O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.

فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ الْغُرُوبِ

fe Sbir ǎlā mā yeḳūlūne ve sebbiH bi Hamdi rabbike ḳable Tulūǐ ş-şemsi ve ḳable l-ğurūbi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاصْبِرْfe Sbirص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.o halde sabret
2عَلٰىǎlāüzerine
3مَا
4يَقُولُونَyeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleonların dedikleri
5وَسَبِّحْve sebbiHس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmekve tesbih et
6بِحَمْدِbi Hamdiح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.övgü ile
7رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbini
8قَبْلَḳableق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönce
9طُلُوعِTulūǐط ل عYükselmek, yukarı çıkmak, öğrenmek, yaklaşmak, birine doğru gelmek, başlamak, tırmanmak, ulaşmak, filizlenmek, fark etmek, bakmak, aramak, incelemek, açığa çıkarmak, açıklamak, görünmek, bilgilendirmek, meydana gelmek, düşünmek, bilmek. tal'un - hurma ağacının çiçeklerini saran kın veya kılıf, ayrıca meyvenin ilk göründüğü hali, meyve, sıralı hurmalar. tuluu - yükseliş. matla'un - güneşin doğuş alacakaranlığı. atla'a (fiil 4) - birine açık etmek, anlamasını sağlamak. ittala'a, itta'ala'a için (fiil 8) - yukarı çıkmak, nüfuz etmek. attala'a, a'attala'a için - nüfuz etti mi (burada soru hamzasından sonra birleşme hamzası waslah çıkarılmış).doğmadan
10الشَّمْسِş-şemsiش م سGüneş ışığıyla parlak olmak, görkemli olmak, güneşli olmak. Shams - güneş.güneş
11وَقَبْلَve ḳableق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekve önce
12الْغُرُوبِl-ğurūbiغ ر بGitmek/vefat etmek, ayrılmak/emekli olmak/kaldırmak/kaybolmak, uzak/mesafeli/yok/gizli/siyah olmak, geri çekilmek, batılı, yabancı/garip, aşmak, bolluk, keskinlik, (akşam günbatımı), siyah, kuzguni siyah, güneşin battığı yer, batıbatmadan

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık sabret ne derlerse ve Rabbine hamd ederek onu tenzîh et güneş doğmadan önce ve batmadan önce.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık sabret ne derlerse ve Rabbine hamd ederek onu tenzîh et güneş doğmadan önce ve batmadan önce.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Onların dediklerine sabret. Güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ile tesbih et.

Ahmed Hulusi

Onların dediklerine sabret! Güneş'in doğuşundan önce de gurubundan önce de Rabbinin Hamdi olarak (işlevini yerine getirip) tespih et!

Ahmet Tekin

Onların söyledikleri mantıksız, çirkin, incitici sözlere sabrederek mücadeleye devam et. Güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile, överek, şükrederek tesbih et, zikret.

Ahmet Varol

Sen onların dediklerine sabret ve güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et.

Ali Bulaç

Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.

Ali Fikri Yavuz

O halde (Ey Rasûlüm, müşriklerin öldükten sonra dirilmeyi inkâr edişlerine dair) onların lâflarına karşı sabret de, Rabbini güneşin doğuşundan önce (sabah namazında) ve batmadan önce (öğle ile ikindi namazlarında) hamd ile tesbih et.

Ali Rıza Safa

Artık, onların söylediklerine karşı dirençli ol ve güneşin doğuşundan önce de batışından önce de övgülerle yücelterek Efendini an.

Bayraktar Bayraklı

Onların dediklerine sabret! Güneşin doğumundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile teşbih et/namaz kıl!

Bekir Sadak

Soylediklerine sabret; Rabbini, gunesin dogmasindan once ve batisindan once overek tesbih et.

Celal Yıldırım

O halde onların (o inkarcı sapıkların) dediklerine karşı sabırlı ol ve Güneş doğmadan ve batmadan önce Rabbini hamd ile tesbîh et.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Resulüm! Sen onların söylediklerini sabırla karşıla; güneş doğmadan ve batmadan önce rabbini övgü ve tesbih ile an.

Diyanet İşleri

O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.

Diyanet İşleri (eski)

Söylediklerine sabret; Rabbini, güneşin doğmasından önce ve batışından önce överek tesbih et.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Onların dediklerine sabret. Güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ile tesbih et.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güneşin doğuşundan önce (sabah namazını) ve batışından önce de (öğle ve ikindi namazlarını kılarak) Rabbini Hamd ile tesbih et.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde onların laflarına karşı sabret ve Rabbini güneş doğmadan önce ve batmadan önce hamd ile tesbih et!

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde onların laflarına karşı sabret de rabbına hamd ile tesbih eyle güneş doğmadan evvel ve batmadan evvel

Erhan Aktaş

Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd ile tesbih et.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd ile tesbih et.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd ile tesbih et.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! Onların dediklerine sabret. Güneşin doğuş ile batışında önce Rabb'ini hamd ile tesbih et.

Gültekin Onan

Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.

Hamdi Döndüren

Onların söylediklerine sabret. Güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini överek tesbih et!

Hasan Basri Çantay

(Habibim) ne derlerse sen (şimdilik) sabret. Rabbini, güneşin doğuşundan evvel ve batışından önce, hamd ile tesbih (ve tenbih) et.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Onların dediklerine sabret. Güneşin doğuşundan önce (sabah vaktinde) ve batışından önce de (öğle ve ikindi vakitlerinde) Rabbini hamd ile tesbih et.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) O hâlde (onların) söylediklerine sabret! Hem güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbine hamd ile (O’nu) tesbîh et (sabah, öğle ve ikindi namazlarını kıl)!

İbni Kesir

Ne derlerse sabret sen. Güneşin doğuşundan evvel ve batışından önce Rabbını hamd ile tesbih et.

Mehmet Okuyan

Onların dediklerine sabret! Güneşin doğuşundan önce de batışından önce de Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)! Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da O’nu (Rabbini) tesbih et (yücelt)!

Muhammed Esed

O halde (ey müminler!) Onların söyleyebilecekleri her şeye karşı sabırlı olun ve güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinizin sınırsız ihtişamını yüceltin ve hamd edin!

Mustafa İslamoğlu

Öyleyse artık onların söyleyeceklerine karşı sabırlı ol! Bir de güneşin doğuşundan ve batıştan önce Rabbinin aşkın olan yüce zatını (namaz kılarak) hamd ile an;

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık dediklerine karşı sabret ve güneşin doğmasından evvel ve gurubundan evvel Rabbini hamd ile tesbih et.

Ömer Öngüt

Onların dediklerine sabret! Güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et!

Suat Yıldırım

O halde sen onların söylediklerine karşı sabret. Gerek güneşin doğuşundan, gerek batışından önce Rabbine hamd ederek ibadet et.

Süleyman Ateş

Onların dediklerine sabret ve Rabbini övgü ile an! Güneş doğmadan önce, batmadan önce,

Süleymaniye Vakfı

Sen onların söylediklerine sabret /duruşunu bozma! Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de her şeyi güzel yapmasına karşılık Rabbine ibadet et.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne derlerse desinler sen sabret. Güneş doğmadan önce (akşam, yatsı ve sabah vakitlerinde) bir de batmadan önce (öğle ve ikindi vakitlerinde), her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine (Sahibine) ibadet et.

Şaban Piriş

Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabb'ini hamd ederek tesbih et!

Tefhim-ul Kuran

Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.

Ümit Şimşek

Sen onların söylediklerine sabret; Rabbini güneşin doğuşundan ve batışından önce hamd ile tesbih et.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık onların söylediklerine sabret ve Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbinin hamdiyle tespih et!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən onların dediklərinə səbir et! Gün doğmamışdan əvvəl və batmamışdan əvvəl Rəbbini həmd ilə təriflə!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Artıq onların dediklərinə (batil sözlərinə) səbr et. Gün doğmamışdan əvvəl, batmamışdan əvvəl Rəbbini təqdis edib şəʼninə təriflər de!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Halte dann geduldig ihr Gerede aus und lobpreise deinen Herrn vor Sonnenaufgang und vor Sonnenuntergang!

Almanca — M. A. Rassoul

So ertrage geduldig, was sie sagen, und lobpreise deinen Herrn vor dem Aufgang der Sonne und vor dem (Sonnen-)untergang

Almanca — Muhammad Zaidan

So übe dich in Geduld dem gegenüber, was sie sagen, und lobpreise mit dem Lob deines HERRN vor dem Sonnenaufgang und vor dem Sonnenuntergang!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Therefore in patience O Muhammad possess you your soul; praise the glory of your Creator and extoll His glorious attributes before sunrise and before sunset,

Abdul Haleem

So [Prophet], bear everything they say with patience; celebrate the praise of your Lord before the rising and setting of the sun;

Abdullah Yusuf Ali

Bear, then, with patience, all that they say, and celebrate the praises of thy Lord, before the rising of the sun and before (its) setting.

