Fetih Suresi 10. Ayet — Elfaz
Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah'a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükafat verecektir.
1اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3يُبَايِعُونَكَyubāyiǔnekesana bi'at eden(ler)Muzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Mufâ'ale Bâbıب ي عSatmak, satış yapmak, ticaret yapmak, alışveriş yapmak, bir malı para karşılığında devretmek, satışa çıkarmak, pazarlamak
4اِنَّمَاinnemāgerçekteHarf-i Nasb+Engel Eki
5يُبَايِعُونَyubāyiǔnebi'at etmektedirlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Mufâ'ale Bâbıب ي عSatmak, satış yapmak, ticaret yapmak, alışveriş yapmak, bir malı para karşılığında devretmek, satışa çıkarmak, pazarlamak
6اللّٰهَ(a)llaheAllah'aLafza-i Celal
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'ınLafza-i Celal
9فَوْقَfevḳaüzerindedirİsimف و قRütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki sağım/emzirme arasındaki zaman, kişinin elini açması ve memeyi kavraması arasındaki süre ve sonra sağım için bırakması, sağım sırasında el açma ve kapama arasındaki gecikme ve zaman aralığı. Afaqa - kendine gelmek, iyileşmek (bayılma veya hastalıktan sonra), uyanmak (uykudan), hatırlamak.
11فَمَنْfe meno halde kimİsti'nafiye Edatı+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
12نَكَثَnekeṧeahdini bozarsaMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibن ك ثsöz vermek (vaadi) bozmak, (antlaşmayı) ihlal etmek, (ipi) çözmek, sökmek, iplik iplik olmak.
13فَاِنَّمَاfe innemāşüphesizİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nasb+Engel Eki
14يَنْكُثُyenkuṧubozmuş olurMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibن ك ثsöz vermek (vaadi) bozmak, (antlaşmayı) ihlal etmek, (ipi) çözmek, sökmek, iplik iplik olmak.
15عَلٰىǎlāaleyhineHarf-i Cer
17وَمَنْve menve kimBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
18اَوْفٰىevfātutarsaMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.
19بِمَاbimāHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
20عَاهَدَǎāhedeverdiği sözüMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · Mufâ'ale Bâbıع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.
21عَلَيْهُǎleyhuO'naHarf-i Cer+Zamir
22اللّٰهَ(a)llaheAllahLafza-i Celal
23فَسَيُؤْتِيهِfe se yu'tīhiona verecektirİsti'nafiye Edatı+Gelecek Zaman Eki+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek