Kamer Suresi 31. Ayet — Elfaz
Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.
1اِنَّٓاinnāelbette bizHarf-i Nasb+Zamir
2اَرْسَلْنَاerselnāgönderdikMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risale
3عَلَيْهِمْǎleyhimonların üzerineHarf-i Cer+Zamir
4صَيْحَةًSayHatensayha (korkunç bir ses)İsimص ي حBağırmak/haykırmak, gürültü yapmak. Sayhatun - yıldırım, çığlık, patlama, korkunç ve güçlü gürültü.
6فَكَانُواfe kānūoldularBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
8الْمُحْتَظِرِl-muHteZiriağıldakiMarife (Belirlilik Takısı)+İsimح ظ رEngellemek, kısıtlamak, yasaklamak, hapsetmek, sınırlamak, kısıtlamak, kapatmak, bir ayrım sınırı oluşturmak, bir kişi veya şey aracılığıyla kendini korumak veya savunmak.