Maide Suresi 87. Ayet — Elfaz
Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah'ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!Nida Edatı+İsim
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3اٰمَنُواāmenūinanan(lar)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
4لَاlāNehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
5تُحَرِّمُواtuHarrimūharam etmeyinMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · Tef'îl Bâbıح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.
7مَاmāne kiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8اَحَلَّeHallehelal kıldıMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıح ل لÇözmek/açmak (düğüm), affetmek (günah), çözmek (zorluk/problem/bilmece), çözmek, affetmek, eritmek/sıvılaştırmak. Bir şeyi analiz etmek. Bir yerde ikamet etmek/konaklamak/yerleşmek, bir yer almak veya işgal etmek, yapılması gereken veya gerekli olan şey, kefaretini ödemek/geri almak/yeminden kurtulmak, yeminde istisna yapmak, bir şeyi yasal veya kabul edilebilir saymak veya düşünmek.
9اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
10لَكُمْlekumsizeHarf-i Cer+Zamir
11وَلَاve lāveBağlaç+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
12تَعْتَدُواteǎ'tedūsınırı aşmayınMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek
13اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
14اللّٰهَ(a)llaheAllahLafza-i Celal
15لَاlāHarf-i Nefi
16يُحِبُّyuHibbusevmezMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.
17الْمُعْتَدِينَl-muǎ'tedīnesınırı aşanlarıMarife (Belirlilik Takısı)+İsimع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek