Musa kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
وَفِي مُوسٰٓى اِذْ اَرْسَلْنَاهُ اِلٰى فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُبِينٍ
ve fī mūsā iƶ erselnāhu ilā fir'ǎvne bi sulTānin mubīnin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Mûsâ'da da; hani onu apaçık bir delille Firavun'a göndermiştik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve Mûsâʼda da; hani onu apaçık bir delille Firavunʼa göndermiştik.
Adem Uğur
Musa'da da (ibretler vardır). Onu apaçık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
Ahmed Hulusi
Musa'da da. . . Hani Onu Firavun'a apaçık bir delil olarak irsal etmiştik.
Ahmet Tekin
Mûsâ’da da, ibretler vardır. Apaçık bir ferman ile, ilâhî bir yetki ile görevli olarak Firavun’a özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere göndermiştik.
Ahmet Varol
Musa'da da (ibret vardır). Hani onu apaçık bir belgeyle Firavun'a göndermiştik.
Ali Bulaç
Musa (olayın)da da (düşündürücü ayetler vardır). Hani Biz onu açık bir delille Firavun'a göndermiştik;
Ali Fikri Yavuz
Mûsa’da da ibret vardır: Hani onu açık bir mucize ile Firavun’a gönderdik de;
Ali Rıza Safa
Ya Musa? Onu, apaçık bir kanıtla Firavun'a gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
Musa'nın başından geçen olaylarda da dersler vardır. Onu apaçık bir delil ile Firavun'a gönderdik.
Bekir Sadak
Musa'nin basindan gecenlerde de ibret vardir: Onu apacik delille Firavun'a gonderdik.
Celal Yıldırım
Musa'nın kıssasında da (ibretli belgeler bıraktık). Hani bir vakit Onu açık belge ve mu'cizeyle Fir'avn'a gönderdik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Mûsâ’da da (ibretler var). Onu apaçık delillerle Firavun’a göndermiştik.
Diyanet İşleri
Musa kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
Diyanet İşleri (eski)
Musa'nın başından geçenlerde de ibret vardır: Onu apaçık delille Firavun'a gönderdik.
Diyanet Vakfi
Musa'da da (ibretler vardır). Onu apaçık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Musa'nın kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu apaçık bir delille Firavun'a göndermiştik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de Musa'da (ibret verici deliller vardır) ki, onu açık bir delille Firavun'a gönderdik de,
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de Musa da: ki onu bir sultan-ı mübin ile Fir'avne gönderdik de
Erhan Aktaş
Musa'da da vardır. Onu Firavun'a apaçık bir sultanla göndermiştik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Musa'da da vardır. Onu Firavun'a apaçık bir sultanla göndermiştik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Musa'da vardır. Onu Firavun'a apaçık bir sultanla göndermiştik.
Fizilal-il Kuran
Musa'nın başından geçenlerde de ibretler vardır. Onu apaçık bir delille Fir'avn'a gönderdik.
Gültekin Onan
Musa (olayın)da da (düşündürücü ayetler vardır). Hani biz onu açık bir delille Firavun'a göndermiştik;
Hamdi Döndüren
Musa (kıssasında da bir ibret vardır). Onu açık bir delille Firavun’a gönderdik,
Hasan Basri Çantay
Musa (nin kıssasın) da da (ibret vardır). Hani onu apaçık bir hüccetle Fir'avne göndermişdik de,
Hasib Asutay
Musa'da da (ibretler vardır). Onu apaçık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
Hayrat Neşriyat
Mûsâ’da da (ibretler vardır); hani onu apaçık bir delîl ile Fir'avun’a göndermiştik.
İbni Kesir
Musa'da da. Hani onu, apaçık bir delille Firavun'a göndermiştik.
Mehmet Okuyan
Musa’da da (dersler vardır). Onu apaçık bir delil ile Firavun’a göndermiştik.
Muhammed Esed
Musa (ile Firavun kıssasın)da da (aynı mesajı verdik; çünkü) Biz o'nu Firavun'a açık bir otorite ile göndermiştik,
Mustafa İslamoğlu
Aynı (mesaj) Musa kıssasında da var: Hani Biz onu açık ara muktedir kılan bir güçle Firavun'a göndermiştik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Mûsa'da da (onun kıssasında da ibret vardır). O vakit ki, O'nu Fir'avun'a apaçık bir bürhan ile gönderdik.
Ömer Öngüt
Musa'da da ibretler vardır. Onu apaçık bir delil ile Firavun'a gönderdik.
Suat Yıldırım
Mûsâ’nın olayında da alınacak dersler vardır. Onu âşikâr bir delille (mûcize ile) Firavun’a göndermiştik.
Süleyman Ateş
Musa'da da (ibret alınacak şeyler vardır). Onu açık bir delil ile Fir'avn'e göndermiştik.
Süleymaniye Vakfı
Musa'da da (ayet vardır). Hani onu apaçık ve güçlü bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bir de Musa var. Onu açık bir delil (mucize) ile Firavun'a elçi gönderdik.
