Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.

فَرَاغَ اِلٰٓى اَهْلِهِ فَجَاءَ بِعِجْلٍ سَمِينٍ

fe rāğa ilā ehlihi fe cā'e bi ǐclin semīnin

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken bir bahâneyle ailesinin yanına gitmişti de bir semiz dana getirmişti.

Adem Uğur

Hemen ailesinin yanına giderek semiz bir dana (kebabını) getirmiş,

Ahmed Hulusi

Ailesine yöneldi de semiz (kızartılmış) bir buzağı eti getirdi.

Ahmet Tekin

Sezdirmeden hanımının yanına gitti. Kızartılmış semiz bir buzağıyı bütün olarak getirdi.

Ahmet Varol

Hemen gizlice hanımının yanına gidip semiz bir dana getirdi.

Ali Bulaç

Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi.

Ali Fikri Yavuz

Hemen bir bahane ile ailesine giderek bir semiz dana (kesib etini) getirdi de,

Ali Rıza Safa

Ardından, sessizce evine dönerek, hemen besili bir buzağı getirdi.

Bayraktar Bayraklı

Hemen hanımının yanına giderek, semiz bir dana kebabını getirmişti.

Bekir Sadak

(26-27) Hemen ailesine giderek semiz bir buzagi getirmis, onlarin onune surup: «Yemez misiniz?» demisti.

Celal Yıldırım

Bir sebep bulup ailesinin yanına giderek (kızartılmış) semiz bir buzağı ile geldi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Belli etmeden hemen ailesinin yanına gitti ve (kızartılmış) besili bir buzağı getirdi.

Diyanet İşleri

Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.

Diyanet İşleri (eski)

(26-27) Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: 'Yemez misiniz?' demişti.

Diyanet Vakfi

Hemen ailesinin yanına giderek semiz bir dana (kebabını) getirmiş,

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İbrahim, sonra ailesine giderek semiz bir buzağı (eti) getirdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hemen bir bahane ile ailesine gidip semiz bir dana getirdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hemen bir bahane ile ehline gitti, bir semiz daha getirdi de

Erhan Aktaş

Habersizce ailesine gidip, hemen kızarmış buzağı eti getirdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Habersizce ailesine gidip, hemen kızarmış buzağı eti getirdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Habersizce ailesine gidip, hemen kızarmış buzağı eti getirdi.

Fizilal-il Kuran

Gizlice ailesinin yanına gitti, semiz bir buzağı getirdi

Gültekin Onan

Hemen (onlara) sezdirmeden ehline (ailesine) gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi.

Hamdi Döndüren

Hemen ailesinin yanına giderek, semiz bir dana (kebabını) getirmiş,

Hasan Basri Çantay

Hemen (gizlice) ailesine gidib semiz bir dana getirdi de,

Hasib Asutay

Gizlice ailesinin yanına gitti, (pişirilmiş) semiz bir buzağı (kebabını) getirdi.

Hayrat Neşriyat

Hemen sezdirmeden âilesinin yanına gitti, çok geçmeden (kızartılmış) semiz bir buzağı (eti) getirdi.

İbni Kesir

Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı ile gelmiş,

Mehmet Okuyan

Hemen ailesinin yanına giderek besili bir dana (eti) getirmiş, onu onlara yaklaştırıp “Yemez misiniz?” demişti.

Muhammed Esed

Sonra sessizce evine dönerek semiz bir (kızartılmış) buzağı getirmiş,

Mustafa İslamoğlu

Sonra, usulca ailesine yönelerek (kızartılmış) semiz bir buzağı getirmiş,

Ömer Nasuhi Bilmen

Hemen bir bahane ile ailesinin yanına gitti, derhal semîz bir buzağı ile geldi.

Ömer Öngüt

Hemen âilesinin yanına giderek semiz bir dana (kebabı) getirtti.

Suat Yıldırım

(26-27) Onlara yemek getirmek için gizlice ailesinin yanına geçti ve semiz bir dana kebabı getirdi. Önlerine koyup "buyurmaz mısınız?" diye ikram etti.

Süleyman Ateş

(Konuklarına yemek hazırlamak için) gizlice ailesinin yanına gitti, semiz bir buzağı getirdi.

