Onlardan birçoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah'ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedi kalıcıdırlar.

تَرٰى كَثِيرًا مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ اَنْفُسُهُمْ اَنْ سَخِطَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ

terā keṧīran minhum yetevellevne (e)lleƶīne keferū le bi'se mā ḳaddemet lehum enfusuhum en seḣiTa (a)llahu ǎleyhim ve fī l-ǎƶābi hum ḣālidūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1تَرٰىterāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görürsün
2كَثِيرًاkeṧīranك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoğunun
3مِنْهُمْminhumonlardan
4يَتَوَلَّوْنَyetevellevneو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdostluk ettiklerini
5الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerle
6كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar edenlerle
7لَبِئْسَle bi'seب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıkne kötüdür
8مَا
9قَدَّمَتْḳaddemetق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.(yapıp) gönderdiği
10لَهُمْlehumkendileri için
11اَنْفُسُهُمْenfusuhumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefislerinin
12اَنْen
13سَخِطَseḣiTaس خ طKızmak, öfkelenmek, gazaba gelmek, hiddetlenmek, hoşnutsuz olmak, razı olmamak, memnuniyetsizlik, üzüntü, kingazabetmiştir
14اللّٰهُ(a)llahuAllah
15عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
16وَفِيve fīve içinde
17الْعَذَابِl-ǎƶābiع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azab
18هُمْhumonlar
19خَالِدُونَḣālidūneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmaksürekli kalacaklardır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onların çoğunu görürsün ki kâfirlere dostluk ederler. Ne de kötüdür nefislerinin, onlara hazırlayıp sunduğu şey; Allah'ın gazabına uğrayacaklardır ve azâp içinde ebedî olarak kalacaklardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onların çoğunu görürsün ki kâfirlere dostluk ederler. Ne de kötüdür nefislerinin, onlara hazırlayıp sunduğu şey; Allahʼın gazabına uğrayacaklardır ve azâp içinde ebedî olarak kalacaklardır.

Adem Uğur

Onlardan çoğunun, inkâr edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için (ahiret hayatları için) önceden hazırladığı şey ne kötüdür: Allah onlara gazabetmiştir ve onlar azap içinde devamlı kalıcıdırlar!

Ahmed Hulusi

Onlardan birçoğunun, hakikat bilgisini inkar edenleri veli edindiklerini görürsün. . . Benliklerinin kendileri için hazırladığı gelecek ne kötüdür! Allah onlara gazap etmiştir! Azapta ebedi kalacaklardır.

Ahmet Tekin

Onlardan çoğunu, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerle, kâfirlerle dostluk ederlerken, ittifaklar kurarlarken, işlerinin idaresini onların ellerine bırakırlarken görürsün. Nefislerinin, kendileri için âhirete hazırladığı şey, ne kötüdür. Allah onlara gazap etmiştir. O azab içinde onlar ebedî kalırlar.

Ahmet Varol

Onların çoğunun inkar edenleri kendilerine dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendileri için önceden göndermiş oldukları ne kadar da kötüdür. (Bu yüzden) Allah onlara kızmıştır ve azabın içinde sonsuza kadar kalacaklardır.

Ali Bulaç

Onlardan çoğunun inkara sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri için nefislerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Allah onlara gazablandı ve onlar azabda ebedi kalacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

Ehl-i Kitabdan çoğunu görürsün ki, müminlere olan kinlerinden ötürü, müşriklere (Mekke kâfirlerine) dostluk ederler. Elbette nefislerinin kendileri için, âhiret hesabına, ileri sürdüğü şeyler ne kötü! Allah, onlara gazâb etti ve onlar azâb içerisinde devamlı olarak kalıcıdırlar.

Ali Rıza Safa

Onların çoğunun, nankörlük edenlerle dost olduğunu görürsünüz. Benlikleri, kendileri için ne kötü bir şey gönderiyor. Allah, onlara öfkelenmiştir. Üstelik sürekli ceza içinde kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Onlardan çoğunun, inkar edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için önceden hazırladığı şey ne kötüdür! Allah onlara gazap etmiştir ve onlar azap içinde devamlı kalıcıdırlar.

Bekir Sadak

Cogunun inkar edenleri dost edindiklerini gorursun. Nefislerinin onlerine surdugu ne kotudur! Allah onlara gazabetmistir, onlar azabta temellidirler.

Celal Yıldırım

Onlardan çoğunun (Allah'ı) inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. Nefslerinin kendilerinden yana öne sürdüğü şey ne fena! Allah onlara hışmetmiştir ve onlar azâb içinde devamlı kalıcılardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlardan birçoğunun inkârcıları dost edindiklerini görürsün. Onların önceden kendileri için hazırladığı şey, yani Allah’ın onlara gazap etmesi ne kötü bir sonuçtur! Hem de onlar azapta sürekli kalacaklardır.

Diyanet İşleri

Onlardan birçoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah'ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedi kalıcıdırlar.

Diyanet İşleri (eski)

Çoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin önlerine sürdüğü ne kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir, onlar azabta temellidirler.

Diyanet Vakfi

Onlardan çoğunun, inkâr edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için (ahiret hayatları için) önceden hazırladığı şey ne kötüdür: Allah onlara gazabetmiştir ve onlar azap içinde devamlı kalıcıdırlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlardan birçoğunun kâfirleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendilerine sunduğu şey ne kadar kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir. Onlar ebedî olarak azap içinde kalacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan birçoğunun Allah'ı tanımayanlara yardakçılık ettiklerini görürsün. Elbette ki, onların kendileri için takdim ettiği hediye ne çirkin! Allah onlara gazap etmiştir ve sonsuza kadar azapta kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

onlardan bir çoğunu görürsün ki Allahı tanımayanlara yardaklık ederler, elbette nefislerinin kendileri için takdim ettiği hediyye ne çirkin: Allah onlara gadab etti ve azabda muhalleddir onlar

Erhan Aktaş

Onlardan çoğunun, Kafirleri veli edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendileri için sunduğu şey ne kötüdür. Allah, onlara gazap etmiştir ve onlar sürekli azapta kalacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan çoğunun, Kafirleri veli edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendileri için sunduğu şey ne kötüdür. Allah, onlara gazap etmiştir ve onlar sürekli azapta kalacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan çoğunun, gerçeği yalanlayan nankörleri veli edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendileri için sunduğu şey ne kötüdür. Allah, onlara gazap etmiştir ve onlar sürekli azapta kalacaklardır.

Fizilal-il Kuran

Onların çoğunun kâfirleri dost edindiklerini görürsün. Bu davranışları kendilerine, Allah'ın gazabına uğramalarından ve sürekli azaba çarpılmalarından ibaret ne kadar kötü bir gelecek hazırlanmıştır.

Gültekin Onan

Onlardan çoğunun kafirlerle dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri için nefslerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Tanrı onlara gazablandı ve onlar azabda ebedi kalacaklardır.

Hamdi Döndüren

Onlardan birçoğunu görürsün ki, inkâr eden (ve Allah’a ortak koşanlara) dostluk ederler. Benliklerinin, kendileri için hazırladığı şey ne kötüdür ki, Allah onları hışmına uğratmıştır! Onlar sürekli olarak azapta kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

İçlerinden bir çoğunu görürsün ki (peygambere, müminlere olan buğuzlarından dolayı) kafirlere dostluk ederler. Nefislerinin kendileri için (ahretleri hesabına) öne sürdüğü (o kötü haberler), andolsun, ne çirkin şeylerdir. (Çünkü onların kazancı) Allahın kendilerine gazab etmesi ve onların o azab içinde ebedi kalıcı olmalarıdır.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiğini görürsün. Nefislerinin kendilerine önceden sunduğu şey ne kötüdür? (Ki o yüzden) Allah onlara öfkelenmiştir ve onlar azap içinde ebedî kalıcıdırlar.

Hayrat Neşriyat

Onlardan birçoğunun, (sana ve mü’minlere olan kızgınlıklarından do layı) inkâr edenlerle dostluk ettiklerini görürsün.Nefislerinin kendileri için takdîm ettiği (amel) ne kötüdür ki (bu amelleri yüzünden), Allah onlara gazab etmiştir ve onlar, o azâb içinde ebedî olarak kalıcıdırlar.

İbni Kesir

Görürsün ki; onlardan çoğu, küfredenleri dost edinmektedirler. Nefislerinin kendileri için öne sürdüğü, ne kötüdür. Allah onlara gazab etmiştir ve azabta ebedi kalıcıdırlar.

Mehmet Okuyan

Onlardan çoğunun, kâfir olanlarla dostluk ettiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için hazırladığı şey ne kötüdür! (Bu yüzden) Allah onlara gazap etmiştir ve onlar azap içinde ebedî kalıcıdır!

Muhammed Esed

(Ve şimdi) onların bir çoğunun hakikati inkar edenlerle dost olduklarını görebilirsin! İhtiraslarının onları sürüklediği şey (öyle) kötüdür (ki) Allah onlara gazap etmiştir; ve onlar azap içinde yaşayacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

Onlardan bir çoğunu küfre saplananlarla sarmaş-dolaş görürsün. Ayartıcı benliklerin kendilerine telkin ettiği şey öylesine kötüdür ki, Allah'ın hışmına uğramışlardır; ve onlar azaba mahkum olacaklardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlardan birçoklarını görürsün ki, kâfir olanlara dostlukta bulunurlar. Andolsun ki, onlar için nefislerinin takdim ettiği şeyler ne kadar kötüdür. Allah Teâlâ onlara gazap etmiştir ve onlar azab içinde ebedî kalacak kimselerdir.

Ömer Öngüt

Onlardan bir çoğunu, kâfirleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendileri için öne sürdüğü şey ne kötüdür! Allah onlara gazap etmiştir ve onlar azap içinde ebedî kalacaklardır.

Suat Yıldırım

Onlardan çoğunun kâfirleri velî edindiklerini görürsün. Bu iş -ki onu bizzat kendileri yapmış ve üzerlerine Allah’ın hışmını çekmişlerdir- ne kötü bir davranıştır! Onlar cehennem azabında devamlı kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Onlardan çoğunun, inkar edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Gerçekten nefislerinin, kendileri için yapıp gönderdiği ne kötüdür (ki o yüzden) Allah onlara gazabetmiştir ve azabda sürekli kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Ehlikitaptan çoğunun, kafirlik edenleri veli /yakın dost edindiğini görürsün. Allah'ı kızdırarak kendileri için ne kötü bir gelecek hazırlıyorlar! Onlar o azap içinde, ölümsüz olarak kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların çoğunun, ayetleri görmezlikten gelen o kimselerle içli dışlı olduklarını göreceksin. Allah'ı kızdırarak kendileri için ne kötü bir gelecek hazırlarlar. Onlar sürekli azap içinde kalacaklardır.

Şaban Piriş

Çoğunun, küfredenleri veli edindiklerini görürsün. Nefislerinin takdim ettikleri ne kötüdür ki Allah, onlara gazap etmiş ve onlar azapta ebedidirler.

Tefhim-ul Kuran

Onlardan çoğunun küfre sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri için nefislerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Allah onlara gazablandı ve onlar azabda ebedi kalacaklardır.

Ümit Şimşek

Onlardan birçoğunun kâfirleri veli edindiklerini görürsün. Kendi elleriyle Allah'ın gazabını davet etmeleri ne kötü birşeydir! Onlar azapta sürekli kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlardan birçoğunun, küfre sapanlarla dostluk kurduklarını görürsün. Öz benliklerinin onlar için hazırlayıp sunduğu şey gerçekten çok kötü! Allah, üzerlerine gazap indirmiştir. Azap içinde de onlar sürekli kalacaklardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən onların bir çoxunun kafirlərlə dostluq etdiyini görürsən. Nəfslərinin onlar üçün hazırladığı şey necə də pisdir! Buna görə də Allah onlara qəzəblənmişdir və onlar əzab içində əbədi qalacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların (kitab əhlinin) bir çoxunun kafirlərlə dostluq etdiyini görürsən. Gör nəfslərinin əvvəlcədən onlar üçün hazırladığı şey (küfr) necə pisdir ki, Allahın onlara qəzəbi tutmuşdur. Onlar əbədi əzaba düçar olanlardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du siehst, wie viele von ihnen auf die Ungläubigen vertrauen. Welch schlimmes Verhalten! Dafür haben sie sich Gottes Zorn zugezogen, und in der Qual der Hölle werden sie ewig bleiben.

Almanca — Der Edle Quran

Du siehst viele von ihnen diejenigen, die ungläubig sind, zu Vertrauten nehmen. Fürwahr, wie schlimm ist, was sie sich selbst vorausgeschickt haben; (es ist,) daß Allah ihnen gegenüber Sein Mißfallen zeigt; und ewig werden sie in der Strafe bleiben.

Almanca — M. A. Rassoul

Du siehst, wie sich viele von ihnen die Ungläubigen zu Beschützern nehmen. Wahrlich, übel ist das, was sie selbst für sich vorausgeschickt haben, so daß Allah ihnen zürnt; und in der Strafe werden sie auf ewig bleiben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Du siehst viele von ihnen diejenigen als Wali nehmen, die Kufr betrieben haben. Gewiß, erbärmlich ist dies, was sie für sich selbst vorausschicken, daß ALLAH über sie erzürnt ist und daß sie in der Peinigung ewig bleiben werden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You see many of them ally themselves to the infidels who disbelieved in Allah. Evil indeed is what their inherent dominating power has determined for them that it made Allah deny them mercy on their souls and destine them to eternal suffering Hereafter.

Abdul Haleem

You [Prophet] see many of them allying themselves with the disbelievers. How terrible is what their souls have stored up for them: God is angry with them and they will remain tormented.

Abdullah Yusuf Ali

Thou seest many of them turning in friendship to the Unbelievers. Evil indeed are (the works) which their souls have sent forward before them (with the result), that Allah's wrath is on them, and in torment will they abide.

Abul A'la Maududi

And now you can see many of them taking the unbelievers (instead of the believers) for their allies. Indeed they have prepared evil for themselves. Allah is angry with them, and they shall abide in chastisement.

Aisha Bewley

You see many of them taking those who are kafir as their friends. What their lower selves have advanced for them is evil indeed, bringing Allah’s anger down upon them. They will suffer punishment timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

You see many of them taking the disbelievers as their Auliyâ’ (protectors and helpers). Evil indeed is that which their ownselves have sent forward before them; for that (reason) Allâh’s Wrath fell upon them, and in torment they will abide.

Ali Quli Qarai

You see many of them fraternizing with the faithless. Surely evil is what they have sent ahead for their souls, as Allah is displeased with them and they shall remain in punishment [forever].

Amatul Rahman Omar

You will find many of them allying (themselves) with those who disbelieve. Evil is that which they have sent forward for themselves (to the effect) that Allâh is displeased with them and in this punishment they shall abide.

Arthur John Arberry

Thou seest many of them making unbelievers their friends. Evil is that they have forwarded to their account, that God is angered against them, and in the chastisement they shall dwell forever.

Bijan Moeinian

You would see many of them take the side of the disbelievers. It is an evil end to which their soul has guided them as they have angered God and will suffer [in the Hell] forever.

E. Henry Palmer

Thou wilt see many of them taking those who disbelieve for their patrons; evil is that which their souls have sent before them, for God's wrath is on them, and in the torment shall they dwell for aye.

Edip-Layth

You see many of them allying the ingrates. Wicked is what they have provided for themselves, for God's wrath is upon them, and in the retribution they will abide.

George Sale

Thou shalt see many of them take for their friends, those who believe not. Woe unto them for what their souls have sent before them, for that God is incensed against them, and they shall remain in torment for ever.

