Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِلْمُقْوِينَ

neHnu ceǎlnāhā teƶkiraten ve metāǎn li l-muḳvīne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz onu, cehennem ateşini bir andırma ve çöllerde konup göçenlere bir fayda olarak halkettik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Biz onu, cehennem ateşini bir andırma ve çöllerde konup göçenlere bir fayda olarak halkettik.

Adem Uğur

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

Ahmed Hulusi

Onu, çölde yaşarmışçasına bilgisizlere bir hatırlatma ve bir yararlanacakları şey kıldık!

Ahmet Tekin

Biz onu, ibret almanız için planlayıp hazırladık. Çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

Ahmet Varol

Biz onu hem bir ibret hem de ihtiyaç sahiplerine bir yarar kıldık.

Ali Bulaç

Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Biz bu ateşi, (cehennem ateşine) bir ibret ve sahradaki yolculara bir menfaat kıldık.

Ali Rıza Safa

Onu bir ders ve gereksinimi olanlar için yarar kaynağı yaptık.

Bayraktar Bayraklı

- Hiç düşündünüz mü yaktığınız ateşi? Onun ağacını siz mi var ettiniz yoksa biz mi? Biz onu bir ders ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. Öyleyse Yüce Rabbinin adını övgüyle an!

Bekir Sadak

Biz onu bir ibret ve colde konaklayanlar icin yararli kildik.

Celal Yıldırım

Biz, onu bir öğüt ve ibret ve hem de boş arazide yolculuk yapanlar (gezip dolaşanlar, rahat ve temiz hava almak isteyenler) için bir fayda kıldık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz onu çöl yolcularına ve açlık çekenlere bir işaret ve nimet kıldık.

Diyanet İşleri

Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

Diyanet İşleri (eski)

Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.

Diyanet Vakfi

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onu hem bir ihtar, hem de alandaki muhtaçlara (çöl yolcularına) faydalı kıldık;

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onu hem bir muhtıra kıldık hem de bir istifade; alandaki muhtaclar için.

Erhan Aktaş

Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık.

Fizilal-il Kuran

Biz onu hem düşündürücü, ibret verici bir uyarıcı, hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı olarak yarattık.

Gültekin Onan

Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

Hamdi Döndüren

Biz o ateşi bir ibret ve çölde yolculuk yapanlara yararlı kıldık.

Hasan Basri Çantay

Biz onu hem bir ibret, hem çöl yolcularına bir faide kıldık.

Hasib Asutay

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir yarar kıldık.

Hayrat Neşriyat

Biz onu (o ateşi, Cehennem ateşi için) bir hatırlatma ve çölde yolculuk edenler için bir menfaat kıldık.

İbni Kesir

Biz, onu bir ibret ve konaklayanlar için faydalı kıldık.

Mehmet Okuyan

İşte, biz onu (ağacı, gerçeğin) hatırlatması ve ihtiyacı olanlar için geçimlik yaptık.

Muhammed Esed

Onu (Bizi) hatırlamanı(zı)n bir vasıtası ve (hayatlarının) yabaniliği içinde kaybolmuş ve acıkıp susamış bütün insanlar için bir rahatlama vasıtası yaptık.

Mustafa İslamoğlu

Biz onu bir hatırlama vesilesi ve kendi yalnızlığında kaybolmuş muhtaçlar için yarayışlı bir meta kıldık.

Ömer Nasuhi Bilmen

(72-74) Onun ağacını siz mi yarattınız yoksa yaratanlar Biz miyiz? Biz onu (o ateşi) bir muhtıra ve sahraya konup göçenler için bir menfaat kıldık. Artık azîm Rabbinin ismiyle tesbihte bulun.

Ömer Öngüt

Biz onu bir ibret ve çöl yolcuları için bir fayda yaptık.

Suat Yıldırım

Biz onu çölde, yolda bulunanlar ve muhtaçlar için hem bir ders, hem de istifade vesilesi kıldık.

Süleyman Ateş

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

Süleymaniye Vakfı

Biz o ağacı, (birçok şeyi) hatırlatma vesilesi ve ihtiyacı olanların yararlanacağı bir şey yaptık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz ateşi, hem bilgi konusu hem ihtiyacı olanlar için yararlı bir şey haline getirdik.

Şaban Piriş

Biz, onu bir ibret ve ihtiyaç sahipleri için faydalı kıldık.

