Bunlardan önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fasık bir toplum idiler.

وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقِينَ

ve ḳavme nūHin min ḳablu innehum kānū ḳavmen fāsiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَوْمَve ḳavmeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve kavmini (helak etmiştik)
2نُوحٍnūHinن و حNuh
3مِنْmin
4قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekdaha önce
5اِنَّهُمْinnehumçünkü onlar
6كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinidiler
7قَوْمًاḳavmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplum
8فَاسِقِينَfāsiḳīneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.yoldan çıkmış

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve daha önce de Nûh kavmi ki şüphe yok, onlar, buyruktan çıkmış bir topluluktu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve daha önce de Nûh kavmi ki şüphe yok, onlar, buyruktan çıkmış bir topluluktu.

Adem Uğur

Bunlardan önce de Nuh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplum idiler.

Ahmed Hulusi

Daha önce de Nuh kavmi. . . Muhakkak ki onlar inancı bozuk bir toplumdu!

Ahmet Tekin

Bunlardan önce de, Nuh kavmini helâk etmiştik. Onlar doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden, fâsık, âsi, bozguncu bir kavimdi.

Ahmet Varol

Bundan önce de Nuh kavmini (helak ettik). Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavimdi.

Ali Bulaç

Bundan önce Nuh kavmini de (yıkıma uğrattık). Çünkü onlar da fasık bir kavim idi.

Ali Fikri Yavuz

Daha önce de Nûh kavmini helâk ettik; çünkü onlar (hakdan ayrılmış küfür içinde bulunan) fâsık bir kavim idiler.

Ali Rıza Safa

Daha önce de Nuh toplumu. Aslında, onlar, yoldan çıkmış bir toplumdu.

Bayraktar Bayraklı

Bunlardan önce de, Nuh toplumunu helak etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplum idiler.

Bekir Sadak

Daha once de Nuh milletini cezalandirmistik. Cunku onlar da yoldan cikmis bir milletti.*

Celal Yıldırım

Bundan önce Nûh milletini de (yok ettik). Çünkü onlar, din ve ahlâk sınırlarını aşan (inkarcı azgın) bir milletti.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunlardan önce yaşayan Nûh’un kavminde de (ibretler var). Çünkü onlar yoldan çıkmış bir topluluk idi.

Diyanet İşleri

Bunlardan önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fasık bir toplum idiler.

Diyanet İşleri (eski)

Daha önce de Nuh milletini cezalandırmıştık. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir milletti.

Diyanet Vakfi

Bunlardan önce de Nuh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplum idiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Daha önce de Nuh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış fâsık bir kavimdiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Daha önce de Nuh kavmini (helak ettik). Çünkü onlar hep yoldan çıkmış birer topluluk idiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Daha evvel de Nuh kavmini, çünkü hep onlar yoldan çıkmış fasık birer kavm idiler

Erhan Aktaş

Daha önce Nuh halkını da. Ki onlar fasık bir halktı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Daha önce Nuh halkını da. Ki onlar fasık bir halktı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Daha önce Nuh kavmini de helak etmiştik. Ki onlar fasık bir kavimdi.

Fizilal-il Kuran

Daha önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir toplum idiler.

Gültekin Onan

Bundan önce Nuh kavmini de (yıkıma uğrattık). Çünkü onlar da fasıklar kavmiydi.

Hamdi Döndüren

Onlardan önce Nuh kavmini de (yok etmiştik). Çünkü onlar da, yoldan çıkmış kimselerdi.

Hasan Basri Çantay

Daha evvel de Nuuh kavmini (helak etdik). Çünkü onlar (küfr-ü ısyanlarıyle doğrulukdan) çıkmış fasık kavmdi.

Hasib Asutay

Daha önce Nuh kavmini de (helâk etmiştik). Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir toplum idiler.

Hayrat Neşriyat

Daha önce de Nûh kavmini (helâk etmiştik). Çünki onlar (peygamberlerini inkâr eden) bir fâsıklar topluluğu idiler.

İbni Kesir

Daha önce de Nuh kavmini. Zira onlar gerçekten fasıklar güruhu idiler.

Mehmet Okuyan

Daha önce de Nuh kavmini (helak etmiştik). Şüphesiz ki onlar, yoldan çıkmış bir toplumdular.

Muhammed Esed

Daha önce Nuh kavmini (de böylece yok etmiştik). Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplum idi.

Mustafa İslamoğlu

Daha önce de Nuh kavmi (helak olmuştu): Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir kavimdiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

(45-47) Artık bir kalkınmaya da güç yetiremediler ve yardım görücüler de olmadılar. Nûh kavmini de evvelce (helâk ettik). Şüphe yok ki, onlar fâsıklar olan bir kavim olmuşlardı. Ve göğü bir kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki, biz elbette kâdirleriz.

