Maide Suresi 90. Ayet — Elfaz
Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!Nida Edatı+İsim
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3اٰمَنُٓواāmenūinanan(lar)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
4اِنَّمَاinnemāşüphesizHarf-i Nasb+Engel Eki
5الْخَمْرُl-ḣamruşarapMarife (Belirlilik Takısı)+İsimخ م رÖrtmek/gizlemek/perdelemek, önceki durumundan/halinden değişmek/başkalaşmak, karışmış/harmanlanmış/birleşmiş/kaynaşmış, sarhoşluk/şarap/üzüm, makyaj, aklı bulandıran/örten herhangi bir sarhoş edici şey, gizlice/beklenmedik şekilde gelmek, kalabalık insan topluluğu, parfüm kokusu, fermente olmuş/olgunlaşmış bir şey
6وَالْمَيْسِرُve l-meysiruve kumarBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimي س رYumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla oynamak (el meysiri), risk içeren bir bahis oyunu.
7وَالْاَنْصَابُve l-'enSābuve dikili taşlarBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimن ص بSabitlemek, yükseltmek/kurmak/tesis etmek, düşmanlık/husumetle hareket etmek, bir şeyi yere koymak, yorgun/bitkin, zorluk/sıkıntı/üzüntü çekmek, nasiba - özen göstermek, çalışmak/emek vermek, ısrarlı olmak.
8وَالْاَزْلَامُve l-ezlāmuve şans oklarıBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimز ل مÇıkıntılı olan herhangi bir şeyi kesmek, miktar/miktarda küçültmek, doldurmak, ok yapmak, başsız veya tüysüz ok, kehanet oku.
9رِجْسٌricsun(birer) pisliktirİsimر ج سRezil etmek ve kirletmek, gürlemek, kötü işler yapmak, yüksek sesle böğürmek, nefret edilir hale gelmek, içinde hiç iyi olmayan şey, kargaşa durumu, büyük ölçüde kafasını karıştırmak, ses/gürültü yapmak, engellemek/önlemek, temiz olmayan/kirli/pis, kötü, yasak/haram olan şey, inançsızlık/sadakatsizlik/şüphe
10مِنْminHarf-i Cer
12الشَّيْطَانِş-şeyTānişeytanMarife (Belirlilik Takısı)+Özel İsimش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücü
13فَاجْتَنِبُوهُfe ctenibūhubunlardan kaçınınİsti'nafiye Edatı+Emir Fiil+Zamir+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıج ن بYan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmak
14لَعَلَّكُمْleǎllekumumulur kiHarf-i Nasb+Zamir
15تُفْلِحُونَtufliHūnekurtuluşa eresinizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıف ل حyarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü