Ayetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!

وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـًٔاۨ اتَّخَذَهَا هُزُوًا اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُهِينٌ

ve iƶā ǎlime min āyātinā şey'en tteḣaƶehā huzuven ulāike lehum ǎƶābun muhīnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāzaman
2عَلِمَǎlimeع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameöğrendiği
3مِنْmin-den
4اٰيَاتِنَاāyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bizim ayetlerimiz-
5شَيْـًٔاۨşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişbir şey
6اتَّخَذَهَاtteḣaƶehāا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekonu edinir
7هُزُوًاhuzuvenه ز اaşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)alay konusu
8اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte
9لَهُمْlehumöyleleri için vardır
10عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
11مُهِينٌmuhīnunه و نHafif olmak, değersiz olmak, borçlu olmak, aşağılık, sessiz, zayıflamak, nazik, hor görülen, bayağı. Kolaylaştırmak, hor görmek, kınamak. Hor görmek, küçümsemek.alçaltıcı

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve âyetlerimizden bir şey öğrendi mi onu alaya alır; onlar, öyle kişilerdir ki onlaradır aşağılatıcı azap.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve âyetlerimizden bir şey öğrendi mi onu alaya alır; onlar, öyle kişilerdir ki onlaradır aşağılatıcı azap.

Adem Uğur

(O) âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!

Ahmed Hulusi

İşaretlerimizden bir şey ulaştığında, onları alaya alır! İşte onlar içindir aşağılayıcı azap!

Ahmet Tekin

Âyetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman onu alay konusu yapıyorlar. İşte onlar için alçaltıcı, zillete düşürücü bir azap vardır.

Ahmet Varol

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

Ali Bulaç

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

Ali Fikri Yavuz

(Kur’an) ayetlerimizden bir şey ona ulaşıb da Kur’an’dan olduğunu bilince, onu eğlenceye alır. İşte bu halde olanlar (var ya), onlar için perişan edici bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde, Onunla alay eder. Aşağılayıcı bir ceza, işte onlar içindir.

Bayraktar Bayraklı

Ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde, onu alaya alırlar. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Bekir Sadak

(9-10) Ayetlerimizden bir sey ogrendiginde onu alaya alir. Iste bunlara alcaltici bir azap ve ardindan da cehennem vardir. Kazandiklari seyler de, Allah'i birakip edindikleri dostlar da onlara bir fayda vermez. Buyut azap onlaradir.

Celal Yıldırım

Âyetlerimizden bir şey anlayıp öğrenince onu alay konusu edinir. İşte bunlar için horlayıcı, alçaltıcı, aşağılayıcı bir azâb vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Âyetlerimiz hakkında bir parça bilgi sahibi olunca hemen onu alay konusu yapmakta. İşte bu gibiler için alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri

Ayetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!

Diyanet İşleri (eski)

(9-10) Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte bunlara alçaltıcı bir azap ve ardından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de, Allah'ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara bir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.

Diyanet Vakfi

(O) âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Âyetlerimizden birşey öğrendiği zaman, onu alaya alıyor. İşte onlar için rezil ve rüsvay edici bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimizden birşey öğrendiği vakit, onu alaya alır. İşte onlar için horlayıcı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ayetlerimizden bir şey, ma'lumu olduğu vakıt da onu eğlenceye tutar, işte onlar için mühin bir azab var

Erhan Aktaş

Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

Ayetlerimizden birşey öğrendiği zaman onunla alay eder. İşte böyleleri için alçaltıcı azab vardır.

Gültekin Onan

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

Hamdi Döndüren

O, bizim âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, onları alay konusu yapar. İşte, öylelerine alçaltıcı bir azap vardır.

Hasan Basri Çantay

Ayetlerimizden bir şey'e muttali' olduğu zaman o, bunu eğlenti edinir, işte onlar böyle. Onlar için zillet verici bir azab vardır,

Hasib Asutay

Âyetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. İşte bunlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Hayrat Neşriyat

Çünki (o), âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, onları alaya alır. İşte onlar yok mu, kendileri için (pek) aşağılayıcı bir azab vardır!

İbni Kesir

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte onlara, horlayıcı bir azab vardır.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder. İşte onlara küçük düşürücü bir azap vardır.

Muhammed Esed

Çünkü o, mesajlarımızdan birinin farkına vardığında onu hemen küçümseyip alaya alır. Böylelerini alçaltıcı bir azap beklemektedir.

Mustafa İslamoğlu

Üstelik bu tipler, ayetlerimizden bazılarının farkına vardığı zaman da başlarlar onunla alay etmeye. İşte böylelerini aşağılayıcı bir azap beklemektedir:

Ömer Nasuhi Bilmen

Ayetlerimizden bir şeyi bildiği zaman da onu eğlence edinmiş olur. Onlar var ya, onlar için pek zillet veren bir azab vardır.

Ömer Öngüt

O bizim âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, onlarla alay eder. İşte öyleleri için alçaltıcı bir azap vardır.

Suat Yıldırım

Ayetlerimizden öğrendiği bir şeyler olursa, onları alaya alır. İşte onlara hor ve zelil edecek bir azabın geleceğini müjdele!

Süleyman Ateş

O, bizim ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onunla alay eder. İşte öyleleri için alçaltıcı bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde de onu hafife alır. İşte onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde de hafife alır. Onların hak ettiği alçaltıcı bir azaptır.

Şaban Piriş

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. İşte onlar, onlar için alçaltıcı bir azap var!

