Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

اَمْ حَسِبَ الَّذِينَ اجْتَرَحُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ نَجْعَلَهُمْ كَالَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَوَاءً مَحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْ سَاءَ مَا يَحْكُمُونَ

em Hasibe (e)lleƶīne cteraHū s-seyyiāti en nec'ǎlehum ke(e)lleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti sevā'en meHyāhum ve memātuhum sā'e mā yeHkumūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَمْemyoksa
2حَسِبَHasibeح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.sandılar (mı ki?)
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
4اجْتَرَحُواcteraHūج ر حBirini yaralamak, kesmek, aşağılamak veya kötülemek, birine kusur veya hata yüklemek, birine karşı konuşmak, birinin ifadesini reddetmek ve eleştirmek, kazanmak/elde etmek/hak etmek, almak veya edinmek, işlemek.işleyen
5السَّيِّـَٔاتِs-seyyiātiس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülükleri
6اَنْen
7نَجْعَلَهُمْnec'ǎlehumج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakonları yapacağımızı
8كَالَّذِينَke(e)lleƶīnekimseler gibi
9اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan
10وَعَمِلُواve ǎmilūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatve yapan
11الصَّالِحَاتِS-SāliHātiص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyi ameller
12سَوَاءًsevā'enس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviyebir olacak (öyle mi?)
13مَحْيَاهُمْmeHyāhumح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekyaşamaları
14وَمَمَاتُهُمْve memātuhumم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızve ölümleri
15سَاءَsā'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekne kötü
16مَا
17يَحْكُمُونَyeHkumūneح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm veriyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yoksa kötülük kazananlar, kendilerini de îmân edenler ve iyi işlerde bulunanlarla eşit mi tutacağız, dirimleri de, ölümleri de onlarla bir olacak mı sanıyorlar? Ne de kötü hükmediyorlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yoksa kötülük kazananlar, kendilerini de îmân edenler ve iyi işlerde bulunanlarla eşit mi tutacağız, dirimleri de, ölümleri de onlarla bir olacak mı sanıyorlar? Ne de kötü hükmediyorlar.

Adem Uğur

Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Ahmed Hulusi

Yoksa kötülükleri kazananlar, kendilerini, iman edip imanın gereğini uygulayanlarla aynı kılacağımızı; hayatlarında ve mematlarında eşit (tutacağımızı) mi sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Ahmet Tekin

Yoksa kötü ameller, günahlar işleyenler, hayatlarında da, öldükten sonra da kendilerini; iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlerle bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Ahmet Varol

Yoksa kötülükleri işleyenler kendilerini, hayatları da ölümleri de bir olacak şekilde, iman edip salih ameller işleyenlerle bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kadar kötü hüküm veriyorlar!

Ali Bulaç

Yoksa kötülüklere batıp yara alanlar, kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Hayatları ve ölümleri bir mi (olacak)? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Yoksa o kötülükleri işleyib duranlar, kendilerini, iman edib salih ameller işliyenler gibi yapacağız, hayat ve ölümlerini bir tutacağız mı sandılar? Ne fena hüküm veriyorlar...

Ali Rıza Safa

Yoksa kötülük yapanlar, inanmış olarak erdemli edimler yapanlarla, yaşamlarında ve ölümlerinde, onları denk tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kötü yargı veriyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Kötülük işleyenler kendilerini, hayatlarında ve ölümlerinde, inanıp yararlı iş yapanlarla bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Bekir Sadak

Yoksa, kotuluk isleyen kimseler, olumlerinde ve diriliklerinde kendilerini, inanip yararli is isleyen kimseler ile bir mi tutacagimizi sandilar? Ne kotu hukum veriyorlar! *

Celal Yıldırım

Yoksa o kötülükleri işleyip duranları; imân edip iyi-yararlı amellerde bulunanlar gibi mi yapacağız, hayatlarını, ölümlerini bir mi tutacağımızı sanıyorlar ? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yoksa kötülüğe gömülüp kalanlar, hayatlarını ve ölümlerini, eşit olarak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlarınki gibi mi yapacağımızı zannediyorlar? Verdikleri hüküm ne kötü!

Diyanet İşleri

Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Diyanet İşleri (eski)

Yoksa, kötülük işleyen kimseler, ölümlerinde ve diriliklerinde kendilerini, inanıp yararlı iş işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Diyanet Vakfi

Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yoksa, kötülük işleyenler, hayatlarında ve ölümlerinde kendilerini, iman edip iyi ameller işleyen kimselerle bir tutacağımızı mı zannettiler? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa o kötülükleri yapıp duran kimseler, kendilerini iman edip iyi ameller yapan kimseler gibi yapacağız, hayatlarını ve ölümlerini bir tutacağız mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa o kötülükleri yapıp duran kimseler, kendilerini o iyman edip salih ameller yapan kimseler gibi yapacağız, hayat ve mematlarını müsavi kılacağız mı sandılar? Ne fena hukmediyorlar!