Ömer Öngüt

Bunlardan önce de Nuh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir topluluk idiler.

Suat Yıldırım

Daha önceleri de Nûh’un halkını helâk etmiştik. Çünkü onlar da din yolundan çıkmış kimselerdi.

Süleyman Ateş

Daha önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir toplum idiler.

Süleymaniye Vakfı

Daha önce de Nuh kavmini (helak etmiştik). Onlar da yoldan çıkan bir topluluk olmuşlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Daha önce Nuh'un toplumuna da (yardım edilmedi). Onlar da yoldan çıkmış bir topluma dönüşmüşlerdi.

Şaban Piriş

Daha da önce Nuh'un kavmi... Onlarda yoldan çıkmış bir toplum idi.

Tefhim-ul Kuran

Bundan önce Nuh kavmini de (yıkıma uğrattık). Çünkü onlar, fasık olan bir kavim idi.

Ümit Şimşek

Daha önce de Nuh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavim haline gelmişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Daha önce de Nuh kavmini batırmıştık. Çünkü onlar da doğruluktan ayrılmış bir topluluktu.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Daha əvvəl Nuh qövmünü məhv etdik. Çünki onlar fasiq adamlar idilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Daha əvvəl Nuh qövmünü (məhv etmişdik). Çünki onlar (Allahın itaətindən çıxmış) fasiqlər idilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Davor vernichteten Wir das Volk Noahs. Es waren trotzige Frevler.

Almanca — Der Edle Quran

Und (Wir vernichteten) zuvor (auch) das Volk Nuhs; gewiß, sie waren ein Volk von Frevlern.

Almanca — M. A. Rassoul

Und vordem (vertilgten Wir) das Volk Noahs; denn sie waren ein frevelhaftes Volk.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ebenso die Leute von Nuh vorher, gewiß, sie waren fisq-betreibende Leute.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And similarly did We strike a blow at the people of Nuh before them; they were indeed a sinful people.

Abdul Haleem

Before that We destroyed the people of Noah. They were a truly sinful people!

Abdullah Yusuf Ali

So were the People of Noah before them for they wickedly transgressed.

Abul A'la Maududi

Before all these We destroyed the people of Noah: they were a wicked people.

Aisha Bewley

And the people of Nuh before, they were a people of deviators.

Al-Hilali & Khan

(So were) the people of Nûh (Noah) before them. Verily, they were a people who were Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

And the people of Noah aforetime. Indeed they were a transgressing lot.

Amatul Rahman Omar

And (We destroyed) the people of Noah before (them). They too were disobedient people.

Arthur John Arberry

And the people of Noah before; surely they were an ungodly people.

Bijan Moeinian

And the story of Noah’s people whom I destroyed as they were so wicked.

E. Henry Palmer

And the people of Noah of yore; verily, they were an abominable people.

Edip-Layth

The people of Noah before; they were a wicked people.

George Sale

And the people of Noah did We destroy before these: For they were a people who enormously transgressed.

Hamid S. Aziz

And the people of Noah (were also a sign) before that, surely they were a transgressing people.

Mahmoud Ghali

And the people of Nûh (Noah) earlier, surely they were an immoral people.

Marmaduke Pickthall

And the folk of Noah aforetime. Lo! they were licentious folk.

Mohamed Ahmed - Samira

(So had We destroyed) the people of Noah before them: They were surely a sinful people.

Muhammad Asad

And [thus, too, We destroyed] Noah’s people aforetime: for they were iniquitous folk.

Mustafa Khattab

And the people of Noah ˹had also been destroyed˺ earlier. They were truly a rebellious people.

Progressive Muslims

And the people of Noah before; they were a wicked people.

Sahih International

And [We destroyed] the people of Noah before; indeed, they were a people defiantly disobedient.

Sam Gerrans

And the people of Noah before: they were a perfidious people.

Shabbir Ahmed

And the people of Noah aforetime! Behold, they were a folk who drifted away from the Truth.

Syed Vickar Ahamed

So were the people of Nuh (Noah) before them: Verily, they wickedly exceeded all limits.

Taqi Usmani

And (We have destroyed) the people of NūH even before; indeed they were a sinful people.

The Monotheist Group

And the people of Noah before; they were a wicked people.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

De même, pour le peuple de Noé auparavant. Ils étaient des gens pervers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Beriya wan, me qewmê Nûh jî bire helakê. Bi rastî ew civateke jirêderketî bûn.

Hollandaca (1)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Ook het volk van Noeh, vroeger al; dat waren verdorven mensen.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

[Мы погубили] до них народ Нуха, ибо те были нечестивцами.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och före dem lät Vi Noas folk, förhärdade i synd och trots, gå under.