Süleymaniye Vakfı

Onlara sezdirmeden hemen ailesinin yanına gitti ve besili bir buzağı (pişirtip) getirdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sezdirmeden hane halkına yönelmiş; besili bir buzağı (pişirtip) getirmişti.

Şaban Piriş

Ailesinin yanına gidip, besili bir dana getirmişti.

Tefhim-ul Kuran

Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi.

Ümit Şimşek

Sonra ailesinin yanına vardı, semiz bir buzağıyla döndü.

Yaşar Nuri Öztürk

Hemen ailesinin yanına gitti; semiz bir dana getirdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O, təşviş içində ailəsinin yanına getdi və kök bir buzov qızardıb gətirdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O (bir bəhanə ilə) ailəsinin yanına getdi və bir buzov (kəsib qızardaraq) gətirdi.

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Er schlich sich zu seinen Angehörigen und brachte (zum Essen) dann ein ansehnliches Kalb her.

Almanca — M. A. Rassoul

Und er ging unauffällig zu seinen Angehörigen und brachte ein gemästetes Kalb.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann ging er unbemerkt zu seiner Familie, dann kam er mit einem wohlgenährten Kalb,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He Quickly went in to his household and placed an order for a meal to be served to the guests, then he came back with a fatted roasted calf.

Abdul Haleem

He turned quickly to his household, brought out a fat calf,

Abdullah Yusuf Ali

Then he turned quickly to his household, brought out a fatted calf,

Abul A'la Maududi

Then he went back to his family and brought a fat roasted calf

Aisha Bewley

So he slipped off to his household and brought a fattened calf.

Al-Hilali & Khan

Then he turned to his household, and brought out a roasted calf [as the property of Ibrâhîm (Abraham) was mainly cows].

Ali Quli Qarai

Then he retired to his family and brought a fat [roasted] calf,

Amatul Rahman Omar

And he went (quietly but) quickly to his household and brought a fatted calf (after getting it roasted for the guests).

Arthur John Arberry

Then he turned to his household and brought a fattened calf,

Bijan Moeinian

He asked his family to roast a fat cow for his guests.

E. Henry Palmer

And he went aside unto his people and fetched a fat calf,

Edip-Layth

Then he went to his family and brought a fat roasted calf.

George Sale

And he went privately unto his family, and brought a fatted calf.

Hamid S. Aziz

Then he turned aside to his family secretly and brought a fat (roasted) calf,

Mahmoud Ghali

So he went apart to his family, then came with a plump calf;

Marmaduke Pickthall

Then he went apart unto his housefolk so that they brought a fatted calf;

Mohamed Ahmed - Samira

So he hurried to the house and brought a fatted calf,

Muhammad Asad

Then he turned quietly to his household, and brought forth a fat [roasted] calf,

Mustafa Khattab

Then he slipped off to his family and brought a fat ˹roasted˺ calf,[1]

Progressive Muslims

Then he went to his family and brought a fat roasted calf.

Sahih International

Then he went to his family and came with a fat [roasted] calf

Sam Gerrans

And he turned aside to his family and brought a fatted calf,

Shabbir Ahmed

Then he went quietly to his household, and brought forth a well-bred roasted calf.

Syed Vickar Ahamed

Then he turned quickly, to his household, brought out a fatted calf,

Taqi Usmani

Then he slipped off to his home and fetched a fattened calf.

The Monotheist Group

Then he went to his family and brought a fat calf.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis il alla discrètement à sa famille et apporta un veau gras.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca Îbrahîm bi lez çû rexê malê û goştê golikekî qelew (û biraştî) anî.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij wendde zich toen heimelijk tot zijn huisgenoten en bracht een gemest kalf.

Hollandaca — Siregar

Hij ging toen vlug naar zijn familie en bracht een geroosterd kalf.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (незаметно) отошел он [Ибрахим] к своей семье (чтобы приготовить угощение для гостей), и принес (жареное мясо) жирного теленка,

Rusça — Osmanov

Потом он пошел к своим домочадцам и вернулся с жирным теленком.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Efter ett kort samråd med husfolket kom han ut med en (helstekt) gödkalv;