Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمِيثَاقَهُ الَّذِي وَاثَقَكُمْ بِهِ اِذْ قُلْتُمْ سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

ve ƶkurū niǎ'mete (a)llahi ǎleykum ve mīṧāḳahu elleƶī veṧeḳakum bihi iƶ ḳultum semiǎ'nā ve eTaǎ'nā ve tteḳū (a)llahe inne (a)llahe ǎlīmun bi ƶāti S-Sudūri

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاذْكُرُواve ƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve hatırlayın
2نِعْمَةَniǎ'meteن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.nimetini
3اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
4عَلَيْكُمْǎleykumsize olan
5وَمِيثَاقَهُve mīṧāḳahuو ث قBirine güvenmek, dayanmak, bağlanmak.ve sözünü
6الَّذِيelleƶīöyle ki
7وَاثَقَكُمْveṧeḳakumو ث قBirine güvenmek, dayanmak, bağlanmak.verdiniz
8بِهِbihiO'na
9اِذْhani
10قُلْتُمْḳultumق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemiştiniz
11سَمِعْنَاsemiǎ'nāس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişittik
12وَاَطَعْنَاve eTaǎ'nāط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.ve ita'at ettik
13وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorkun
14اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
15اِنَّinneşüphesiz
16اللّٰهَ(a)llaheAllah
17عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir
18بِذَاتِbi ƶātiözünü
19الصُّدُورِS-Sudūriص د رGeri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.göğüslerin

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Anın size verilen Allah nîmetini ve duyduk, itaat ettik dediğiniz zaman ona vermiş olduğunuz sözü ki bu sözle bağlamıştır sizi ve çekinin Allah'tan. Şüphe yok ki Allah, yüreklerde ne var bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Anın size verilen Allah nîmetini ve duyduk, itaat ettik dediğiniz zaman ona vermiş olduğunuz sözü ki bu sözle bağlamıştır sizi ve çekinin Allahʼtan. Şüphe yok ki Allah, yüreklerde ne var bilir.

Adem Uğur

Allah'ın size olan nimetini, "Duyduk ve kabul ettik" dediğiniz zaman sizi bununla bağladığı (O'na verdiğiniz) sözü hatırlayın ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, kalblerin içindekini bilmektedir.

Ahmed Hulusi

Üzerinizdeki Allah nimetini ve sizi onunla bağladığı sözleşmeyi hatırlayın; hani "İşittik ve itaat ettik" demiştiniz. . . Allah'tan korunun! Muhakkak ki Allah içinizdekilere, onların Esma'sıyla hakikati olarak Aliym'dir.

Ahmet Tekin

Allah’ın üzerinizdeki nimetini size tevdi ettiği ilâhî değerleri, şeriatı, 'Sözünü, tebliğini, emirlerini dinliyoruz. Kur’ân’a, sünnetine ve devletine itaat ediyoruz' dediğinizde, sizden aldığı taahhüdü, sizinle yaptığı ahdini koruyup kollayarak zayi etmeyin, şükredin. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, Allah gönüllerdeki sırları bilir.

Ahmet Varol

Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve 'işittik ve itaat ettik' dediğiniz zaman onunla sizi kendisine bağladığı andınızı hatırlayın ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah gönüllerde olanı bilir.

Ali Bulaç

Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve: "İşittik ve itaat ettik" dediğinizde sizi, kendisiyle bağladığı sözünü (misakını) anın. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde olanı bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve sizi “-Dinledik, itaat ettik” dediğiniz zaman, bağladığı mîsakını unutmayın, hatırlayın. Allah’dan korkun. Şüphesiz ki Allah, bütün göğüslerin (kalblerin) esrarını tamamiyle bilir.

Ali Rıza Safa

Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve sizi onunla yükümlü yaptığı verdiğiniz sözü hatırlayın; "Duyduk ve boyun eğdik!" demiştiniz. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, içlerinden geçenleri Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın size olan nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğiniz zaman Allah'a karşı altına girdiğiniz taahhüdü hatırlayınız ve Allah'tan sakınınız. Şüphesiz Allah sinelerdekini çok iyi bilir.

Bekir Sadak

Allah'in size olan nimetini ve «Isittik, itaat ettik» dediginizde sizi andina bagladigi sozunu anin. Allah'tan sakinin, Allah icinizde olani elbette bilir.

Celal Yıldırım

Allah'ın size olan nîmetini ve «İşittik, itaat ettik» dediğiniz zaman sizi bağladığı mîsakını hatırlayın. Allah'tan korkup (ahdi ve andı bozmaktan) sakının. Şüphesiz ki Allah göğüslerdekini gereği gibi bilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın üzerinizdeki nimetini, sizden aldığı sağlam ahdini hatırlayın; o zaman, “İşittik ve itaat ettik” demiştiniz. Allah’tan korkun; şüphesiz Allah kalplerin içindekini bilmektedir.

Diyanet İşleri

Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın size olan nimetini ve 'İşittik, itaat ettik' dediğinizde sizi andına bağladığı sözünü anın. Allah'tan sakının, Allah içinizde olanı elbette bilir.

Diyanet Vakfi

Allah'ın size olan nimetini, «Duyduk ve kabul ettik» dediğiniz zaman sizi bununla bağladığı (O'na verdiğiniz) sözü hatırlayın ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, kalblerin içindekini bilmektedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve «İşittik, itaat ettik» dediğinizde sizden aldığı ve kendisiyle sizi bağladığı ahdini hatırlayın. Allah'tan korkun, çünkü Allah göğüslerin özünü çok iyi bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğiniz zaman sizden aldığı sözü unutmayın, Allah'tan korkun; çünkü Allah, bütün sinelerin özünü bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın üzerinizdeki ni'metini ve sizi "işittik, itaat ettik" dediğiniz vakit bağladığı misakını unutmayın, Allahdan korkun, çünkü Allah bütün sinelerin künhünü bilir.

Erhan Aktaş

Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah göğüslerde olanı gerçeğiyle bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah göğüslerde olanı gerçeğiyle bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah göğüslerde olanı gerçeğiyle bilendir.

Fizilal-il Kuran

Allah'ın size yönelik nimeti ile «Duyduk ve uyduk» dediğiniz zaman, O'na verdiğiniz bağlayıcı sözü hatırlayınız. Allah'tan korkunuz. Hiç kuşkusuz Allah, kalplerinizin özünü bilir.

Gültekin Onan

Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini ve: "İşittik ve itaat ettik" dediğinizde sizi kendisiyle bağladığı misakını anın/anımsayın. Tanrı'dan korkup sakının. Kuşkusuz Tanrı sinelerin özünde olanı bilendir.

Hamdi Döndüren

Allah’ın size olan nimetini ve “İşittik ve itâat ettik.” dediğiniz zaman, O’nun sizden aldığı sözü hatırlayın! Allah’tan sakının. Çünkü Allah, kalplerde olanı çok iyi bilir.

Hasan Basri Çantay

Allahın, üzerinizdeki ni'metini ve: "Dinledik, itaat etdik" dediğiniz zaman ona andınızı — ki O, sizi onunla bağlamışdır — (unutmayıb) hatırlayın. Allahdan korkun. Şübhe yok ki Allah göğüslerde olan sırrı dahi bilicidir.

Hasib Asutay

Allah'ın size olan nimetini ve O'na verdiğiniz sözü (6) hatırlayın. Hani siz 'İşittik, itaat ettik' demiştiniz. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah kalplerde olanı bilendir. (6. Âyette geçen 'misak'tan kasıt çoğunluk müfessirlere göre Akabe gecesinde ve ağaç altında Müslümanlardan alınan sözdür. Diğer bir görüşe göre Cenab-ı Allah'ın kâlü bela'da ruhlar âleminde, bütün ruhlara hitaben 'Ben sizin Rabbiniz değil miyim? ' sualine cevaben onların 'Evet sen bizim Rabbimizsin ' diyerek verdikleri sözdür.)

Hayrat Neşriyat

Allah’ın size olan (İslâm) ni'metini ve 'İşittik ve itâat ettik!' dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı mîsâkını hatırlayın ve Allah’dan sakının! Şübhe yok ki Allah, sînelerin içinde olanı hakkıyla bilendir.

