Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.
فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ
fe mā vecednā fīhā ğayra beytin mine l-muslimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de bir ev halkından başka Müslüman da bulamamıştık orada.
Abdulkadir Gölpınarlı
Gerçekten de bir ev halkından başka Müslüman da bulamamıştık orada.
Adem Uğur
Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.
Ahmed Hulusi
Zaten orada bir evden başkasında teslim olmuşlardan bulamadık!
Ahmet Tekin
'Zaten orada, bir ev halkının dışında İslâm’ı yaşayan müslüman kimse bulamadık.'
Ahmet Varol
Ancak orada Müslümanlardan sadece bir ev (halkı) bulduk.
Ali Bulaç
Ne var ki, orda müslümanlardan olan bir evden başkasını bulmadık.
Ali Fikri Yavuz
Fakat bir evden başka orada müslüman da bulmadık.
Ali Rıza Safa
Zaten bir ev dışında, teslim olmuş kimse bulamadık.
Bayraktar Bayraklı
Fakat orada bir aile dışında Müslüman bulamadık.
Bekir Sadak
Zaten orada, kendini Allah'a vermis sadece bir tek ev halki bulduk.
Celal Yıldırım
Zaten orada Allah'a teslimiyet gösterenlerden sadece bir ev (aile) bulduk.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Zaten orada -bir hâne dışında- Allah’a teslim olmuş kimseler de bulamadık.
Diyanet İşleri
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.
Diyanet İşleri (eski)
Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk.
Diyanet Vakfi
Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Fakat biz orada müslümanlardan bir ev halkından başka kimseyi de bulamadık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat Biz orada bir evden başka müslüman da bulamadık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat bir haneden başka orada Müsliman da bulmadık
Erhan Aktaş
Fakat orada, bir evden başkasında, Müslimlerden kimse bulamadık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Fakat orada, bir evden başkasında, Müslümanlardan kimse bulamadık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Fakat orada, bir evden başkasında, Müslümanlardan kimse bulamadık.
Fizilal-il Kuran
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman da bulamadık.
Gültekin Onan
Ne var ki, orda müslümanlardan olan bir evden başkasını bulmadık.
Hamdi Döndüren
Orada, bir ev halkından başka müslüman da bulamadık.
Hasan Basri Çantay
Fakat orada müslümanlardan bir ev (halkın) dan başkasını da bulmadık.
Hasib Asutay
Fakat orada Müslümanlardan bir evden başkasını da bulmadık.
Hayrat Neşriyat
Zâten orada Müslümanlardan, bir ev (halkı) dışında (kimse) bulmadık.
İbni Kesir
Zaten orada bir evden başka müslüman bulamadık.
Mehmet Okuyan
Zaten orada müslümanlardan (olan) bir ev (halkın)dan başka (kurtarılacak) kimse bulmamıştık.
Muhammed Esed
çünkü bir (tek) hane dışında orada Bize teslim olan hiç kimse görmedik.
Mustafa İslamoğlu
zaten orada bir hane dışında hiçbir müslüman bulamadık.
Ömer Nasuhi Bilmen
(36-37) Fakat orada müslümanlardan bir haneden başka bulmadık. Ve pek acıklı azabtan korkacaklar için orada bir alâmet bıraktık.
Ömer Öngüt
Zaten orada müslümanlardan sadece bir ev halkından başka kimse bulamadık.
Suat Yıldırım
Ama orada, bir hane dışında, Biz’e itaat eden aile bulamadık.
Süleyman Ateş
Zaten orada bir ev (halkın)dan başka müslüman da bulmadık.
Süleymaniye Vakfı
Zaten orada -bir ev haricinde- hiçbir müslüman da bulamadık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bir ev dışında Allah'a tam teslim olmuş (müslüman) kimse bulamadık.
Şaban Piriş
Zaten orada, müslüman olan bir evden başkasını da bulamadık.
Tefhim-ul Kuran
Ne var ki, orda müslümanlardan olan bir evden başkasını da bulmadık.
Ümit Şimşek
Gerçi orada Müslüman bir haneden fazlasını da bulmadık.
Yaşar Nuri Öztürk
Artık orada, bir ev dışında, müslümanlardan/Allah'a teslim olanlardan hiç kimse bulamıyorduk.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Amma orada bir evdən başqa müsəlman tapmadıq.
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Da fanden wir in ihr aber nur ein (einziges) Haus von (Allah) Ergebenen.
Almanca — M. A. Rassoul
Wir fanden dort nur ein Haus von den Gottergebenen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann fanden WIR in ihr nur ein Haus von Muslimen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We did not find more than one single house whose household had accepted the Faith, and that was Lut's household excluding his wife.
Abdul Haleem
We found only one household devoted to God-
Abdullah Yusuf Ali
But We found not there any just (Muslim) persons except in one house:
Abul A'la Maududi
– and We did not find there any, apart from a single house of Muslims –
Aisha Bewley
but found in it only one house of Muslims.
Al-Hilali & Khan
But We found not there any household of the Muslims except one [of Lût (Lot) and his two daughters].
Ali Quli Qarai
but We did not find there other than one house of muslims,
Amatul Rahman Omar
But infact We found there only a single house of those who had submitted (to Us, and that was the house of Lot).
Arthur John Arberry
but We found not therein except one house of those that have surrendered themselves.
Bijan Moeinian
"But we have found only one Muslim (submitted to God) household [Lot’s household]. "
E. Henry Palmer
but we only found therein one house of Muslims.
Edip-Layth
But We only found in it one house of those who had peacefully surrendered.
George Sale
But we found not therein more than one family of Moslems.
Hamid S. Aziz
But We found not therein but one house of those who had Surrendered (Muslims).
Mahmoud Ghali
Yet, in no way did We find therein other than one house of Muslims; (i. e., those who surrender themselves to Allah).
Marmaduke Pickthall
But We found there but one house of those surrendered (to Allah).
Mohamed Ahmed - Samira
But did not find more than a single family of believers.
Muhammad Asad
for apart from one [single] house We did not find there any who had surrendered themselves to Us.
Mustafa Khattab
But We only found one family that had submitted ˹to Allah˺.[1]
Progressive Muslims
But We only found in it one house of those who had surrendered.
Sahih International
And We found not within them other than a [single] house of Muslims.
Sam Gerrans
And We found not therein but one house of those submitting.
Shabbir Ahmed
But We found therein none but one Muslim household!
Syed Vickar Ahamed
But We did not find there any just (believing) persons except in one house:
Taqi Usmani
but We did not find in it any Muslims, except one house.
The Monotheist Group
But We only found in it one house of those who had submitted.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
mais Nous nʹy trouvâmes quʹune seule maison de gens soumis.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Jixwe ji maleke misliman pê ve li wir nebû.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
maar Wij vonden er slechts één huis van hen die zich (aan God) overgaven.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar wij vonden niet meer, dan één gezin van Moslems.
Hollandaca — Siregar
Maar Wij troffen daar slechts één huis van degenen die zich (aan Allah) overgegeven hadden aan. (het huis van Lôeth)
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
Но Мы нашли там лишь один дом, где обитали предавшиеся [Аллаху].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
men, frånsett ett hus, fann vi ingen som hade underkastat sig Guds vilja.ʺ