Abul A'la Maududi

Hence bear with patience whatever they say, and celebrate your Lord's glory before the rising of the sun and before its setting;

Aisha Bewley

So be patient in the face of what they say and glorify your Lord with praise before the rising of the sun and before it sets.

Al-Hilali & Khan

So bear with patience (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) all that they say, and glorify the Praises of your Lord, before the rising of the sun and before (its) setting (i.e. the Fajr, Zuhr, and ‘Asr prayers)[1].

Ali Quli Qarai

So be patient over what they say, and celebrate the praise of your Lord before the rising of the sun and before the sunset,

Amatul Rahman Omar

So bear with patience what they say, and glorify your Lord with His praises and extol His Holiness before sunrise and sunset,

Arthur John Arberry

So be thou patient under what they say, and proclaim thy Lord's praise before the rising of the sun, and before its setting,

Bijan Moeinian

Deal with patience with the disbelievers and let them say whatever nonsense they may and worship your Lord before sunrise and before sunset

E. Henry Palmer

Be thou patient then of what they say, and celebrate the praises of thy Lord before the rising of the sun and before the setting.

Edip-Layth

So be patient to what they are saying, and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun and before the setting.

George Sale

Wherefore patiently suffer what they say; and celebrate the praise of thy Lord before sun-rise, and before sun-set,

Hamid S. Aziz

Therefore be patient of what they say, and sing the praise of your Lord before the rising of the sun and before its setting.

Mahmoud Ghali

So (endure) patiently what they say and extol with the praise of your Lord before the rising of the sun and before (its) setting;

Marmaduke Pickthall

Therefor (O Muhammad) bear with what they say, and hymn the praise of thy Lord before the rising and before the setting of the sun;

Mohamed Ahmed - Samira

So you bear with patience what they say, and sing the praises of your Lord before the rising of the sun and its setting,

Muhammad Asad

HENCE, [O believer,] bear thou with patience what­ever they may say, and extol thy Sustainer’s limit­less glory and praise before the rising of the sun and before its setting;

Mustafa Khattab

So be patient ˹O Prophet˺ with what they say. And glorify the praises of your Lord before sunrise and before sunset.

Progressive Muslims

So be patient to what they are saying, and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun and before the setting.

Sahih International

So be patient, [O Muúammad], over what they say and exalt [ Allah ] with praise of your Lord before the rising of the sun and before its setting,

Sam Gerrans

So be thou patient over what they say, and give thou glory with the praise of thy Lord before the rising of the sun, and before its setting.

Shabbir Ahmed

Hence, bear with patience whatever they say, and keep doing your best from before the rising of the sun to after it sets, for establishing the Glory and Praise of your Lord.

Syed Vickar Ahamed

Then bear with patience, all that they say, and celebrate the Praises of your Lord, before the rising of the sun (Faj’r) and before (its) setting (Zuh’r and ‘Asr),

Taqi Usmani

So, (O Prophet,) endure with patience what they say, and proclaim His purity, along with your Lord’s praise, before sunrise and before sunset.

The Monotheist Group

So be patient to what they are saying, and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun and before the setting.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Endure donc ce quʹils disent; et célèbre la louange de ton Seigneur avant le lever du soleil et avant (son) coucher;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca (hey Muhemmed) li hemberî gotinên wan xwe ragire. Berî roj hilbê û here ava hemdê Xwedayê xwe bike û ji her kemasiyan Wî pak bidêre.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Verdraag wat zij zeggen dus geduldig en prijs de lof van jouw Heer voor zonsopgang en na zonsondergang

Hollandaca — Salomo Keyzer

Verdraag dus geduldig wat zij zeggen, en verkondig den lof van uwen Heer voor zonsopgang en voor zonsondergang.

Hollandaca — Siregar

Wees daarom geduldig met wat zij zeggen en prijs de Glorie met een lofprijzing van jouw Heer, vóór zonsopgang en vóór zonsondergang.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Терпи же (о, Посланник) то, что они [неверующие] говорят (так как Аллах все видит), и восславляй Господа твоего, вознося хвалу Ему, до восхода солнца [совершай утреннюю молитву] и перед заходом [совершай предвечернюю молитву],

Rusça — Osmanov

Будь терпелив к тому, что они говорят, восхваляй Господа твоего до восхода солнца и перед заходом,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

BÄR därför (Muhammad) med jämnmod vad de säger, och lova och prisa din Herre före solens uppgång och före (dess) nedgång,