Erhan Aktaş

Yoksa Bizim, kötülük yapan kimselerle, İman edip, salihatı yapan kimseleri, hayatlarında ve ölümlerinde bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü yargıda bulunuyorlar!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa Bizim, kötülük yapan kimselerle, iman edip, salihatı yapan kimseleri, hayatlarında ve ölümlerinde bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü yargıda bulunuyorlar!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa Bizim, kötülük yapan kimselerle, iman edip, salihatı yapan kimseleri, hayatlarında ve ölümlerinde bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü yargıda bulunuyorlar!

Fizilal-il Kuran

Yoksa kötülükleri işleyen kimseler kendilerini inanıp iyi ameller işleyenlerle bir tutacağımızı mı sandılar? Yaşamaları ve ölmeleri bir olacak öyle mi? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Gültekin Onan

Yoksa kötülüklere batıp yara alanlar, kendilerini inanıp salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Hayatları ve ölümleri bir mi (olacak)? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Hamdi Döndüren

Yoksa kötülük yapanlar ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini, iman edip sâlih ameller işleyenlerle bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Hasan Basri Çantay

Yoksa kötülükleri kazananlar, kendilerini, iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlar gibi mi yapacağız, dirim ve ölümleri bir mi olacak sandı (lar). Hükmedegeldikleri (bu) şey ne fena!

Hasib Asutay

Yoksa kötülükleri işleyen kimseler, hayatlarında ve ölümlerinde kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar. (8) (8. Gerek iyilik ve gerek kötülük niteliğinde olsun herkes amelinin karşılığını görecektir.)

Hayrat Neşriyat

Yoksa kötülükleri işleyenler, hayatlarında ve ölümlerinde kendilerini, îmân edip sâlih amel işleyen kimselerle bir tutacağımızı mı sandı(lar)? Ne kötü hüküm veriyorlar!

İbni Kesir

Yoksa; kötülükleri kazananlar, ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini iman edip salih amel işleyen kimseler ile bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Mehmet Okuyan

Yoksa kötülük yapanlar ölümlerinde ve hayatlarında kendilerini, iman edip iyi işler yapanlarla bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Muhammed Esed

Kötülük işleyenlere gelince: onlar kendilerini hayatlarında ve ölümlerinde, iman edip doğru ve yararlı işler yapanlarla aynı yere koyacağımızı mı sanırlar? Onların yargıları ne kadar da kötü!

Mustafa İslamoğlu

Yoksa kötülüğün peşinde seğirten tipler, kendilerini -hayatlarında olsun ölümlerinde olsun- iman edip erdemli davrananlarla aynı kefeye koyacağımızı mı sandılar? Ne berbat akıl yürütüyorlar!

Ömer Nasuhi Bilmen

Yoksa o kötülükleri kazananlar sandılar mı ki onları imân etmiş ve sâlih sâlih amellerde bulunmuş kimseler gibi kılacağız? Onların berhayat olmaları ile ölümlerini müsavi (bulunduracağız)? Ne fena hükmettikleri şey!

Ömer Öngüt

Yoksa kötülük işleyen kimseler, kendilerini iman edip sâlih ameller işleyenler gibi yapacağımızı mı sandılar? Yaşamaları ve ölümleri onlarla bir olacak öyle mi? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Suat Yıldırım

Yoksa o kötülükleri işleyip duranlar, iman edip güzel ve makbul işler gerçekleştirenlere yaptığımız muameleyi, kendilerine de göstereceğimizi, hayatlarında ve ölümlerinde onları bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kötü, ne yanlış bir muhakeme!

Süleyman Ateş

Yoksa kötülükleri işleyen kimseler, kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen kimseler gibi yapacağımızı mı sandılar? Yaşamaları ve ölümleri onlarla bir olacak öyle mi? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Süleymaniye Vakfı

Yoksa kötü işlerle uğraşıp duranlar, kendilerini, inanıp güvenen ve iyi işler yapanlarla bir tutacağımızı, yaşayışlarının ve ölümlerinin aynı olacağını mı sanıyorlar? Verdikleri karar ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yoksa kötü işler yapanlar, kendilerini, iyi işler yapanlarla bir tutacağımızı mı hesap ediyorlar? Hayatları ve ölümleri eşit mi olacak? Ne kötü karar veriyorlar!

