; en wie is onrechtvaardiger dan hij, die leugens omtrent Gods teekenen uitdenkt, en zich van hem afwendt? Wij zullen hen die zich van onze teekenen afwenden, met eene strenge straf beloonen, omdat zij zich hebben afgekeerd.

Hollandaca — Siregar

Of dat zij zeggen: ʺAls de Schrift aan ons was neergezonden, dan zouden wij zeker rechter geleid zijn dan zij.ʺ En nu is er dan voorzeker een duidelijk bewijs van jullee Heer tot jullie gekomen, en leiding en Barmhartightid. En wie is er onrechtvaardiger dan wie de Verzen van Allah loochent en zich ervan ofkeert. Wij zullen degenen die zich van Onze Verzen afkeerden vergelden met de ergste bestraffing omdat zij zich plachten af to keren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Или (чтобы) вы (о, многобожники) не говорили: «Если бы была ниспослана нам книга (как было уже ниспослано иудеям и христианам), то мы обязательно придерживались бы (истинного) пути более, чем они!» Но уже пришло к вам ясное [на понятном для вас арабском языке] знамение от Господа вашего, и руководство (чтобы следовать Прямым путем), и милость (для этой общины); (тогда) кто же более несправедлив (и грешен) [самый наихудший человек], (нежели) чем тот, кто отвергает знамения Аллаха и отворачивается от них! Мы воздадим тем, которые отвращаются от Наших знамений, злым наказанием [Адом] за то, что они отвращались (от наших знамений и уклонились с Нашего пути)!

Rusça — Osmanov

и чтобы вы не говорили [также]: ʺЕсли бы было ниспослано нам Писание, то мы были бы на более правильном пути, чем ониʺ. Вам были даны от вашего Господа и ясное знамение, руководство, и милость. Так кто же более несправедлив, чем тот, кто опровергает знамения Аллаха и пренебрегает ими? Мы воздадим тем, кто пренебрегает знамениями Аллаха, суровым наказанием!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

eller säga: ʺOm uppenbarelsen hade kommit till oss skulle vi helt säkert ha följt dess vägledning bättre än de.ʺ Ni har alltså nu fått ett klart bevis från er Herre och vägledning och nåd. Vem är då mer orättfärdig än den som kallar Guds budskap för lögn och drar sig undan (när de framförs)? Dem som drar sig undan Våra budskap skall Vi straffa för detta med ett svårt lidande!