Tefhim-ul Kuran

Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu) hem de ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

Ümit Şimşek

Biz onu bir ibret yaptık ve tutuşturanlar için yararlı kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu hem bir ibret hem de çöl yolcularına bir nimet kıldık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onu Cəhənnəmi yada salmaq və müsafirlərin istifadəsi üçün yaratdıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz onu (sizi cəhənnəm odu ilə qorxutmaqdan ötrü) ibrət dərsi və səhrada olan müsafirlərin faydalanması üçün yaratdıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben das Feuer als Ermahnung an (Gottes Allmacht) und zum Nutzen für die Wanderer in der Einöde gemacht.

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben es ja zur Erinnerung (an das Höllenfeuer) und als Nießbrauch für die Wanderer gemacht.

Almanca — M. A. Rassoul

Wir haben das (Feuer) zur Ermahnung (vor der Hölle) erschaffen und zum Nutzen für die Wanderer durch die Wildnisse.

Almanca — Muhammad Zaidan

WIR machten es als Ermahnung und Verbrauchsgut für die Umherziehenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We made it a reminder for Our Omnipotence here and Hereafter, and a material advantage and a commodity for those who make use among Our creation.

Abdul Haleem

We made it a reminder, and useful to those who kindle it,

Abdullah Yusuf Ali

We have made it a memorial (of Our handiwork), and an article of comfort and convenience for the denizens of deserts.

Abul A'la Maududi

We made it a reminder and a provision for the needy.

Aisha Bewley

We have made it to be a reminder and a comfort for travellers in the wild.

Al-Hilali & Khan

We have made it a Reminder (of the Hell-fire in the Hereafter), and an article of use for the travellers (and all the others, in this world).

Ali Quli Qarai

It was We who made it a reminder and a boon for the desert-dwellers.

Amatul Rahman Omar

We have made it a source of admonition (for the people) and a means to live upon for the needy and the wayfarer.

Arthur John Arberry

We Ourselves made it for a reminder, and a boon to the desert-dwellers.

Bijan Moeinian

God has given you the fire as a mean of thought and as a mean of your advancement [from animal level into a civilized intellectual being].

E. Henry Palmer

We have made it a memorial and a chattel for the traveller of the waste?

Edip-Layth

We rendered it a reminder, and a useful tool for the users.

George Sale

We have ordained the same for an admonition, and an advantage unto those who travel through the deserts.

Hamid S. Aziz

We have made it a reminder and a convenience for the dwellers of the deserts.

Mahmoud Ghali

We, Ever We, have made it for a Reminder and an enjoyment for the denizens in the desert.

Marmaduke Pickthall

We, even We, appointed it a memorial and a comfort for the dwellers in the wilderness.

Mohamed Ahmed - Samira

We have made it as a reminder and convenience for the needy.

Muhammad Asad

It is We who have made it a means to remind [you of Us], and a comfort for all who are lost and hungry in the wilderness [of their lives].

Mustafa Khattab

We have made it ˹as˺ a reminder ˹of the Hellfire˺ and a provision for the travellers.

Progressive Muslims

We rendered it a reminder, and a useful tool for the users.

Sahih International

We have made it a reminder and provision for the travelers,

Sam Gerrans

We made it a reminder, and a benefit for the desert-travellers.

Shabbir Ahmed

We, yes, We have made this (fire) a reminder, and a gift for all of you who surely need it. (The use of fire is one of the Divine gifts that distinguishes mankind from the Animal Kingdom).

Syed Vickar Ahamed

We have made it (the fire) a monument and an article of comfort and convenience for those who live in the desert (this world).

Taqi Usmani

We have made it a reminder (of Our infinite power, and of the fire of Hell) and a benefit for travelers in deserts.

The Monotheist Group

We rendered it a reminder, and a useful tool for the users.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous en avons fait un rappel (de lʹEnfer), et un élément utile pour ceux qui en ont besoin.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me agir kiriye bîranîn (ji bo agirê axiretê) û ji bo rêwiyan jî feyde gerandiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben het als een vermaning gemaakt en voor de woestijnbewoners als iets om te gebruiken.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben dit als eene vermaning bevolen en tot een voordeel voor hen, die door de woestijnen reizen.

Hollandaca — Siregar

Wij hebben het (vuur) gemaakt ter herinnering en tot nut voor de reizigers.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Мы сделали его [огонь] напоминанием (об огне Ада) и предметом пользования для людей, находящихся в пустыне [для путников].

Rusça — Osmanov

Мы заставили их расти как назидание и в помощь тем, кто странствует по пустыням.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi har skapat det som en påminnelse (till er) och till nytta och glädje för den vilsne och hungrige vandraren i ödemarken.