Şaban Piriş

Yoksa, kötülük işleyenler, kendilerini iman edip, iyilik yapanlarla bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Tefhim-ul Kuran

Yoksa kötülüklere batıp yara alanlar, kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Hayatları ve ölümleri de bir mi (olacak)? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Ümit Şimşek

Yoksa kötülükleri işleyip duranlar, kendilerini iman edip güzel işler yapanlarla bir tutacağımızı ve hayatlarında ve ölümlerinde hepsini eşit kılacağımızı mı sandılar? Ne kötü bir yargıya varıyorlar!

Yaşar Nuri Öztürk

Kötülüklere cesaretle dalanlar sanıyorlar mı ki, biz kendilerini, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarla aynı tutacağız. Hayatları ve ölümleri onlarla aynı mı olacak?! Ne kötü hüküm veriyorlar bunlar!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yoxsa günah qazananlar onları həyatda olduğu kimi, ölümlərindən sonra da iman gətirib yaxşı işlər görənlərlə eyni tutacağımızı güman edirlər? Nə pis mühakimə yürüdürlər!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yoxsa dünyada pis əməllər edənlər (axirətdə) onları iman gətirib yaxşı işlər görənlərlə bir tutacağımızı, onların həyatlarının və ölümlərinin eyni olacağını güman edirlər?! Onlar nə pis mühakimə yürüdürlər! (Dünyada naz-neʼmət içində yaşayan kafirlər: ″Əgər qiyamət günü, axirət doğrudursa, Allah bizə orada da firavan həyat bəxş edəcəkdir!″ – deyirlər. Xeyr, onların axirət həyatı çox pis olacaq, əzab içində keçəcəkdir. Dünyada aldıqları ləzzət, axirətdə burunlarından töküləcəkdir. Gözəl axirət həyatı yalnız dünyada Allah, din yolunda məşəqqətlərə dözmüş möʼminlərə məxsusdur).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Oder wähnen diejenigen, die üble Taten begehen, daß Wir sie den Gläubigen, die gute Werke verrichten, in Leben und Tod gleichsetzen? Wie falsch urteilen sie!

Almanca — Der Edle Quran

Oder meinen diejenigen, die böse Taten verüben, daß Wir sie denjenigen, die glauben und rechtschaffene Werke tun, gleichstellen sowohl in ihrem Leben als in ihrem Tod? Wie böse ist, was sie urteilen!

Almanca — M. A. Rassoul

Meinen die, die Böses verüben, etwa, daß Wir sie wie die behandeln würden, die glauben und gute Werke tun, so daß ihr Leben und ihr Tod gleich sein würden? Schlimm ist es, wie sie urteilen!

Almanca — Muhammad Zaidan

Oder dachten diejenigen, welche die gottmißfälligen Taten verübten, daß WIR sie denjenigen, die den Iman verinnerlicht und gottgefällig Gutes getan haben, gleich machen, in ihrem Leben und in ihrem Tod. Erbärmlich ist das, was sie urteilen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Or do those whose deeds are haunted with evil, conceive in their minds that We assess them in life and death in the same value We ascribe to those whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues and their deeds with wisdom and piety? How absurd and irrational is their judgment!

Abdul Haleem

Do those who commit evil deeds really think that We will deal with them in the same way as those who believe and do righteous deeds, that they will be alike in their living and their dying? How badly they judge!

Abdullah Yusuf Ali

What! Do those who seek after evil ways think that We shall hold them equal with those who believe and do righteous deeds,- that equal will be their life and their death? Ill is the judgment that they make.

Abul A'la Maududi

Do the evil-doers imagine that We shall make them equal to those who believe and do good, making their lives and deaths alike? How vile is their judgement!

Aisha Bewley

Or do those who perpetrate evil deeds suppose that We will make them like those who have iman and do right actions, so that their lives and deaths will be the same? How bad their judgement is!

Al-Hilali & Khan

Or do those who earn evil deeds think that We shall hold them equal with those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, in their present life and after their death? Worst is the judgement that they make.

Ali Quli Qarai

Do those who have perpetrated misdeeds suppose that We shall treat them as those who have faith and do righteous deeds, their life and death being equal? Evil is the judgement that they make!

Amatul Rahman Omar

Do those who commit evil deeds think that We will treat them like those who believe and (accordingly) do deeds of righteousness so that their lives and deaths be alike? How ill they judge!

Arthur John Arberry

Or do those who commit evil deeds think that We shall make them as those who believe and do righteous deeds, equal their living and their dying? How ill they judge!