İbni Kesir

Ve Allah'ın üzerinizdeki nimetini; işittik, itaat ettik, dediğinizde sizi onunla bağlamış olduğu misakını anın. Allah'tan sakının. Muhakkak ki Allah; kalblerdekini bilir.

Mehmet Okuyan

Allah’ın size olan nimetini, “İşittik ve itaat ettik!” dediğiniz zaman sizi bununla bağladığı (O’na verdiğiniz) sözü hatırlayın ve Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.

Muhammed Esed

(Daima) hatırlayın, Allahın size bahşettiği nimetleri ve "Duyduk ve itaat ettik!" dediğinizde Allaha karşı altına girdiğiniz kesin taahhüdü. O halde, Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: şüphe yok ki Allah, (insanların) kalpler(in)de olanı kesinlikle bilir.

Mustafa İslamoğlu

Ve hatırlayın Allah'ın size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik" dediğiniz zaman Allah'a karşı kendinizi bağladığınız taahhüdü; Allah'a karşı da sorumluluğunuzun bilincinde olun: Kuşku yok ki Allah kalplerin içini bilir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah Teâlâ'nın üzerinizde bulunan nîmetini ve «İşittik ve itaat ettik,» dediğiniz vakit Cenâb-ı Hakk'ın sizi onunla bağladığı ahdini yâd ediniz ve Allah Teâlâ'dan korkunuz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ bütün sinelerde olanı bilir.

Ömer Öngüt

Allah'ın size olan nimetini ve: “İşittik, itaat ettik!” dediğinizde sizden aldığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'tan korkun. Şüphesiz ki Allah göğüslerin özünü bilendir.

Suat Yıldırım

Allah’ın size lütfettiği nimeti ve sizin "duyduk ve itaat ettik, baş üstüne!" dediğiniz vakit, sizden aldığı sözünüzü hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah sinelerde saklı bütün sırları bilir.

Süleyman Ateş

Allah'ın size olan ni'metini ve O'na verdiğiniz sözü hatırlayın: Hani "İşittik ve ita'at ettik!" demiştiniz. Allah'tan korkun; çünkü Allah, göğüslerin özünü bilir.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın size olan nimetini ve sizinle sözleştiğinde ona verdiğiniz sözü hatırlayın. Hani "Dinledik ve gönülden boyun eğdik!" demiştiniz. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Allah içinizde olanı bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın size olan nimetini ve sizinle sözleştiği zaman O'na verdiğiniz sözü hatırlayın; hani "İşittik ve itaat ettik" demiştiniz. Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun, çünkü Allah içinizde olanı bilir

Şaban Piriş

Allah'ın size olan nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde sizi bağladığı sözünü düşünün, Allah'tan korkun, Allah, içinizde olanı bilir.

Tefhim-ul Kuran

Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve: «İşittik ve itaat ettik» dediğinizde sizi, kendisiyle bağladığı sözünü (misakını) anın. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde olanı bilendir.

Ümit Şimşek

Allah'ın size olan nimetini ve 'İşittik ve itaat ettik' diyerek Ona verdiğiniz sözü hatırlayın. Allah'tan sakının. Çünkü Allah gönüllerde saklı olanı bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve sizi bağladığı misakını unutmayın. Hani, "İşittik, boyun eğdik!" demiştiniz. Allah'tan korkun. Allah, göğüslerin içindekini çok iyi bilir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahın sizə göstərdiyi lütfkarlığını və siz: “Eşidirik və itaət edirik!”– dediyiniz zaman sizinlə bağladığı əhdi xatırlayın. Allahdan qorxun! Şübhəsiz ki, O, kökslərdə olanları bilir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahın sizə olan neʼmətini və: ″Eşitdik və itaət etdik″, - dediyiniz zaman sizinlə bağladığı əhdi unutmayın. Allahdan qorxun. Şübhə yoxdur ki, Allah ürəklərdə olanları (qəlblərin sirrini) biləndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gedenkt der Gunst, die Gott euch erwiesen und der Verpflichtung, die Er euch auferlegt hat, als ihr sagtet: ʺWir haben gehört und wir gehorchenʺ und fürchtet Gott, Der alles weiß, was die Menschen verbergen!

