Tur Suresi 30. Ayet — Elfaz
Yoksa onlar, "O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz" mu diyorlar?
1اَمْemyoksaBağlaç
2يَقُولُونَyeḳūlūnediyorlar (mı?)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
3شَاعِرٌşāǐrunbir şa'irdirİsimش ع رbilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz
4نَتَرَبَّصُneterabbeSugözetliyoruzMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · Tefa''ul Bâbıر ب صBeklemek, pusuya yatmak, yapışmak, fırsat kollamak, bir beklenti, bir şeyden vazgeçmek, bir şeyi gözetlemek, birinin başına gelmek, bekleyen kişi, alıkoyan kişi veya pahalı zamanı bekleyerek buğday gibi şeyleri toplayan ve tutan kişi.
5بِهِbihionunHarf-i Cer+Zamir
7الْمَنُونِl-menūnizamanınMarife (Belirlilik Takısı)+İsimم ن نBirine fayda veya iyilik sağlamak, cömert veya hayırsever veya karşılıksız olmak, makul olmak (kötü sayılan şeyi yapmayacak kadar makul), min genellikle bazıları veya arasında anlamına gelir, min, içinde veya üzerinde anlamına gelen fi anlamında kullanılabilir.