Kaf Suresi 3. Ayet — Elfaz
"Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (dirilecekmişiz)? Bu, akla uzak (imkansız) bir dönüştür!"
1ءَاِذَاe iƶāzaman mı?Soru Eki+Zaman Zarfı
2مِتْنَاmitnābiz öldüğümüzMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansız
3وَكُنَّاve kunnāve olduğumuzBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
5ذٰلِكَƶālikebuİşaret Zamiri