Tur Suresi 28. Ayet — Elfaz
"Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Şüphesiz O, iyilik edendir, çok merhametlidir."
1اِنَّاinnāelbette bizHarf-i Nasb+Zamir
2كُنَّاkunnāidikMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3مِنْminHarf-i Cer
5نَدْعُوهُned'ǔhuyalnız O'na yalvarırMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek
6اِنَّهُinnehuçünkü OHarf-i Nasb+Zamir
7هُوَhuveO'durZamir
8الْبَرُّl-berruiyilik edenMarife (Belirlilik Takısı)+İsimب ر رİyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmak
9الرَّحِيمُr-raHīmuesirgeyenMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.