Hamid S. Aziz

Thee will see many of them taking those who disbelieve for their friends. Surely, evil is that which their souls have sent before them, for Allah's wrath is on them, and in the torment shall they dwell.

Mahmoud Ghali

You see many of them patronizing the ones who have disbelieved. So miserable indeed is whatever their selves have forwarded for them, that Allah has been wrathful against them, and in the torment they are eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

Thou seest many of them making friends with those who disbelieve. Surely ill for them is that which they themselves send on before them: that Allah will be wroth with them and in the doom they will abide.

Mohamed Ahmed - Samira

You can see among them many allying themselves with the infidels. Vile it was what they sent ahead of them, so that God's indignation came upon them; and torment will they suffer an eternity.

Muhammad Asad

[And now] thou canst see many of them allying themselves with those who are bent on denying the truth! [So] vile indeed is what their passions make them do that God has condemned them; and in suffering shall they abide.

Mustafa Khattab

You see many of them taking the disbelievers[1] as allies. Truly wicked are their misdeeds, which have earned them Allah’s wrath. And they will be in everlasting torment.

Progressive Muslims

You see many of them allying the rejecters. Wicked is what their souls have provided for them, for God's wrath is upon them, and in the retribution they will abide.

Sahih International

You see many of them becoming allies of those who disbelieved. How wretched is that which they have put forth for themselves in that Allah has become angry with them, and in the punishment they will abide eternally.

Sam Gerrans

Thou seest many of them taking allies of those who ignore warning; evil is what their souls have sent ahead for them, that God is wroth with them; and in the punishment will they abide eternally.

Shabbir Ahmed

Even now you see many of them allying themselves with the rejecters. Miserable indeed is what they send forth for their "Self". Allah is displeased with them and in the doom will they abide forever.

Syed Vickar Ahamed

You see many of them turning in friendship to the disbelievers. Evil indeed are (the works) which their souls have sent forward before them (as a result), that Allah’s anger is on them, and in extreme pain will they live.

Taqi Usmani

You see many of them take the infidels (the pagans) for friends. Indeed, evil is what they have sent ahead for themselves, for Allah is angry with them, and they are to remain in torment for ever.

The Monotheist Group

You see many of them allying the rejecters. Wicked is what their souls have provided for them, for the wrath of God is upon them, and in the retribution they will abide.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Tu vois beaucoup dʹentre eux sʹallier aux mécréants. Comme est mauvais, certes, ce que leurs âmes ont préparé, pour eux-mêmes, de sorte quʹils ont encouru le courroux dʹAllah, et cʹest dans le supplice quʹils éterniseront.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Tu yê pirên wan bibînî ku ew kafiran ji xwe re dikin dost û piştevan. Çi pîs kar e ya ku wan daye pêşiya xwe. Rewş ev e ku Xwedê li wan hatiye xezebê û heta bi hetayê ew dê di ezab de bimînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jij ziet velen van hen bijstand verlenen aan hen die ongelovig zijn. Wat zijzelf tevoren deden was pas echt slecht, zodat God vergramd op hen is. En in de bestraffing zullen zij altijd blijven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij zult velen ongeloovigen tot hunne vrienden zien nemen. Wee over hen, om hetgeen hunne zielen hun hebben ingegeven, en weshalve God toornig over hen is; en zij zullen eeuwig in de marteling blijven.

Hollandaca — Siregar

Jij ziet velen ven hen degenen die ongelovig zijn als beschermers nemen. Slecht is het wat zij voor zichzelf gedaan hebben en Allah is vertoornd op hen. En zij zullen eeuwig levenden zijn in de bestraffing.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Ты (о, Пророк) видишь, как многие из них [иудеев] берут (себе) сторонниками тех, которые стали неверующими [многобожников]. Однозначно скверно то, что им уготовили их души, что разгневался на них Аллах, и в (адском) наказании они (будут пребывать) вечно!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Du ser hur många (judar i Profetens stad) sluter sig till förnekarna och de onda handlingar som de har sänt framför sig (till Domen) har upptänt Guds vrede mot dem; deras straff skall vara i evighet.