Almanca — Der Edle Quran

Und gedenkt Allahs Gunst an euch und des Abkommens, das Er mit euch getroffen hat, als ihr sagtet: ʺWir hören und gehorchen!ʺ Und fürchtet Allah. Gewiß, Allah weiß über das Innerste der Brüste Bescheid.

Almanca — M. A. Rassoul

und gedenkt der Gnade Allahs gegen euch und des Bundes, den Er mit euch schloß, als ihr spracht: ʺWir hören und gehorchen.ʺ Und fürchtet Allah; wahrlich, Allah weiß, was die Herzen verbergen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und entsinnt euch ALLAHs Gabe euch gegenüber und Dessen Gelöbnis, das ER von euch entgegennahm, als ihr sagtet: ʺWir haben zugehört und gehorcht.ʺ Und handelt Taqwa gemäß ALLAH gegenüber! Gewiß, ALLAH ist allwissend über das, was in den Brüsten ist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And call to mind Allah’s favour upon you and His covenant you subscribed to when you declared* that you heard and you obeyed the divine command to bind yourselves to the oath of fidelity to His Prophet. Entertain the profound reverence dutiful to Allah; He is indeed 'Alimun (Omniscient) of all private thoughts and feelings reposted in the breasts.

Abdul Haleem

Remember God’s blessing on you and the pledge with which you were bound when you said, ‘We hear and we obey.’ Be mindful of God: God has full knowledge of the secrets of the heart.

Abdullah Yusuf Ali

And call in remembrance the favour of Allah unto you, and His covenant, which He ratified with you, when ye said: "We hear and we obey": And fear Allah, for Allah knoweth well the secrets of your hearts.

Abul A'la Maududi

Remember Allah's favour upon you and His covenant which He made with you when you said: 'We have heard and we obey.' So do fear Allah. Allah has full knowledge even of that which is hidden in the breasts of people.

Aisha Bewley

Remember Allah’s blessing to you and the covenant He made with you when you said, ‘We hear and we obey. ’ Have taqwa of Allah. Allah knows what the heart contains.

Al-Hilali & Khan

And remember Allâh’s Favour to you and His Covenant with which He bound you when you said: "We hear and we obey." And fear Allâh. Verily, Allâh is All-Knower of that which is in (the secrets of your) breasts.

Ali Quli Qarai

Remember Allah’s blessing upon you and His covenant with which He has bound you when you said, ‘We hear and obey. ’ And be wary of Allah. Indeed Allah knows best what is in the breasts.

Amatul Rahman Omar

And (O Muslims!) remember Allâh's favour which rests upon you (in the form of the Qur'ân) and (to abide by its teachings) His covenant to which He has bound you, when you said, `We hear (your commandments) and we obey (them). ' And take Allâh as a shield. Verily, Allâh knows well what is in the inmost depths of the minds.

Arthur John Arberry

And remember God's blessing upon you, and His compact which He made with you when you said, 'We have heard and we obey. And fear you God; surely God knows the thoughts in the breasts.

Bijan Moeinian

Always remember the Lord’s blessing upon you and never forget your covenant with God at the moment that you said: "I heard [the message] and I submit. " Keep the Lord constantly with the utmost respect in mind and know that He is aware of your innermost thoughts.

E. Henry Palmer

Remember the favour of God to you and His covenant which He covenanted with, you, when ye said, 'We hear and we obey;' and fear God, verily, God knows the nature of men's breasts.

Edip-Layth

Recall God's blessings over you and His covenant that He has bound you with, for which you have said, "We hear and obey," and be aware of God; for God knows what is inside the chests.

George Sale

Remember the favour of God towards you, and his covenant which he hath made with you, when ye said, we have heard, and will obey. Therefore fear God, for God knoweth the innermost parts of the breasts of men.

Hamid S. Aziz

Remember the favour of Allah to you and His covenant which He made with you, when you said, "We hear and we obey;" and fear (respect and keep your duty to) Allah. Verily, Allah knows well the secrets in your breasts.

Mahmoud Ghali

And remember the favor of Allah upon you and His compact by which He has solemnly bound (Literally: compacted) you as you said, "We have heard and we obey. " And be pious to Allah, surely Allah is Ever-Knowing of the inmost thoughts in the breasts (Literally: what the breasts own).

