Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

وَلَقَدِ اخْتَرْنَاهُمْ عَلٰى عِلْمٍ عَلَى الْعَالَمِينَ

ve le ḳadi ḣternāhum ǎlā ǐlmin ǎlā l-ǎālemīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدِve le ḳadive andolsun
2اخْتَرْنَاهُمْḣternāhumخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.biz onları üstün kıldık
3عَلٰىǎlāgöre
4عِلْمٍǐlminع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebir bilgiye
5عَلَىǎlāüzerine
6الْعَالَمِينَl-ǎālemīneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamealemler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki İsrailoğullarını, bilerek bütün âlemlerden üstün olmak üzere seçtik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve andolsun ki İsrailoğullarını, bilerek bütün âlemlerden üstün olmak üzere seçtik.

Adem Uğur

Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki onları (İsrailoğullarını), bir İLİM ile alemlere (insanlar) üstün seçtik!

Ahmet Tekin

Andolsun biz, İsrâiloğulları’na, bilerek, âlemlerin, ilâhî emirlere itaatkâr oldukları çağda ve bölgedeki insanların üstünde bir imtiyaz vermiştik.

Ahmet Varol

Andolsun ki biz onları bir bilgi üzere alemlere üstün kıldık.

Ali Bulaç

Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Celâlim hakkı için, biz İsraîloğullarına, bildiğimiz gibi, âlemlerin üstünde hayır vermiştik.

Ali Rıza Safa

Üstelik gerçek şu ki, onları, evrenlere bilgiyle üstün kılmıştık.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun,biz bilerek İsrailoğulları'nı çağların insanlarına tercih ettik.

Bekir Sadak

And olsun ki, onlarin durumunu bilerek dunyalarin uzerinde seckin kildik.

Celal Yıldırım

And olsun ki, İsrail oğulları' nın durumunu bilerek onları Dünya milletlerinin üzerine seçip tercih ettik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(32-33) Bunları, bilerek (çağdaşları olan) diğer topluluklara göre seçkin kıldık ve onlara, kendileri için apaçık imtihan içeren mûcizeler verdik.

Diyanet İşleri

Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, onların durumunu bilerek dünyaların üzerinde seçkin kıldık.

Diyanet Vakfi

Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki biz onları bilerek o zamanki alemlere üstün kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki Biz onları bilerek bütün milletler üzerine seçip tercih etmiştik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şanım hakkı için; biz onları bir ılim üzere alemine karşı ıhtıyar eylemiştik

Erhan Aktaş

Ant olsun ki onları bilerek diğer alemler üzerine tercih ettik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki onları bilerek diğer alemler üzerine tercih ettik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki İsrailoğulları'nı bilerek diğer alemler üzerine tercih ettik.

Fizilal-il Kuran

Andolsun biz, İsrailoğullarını, bir bilgiye göre alemlere üstün kıldık.

Gültekin Onan

Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık.

Hamdi Döndüren

Andolsun biz, İsrail oğullarını âlemler arasından bir bilgiye göre seçmiştik.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz onlara — (hallerini) bilerek — (zamanlarındaki) alemlerin üstünde bir imtiyaz vermişdik.

Hasib Asutay

Andolsun biz onları bir bilgiye göre (kendi zamanlarındaki) âlemlere üstün kıldık.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, onları (İsrâiloğullarını kendi asırlarındaki) âlemlerin üzerine (lâyık olduklarını) bilerek seçtik (de onlara üstünlük verdik).

İbni Kesir

Ve andolsun ki; Biz, onları bile bile alemler üzerinde seçkin kıldık.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz bir bilgiye göre onları (İsrailoğullarını) âlemlere (kendi zamanlarının inkârcılarına) seçkin kılmıştık.

Muhammed Esed

ve Biz onları bilerek bütün diğer toplumlardan üstün kıldık,

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu onları, akıl sır ermez ilahi bir bilgiye istinaden çağdaşları olan tüm toplumlar içerisinden böyle seçmiştik;

Ömer Nasuhi Bilmen

Celâlim hakkı için onları (Benî İsrâil'i) bilerek âlemler üzerine mümtaz kılmıştık.

Ömer Öngüt

Ve andolsun ki, onların durumunu bilerek âlemlerin üzerinde seçkin kıldık.

Suat Yıldırım

Mûsâ’ya bağlı olanları da, durumlarını bilerek, o devirdeki bütün insanlara üstün kıldık.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, onları bir bilgiye göre alemlere üstün kıldık.

Süleymaniye Vakfı

Şüphesiz onları (İsrailoğullarını), bir ilimle (verdiğimiz Kitap ve hikmetle) çağdaşlarına tercih etmiştik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Aslında onları(Firavun ve halkını), kendilerindeki bir ilimden dolayı herkese tercih de etmiştik.

Şaban Piriş

Onları bir ilim üzerinde toplumlar üzerine seçkin kıldık.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere karşı üstün kıldık.

Ümit Şimşek

Biz onları bilerek o zamanın milletlerine üstün kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz onları bir ilim sayesinde alemlere üstün kılmıştık.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

And olsun ki, Biz onları (İsrail övladını) Özümüz bilə-bilə aləmlərdən (bir hikməti-ilahi ilə zəmanələrindəki bəşər əhlindən) üstün tutduq.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wir erwählten sie (die Kinder Israels) vor den damaligen Völkern (für Prophetenbotschaften), ausgehend vom Wissen über sie.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir erwählten sie ja mit Wissen vor den (anderen) Weltenbewohnern

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits erwählten WIR sie nach Wissen vor den (anderen) Menschen 3 aus.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Such prerogative as We confined to Bani-Israel was based on Our knowledge of who best deserved, among all people of the time, to be the recipient of Our mercy and blessings.

Abdul Haleem

We chose them knowingly above others:

Abdullah Yusuf Ali

And We chose them aforetime above the nations, knowingly,

Abul A'la Maududi

We knowingly exalted them (i.e., the Children of Israel) above other peoples of the world

Aisha Bewley

We chose them knowingly above all other people

Al-Hilali & Khan

And We chose them (the Children of Israel) above the ‘Âlamîn (mankind and jinn) [during the time of Mûsâ (Moses)] with knowledge,

Ali Quli Qarai

Certainly We chose them knowingly above all the nations.

Amatul Rahman Omar

And We chose them (- the Children of Israel) on the basis of Our knowledge, over all their contemporary people.

Arthur John Arberry

and We chose them, out of a knowledge, above all beings,

Bijan Moeinian

Then I (God) gave them superiority over other nations, knowing their defaults.

E. Henry Palmer

And we did choose them, wittingly, above the worlds;

Edip-Layth

We have chosen them, out of knowledge, over the worlds.

George Sale

And We chose them, knowingly, above all people;

Hamid S. Aziz

And certainly We chose them, knowingly (or purposely), above all the nations.

Mahmoud Ghali

And indeed We already chose them, out of a knowledge, over the worlds;

Marmaduke Pickthall

And We chose them, purposely, above (all) creatures.

Mohamed Ahmed - Samira

And We exalted them over the other people knowingly,

Muhammad Asad

and indeed, We chose them knowingly above all other people,

Mustafa Khattab

And indeed, We chose the Israelites knowingly above the others.

Progressive Muslims

And We have chosen them, out of knowledge, over the worlds.

Sahih International

And We certainly chose them by knowledge over [all] the worlds.

Sam Gerrans

And We chose them, according to knowledge, above all mankind,

Shabbir Ahmed

And, indeed, We chose them among the contemporary nations because of the Knowledge (of Revelation).

Syed Vickar Ahamed

And We chose them before above the nations, with knowledge

Taqi Usmani

And We chose them, with knowledge, above all the worlds.

The Monotheist Group

And We have chosen them, out of knowledge, over the worlds.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

A bon escient Nous les choisîmes parmi tous les peuples de lʹunivers,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, Me zaroyên Îsraîl bi zanîn di ser xelkê (dema wan) re girtin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar op grond van kennis hadden Wij hen boven de wereldbewoners uitgekozen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij kozen hen, voorbedachtelijk, boven alle volkeren.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben hen (de Kinderen van Israël) op grond van (Onze) kennis verkozen boven de anderen (in hun tijd).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже Мы избрали их [потомков Исраила] по (Нашему) знанию над мирами [другими народами] (которые жили в их время).

Rusça — Osmanov

Мы возвысили их в знаниях над всеми [обитателями] миров.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ja, med (Vår) kunskap utvalde Vi dem (och satte dem) högre än jordens alla folk