Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "Bu bir delidir" dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ

keƶƶebet ḳablehum ḳavmu nūHin fe keƶƶebū ǎbdenā ve ḳālū mecnūnun ve zducira

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1كَذَّبَتْkeƶƶebetك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlamıştı
2قَبْلَهُمْḳablehumق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekonlardan önce
3قَوْمُḳavmuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmi
4نُوحٍnūHinن و حNuh'un
5فَكَذَّبُواfe keƶƶebūك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanladılar
6عَبْدَنَاǎbdenāع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulumuzu
7وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler
8مَجْنُونٌmecnūnunج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcinlenmiştir
9وَازْدُجِرَve zduciraز ج رYasaklamak, uzaklaştırmak, men etmek, azarlamak, kovmak, korkutup kaçırmak, azarlamak, caydırmak, cesaretini kırmak, geri püskürtmek, engellemek, sert konuşmayla azarlamak, sesle veya kınayarak azarlamak, onu durdurmak, onu engellemek veya onu yasaklamak, sert konuşmayla: veya engellemek, durdurmak, kısıtlamak veya alıkoymak: veya yasaklamak veya men etmek [herhangi bir bağırma veya konuşma yoluyla].ve o menedildi

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlardan önce Nûh kavmi de kulumuzu yalanlamıştı ve delil dediler ona, pek fenâ incittiler onu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlardan önce Nûh kavmi de kulumuzu yalanlamıştı ve delil dediler ona, pek fenâ incittiler onu.

Adem Uğur

Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanladı, hem de kulumuzun yalancı olduğunda ısrar ederek: O, delirdi, dediler. Ve (Nuh, davetten vazgeçmeye) zorlandı.

Ahmed Hulusi

Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir" dediler; (görevinden) engellediler.

Ahmet Tekin

Onlardan önce Nuh kavmi de Nûh’u yalanladı. Bizi ilâh tanıyan, candan müslüman olarak bize bağlanan, saygılı kulumuzu yalanlamakta ısrar ettiler. 'Cinlere mahkûm olmuş biridir, delidir.' dediler. Nûh’a bağırıp çağırıldı, tebliği engellendi, eza ve cefa edilerek kovuldu.

Ahmet Varol

Onlardan önce Nuh kavmi de yalanladı. Böylece kulumuzu yalanladılar ve: 'Delidir' dediler. O zorla (tebliğden) alıkonuldu.

Ali Bulaç

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı; böylece kulumuz (Nuh)u yalanladılar ve: "Delidir" dediler. O 'baskı altına alınıp engellenmişti.'

Ali Fikri Yavuz

Onlardan (Mekke’lilerden) önce Nûh kavmi tekzib ettiler de, kulumuzu (Hz. Nûh’u) yalanladılar; mecnûndur, dediler ve onu tebliğden alıkoydular.

Ali Rıza Safa

Onlardan önce, Nuh toplumu da yalanlamıştı. Kulumuzu yalanlayarak; "Delirmiş!" dediler ve engellediler.

Bayraktar Bayraklı

Onlardan önce Nuh'un toplumu da yalanladı, hem de kulumuzun yalancı olduğuna ısrar ederek. "O, delirdi" dediler ve davetten vazgeçmeye zorlandı.

Bekir Sadak

Bu putperestlerden once Nuh milleti de yalanlamis, kulumuzu yalanlayarak: «Delidir» demislerdi, yolu kesilmisti.

Celal Yıldırım

Bunlardan önce Nûh milleti, Nuh'u yalanladı; kulumuzu yalanladılar da «delidir» dediler ve (o kadar üzerine vardılar ki, Nûh davetinden) vazgeçirildi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunlardan önce Nûh’un kavmi de (peygamberlerini) yalancılıkla itham etmişti. O kulumuzu yalancı saydılar, “Delinin biri!” dediler ve o görevinden alıkondu.

Diyanet İşleri

Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "Bu bir delidir" dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.

Diyanet İşleri (eski)

Bu ortak koşanlardan önce Nuh milleti de yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak: 'Delidir' demişlerdi, yolu kesilmişti.

Diyanet Vakfi

Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanladı, hem de kulumuzun yalancı olduğunda ısrar ederek: O, delirdi, dediler. Ve (Nuh, davetten vazgeçmeye) zorlandı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: «Cinlenmiştir.» dediler. Ve (Nuh davetten vazgeçmeye) zorlandı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanladı; o kulumuza yalancı dediler, delidir, dediler; çok incittiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlardan evvel Nuh kavmı tekzib etti yalancı dediler o kulumuza, mec'nun dediler, çok incittiler

Erhan Aktaş

Onlardan önce Nuh'un halkı da yalanladı. Kulumuzu, "O delinin biridir." diye yalanladılar. Kulumuz zorluk çıkarılarak engellendi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan önce Nuh'un halkı da yalanladı. Kulumuzu, "O delinin biridir." diye yalanladılar. Kulumuz zorluk çıkarılarak engellendi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan önce Nuh'un halkı da yalanladı. Kulumuzu, "O delinin biridir." diye yalanladılar. Kulumuz zorluk çıkarılarak engellendi.

Fizilal-il Kuran

Onlardan önce Nuh'un soydaşları da yalanlamışlardı. Onlar kulumuz Nuh'u yalanlayarak «Bu adam delidir» dediler, onu görevinden alıkoydular.

Gültekin Onan

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı; böylece kulumuz (Nuh)u yalanladılar ve: "Delidir" dediler. O 'baskı altına alınıp engellenmişti'.

Hamdi Döndüren

Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuz Nuh’u yalanladılar ve “O mecnûndur.” dediler. Böylece o, (davetten vazgeçmeye) zorlandı.

Hasan Basri Çantay

Onlardan evvel Nuuh kavmi tekzib etdi; onlar kulumuzu yalancı saymakda ısrar etdiler. "Mecnun" dediler. O, (da'vetden cebren) vaz geçirilmişdi.

Hasib Asutay

Onlardan (4) önce Nuh kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve '(Bu) delidir' dediler. Ve (Nuh davetten vazgeçirmeye) zorlandı. (4. Kureyş müşriklerinden.)

Hayrat Neşriyat

Onlardan (Mekkelilerden) önce Nûh kavmi (de peygamberlerini) yalanladı; öyle ki kulumuzu yalanladılar ve: '(O) bir delidir!' dediler ve (o kadar ki Nûh, tebliğden zorla)engellenmişti.

İbni Kesir

Onlardan önce Nuh kavmi de yalanlamış, kulumuzu tekzib ederek; delidir, demişler ve yolunu kesmişlerdi.

Mehmet Okuyan

Onlardan önce Nuh’un kavmi de (gerçeği) yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak “(O) cinlenmiştir.” demişlerdi. (Tebliğden vazgeçirilmeye) zorlanmıştı.

Muhammed Esed

Bunlardan, (şimdi yeniden dirilmeyi inkar edenlerden) önce Nuh'un kavmi de O'nu yalanlamıştı; onlar kulumuzu yalanlamışlar ve "O, bir delidir!" demişlerdi (ve bundan dolayı) o kovulup defedilmişti.

Mustafa İslamoğlu

Onlardan önce, Nuh kavmi de yalanlamıştı: hem kulumuzu yalanlamışlar, hem de dönüp "O bir delidir" demişlerdi: ama engellendiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

(9-10) Bunlardan evvel Nûh kavmi tekzîp etti. Artık kulumuzu yalancı sandılar ve «Mecnûn,» dediler ve (risâletini tebliğden) vazgeçirilmiş idi. O da Rabbisine dua etti. «Şüphe yok ki, ben mağlubum, artık intikam al!» (diye niyazda bulundu).

Ömer Öngüt

Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanlayarak: "Delidir" demişlerdi ve (dâvetten vazgeçirmeye) zorlanmıştı.

Suat Yıldırım

Kendilerinden önce Nûh kavmi de Peygamberi yalancı saydı ve: "Bu delinin teki!" dediler. Onu incittiler, tebliğini engellediler.

Süleyman Ateş

Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir" dediler. Ve o(na çeşitli eziyetler yapılarak tebliğden) menedildi.

Süleymaniye Vakfı

Bunlardan önce Nuh'un toplumu da yalana sarılmış, kulumuzu yalanlamış ve "Bu, cinlerin etkisinde." demişlerdi; görevini yapması engellenmişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlardan önce Nuh'un topluluğu da yalana sarılmış, kulumuzu yalancı yerine koymuşlardı. "Bu, cinlerin etkisinde" dediler. Böylece görevi engellendi.

Şaban Piriş

Onlar önce Nuh kavmini de yalanladı. Kulumuzu yalanladılar da "mecnun (cinlenmiş)" dediler. Onu incittiler.

Tefhim-ul Kuran

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı. Böylece kulumuz (Nuh)'u yalanladılar ve: «Delidir» dediler. O baskı altına alınıp engellenmişti.

Ümit Şimşek

Onlardan önce Nuh kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanladılar, ona deli dediler ve ona engel oldular.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlardan önce Nuh kavmi yalanlamıştı. Yalanladılar kulumuzu ve "Mecnundur bu!" dediler. Ve durduruldu kulumuz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlardan əvvəl Nuh qövmü elçiləri yalançı hesab etmişdi. Onlar qulumuzu yalançı sayıb: “O, dəlidir!”– dedilər və ona hədə-qorxu gəldilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bunlardan (Məkkə müşriklərindən) əvvəl Nuh qövmü (öz peyğəmbərini) təkzib etmiş və bəndəmizi (Nuhu) yalançı sayıb: ″(Bu) divanədir!″ – demişdilər. Ona (risaləti təbliğ etmək) qadağan edilmişdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Vor ihnen leugnete das Volk Noahs die Botschaft Gottes und zieh Unseren Gesandten der Lüge. Sie sagten: ʺEr ist wahnsinnig!ʺ Und sie setzten ihm nach.

Almanca — Der Edle Quran

Vor ihnen (schon) bezichtigte das Volk Nuhs (ihren Gesandten) der Lüge. Sie bezichtigten Unseren Diener der Lüge und sagten: ʺEin Besessener.ʺ Und er wurde (von ihnen) gescholten.

Almanca — M. A. Rassoul

Vor ihnen schon leugnete das Volk Noahs; ja, sie leugneten Unseren Diener und sagten: ʺ(Er ist) ein Besessener.ʺ Und er war eingeschüchtert.

Almanca — Muhammad Zaidan

Vor ihnen leugneten die Leute von Nuh ab, so bezichtigten sie Unseren Diener der Lüge und sagten: ʺEr ist geistesgestört und wurde besessen.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The people of Nuh (Noah) in earlier times refused to admit the truth of Our message, and renounced Our servant -the Messenger- and accused him of being demoniac and they gave him a lick with the rough sides of their tongues and called him everything they could lay their tongues to.

Abdul Haleem

The people of Noah rejected the truth before them: they rejected Our servant, saying, ‘He is mad!’ Noah was rebuked,

Abdullah Yusuf Ali

Before them the People of Noah rejected (their messenger): they rejected Our servant, and said, "Here is one possessed!", and he was driven out.

Abul A'la Maududi

Before them Noah's people also gave the lie (to his Message). They rejected Our servant as a liar, saying: "He is a madman"; and he was rebuffed.

Aisha Bewley

Before them the people of Nuh denied the truth. They denied Our slave, saying, ‘He is madman,’ and he was driven away with jeers.

Al-Hilali & Khan

The people of Nûh (Noah) denied (their Messenger) before them. They rejected Our slave, and said: "A madman!" and he was insolently rebuked and threatened.

Ali Quli Qarai

The people of Noah impugned before them. So they impugned Our servant and said, ‘A crazy man,’ and he was reviled.

Amatul Rahman Omar

The people of Noah cried lies (to Our Prophets) before them. Accordingly they rejected Our servant and said (about him), `A mad man and one who is spurned and chided (by our idols).'

Arthur John Arberry

The people of Noah cried lies before them; they cried lies to Our servant, and said, 'A man possessed!' And he was rejected.

