Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
وَاَنْتُمْ حِينَئِذٍ تَنْظُرُونَ
ve entum Hīneiƶin tenZurūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Siz de o sırada bakar durursunuz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Siz de o sırada bakar durursunuz.
Adem Uğur
O vakit siz bakar durursunuz.
Ahmed Hulusi
O zaman siz (çaresiz) bakakalırsınız!
Ahmet Tekin
O zaman acz içinde bakar durursunuz.
Ahmet Varol
O vakit siz (can çekişene) bakar durursunuz.
Ali Bulaç
Ki o sırada siz (sadece) bakıp durursunuz,
Ali Fikri Yavuz
O vakit (ölünün etrafında bulunan sizler), bakar durursunuz. (Elinizden bir şey gelmez, canınızın çıkmasını beklersiniz).
Ali Rıza Safa
Siz de durup seyrederken.
Bayraktar Bayraklı
- Hele can boğaza dayandığı zaman. Siz o zaman, bakıp duracaksınız. O anda biz, ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
Bekir Sadak
(83-85) Kisinin cani bogaza dayaninca ve siz o zaman bakip kalirken, Biz o kisiye sizden daha yakinizdir, ama gormezsiniz.
Celal Yıldırım
Siz de bakıp dururken,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşte o zaman siz (çaresiz) bakar durursunuz.
Diyanet İşleri
Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
Diyanet İşleri (eski)
(83-85) Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
Diyanet Vakfi
O vakit siz bakar durursunuz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ki o zaman bakar durursunuz,
Elmalılı Hamdi Yazır
ki siz o vakıt bakar durursunuz
Erhan Aktaş
O zaman bakınıp durursunuz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
O zaman bakınıp durursunuz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O zaman bakınıp durursunuz.
Fizilal-il Kuran
O sırada sizler gözlerinizi o can çekişen adama dikersiniz.
Gültekin Onan
Ki o sırada siz (sadece) bakıp durursunuz,
Hamdi Döndüren
Ki siz de o zaman bakınıp durursunuz,
Hasan Basri Çantay
o vakit siz görürsünüz!
Hasib Asutay
O vakit siz bakar durursunuz.
Hayrat Neşriyat
(83-84) Öyle ise, değil mi ki (can) boğaza geldiğinde, artık siz, o sırada (can çekişen o kimseye çâresizlikle) bakar durursunuz.
İbni Kesir
O vakit görürsünüz siz.
Mehmet Okuyan
O zaman siz (ölmekte olan kişiye) bakar durursunuz.
Muhammed Esed
siz de (çaresiz bir şekilde) durup seyrederken,
Mustafa İslamoğlu
Ve siz o zaman dehşetle bakakalacaksınız.
Ömer Nasuhi Bilmen
(83-84) Artık değil mi ki, (can) boğaza geldiği vakit. Ve siz o zaman bakar durursunuz.
Ömer Öngüt
Siz (o can çekişen kimseye) bakar durursunuz.
Suat Yıldırım
O vakit can çekişenin yanında bulunan sizler bakar durursunuz.
Süleyman Ateş
Ki siz de o zaman (can çekişen kimseye) bakıp durursunuz.
Süleymaniye Vakfı
Siz o zaman (ölmekte olan kişiye) bakar durursunuz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O vakit siz bakakalırsınız.
Şaban Piriş
Siz, o zaman bakıp kalırsınız
Tefhim-ul Kuran
Ki o sırada siz (sadece) bakıp durursunuz,
Ümit Şimşek
O vakit siz bakar, durursunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte o zaman siz bakakalırsınız!
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
həmin an siz can verən adama baxırsınız.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und ihr in diesem Augenblick zu ihm hinschaut,
Almanca — Der Edle Quran
während ihr dabei zuschaut
Almanca — M. A. Rassoul
und ihr in jenem Augenblick zuschaut?
Almanca — Muhammad Zaidan
während ihr in dieser Zeit zuschaut.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And you are then on the watch for what is expected, but unable to avert the inevitable?
Abdul Haleem
while you gaze on-
Abdullah Yusuf Ali
And ye the while (sit) looking on,-
Abul A'la Maududi
the while you are helplessly watching that he is on the verge of death,
Aisha Bewley
and you are at that moment looking on –
Al-Hilali & Khan
And you at the moment are looking on,
Ali Quli Qarai
and at that moment you are looking on
Amatul Rahman Omar
And you are at that time looking on (helplessly),
Arthur John Arberry
and that hour you are watching
Bijan Moeinian
And you see that the person is dying.
E. Henry Palmer
and ye at that time look on,
Edip-Layth
At that moment you look around.
George Sale
and ye at the same time are looking on;
Hamid S. Aziz
And you the while look on -
Mahmoud Ghali
And you at that while of time (sit) looking on,
Marmaduke Pickthall
And ye are at that moment looking
Mohamed Ahmed - Samira
And you wait for the moment (of death),
Muhammad Asad
the while you are [helplessly] looking on -
Mustafa Khattab
while you are looking on?
Progressive Muslims
And at that moment you look around.
Sahih International
And you are at that time looking on -
Sam Gerrans
But you at that time will look on.
Shabbir Ahmed
And as you look on,
Syed Vickar Ahamed
And you (sit) looking on—
Taqi Usmani
and you are watching?
The Monotheist Group
And at that moment you look around.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et quʹà ce moment là vous regardez,
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
terwijl jullie op die tijd toekijken?
Hollandaca — Salomo Keyzer
En gij op hetzelfde oogenblik rond ziet.
Hollandaca — Siregar
En jullie op dat moment toezagen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и вы в тот момент смотрите (на умирающего)?
Rusça — Osmanov
и вы воочию видите это,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och ni bevittnar (hans dödskamp),