Şaban Piriş
Apaçık bir belge ile Firavun'a gönderdiğimiz Musa'da da vardır.
Tefhim-ul Kuran
Musa (olayın) da da (düşündürücü ayetler vardır). Hani biz onu açık bir delille Firavun'a göndermiştik;
Ümit Şimşek
Musa'nın kıssasında da ibretler vardır. Biz onu apaçık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Musa'da da. Biz onu açık bir kanıtla Firavun'a gönderdik.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Musanın əhvalatında da ibrət vardır. O zaman Biz onu Fironun yanına aydın bir dəlillə göndərmişdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Musanın hekayətində də (bir ibrət dərsi vardır). O zaman Biz onu Firʼonun yanına açıq-aşkar bir dəlillə göndərmişdik.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Ein anderes Zeichen ist in Moses, als Wir ihn mit eindeutigen Beweisen zu Pharao entsandten.
Almanca — M. A. Rassoul
Und (ein weiteres Zeichen war) in Moses, als Wir ihn zu Pharao mit offenkundiger Beweismacht sandten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und mit Musa (gab es eine Aya), als WIR ihn zu Pharao mit einem deutlichen Beweis entsandten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Another sign that bespeaks Allah's Omnipotence and Authority is that of Mussa (Moses) whom We sent to Pharaoh and there did Mussa stand manifest of great authority.
Abdul Haleem
There is another sign in Moses: We sent him to Pharaoh with clear authority.
Abdullah Yusuf Ali
And in Moses (was another Sign): Behold, We sent him to Pharaoh, with authority manifest.
Abul A'la Maududi
There is also a Sign for you in the story of Moses when We sent him with a clear authority to Pharaoh.
Aisha Bewley
And also in Musa when We sent him to Pharaoh with clear authority.
Al-Hilali & Khan
And in Mûsâ (Moses) (too, there is a sign), when We sent him to Fir‘aun (Pharaoh) with a manifest authority.
Ali Quli Qarai
And in Moses [too there is a sign] when We sent him to Pharaoh with a manifest authority.
Amatul Rahman Omar
And in (the case of) Moses (there is also a sign). (Remember the time) when We sent him to Pharaoh with a clear authoritative proof.
Arthur John Arberry
And also in Moses, when We sent him unto Pharaoh, with a clear authority,
Bijan Moeinian
And the story of Moses whom God sent with the most clear signs to Pharaoh.
E. Henry Palmer
And in Moses; when we sent him to Pharaoh with obvious authority.
Edip-Layth
Also Moses, for We sent him to Pharaoh with a clear authority.
George Sale
In Moses also was a sign: When We sent him unto Pharaoh with manifest power.
Hamid S. Aziz
And in Moses (was another sign). When We sent him to Pharaoh with clear authority.
Mahmoud Ghali
And (also there is a sign) in Mûsa (Moses) as We sent him to Firaawn (pharaoh) with an evident, all- binding authority.
Marmaduke Pickthall
And in Moses (too, there is a portent) when We sent him unto Pharaoh with clear warrant,
Mohamed Ahmed - Samira
As (there was) in Moses when We sent him to the Pharaoh with clear authority.
Muhammad Asad
AND IN [the story of Pharaoh and] Moses, too, [We left the same message: for] when We sent him unto Pharaoh with [Our] manifest authority,
Mustafa Khattab
And in ˹the story of˺ Moses ˹was another lesson,˺ when We sent him to Pharaoh with compelling proof,
Progressive Muslims
And also Moses, for We sent him to Pharaoh with a clear authority.
Sahih International
And in Moses [was a sign], when We sent him to Pharaoh with clear authority.
Sam Gerrans
And in Moses: when We sent him to Pharaoh with a clear authority: —
Shabbir Ahmed
And in Moses too! Behold, We sent him to Pharaoh with a clear authority.
Syed Vickar Ahamed
And in (Musa was another Sign) when We sent him to Firon (Pharaoh), with clear authority
Taqi Usmani
And (We left a similar sign) in (the story of) Mūsā, when We sent him to Fir‘aun (Pharaoh) with a clear proof.
The Monotheist Group
And also Moses, for We sent him to Pharaoh with a clear authority.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
(Il y a même un signe) en Moïse quand Nous lʹenvoyâmes, avec une preuve évidente, vers Pharaon.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Di (qiseya) Mûsa de jî (îbret hene); wê dema Me ew bi delîleke aşkera û ronak bi bal Firewn ve şand.
Hollandaca (1)
Hollandaca — Siregar
En ook in (de geschiedenis van) Môesa toen Wij hem naar Firʹaun zonden met een duidelijk bewijs.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
...И (также) в (пророке) Мусе (оставили Мы знамение для тех, кто боится мучительного наказания). Вот послали Мы его к Фараону (и его знати) с явной властью [с явными и сильными доводами – чудесами, дарованными Аллахом].
Rusça — Osmanov
[Мы оставили знамение] в сказании о Мусе, когда Мы отправили его к Фирʹауну с явным доводом.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
OCH I (berättelsen om) Moses ligger (samma budskap). Vi sände honom till Farao med ett klart bevis på hans myndighet,