Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
وَلَقَدِ اخْتَرْنَاهُمْ عَلٰى عِلْمٍ عَلَى الْعَالَمِينَ
ve le ḳadi ḣternāhum ǎlā ǐlmin ǎlā l-ǎālemīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki İsrailoğullarını, bilerek bütün âlemlerden üstün olmak üzere seçtik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve andolsun ki İsrailoğullarını, bilerek bütün âlemlerden üstün olmak üzere seçtik.
Adem Uğur
Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki onları (İsrailoğullarını), bir İLİM ile alemlere (insanlar) üstün seçtik!
Ahmet Tekin
Andolsun biz, İsrâiloğulları’na, bilerek, âlemlerin, ilâhî emirlere itaatkâr oldukları çağda ve bölgedeki insanların üstünde bir imtiyaz vermiştik.
Ahmet Varol
Andolsun ki biz onları bir bilgi üzere alemlere üstün kıldık.
Ali Bulaç
Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık.
Ali Fikri Yavuz
Celâlim hakkı için, biz İsraîloğullarına, bildiğimiz gibi, âlemlerin üstünde hayır vermiştik.
Ali Rıza Safa
Üstelik gerçek şu ki, onları, evrenlere bilgiyle üstün kılmıştık.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun,biz bilerek İsrailoğulları'nı çağların insanlarına tercih ettik.
Bekir Sadak
And olsun ki, onlarin durumunu bilerek dunyalarin uzerinde seckin kildik.
Celal Yıldırım
And olsun ki, İsrail oğulları' nın durumunu bilerek onları Dünya milletlerinin üzerine seçip tercih ettik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(32-33) Bunları, bilerek (çağdaşları olan) diğer topluluklara göre seçkin kıldık ve onlara, kendileri için apaçık imtihan içeren mûcizeler verdik.
Diyanet İşleri
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki, onların durumunu bilerek dünyaların üzerinde seçkin kıldık.
Diyanet Vakfi
Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Andolsun ki biz onları bilerek o zamanki alemlere üstün kıldık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki Biz onları bilerek bütün milletler üzerine seçip tercih etmiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve şanım hakkı için; biz onları bir ılim üzere alemine karşı ıhtıyar eylemiştik
Erhan Aktaş
Ant olsun ki onları bilerek diğer alemler üzerine tercih ettik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki onları bilerek diğer alemler üzerine tercih ettik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki İsrailoğulları'nı bilerek diğer alemler üzerine tercih ettik.
Fizilal-il Kuran
Andolsun biz, İsrailoğullarını, bir bilgiye göre alemlere üstün kıldık.
Gültekin Onan
Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık.
Hamdi Döndüren
Andolsun biz, İsrail oğullarını âlemler arasından bir bilgiye göre seçmiştik.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz onlara — (hallerini) bilerek — (zamanlarındaki) alemlerin üstünde bir imtiyaz vermişdik.
Hasib Asutay
Andolsun biz onları bir bilgiye göre (kendi zamanlarındaki) âlemlere üstün kıldık.
Hayrat Neşriyat
And olsun ki, onları (İsrâiloğullarını kendi asırlarındaki) âlemlerin üzerine (lâyık olduklarını) bilerek seçtik (de onlara üstünlük verdik).
İbni Kesir
Ve andolsun ki; Biz, onları bile bile alemler üzerinde seçkin kıldık.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz bir bilgiye göre onları (İsrailoğullarını) âlemlere (kendi zamanlarının inkârcılarına) seçkin kılmıştık.
Muhammed Esed
ve Biz onları bilerek bütün diğer toplumlardan üstün kıldık,
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu onları, akıl sır ermez ilahi bir bilgiye istinaden çağdaşları olan tüm toplumlar içerisinden böyle seçmiştik;
Ömer Nasuhi Bilmen
Celâlim hakkı için onları (Benî İsrâil'i) bilerek âlemler üzerine mümtaz kılmıştık.
Ömer Öngüt
Ve andolsun ki, onların durumunu bilerek âlemlerin üzerinde seçkin kıldık.
Suat Yıldırım
Mûsâ’ya bağlı olanları da, durumlarını bilerek, o devirdeki bütün insanlara üstün kıldık.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, onları bir bilgiye göre alemlere üstün kıldık.