Marmaduke Pickthall

Remember Allah's grace upon you and His covenant by which He bound you when ye said: We hear and we obey; And keep your duty to Allah. Lo! He knoweth what is in the breasts (of men).

Mohamed Ahmed - Samira

Remember the favours He bestowed on you, and the covenant He cemented with you, when you said: "We have heard and obey. " Have fear of God, for He knows the secrets of your heart.

Muhammad Asad

And [always] remember the blessings which God has bestowed upon you, and the solemn pledge by which He bound you to Himself when you said, "We have heard, and we pay heed. " Hence, remain conscious of God: verily, God has full knowledge of what is in the hearts [of men].

Mustafa Khattab

Remember Allah’s favour upon you and the covenant He made with you when you said, "We hear and obey." And be mindful of Allah. Surely Allah knows best what is ˹hidden˺ in the heart.

Progressive Muslims

And recall God's blessings over you and His covenant that He has bound you with, for which you have said: "We hear and obey," and be aware of God; for God knows what is inside the chests.

Sahih International

And remember the favor of Allah upon you and His covenant with which He bound you when you said, "We hear and we obey"; and fear Allah. Indeed, Allah is Knowing of that within the breasts.

Sam Gerrans

And remember the favour of God upon you, and His agreement which He agreed with you, when you said: “We hear and we obey.” And be in prudent fear of God; God knows what is in the breasts.

Shabbir Ahmed

Remember Allah's Blessing (Guidance) upon you and His Covenant binding upon you when you said, "We hear and obey" (1:4-5). Be mindful of Allah. Allah is fully Aware of what is in the hearts.

Syed Vickar Ahamed

And remember the Favor of Allah on you, and His Promise, which He confirmed with you, when you said: "We hear and we obey:" And fear Allah, because Allah is All Knowing (Aleem) of the secrets of your breasts (hearts).

Taqi Usmani

Remember Allah’s favour upon you and His covenant that He has taken from you when you said, "We have listened and obeyed." Fear Allah. Allah is all-Aware of what lies in the hearts.

The Monotheist Group

And remember the blessings of God over you and His covenant that He has bound you with, for which you have said: "We hear and obey," and be aware of God; for God knows what is in the chests.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et rappelez-vous le bienfait dʹAllah sur vous, ainsi que lʹalliance quʹIl a conclue avec vous, quand vous avez dit: ʺNous avons entendu et nous avons obéiʺ. Et craignez Allah. Car Allah connaît parfaitement le contenu des cœurs.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî bawermendan!) Qenciya Xwedê ya li ser xwe û peymana ku ji we wergirtî; dema we got: “Me (fermana te) bihîst û em ji pêkanîna wê re amade ne” bi bîr bînin. Hay ji (sînorê) Xwedê hebin. Bêguman Xwedê bi ya di dilan de dizane.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En gedenkt Gods genade aan jullie en het verdrag dat Hij met jullie aangegaan is toen jullie zeiden: ʺWij horen en gehoorzamen.ʺ En vreest God. God weet wat er binnen in de harten is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gedenkt dus Gods gunst omtrent u en het verbond, dat hij met u heeft aangegaan, toen gij zeidet: Wij hebben gehoord, en zullen gehoorzamen. Vreest God; want God kent het meest verborgene gedeelte van des menschen borst.

Hollandaca — Siregar

En gedenkt de genieting van Allah voor jullie en Zijn verbond dat Hij met jullie sloot toen jullie zeiden: ʺWij hebben gehoord en gehoorzaamd.ʺ En vreest Allah. Voorwaar, Allah is Alwetend over wat zich in de harten bevindt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И помните благодать Аллаха вам [насколько она велика] и Его завет, который Он заключил с вами (о, верующие), когда вы (давая присягу Пророку) сказали: «Мы слышали и повинуемся!» И остерегайтесь (наказания) Аллаха (выполняя то, что Он повелел и сторонясь того, что Он запретил), – (ведь) поистине, Аллах знает про то, что в грудях [душах] (Его творений)!

Rusça — Osmanov

Помните милость Аллаха к вам, а также завет, который Он заключил с вами, когда вы сказали: ʺМы слышали и повинуемсяʺ. Страшитесь же Аллаха, ибо Аллах знает то, что таится в сердцах.