De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz."

قُلْ يَاأَهْلَ الْكِتَابِ هَلْ تَنْقِمُونَ مِنَّا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلُ وَاَنَّ اَكْثَرَكُمْ فَاسِقُونَ

ḳul yā ehle l-kitābi hel tenḳimūne minnā illā en āmennā bi(a)llahi ve mā unzile ileynā ve mā unzile min ḳablu ve enne ekṧerakum fāsiḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2يَاأَهْلَyā ehleا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarEY/HEY/AH halk
3الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
4هَلْhel
5تَنْقِمُونَtenḳimūneن ق مCezalandırmak, suçlamak, nefret geliştirmek, intikam almak, zulmetmek, kusur bulmak, onaylamamak, dil veya ceza ile hoşlanmamak.hoşlanmıyorsunuz
6مِنَّاminnābizden
7اِلَّٓاillāsadece
8اَنْendiye (mi?)
9اٰمَنَّاāmennāا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman ediyoruz
10بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
11وَمَاve mā
12اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.ve indirilene
13اِلَيْنَاileynābize
14وَمَاve māve şeye
15اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilen
16مِنْmin
17قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekbizden önce
18وَاَنَّve enneoysa
19اَكْثَرَكُمْekṧerakumك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.sizin çoğunuz
20فَاسِقُونَfāsiḳūneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.yoldan çıkmıştır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Ey kitap ehli, bizden hoşlanmayışınızın sebebi, ancak Allah'a ve bize indirilene ve bizden önce indirilenlere inanmamızdan başka bir şey mi ki? Ve sizin çoğunuz, buyruktan çıkmış kişilersiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Ey kitap ehli, bizden hoşlanmayışınızın sebebi, ancak Allahʼa ve bize indirilene ve bizden önce indirilenlere inanmamızdan başka bir şey mi ki? Ve sizin çoğunuz, buyruktan çıkmış kişilersiniz.

Adem Uğur

(Onlara) şöyle de: Ey kitap ehli! Yalnızca Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.

Ahmed Hulusi

De ki: "Ey hakikat bilgisi verilmiş olanlar, yalnızca hakikatimiz olan Allah'a, bize inzal olunana ve daha önce inzal olunana iman ettiğimiz için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Sizin ekseriyetiniz, yoldan çıkmışlardır!"

Ahmet Tekin

'Ey geçmiş kitapları sahiplenenler, yalnızca, Allah’a, bize indirilene, Kur’ân’a ve daha önce indirilenlere, diğer kutsal kitaplara inandığımız için mi, çoğunuz, doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsık, âsi, bozguncu kimseler olduğunuz için mi bizi ayıplıyor, baskı ve işkence yaparak bizi cezalandırıyorsunuz?' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Ey kitap ehli! Sizin bizden hoşlanmamanızın sebebi, bizim Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olana iman etmemiz ve sizin çoğunuzun fasık olmasından başka bir şey midir?'

Ali Bulaç

De ki: "Ey Kitap Ehli, yalnızca Allah'a, bize indirilene ve önceden indirilene inanmamız ve sizin çoğunuzun fasıklar olmanız nedeniyle mi bizden hoşlanmıyorsunuz?"

Ali Fikri Yavuz

De ki, ey Ehl-i Kitab! Siz ancak şunun için bizden hoşlanmıyorsunuz: Biz, Allah’a, bize indirilene ve bizden daha önce indirilmiş olana iman ettik de ondan. Sizin çoğunuz ise imandan çıkmış fâsıklarsınız.

Ali Rıza Safa

De ki: "Ey kitap halkı! Yalnızca Allah'a ve hem bize indirilene hem de daha önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Zaten aslında, çoğunuz yoldan çıkmıştır!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: Ey Kitap ehli! Yalnızca Allah'a, bize ve bizden daha önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış insanlarsınız.

Bekir Sadak

De ki, «Ey kitab ehli! Allah'a, bize indirilene ve daha once indirilene inanmamizdan ve cogunuzun fasik olmasindan oturu mu bizden hoslanmiyorsunuz?»

Celal Yıldırım

De ki: Ey Kitap Ehli! Elbette Allah'a imân etmemizden, bize indirilene ve bizden önce indirilene inanmamızdan ve bir de çoğunuzun Allah yolundan çıktığınızdan dolayı öfkelenip bizden hoşlanmıyorsunuz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Ey Ehl-i kitap! Biz yalnız Allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilene iman ettiğimiz için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa sizin çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.”

Diyanet İşleri

De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz."

Diyanet İşleri (eski)

De ki, 'Ey kitap ehli! Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene inanmamızdan ve çoğunuzun fasık olmasından ötürü mü bizden hoşlanmıyorsunuz?'