Bijan Moeinian

The people of Noah, too, made fun of my servant. They called him a crazy man and ex-communicated him!

E. Henry Palmer

Noah's people before them called (the apostles) liars; they called our servant a liar; and they said, 'Mad!' and he was rejected.

Edip-Layth

The people of Noah rejected before them. They rejected Our servant and said, "He is crazy!" and he was oppressed.

George Sale

The people of Noah accused that prophet of imposture, before thy people rejected thee: They accused our servant of imposture, saying, he is a madman; and he was rejected with reproach.

Hamid S. Aziz

Before them the people of Noah rejected, yea they reject Our servant and called him mad, and he was driven away.

Mahmoud Ghali

The people of Nûh (Noah) cried lies before them; so they cried lies to Our bondman and said, "A madman, " and he was scared.

Marmaduke Pickthall

The folk of Noah denied before them, yea, they denied Our slave and said: A madman; and he was repulsed.

Mohamed Ahmed - Samira

The people of Noah had denied before them, and had called Our votary a liar, and said: "He is possessed," and repulsed him.

Muhammad Asad

[LONG] BEFORE those [who now deny resurrec­tion] did Noah’s people call it a lie; and they gave the lie to Our servant and said, "Mad is he!" - and he was repulsed.

Mustafa Khattab

Before them, the people of Noah denied ˹the truth˺ and rejected Our servant, calling ˹him˺ insane. And he was intimidated.

Progressive Muslims

The people of Noah disbelieved before them. They disbelieved Our servant and said: "He is crazy!" and he was oppressed.

Sahih International

The people of Noah denied before them, and they denied Our servant and said, "A madman," and he was repelled.

Sam Gerrans

The people of Noah denied before them; they denied Our servant, and said: “One possessed”; and he was repelled.

Shabbir Ahmed

Long before them, Noah's people had belied the Message, and belied Our servant and said, "Madman", and he was rebuked. (11:25-48).

Syed Vickar Ahamed

Before them, the people of Nuh (Noah) rejected (their prophet): They rejected Our servant, and said, "Here is one possessed!," and he was driven out.

Taqi Usmani

The people of NūH denied (the truth) before them. So they rejected Our servant, and said, "(He is) a madman", and he was (also) threatened (by them).

The Monotheist Group

The people of Noah disbelieved before them. They disbelieved Our servant and said: "He is crazy!" And he was oppressed.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Avant eux, le peuple de Noé avait crié au mensonge. Ils traitèrent Notre serviteur de menteur et dirent: ʺCʹest un possédé!ʺ et il fut repoussé.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Beriya van (muşrikan) gelê Nûh jî bawerî neanî û wan bendeyê me Nûh derewîn derxist, gotin: Nûh dîn bûye û (ji teblîxa dîn) ew dana paş.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Voor hun tijd had het volk van Noeh al gezegd dat het leugens waren; zij betichtten Onze dienaar namelijk van leugen. Zij zeiden: ʺEen bezetene.ʺ Hij werd door hen afgeschrikt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het volk van Noach beschuldigde dien profeet, alvorens uw volk u verwierp, het beschuldigde onzen dienaar van bedrog; zeggende: Hij is een bezetene, en hij werd met verwijtingen verworpen.

Hollandaca — Siregar

Vóór hen loochende het volk van Nôeh, zij loochenden Onze dienaar, en zij zeiden: ʺEen bezetene!ʺ En hij werd verbannen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Отвергли [не признали] (своего посланника) до них [до неверующих мекканцев] народ (пророка) Нуха, и они отвергли Нашего раба [пророка Нуха] и сказали: «(Он) – одержимый (бесами) [сумасшедший]!» и угрожали ему (что они побьют его камнями, если он не прекратит призывать людей к Истинной Вере).

Rusça — Osmanov

Отверг до них (т. е. мекканских многобожников) народ Нуха нашего раба и заявил: ʺОн - одержимый!ʺ - и его прогнали.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

FÖRE dem förnekade Noas folk (uppståndelsens) sanning; de beskyllde Vår tjänare för lögn och kallade honom besatt och drev bort honom.