Tefhim-ul Kuran

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, onu alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

Ümit Şimşek

Âyetlerimizden birşey öğrendiği zaman ise onu alaya alır. Onlar için hor ve hakir edici bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimizden birşeyin bilgisine ulaşınca, alaya aldı onu. İşte onlar içindir horlayıp yere batıran bir azap.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O, ayələrimizdən bir şey öyrəndiyi zaman ona lağ edir. Məhz belələri üçün alçaldıcı bir əzab vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O, ayələrimizdən bir şey öyrənib bildiyi zaman onu lağa qoyur. Məhz belələri (qiyamət günü) alçaldıcı bir əzaba düçar olacaqlar!

Almanca (2)

Almanca — M. A. Rassoul

Und (wehe) dem, der, wenn er etwas von Unseren Zeichen kennenlernt, Spott damit treibt! Für solche (Sünder) ist eine schmahliche Strafe (vorgesehen)

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn er von Unseren Ayat etwas kennt, nimmt er sie zum Spott. Für diese ist eine erniedrigende Peinigung bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when he -this wicked- commits to memory any of our revelations or hears of any of our signs demonstrating Omnipotence and Authority, he turns them into ridicule, and his vanity blows malicious mockery. Such persons are incensed with multiple wrongs; they shall suffer multiple humiliations and a mortifying punishment.

Abdul Haleem

who, if he knows anything about Our revelations, ridicules it! Such people will have a humiliating torment:

Abdullah Yusuf Ali

And when he learns something of Our Signs, he takes them in jest: for such there will be a humiliating Penalty.

Abul A'la Maududi

Whenever he comes to know anything of Our Signs, he makes them an object of jest. For such there awaits a humiliating chastisement.

Aisha Bewley

When he does learn something of Our Signs, he makes a mockery of them. Such people will have a humiliating punishment.

Al-Hilali & Khan

And when he learns something of Our Verses (this Qur’ân), he makes them a jest. For such there will be a humiliating torment.

Ali Quli Qarai

Should he learn anything about Our signs, he takes them in derision. For such there is a humiliating punishment.

Amatul Rahman Omar

And when he comes to know something of Our messages he holds them as of little importance. It is such people for whom there awaits a disgraceful punishment.

Arthur John Arberry

And when he knows anything of Our signs, he takes them in mockery; those for them awaits a humbling chastisement.

Bijan Moeinian

Those people who listen to God’s word and then make a mockery will be severely punished.

E. Henry Palmer

and when he knows something of our signs takes them for a jest! These, - for them is shameful woe,

Edip-Layth

If he learns anything from Our signs, he makes fun of them. For these will be a humiliating retribution.

George Sale

And who, when he cometh to the knowledge of any of our signs, receiveth the same with scorn. For these is prepared a shameful punishment:

Hamid S. Aziz

And when he comes to know of any of Our revelations, he takes it for a jest; these it is that shall have abasing doom.

Mahmoud Ghali

And when he knows anything of Our signs, he takes them to himself in mockery; those will have a degrading torment.

Marmaduke Pickthall

And when he knoweth aught of Our revelations he maketh it a jest. For such there is a shameful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

When he comes to know something of Our messages he makes fun of them: For them is shameful punishment.

Muhammad Asad

for when he does become aware of any of Our messages, he makes them a target of his mockery! For all such there is shameful suffering in store.

Mustafa Khattab

And whenever they learn anything of Our revelations, they make a mockery of it. It is they who will suffer a humiliating punishment.

Progressive Muslims

And if he learns anything from Our revelations, he makes fun of them. For these will be a humiliating retribution.

Sahih International

And when he knows anything of Our verses, he takes them in ridicule. Those will have a humiliating punishment.

Sam Gerrans

And when he knows anything of Our proofs, he takes them in mockery; those have a humiliating punishment.

Shabbir Ahmed

For when he learns anything of Our Verses, he belittles them. Theirs is a shameful suffering in store.

Syed Vickar Ahamed

And when he learns something of Our Signs (the Verses), he takes them as a joke: For such there will be a demeaning penalty.

Taqi Usmani

When he learns about something of Our verses, he takes it as a laughing stock. For such people, there is a humiliating punishment.

The Monotheist Group

And if he learns anything from Our revelations, he takes it in mockery. For these will be a humiliating retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Sʹil a connaissance de quelques-uns de Nos versets, il les tourne en dérision. Ceux-là auront un châtiment avilissant:

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ji ayetên me tiştekî fêr dibe henekê xwe bi wan dike. Ha ji bo wan ezabekî riswaker heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer hij iets van Onze tekenen weet dan drijft hij de spot ermee. Zij zijn het voor wie er een vernederende bestraffing is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En degeen, welke, als hij tot de kennis van een onzer teekenen komt, die met spot ontvangt; voor dezen is eene schandelijke straf gereed gemaakt.

Hollandaca — Siregar

En als hij iets van Onze Verzen vernomen heeft, dan drijft hij er de spot mee. Zij zijn degenen voor wie er een vernederende bestraffing is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда узнает он [этот погрязший в грехах лжец] что-нибудь из Наших знамений, то насмехается над ними. Такие – для них (приготовлено) унижающее наказание (в День Суда).

Rusça — Osmanov

Узнав же какие-либо Наши аяты, он встречает их насмешками. Таким уготована унизительная кара,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och för den som, när han får kännedom om något av Våra budskap, skämtar bort det ligger ett förnedrande straff (i beredskap).