Diyanet Vakfi

(Onlara) şöyle de: Ey kitap ehli! Yalnızca Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmışlarsınız».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ey kitap verilenler, siz yalnızca Allah'a inanmamızdan; bize indirilene ve daha önce indirilene inanmamızdan, bir de çoğunuz doğru yoldan çıkmış olduğunuzdan dolayı bizden hoşlanmıyorsunuz."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki ey Ehli kitab siz sırf şunun için bizden hoşlanmıyorsunuz: Biz Allaha iyman ettiğimiz gibi hem kendimize indirilene hem daha evvel indirilmiş olana iyman etmekteyiz, sizin ise ekseriniz fasıksınız.

Erhan Aktaş

De ki: "Ey Kitap Ehli! Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden nefret ediyorsunuz? Kuşkusuz, çoğunuz fasıksınız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ey Kitap Ehli! Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden nefret ediyorsunuz? Kuşkusuz, çoğunuz fasıksınız."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ey Kitap Ehli! Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden nefret ediyorsunuz? Kuşkusuz, çoğunuz fasıklarsınız.".

Fizilal-il Kuran

De ki; «Ey Kitap Ehli, bizden hoşlanmamanızın sebebi Allah'a, bize indirilen kitaba ve daha önce indirilmiş olan kitaplara inanmamız ve de çoğunuzun fasık, yoldan çıkmış kimseler olmanız değil midir?

Gültekin Onan

De ki: "Ey kitap ehli, yalnızca Tanrı'ya, bize indirilene ve önceden indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? (Oysa) Sizin çoğunuz fasıktır.

Hamdi Döndüren

De ki: “Ey kitap ehli! Biz ancak Allah’a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inanmamızdan ve sizin çoğunuzun da fâsık kimseler olmanızdan dolayı bizden hoşlanmıyorsunuz!”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ey ehl-i kitab, sizin bizden hoşlanmayışınız (ın sebebi) Allaha (inandığımızdan) ve bize indirilenlerle daha evvel indirilenlere iman etdiğimizden ve sizin bir çoğunuzun da faasık kimseler olduğunuzdan başka (bir şey) değildir".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Ey kitap ehli! Yalnızca Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene iman ettiğimiz için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Ey ehl-i kitab! Sırf Allah’a, bize indirilen (Kitâb)a ve daha önce indirilenlere îmân etmemizden ve şübhesiz sizin çoğunuzun fâsık kimseler olmanızdan dolayı mı bizden hoşlanmıyorsunuz?'

İbni Kesir

De ki: Ey Ehl-i Kitab; bizden hoşlanmayışınız, ancak Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilenlere inanmamızdan ve sizin bir çoğunuzun da fasık kimseler olmanızdandır.

Mehmet Okuyan

(Onlara) şöyle de: “Ey kitap ehli! Yalnızca Allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilene inandığımız için mi bizden nefret ediyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kişilersiniz.”

Muhammed Esed

De ki: "Ey geçmiş vahyin izleyicileri! (Yalnız) Allaha ve Allahın hem bize hem bizden öncekilere indirdiğine inandığımız için mi bizde kusur buluyorsunuz? (Yoksa bu, sadece) çoğunuzun sapkınlığından mı(dır)?"

Mustafa İslamoğlu

De ki: Ey önceki vahyin mensupları! Şimdi biz yalnızca Allah'a, bize ve bizden önce indirilen vahiylere iman ettik diye kusur mu işledik? Çoğunuzun yoldan çıktığı kesin bir gerçektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Ey ehl-i kitap! Bizden hoşlanmamanız, bizim Allah Teâlâ'ya ve bize indirilene ve daha evvel indirilmiş olana imân ettiğimizden ve sizin birçoğunuzun şüphesiz fâsık kimseler olmalarından dolayı mıdır?»

Ömer Öngüt

De ki: “Ey ehl-i kitap! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilenlere iman ettiğimiz için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz. ”

Suat Yıldırım

De ki: "Ey Ehl-i kitap! Sizin bizden hoşlanmayışınızın tek sebebi galiba şudur: Biz Allah’a iman ettiğimiz gibi, hem kendimize indirilen kitaba, hem de daha önce indirilen ilâhî kitaplara iman etmekteyiz. Sizin ise ekseriniz yoldan çıkmış fâsıksınız."

Süleyman Ateş

De ki: "Ey Kitap ehli, Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa sizin çoğunuz yoldan çıkmıştır."

Süleymaniye Vakfı

De ki: Ey ehlikitap /kitaplarında uzman olanlar! Bize kin gütmenizin sebebi; bizim Allah'a, bize indirilene, daha önce indirilene inanıp güvenmiş olmamız ve sizin çoğunuzun da yoldan çıkmış olmanızdan başka ne olabilir ki?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Ey Ehl-i Kitap! Sizin bizi yadırgamanızın sebebi, bizim Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inanıp güvenmemizden başka nedir? Sizin çoğunuz yoldan çıkmış fasıklarsınız."

