Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِدِينَ فِيهَا جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
ulāike eSHābu l-cenneti ḣālidīne fīhā cezā'en bimā kānū yeǎ'melūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlardır cennet ehli, ebedî kalırlar orada, yaptıklarına karşılık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlardır cennet ehli, ebedî kalırlar orada, yaptıklarına karşılık.
Adem Uğur
Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.
Ahmed Hulusi
İşte onlar Cennet Ashabı'dır. . . Yaptıklarının cezası olarak onda sonsuza dek yaşarlar!
Ahmet Tekin
İşte onlar Cennet ehlidirler. İşlemeye devam ettikleri devamlı, amaçla örtüşen niyete dayalı bilinçli amellerinin mükâfatı olarak orada ebedî yaşarlar.
Ahmet Varol
İşte onlar cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık orada sonsuza kadar kalacaklardır.
Ali Bulaç
İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
Onlar cennet’liktirler. İşledikleri amellere mükâfat olarak orada ebedi kalacaklardır.
Ali Rıza Safa
Cennetin yoldaşları, işte onlardır. Yaptıklarına karşılık, sürekli orada kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
İşte onlar cennetliklerdir; yaptıklarının karşılığı olarak cennette süreli kalacaklardır.
Bekir Sadak
Iste onlar, cennetliklerdir; islediklerine karsilik olarak, icinde temelli kalacaklardir.
Celal Yıldırım
İşte bunlar Cennet ehlidirler, yapageldiklerine karşılık orada ebedîdirler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşte bunlar, yaptıklarının karşılığı olarak içinde devamlı kalmak üzere cennetliklerdir.
Diyanet İşleri
Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
Diyanet İşleri (eski)
İşte onlar, cennetliklerdir; işlediklerine karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.
Diyanet Vakfi
Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İşte onlar cennetlikdirler, yaptıklarına karşılık orada ebedi olarak kalacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar, cennetliktirler, yaptıklarına mükafat olarak sonsuza dek orada kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar Eshabı Cennettir, işledikleri amellere mükafaten orada ebedi kalacaklardır
Erhan Aktaş
İşte onlar Cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşte onlar Cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İşte onlar Cennetlik'tirler. Yaptıklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
Fizilal-il Kuran
İşte onlar cennetliklerdir; yaptıklarına karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.
Gültekin Onan
İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.
Hamdi Döndüren
İşte onlar cennet halkıdır, yaptıklarının karşılığı olarak, orada sürekli kalacaklardır.
Hasan Basri Çantay
Onlar cennetin yaranıdırlar. İşlemekde oldukları (iyi amel ve hareketleri) ne mükafat olmak üzere orada ebedi kalıcıdırlar onlar.
Hasib Asutay
Onlar cennet ehlidirler. Yaptıklarına karşılık orada ebedî olarak kalacaklardır.
Hayrat Neşriyat
İşte onlar, Cennet ehlidirler; yapmakta olduklarına (Allah’ın lütfundan) bir karşılık olarak, orada ebediyen kalıcıdırlar.
İbni Kesir
İşte onlar, cennet ehlidirler. İşlediklerine karşılık olarak orada temelli kalacaklardır.
Mehmet Okuyan
Onlar cennet halkıdır. (Dünyada) yapmış olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.
Muhammed Esed
onlar yaptıkları her şeyin bir ödülü olarak hep orada kalacak cennetliklerdir.
Mustafa İslamoğlu
işte onlar cennetliktirler; yaptıklarının bir ödülü olarak orada daimi kalıcıdırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte onlar cennet sahipleridir. İşler olmuş oldukları şeylere bir mükâfaat olmak üzere orada ebedîyyen kalıcılardır.
Ömer Öngüt
Onlar cennet ehlidirler. Yaptıklarına karşılık olmak üzere orada ebedî kalacaklardır.
Suat Yıldırım
Onlar cennetlik olup, yaptıkları güzel işlere karşılık olarak ebedî kalmak üzere o cennetlere girerler.
Süleyman Ateş
Onlar cennet halkıdır, yaptıklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.
Süleymaniye Vakfı
İşte onlar Cennet ahalisidir, yaptıkları işlere karşılık orada ölümsüz olarak kalacaklardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İşte Cennet ahalisi onlardır; yaptıkları işlere karşılık olarak orada ölümsüzleşeceklerdir.
Şaban Piriş
Onlar, cennet halkı olup, yaptıklarının karşılığı olarak orada ebedi kalacaklardır.
Tefhim-ul Kuran
İşte onlar, cennet halkıdır; yapmakta olduklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalıcıdırlar.
