(88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.

فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّبِينَ فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

fe emmā in kāne mine l-muḳarrabīne / fe ravHun ve rayHānun ve cennetu neǐymin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاَمَّٓاfe emmāama
2اِنْineğer
3كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinise
4مِنَmine-dan
5الْمُقَرَّبِينَl-muḳarrabīneق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.yaklaştırılanlar-
1فَرَوْحٌfe ravHunر و حRuh, bilgi, can, nefes, hava, esinti, hayat, yaşam özü, ilham, öz(O'na) rahatlık (vardır)
2وَرَيْحَانٌve rayHānunر و حRuh, bilgi, can, nefes, hava, esinti, hayat, yaşam özü, ilham, özve güzel rızık (vardır)
3وَجَنَّتُve cennetuج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkve cenneti (vardır)
4نَعِيمٍneǐyminن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ni'met

Tüm mealler

Meal seçin (78 / 78 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık ona huzur ve rahat ve rızık ve Naîm cenneti.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık ona huzur ve rahat ve rızık ve Naîm cenneti.

Adem Uğur

Ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.

Ahmed Hulusi

Ravh (Rahmani tecelli ile yaşam), Reyhan (Esma tecellileri seyri) ve Nimetler Cenneti vardır.

Ahmet Tekin

Ona rahmet, rahatlık, güzel rızık, nimetler ve güzel kokularla dolu Cennet vardır.

Ahmet Varol

(Bu durumda ona) rahatlık, güzel rızık ve nimet cenneti (var).

Ali Bulaç

Bu durumda rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur).

Ali Fikri Yavuz

Artık onun için bir rahatlık, hoş bir rızık ve Naîm Cenneti vardır. (Nimetleri bitmez, kedersiz bir cennet.)

Ali Rıza Safa

Gönül rahatlığı, güzel kokulu çiçekler ve nimet cenneti.

Bayraktar Bayraklı

- Eğer ölmek üzere olan kişi, Allah'a yakın olanlardansa, ona rahatlık, güzel kokular ve nimet cenneti vardır.

Bekir Sadak

(88-89) Eger olen o kisi, gozdelerden ise, rahatlik, hosluk ve nimet cenneti onundur.

Celal Yıldırım

(88-89) Fakat o (ölmek üzere olan kimse Allah'a) yakınlık sağlayanlardan ise, rahatlık, huzur, neş'e ve Nîmet Cenneti onundur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ona huzur, güzel nasip ve nimetlerle dolu cennet vardır.

Diyanet İşleri

(88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.

Diyanet İşleri (eski)

(88-89) Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur.

Diyanet Vakfi

Ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(ona) ravh (rahmet, ferahlık, daimi bir hayat), güzel bir rızık ve Naim cenneti vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

artık bir revh-u reyhan ve bir Cenneti ne'im

Erhan Aktaş

O takdirde, rahat bir hayat, huzur, güzel kokulu rızık ve nimetlerle dolu bir Cennet vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O takdirde, rahat bir hayat, huzur, güzel kokulu rızık ve nimetlerle dolu bir Cennet vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O takdirde, rahat bir hayat, huzur, güzel kokulu rızık ve nimetlerle dolu bir Cennet vardır.

Fizilal-il Kuran

Esenlik, hoş kokulu çiçekler ve bol nimetli cennet onu bekliyor

Gültekin Onan

Bu durumda rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur).

Hamdi Döndüren

Onun için rahatlık, güzel rızık ve naîm cenneti vardır.

Hasan Basri Çantay

artık rahatlık, güzel rızık ve Naıym cenneti (onundur).

Hasib Asutay

(Ona) rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.

Hayrat Neşriyat

(88-89) Fakat (ölen o kimse), (Allah’a) yakın kılınanlardan (sâbikundan) ise, artık (ona)bir rahatlık, güzel kokulu bir rızık ve Naîm Cenneti vardır.

İbni Kesir

Rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti.

Mehmet Okuyan

(Ölen kişi Allah’a) yakınlaştırılanlardan ise ona rahatlık, güzel rızık ve nimet cenneti vardır.

Muhammed Esed

(öteki dünyada onu) mutluluk, gönül rahatlığı ve bir esenlik bahçesi (bekler).

Mustafa İslamoğlu

(yeriniz) tarifsiz bir huzur, bitimsiz bir rızık ve mutluluğun üretildiği cennetler (olur).