Şaban Piriş

De ki: -Ey kitap ehli! Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene iman etmemizden ve çoğunuzun fasıklar olmasından dolayı mı bizden hoşlanmıyorsunuz?

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Ey Kitap Ehli, yalnızca Allah'a, bize indirilene ve önceden indirilene inanmamız ve sizin çoğunuzun fasıklar olmanız nedeniyle mi bizden hoşlanmıyorsunuz?»

Ümit Şimşek

De ki: Ey Kitap Ehli! Bizden hoşlanmayışınızın şundan başka bir sebebi mi var: Biz Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inanıyoruz; siz ise çoğunlukla yoldan çıkmış kimselersiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ey Ehlikitap! Sadece şunun için bizden hoşlanmıyorsunuz: Allah'a, bize indirilene, daha önce indirilene inanmışız. Doğrusu şu ki, sizin çoğunuz yoldan sapmış olanlardır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Ey Kitab əhli! Yalnız Allaha, bizə nazil edilənə və bizdən əvvəl nazil edilənlərə iman gətirdiyimizə və sizin əksəriyyətinizin günahkar olduğuna görəmi bizi məzəmmət edirsiniz?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) De: ″Ey kitab əhli! Bizdən xoşunuz gəlməməyiniz yalnız bizim Allaha, bizə nazil edilənə və bizdən daha əvvəl nazil edilənlərə inanmağımıza və sizin əksəriyyətinizin fasiq olmasınamı görədir?!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺIhr Schriftbesitzer! Grollt ihr uns etwa, weil wir an Gott, die uns herabgesandte Offenbarung und die zuvor herabgesandten Offenbarungen glauben und weil die meisten von euch Frevler sind?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: O Leute der Schrift, grollt ihr uns nur (darum), daß wir an Allah glauben und an das, was zu uns (als Offenbarung) herabgesandt worden ist und was zuvor herabgesandt wurde, und daß die meisten von euch Frevler sind?

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺO Leute der Schrift, ihr grollt uns nur deswegen, weil wir an Allah und an das glauben, was zu uns herabgesandt und was schon vorher herabgesandt wurde, und weil die meisten von euch Frevler sind.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Ask them O Muhammad: you Ahl AL-Kitab, do you have this vindictive disposition against us only because we believe in Allah and in the Quran revealed to us and in the Scriptures revealed aforetime! "The fact is that most of you are wicked".

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘People of the Book, do you resent us for any reason other than the fact that we believe in God, in what has been sent down to us, and in what was sent before us, while most of you are disobedient?’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "O people of the Book! Do ye disapprove of us for no other reason than that we believe in Allah, and the revelation that hath come to us and that which came before (us), and (perhaps) that most of you are rebellious and disobedient?"

Abul A'la Maududi

Say to them: 'People of the Book! Do you hate us for anything else except that we believe in Allah, and in the teaching which has been revealed to us and in the teaching which was revealed before? Indeed most of you are transgressors.'

Aisha Bewley

Say: ‘People of the Book! do you resent us for any other reason than that we have iman in Allah and what was sent down to us, and what was sent down before, and because most of you are deviators?’

Al-Hilali & Khan

Say: "O people of the Scripture (Jews and Christians)! Do you criticize us for no other reason than that we believe in Allâh, and in (the revelation) which has been sent down to us and in that which has been sent down before (us), and that most of you are Fâsiqûn [rebellious and disobedient (to Allâh)]?"

Ali Quli Qarai

Say, ‘O People of the Book! Are you vindictive toward us for any reason except that we have faith in Allah and in what has been sent down to us, and in what was sent down before, and that most of you are transgressors?’

Amatul Rahman Omar

Say, `O People of the Scripture! do you find fault with us only because we believe in Allâh and in that which has been revealed to us, and in that which was revealed before (us)? Whereas most of you are disobedient (to God). '

Arthur John Arberry

Say: 'People of the Book, do you blame us for any other cause than that we believe in God, and what has been sent down to us, and what was sent down before, and that most of you are ungodly?'

Bijan Moeinian

Ask them: "O you who believe in the Scriptures, why you make fun of us while our only “fault" is that we believe in God, what is revealed to us and what was revealed to you? The matter of fact is, most of you are corrupt. ”

E. Henry Palmer

Say, 'O people of the Book! do ye disavow us, for aught but that we believe in God, and what was revealed to us before, and for that most of you are evildoers?'

Edip-Layth

Say, "O people of the book, do you hate us simply because we acknowledge God and what was sent down to us and what was sent down before?" Alas, most of them are wicked.

George Sale

Say, O ye who have received the scriptures, do ye reject us for any other reason than because we believe in God, and that revelation which hath been sent down unto us, and that which was formerly sent down, and for that the greater part of you are transgressors?