Ümit Şimşek
Onlar Cennet ehlidirler; yaptıklarına karşılık ebediyen orada kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Cennet halkıdır onlar. Yapıp ettiklerine karşılık olarak sürekli kalacaklardır orada.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Belələri cənnətlikdirlər, onlar (dünyada) etdikləri (yaxşı) əməllərin əvəzi olaraq orada əbədi qalacaqlar!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie sind die Bewohner des Paradiesgartens, in dem sie ewig bleiben werden. Das ist die Belohnung für die guten Werke, die sie verrichtet haben.
Almanca — Der Edle Quran
Das sind die Insassen des (Paradies)gartens, ewig darin zu bleiben als Lohn für das, was sie zu tun pflegten.
Almanca — M. A. Rassoul
diese sind die Bewohner des Paradieses; darin sollen sie auf ewig verweilen, als Belohnung für das, was sie zu tun pflegten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Diese sind die Weggenossen der Dschanna. Darin bleiben sie ewig als Vergeltung für das, was sie zu tun pflegten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
These are the inmates of Paradise wherein they will have passed through nature to Eternity in requital of their meritorious actions and their wise and pious deeds.
Abdul Haleem
they are the people of Paradise, there to remain as a reward for what they were doing.
Abdullah Yusuf Ali
Such shall be Companions of the Gardens, dwelling therein (for aye): a recompense for their (good) deeds.
Abul A'la Maududi
They are the people of Paradise. They shall remain in it forever as a reward for their deeds.
Aisha Bewley
Such people are the Companions of the Garden, remaining in it timelessly, for ever, as repayment for what they did.
Al-Hilali & Khan
Such shall be the dwellers of Paradise, abiding therein (forever) - a reward for what they used to do.
Ali Quli Qarai
They shall be the inhabitants of paradise, remaining in it [forever] —a reward for what they used to do.
Amatul Rahman Omar
It is they who are the owners of the Paradise. They shall be abiding therein for ever as a reward for their deeds.
Arthur John Arberry
Those are the inhabitants of Paradise, therein dwelling forever, as a recompense for that they have been doing.
Bijan Moeinian
They will be the inhabitants of Paradise who will live there forever. This is their reward for their good deeds.
E. Henry Palmer
These are the fellows of Paradise to dwell therein for aye, a recompence for that which they have done.
Edip-Layth
These are the dwellers of Paradise, abiding therein, a reward for what they used to do.
George Sale
These shall be the inhabitants of paradise, they shall remain therein for ever: In recompense for that which they have wrought.
Hamid S. Aziz
These are the dwellers of the Garden, abiding therein: a reward for what they did.
Mahmoud Ghali
Those are the companions (i. e., inhabitants) of the Garden, eternally (abiding) therein as a recompense for whatever they were doing.
Marmaduke Pickthall
Such are rightful owners of the Garden, immortal therein, as a reward for what they used to do.
Mohamed Ahmed - Samira
They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.
Muhammad Asad
it is they who are destined for paradise, therein to abide as a reward for all that they have done.
Mustafa Khattab
It is they who will be the residents of Paradise, staying there forever, as a reward for what they used to do.
Progressive Muslims
These are the dwellers of Paradise, abiding therein, a reward for what they used to do.
Sahih International
Those are the companions of Paradise, abiding eternally therein as reward for what they used to do.
Sam Gerrans
Those are the companions of the Garden, they abiding eternally therein as reward for what they did.
Shabbir Ahmed
Such are the rightful dwellers of the Garden, immortal therein, as a reward for all they have done.
Syed Vickar Ahamed
Such shall be the companions of the Paradise, living in there (forever): A repayment for their (good) deeds.
Taqi Usmani
Those are the people of Paradise, who will live there for ever as a reward for what they used to do.
The Monotheist Group
These are the dwellers of the Paradise, abiding therein, a reward for what they used to do.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ceux-là sont les gens du Paradis où ils demeureront éternellement, en récompense de ce quʹils faisaient.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ha ew xelkê bihiştê ne, ew dê her û her lê bimînin, ev xelata kirinên wan e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij zijn het die in de tuin thuishoren, waarin zij altijd zullen blijven, als een beloning voor wat zij hebben gedaan.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Deze zullen de bewoners van het paradijs zijn; eeuwig zullen zij daarin verblijven, ter belooning voor hetgeen zij gedaan zullen hebben.
Hollandaca — Siregar
Zij zijn de bewoners van het Paradijs, daarin zijn zij eeuwig levenden, als een beloning voor wat zij plachten te doen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Эти (являются) обладателями [обитателями] Рая, вечно пребывая в нем [в Раю] (по милосердию Аллаха для них) в воздаяние за те (праведные дела), (которые) они совершали.
Rusça — Osmanov
Они вечно будут обитать в раю в воздаяние за то, что содеяли.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De har paradiset till arvedel och där skall de förbli till evig tid - lönen för deras handlingar!