Süleymaniye Vakfı
Şüphesiz onları (İsrailoğullarını), bir ilimle (verdiğimiz Kitap ve hikmetle) çağdaşlarına tercih etmiştik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Aslında onları(Firavun ve halkını), kendilerindeki bir ilimden dolayı herkese tercih de etmiştik.
Şaban Piriş
Onları bir ilim üzerinde toplumlar üzerine seçkin kıldık.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere karşı üstün kıldık.
Ümit Şimşek
Biz onları bilerek o zamanın milletlerine üstün kıldık.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz onları bir ilim sayesinde alemlere üstün kılmıştık.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
And olsun ki, Biz onları (İsrail övladını) Özümüz bilə-bilə aləmlərdən (bir hikməti-ilahi ilə zəmanələrindəki bəşər əhlindən) üstün tutduq.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Wir erwählten sie (die Kinder Israels) vor den damaligen Völkern (für Prophetenbotschaften), ausgehend vom Wissen über sie.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir erwählten sie ja mit Wissen vor den (anderen) Weltenbewohnern
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits erwählten WIR sie nach Wissen vor den (anderen) Menschen 3 aus.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Such prerogative as We confined to Bani-Israel was based on Our knowledge of who best deserved, among all people of the time, to be the recipient of Our mercy and blessings.
Abdul Haleem
We chose them knowingly above others:
Abdullah Yusuf Ali
And We chose them aforetime above the nations, knowingly,
Abul A'la Maududi
We knowingly exalted them (i.e., the Children of Israel) above other peoples of the world
Aisha Bewley
We chose them knowingly above all other people
Al-Hilali & Khan
And We chose them (the Children of Israel) above the ‘Âlamîn (mankind and jinn) [during the time of Mûsâ (Moses)] with knowledge,
Ali Quli Qarai
Certainly We chose them knowingly above all the nations.
Amatul Rahman Omar
And We chose them (- the Children of Israel) on the basis of Our knowledge, over all their contemporary people.
Arthur John Arberry
and We chose them, out of a knowledge, above all beings,
Bijan Moeinian
Then I (God) gave them superiority over other nations, knowing their defaults.
E. Henry Palmer
And we did choose them, wittingly, above the worlds;
Edip-Layth
We have chosen them, out of knowledge, over the worlds.
George Sale
And We chose them, knowingly, above all people;
Hamid S. Aziz
And certainly We chose them, knowingly (or purposely), above all the nations.
Mahmoud Ghali
And indeed We already chose them, out of a knowledge, over the worlds;
Marmaduke Pickthall
And We chose them, purposely, above (all) creatures.
Mohamed Ahmed - Samira
And We exalted them over the other people knowingly,
Muhammad Asad
and indeed, We chose them knowingly above all other people,
Mustafa Khattab
And indeed, We chose the Israelites knowingly above the others.
Progressive Muslims
And We have chosen them, out of knowledge, over the worlds.
Sahih International
And We certainly chose them by knowledge over [all] the worlds.
Sam Gerrans
And We chose them, according to knowledge, above all mankind,
Shabbir Ahmed
And, indeed, We chose them among the contemporary nations because of the Knowledge (of Revelation).
Syed Vickar Ahamed
And We chose them before above the nations, with knowledge
Taqi Usmani
And We chose them, with knowledge, above all the worlds.
The Monotheist Group
And We have chosen them, out of knowledge, over the worlds.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
A bon escient Nous les choisîmes parmi tous les peuples de lʹunivers,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, Me zaroyên Îsraîl bi zanîn di ser xelkê (dema wan) re girtin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar op grond van kennis hadden Wij hen boven de wereldbewoners uitgekozen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij kozen hen, voorbedachtelijk, boven alle volkeren.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker, Wij hebben hen (de Kinderen van Israël) op grond van (Onze) kennis verkozen boven de anderen (in hun tijd).
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И уже Мы избрали их [потомков Исраила] по (Нашему) знанию над мирами [другими народами] (которые жили в их время).
Rusça — Osmanov
Мы возвысили их в знаниях над всеми [обитателями] миров.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Ja, med (Vår) kunskap utvalde Vi dem (och satte dem) högre än jordens alla folk