Hamid S. Aziz

Say, "O people of the Book! Do you disapprove of us for no other reason but that we believe in Allah, and the revelations that have come to us, and what was revealed before, and that most of you are rebellious (and disobedient)?"

Mahmoud Ghali

Say, (i. e. the prophet) "O you Population of the Book, (Or: Family of the Book; i.e., the Jews and Christians) do you take vengeance on us (for anything) except that we have believed in Allah, and what has been sent down to us, and what was sent down earlier, and that most of you are immoral?"

Marmaduke Pickthall

Say: O People of the Scripture! Do ye blame us for aught else than that we believe in Allah and that which is revealed unto us and that which was revealed aforetime, and because most of you are evil-livers?

Mohamed Ahmed - Samira

Say to them: "O people of the Book, what reason have you for disliking us other than that we believe in God and what has been sent down to us, and was sent down before, and because most of you are disobedient?"

Muhammad Asad

Say: "O followers of earlier revelation! Do you find fault with us for no other reason than that we believe in God [alone], and in that which He has bestowed from on high upon us as well as that which He has bestowed aforetime? - or [is it only] because most of you are iniquitous?"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "O People of the Book! Do you resent us only because we believe in Allah and what has been revealed to us and what was revealed before—while most of you are rebellious?"

Progressive Muslims

Say: "O people of the Scripture, do you hate us simply because we believe in God and in what was sent down to us and what was sent down before" Alas, most of them are vile.

Sahih International

Say, "O People of the Scripture, do you resent us except [for the fact] that we have believed in Allah and what was revealed to us and what was revealed before and because most of you are defiantly disobedient?"

Sam Gerrans

Say thou: “O doctors of the Law: do you resent us save that we believe in God and what was sent down to us and what was sent down before, and that most of you are perfidious?”

Shabbir Ahmed

Say, "O People of the Scripture! Do you not blame us because we believe in God, and that which is revealed to us and that which was revealed before? And because most of you are drifting away from the Right Direction?"

Syed Vickar Ahamed

(To such people) say: "O People of the Book! Do you disapprove of us for no reason other than that we believe in Allah, and the Message that has come to us and that which has come before (us), and (perhaps) because most of you rebel and disobey?"

Taqi Usmani

Say, "O People of the Book, do you accuse us of anything else except that we have believed in Allah and in what has been sent down to us and what has been sent down earlier while most of you are sinners (and we do not follow you in your sins)

The Monotheist Group

Say: "O people of the Book, do you hate us simply because we believe in God and in what was sent down to us and what was sent down before?" Alas, the majority of them are wicked.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺO gens du Livre! Est-ce que vous nous reprochez autre chose que de croire en Allah, à ce quʹon a fait descendre vers nous et à ce quʹon a fait descendre auparavant? Mais la plupart dʹentre vous sont des pervers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Gelî yên ehlî kitêb! Qey bi sedema ku me bi Xwedê, bi ya ku ji me re hatiye û bi ya ku ji umetên berê re hatiye hinartin, bawerî aniye, hûn ji me hez nakin? Bi rastî pirê we ji rêka heq derketî ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺMensen van het boek! Koesteren jullie alleen maar wrok tegen ons omdat wij geloven in God, in wat naar ons is neergezonden en in wat vroeger is neergezonden en omdat de meesten van jullie verdorven zijn?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zegt: o gij! die de schriften hebt ontvangen, verwerpt gij ons om eene andere reden, dan omdat wij in God gelooven, in hetgeen ons werd nedergezonden, en dat wat vroeger nedergezonden werd, en omdat het grootste deel van u zondaren zijn?

Hollandaca — Siregar

Zeg (O Moehammad): ʺʹO Lieden van de Schrift! Wreken jullie je alleen maar op ons omdat wij in Allah geloven en (in) wat ons is neergczomden en (in) wat vroeger neergezonden is? En voorwaar, de meesten van jullie zijn zware zondaren.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк) (насмехающимся из числа людей Писания): «О, люди Писания! Неужели вы упрекаете нас только за то, что мы уверовали в Аллаха и в то, что было ниспослано нам [в Коран] и в то, что было низведено раньше [в прежние Писания], и (уверовали) в то, что большая часть вас (являются) непокорными?»

Rusça — Osmanov

Скажи [, Мухаммад иудеям]: ʺО люди Писания! Неужели вы станете осуждать нас только за то, что мы уверовали в Аллаха, в то, что ниспослано нам и что было ниспослано раньше, или за то, что большая часть из вас - нечестивцы?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺNi, efterföljare av äldre tiders uppenbarelser, har ni ingenting annat emot oss än detta att vi tror på Gud och på det som har uppenbarats för oss och på det som uppenbarades i äldre tid, medan ni (själva) - de flesta av er - är förhärdade i trots och olydnad?ʺ