Bijan Moeinian

Do wrongdoers expect that I (God) will treat them in the same way that I treat the believers, who do good deeds? Can their life and death be equal? If so, they are wrong.

E. Henry Palmer

Do those who commit evil deeds count that we will make them like those who, believe and work righteous deeds, equal in their life and their death?- ill it is they judge.

Edip-Layth

Or do those who work evil expect that We would treat them the same as those who acknowledge and promote reforms, in their present life and their death? Miserable is how they judge.

George Sale

Do the workers of iniquity imagine that We will deal with them as with those who believe and do good works; so that their life and their death shall be equal? An ill judgment do they make.

Hamid S. Aziz

What! Do those who have wrought evil deeds think that We will make them like those who believe and do good - that their life and their death shall be equal? Ill is their judgment!

Mahmoud Ghali

Or even do the ones who keep indulging in odious deeds reckon that We will make them as the ones who have believed and done deeds of righteousness, (and) equal (will be) their living and their dying? How odious is (the way) they judge!

Marmaduke Pickthall

Or do those who commit ill-deeds suppose that We shall make them as those who believe and do good works, the same in life and death? Bad is their judgment!

Mohamed Ahmed - Samira

Do those who seek evil think that We shall make them equal in life and death to those who believe and do good? How bad is the judgement that they make!

Muhammad Asad

Now as for those who indulge in sinful doings - do they think that We place them, both in their life and their death, on an equal footing with those who have attained to faith and do righteous deeds? Bad, indeed, is their judgment:

Mustafa Khattab

Or do those who commit evil deeds ˹simply˺ think that We will make them equal—in their life and after their death—to those who believe and do good? How wrong is their judgment!

Progressive Muslims

Or do those who work evil expect that We would treat them the same as those who believe and do good works, in their present life and their death Miserable is how they judge.

Sahih International

Or do those who commit evils think We will make them like those who have believed and done righteous deeds - [make them] equal in their life and their death? Evil is that which they judge.

Sam Gerrans

If those who commit evil deeds think that We will make them like those who heed warning and do righteous deeds: — the same in their living and their dying — evil is what they judge.

Shabbir Ahmed

What! Do those who disrupt others' lives think that We will treat them, in life and death, like believers and helpers of humanity? Off balance, indeed, is their judgment!

Syed Vickar Ahamed

Or do those who go after evil ways think that We shall consider them equal with those who believe and do righteous deeds, — In their present life and after their death will be equal? They make a wrong judgment.

Taqi Usmani

Do those who have committed evils assume that We will make them like those who believe and do righteous deeds, so as their life and death becomes equal? Evil is what they judge.

The Monotheist Group

Or do those who work evil expect that We would treat them the same as those who believe and do good works, in their present life and their death? Miserable is how they judge.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui commettent des mauvaises actions comptent-ils que Nous allons les traiter comme ceux qui croient et accomplissent les bonnes œuvres, dans leur vie et dans leur mort? Comme ils jugent mal!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Erê ma ew ên ku guneh kirin, guman dikin ku Em ê wan û yên ku bawerî anîn û karên qenc kirin, di saxî û mirinê de wekhev bigirin? Çi pîs hukm e ya ew didin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Of rekenen zij die misdaden begaan erop dat Wij hen in hun leven en hun sterven gelijk zullen behandelen als hen die geloven en de deugdelijke daden doen? Slecht is het wat zij oordelen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Verbeelden de bedrijvers van onrechtvaardigheid zich, dat wij met hen zullen handelen, zooals met degenen, die gelooven en goede werken doen; zoodat hun leven en hun dood gelijk zullen wezen? Zij oordeelen slecht.

Hollandaca — Siregar

Dachten degenen die slechte daden verricht hebben, dat Wij hen hetzelfde zullen behandelen als degenen die geloofden en goede daden verricht hebben, zowel in hun leven als in hun sterven? Slecht is dat wat zij vermoeden!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Неужели полагали те, которые творили плохие деяния [неверие и грехи], что Мы сделаем их наравне с теми, которые уверовали (в Аллаха) и совершали праведные деяния [повиновались Ему], что одинаково будет их положение при жизни [в этом мире] и после смерти [в Вечной жизни]. Как плохо [неправильно] они рассуждают!

Rusça — Osmanov

Неужели те, которые вершили злые деяния, полагали, что Мы приравняем их к тем, которые уверовали и совершали праведные дела, что их жизнь [на земле] и [после] смерти будет одинакова? Скверны же их суждения!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Tror de som begår orätt att Vi skall ge dem samma behandling, i livet och i döden, som Vi ger dem som tror och lever ett rättskaffens liv? Hur illa dömer de inte!