Ömer Nasuhi Bilmen

İşte (ona) bir rahat, bir güzel rızk ve bir Nâim cenneti (vardır).

Ömer Öngüt

Ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti var.

Suat Yıldırım

(88-89) Ama eğer ölen kimse Allah’a yakın olanlardan ise, onun için rahatlık, güzel nasip ve naîm cenneti var.

Süleyman Ateş

O'na rahatlık, güzel rızık ve ni'met cenneti var.

Süleymaniye Vakfı

onun için iyilik ve ikram, güzel kokular ve nimetlerle dolu cennet vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Huzur, güzel kokular ve nimetlerle dolu bahçeler onu bekler.

Şaban Piriş

Rahatlık, güzel rızık ve nimet cennetleri...

Tefhim-ul Kuran

Bu durumda rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış Cennet (onundur).

Ümit Şimşek

Ölüm onun için rahat, güzel kokulu rızıklar ve nimetlerle dolu Cennet demektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle dolu cennet var ona.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

onda rəhmətə, gözəl ruziyə və Nəim bağına yetişər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Onu) rəhmət, gözəl ruzi (yaxud xoş ətirli çiçəklər) və Nəim cənnəti gözləyir!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

werden ihm Ruhe, Barmherzigkeit, gute Versorgung und ein Garten der Wonne zuteil.

Almanca — Der Edle Quran

dann (wird es für ihn) Ruhe, duftende Pflanzen und einen Garten der Wonne (geben).

Almanca — M. A. Rassoul

dann (wird er) Glückseligkeit (genießen) und Düfte und Gärten der Wonne.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Then a great welcome and a rich smell of sweet air, fragrance and the beatitude of heaven;

Abdul Haleem

he will have rest, ease, and a Garden of Bliss;

Abdullah Yusuf Ali

(There is for him) Rest and Satisfaction, and a Garden of Delights.

Abul A'la Maududi

then happiness and delight and Gardens of Bliss are his.

Aisha Bewley

there is solace and sweetness and a Garden of Delight.

Al-Hilali & Khan

(There is for him) rest and provision, and a Garden of Delights (Paradise).

Ali Quli Qarai

then ease, abundance, and a garden of bliss.

Amatul Rahman Omar

Then (he will have) happiness, comfort and plenty and Garden of Bliss.

Arthur John Arberry

there shall be repose and ease, and a Garden of Delight;

Bijan Moeinian

… peace and flowers entering to the Gardens of Paradise.

E. Henry Palmer

then rest and fragrance and the garden of pleasure!

Edip-Layth

Then joy, and rose buds, and paradises of bliss.

George Sale

his reward shall be rest, and mercy, and a garden of delights:

Hamid S. Aziz

(There is for him) Satisfaction and Bounty and a Garden of Bliss.

Mahmoud Ghali

Then (there will be) relief, and soothing comfort, and a Garden of Bliss;

Marmaduke Pickthall

Then breath of life, and plenty, and a Garden of delight.

Mohamed Ahmed - Samira

There will be peace and plenty, and gardens of tranquility for him.

Muhammad Asad

happiness [awaits him in the life to come], and inner fulfillment, and a garden of bliss.

Mustafa Khattab

then ˹such a person will have˺ serenity, fragrance,[1] and a Garden of Bliss.

Progressive Muslims

Then joy, and rose buds, and paradises of bliss.

Sahih International

Then [for him is] rest and bounty and a garden of pleasure.

Sam Gerrans

Then rest, and plenty, and a garden of bliss.

Shabbir Ahmed

(For him) Jubilation, and inner fulfillment, and a Garden of Bliss!

Syed Vickar Ahamed

(For him there is) rest and satisfaction, and a Garden of (heavenly) delights.

Taqi Usmani

then (for him) there is comfort and fragrance and garden of bliss.

The Monotheist Group

Then joy, and rose buds, and gardens of bliss.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca ji bo wî aramî, risqê pak û bihişta xwedan nîmet hene.

Hollandaca (1)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zal de belooning zijn, rust, genade en een tuin van vermaak.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

то (ему во время его смерти будет даровано) (великое) милосердие (и радость), и аромат (которым будет благоухать его душа), и Рай Благодати (где вечная жизнь, счастье, удовольствия и радость).

Rusça — Osmanov

то [ему уготованы] покой, благоухание и благодатный сад.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(skall han få) vila och ro och (välkomnas) med myrtendoft i lycksalighetens lustgård.