Muhammed Suresi 25. Ayet — Elfaz
Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisingeri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.
1اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselereİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3ارْتَدُّواrteddūdönen(lere)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.
4عَلٰٓىǎlāüzerineHarf-i Cer
6مِنْminHarf-i Cer
8مَاmāİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
9تَبَيَّنَtebeyyenebelli olduktanMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin
10لَهُمُlehumukendilerineHarf-i Cer+Zamir
11الْهُدَىl-hudādoğru yolMarife (Belirlilik Takısı)+İsimه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
12الشَّيْطَانُş-şeyTānuşeytanMarife (Belirlilik Takısı)+Özel İsimش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücü
13سَوَّلَsevvelesürüklemiştirMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıس و لSormak, istemek, dilemek, rica etmek, talep etmek, dilenmek
14لَهُمْlehumonlarıHarf-i Cer+Zamir
15وَاَمْلٰىve emlāve uzun emellere düşürmüştürBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıم ل وDoldurmak, dolmak, içini doldurmak, dolu olmak, içermek, kaplamak, yayılmak, dolup taşmak
16لَهُمْlehumonlarıHarf-i Cer+Zamir