(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.

وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِرِينَ

ve l-kitābi l-mubīni / innā enzelnāhu fī leyletin mubāraketin innā kunnā munƶirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالْكِتَابِve l-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitaba andolsun ki
2الْمُبِينِl-mubīniب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık
1اِنَّٓاinnāelbette biz
2اَنْزَلْنَاهُenzelnāhuن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.onu indirdik
3فِي
4لَيْلَةٍleyletinل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyinbir gecede
5مُبَارَكَةٍmubāraketinب ر كÇökmek, yerleşmek, sabit olmak, bereket, bolluk, artmak, çoğalmak, hayır gelmek, mutluluk vermek, mübarek olmak, dua etmek, yağmur yağmakmübarek
6اِنَّاinnāçünkü biz
7كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbiz
8مُنْذِرِينَmunƶirīneن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.uyarıcıyız

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz onu, kutlu bir gecede indirdik, şüphe yok ki biz, insanları korkuturuz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz onu, kutlu bir gecede indirdik, şüphe yok ki biz, insanları korkuturuz.

Adem Uğur

Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.

Ahmed Hulusi

Biz Onu mübarek bir gecede ("yok"luk halinin yaşandığı anda) inzal ettik! Uyaranlar biziz!

Ahmet Tekin

Biz onu, Kur’ân’ı kutsal, hayırlı, bereketli bir gecede indirdik. Biz, Kur’ân ile insanları, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarıyoruz.

Ahmet Varol

Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Gerçekten biz uyarıcılarız.

Ali Bulaç

Gerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz, onu, mübarek bir gecede (Kadir gecesinde) indirdik. Çünkü biz, (Kur’an’ın hükümleri ile) korkutanız.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Onu, Kutsal Gece'de indirdik. Aslında, her zaman uyarıyoruz.

Bayraktar Bayraklı

Biz onu, mübarek bir gecede indirmeye başladık. Şüphesiz biz, uyarıcıyız.

Bekir Sadak

(2-3) Apacik olan Kitap'a and olsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Dogrusu Biz, insanlari uyarmaktayiz.

Celal Yıldırım

Biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz ki biz, (haktan yüzçevirenleri) uyaranlarız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz onu mübarek bir gecede indirdik; biz daima uyarmaktayız.

Diyanet İşleri

(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.

Diyanet İşleri (eski)

(2-3) Apaçık olan Kitap'a and olsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, insanları uyarmaktayız.

Diyanet Vakfi

(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(2-3) O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik; çünkü Biz uyarıcı gönderiyorduk.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elhak biz onu bir mübarek gecede indirdik, çünkü biz nezir gönderiyorduk

Erhan Aktaş

Onu kutlu bir gecede indirdik. Kuşkusuz Biz, uyaranlarız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu kutlu bir gecede indirdik. Kuşkusuz Biz, uyaranlarız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu kutlu bir gecede indirdik. Kuşkusuz Biz, uyaranlarız.

Fizilal-il Kuran

Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü Biz, insanları uyarmaktayız.

Gültekin Onan

Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız.

Hamdi Döndüren

Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz uyarıcıyız.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Gerçek, biz (onunla kafirlerin uğrayacakları azabı) haber vericileriz.

Hasib Asutay

Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede (2) indirdik. Şüphesiz biz uyarıcıyız. (2. Ağırlıklı görüşe göre mübarek gecelerden kasıt kadir gecesidir. Diğer bir görüşe göre berat gecesidir.)

Hayrat Neşriyat

(2-3) Apaçık beyân eden o Kitâb’a (Kur’ân’a) yemîn olsun ki, gerçekten biz onu mübârek bir gecede indirdik; şübhesiz ki biz, (mahlûkatı onda va'd edilen azâbımızla)korkutucularız.

İbni Kesir

Gerçekten Biz; onu, mübarek bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, uyarıcı idik.

Mehmet Okuyan

Biz onu (Kur’an’ı) bereketli bir gecede indir(meye başla)dık. Şüphesiz ki biz uyarıcıyız.

Muhammed Esed

Biz onu kutlu bir gecede indirdik. Zaten Biz, (insanı) her zaman uyarmaktayız.

Mustafa İslamoğlu

Evet, onu mübarek bir gecede Biz indir(meye başla)dık; zaten, baştan beri (vahiyle) uyaran da Bizdik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak Biz onu bir mübarek gecede indirdik, şüphe yok ki Biz indiriciler olduk.

Ömer Öngüt

Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik. Biz uyarıcılarız.

Suat Yıldırım

Biz onu kutlu bir gecede indirdik. Çünkü Biz haktan yüz çevirenleri uyarırız.

Süleyman Ateş

Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz, uyarıcıyız.

Süleymaniye Vakfı

Şüphesiz biz onu bereketli bir gecede (kadir gecesinde) indirdik. Biz uyarılarda bulunuruz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz bunu bereketli bir gecede (kadir gecesinde) indirmişizdir. Onunla uyarılarda bulunmaktayız.

Şaban Piriş

Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.

Tefhim-ul Kuran

Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyarıp korkutanlarız.

Ümit Şimşek

Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Biz daima insanları uyarmışızdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu kutlu/bereketli bir gecede indirdik. Hiç kuşkusuz, biz uyarıcılarız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onu mübarək bir gecədə nazil etdik. Həqiqətən, Biz qorxuduruq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz onu mübarək bir gecədə (qədr gecəsində) nazil etdik. Biz (o Kitab vəsitəsilə kafirləri Öz əzabımızla) qorxuduruq!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben begonnen, ihn in einer segensreichen Nacht herabzusenden. Wir haben zu warnen beschlossen.

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben es wahrlich in einer gesegneten Nacht herabgesandt - Wir haben ja (die Menschen) immer wieder gewarnt -,

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Wir haben es in einer gesegneten Nacht herabgesandt wahrlich, Wir haben damit gewarnt

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, WIR sandten sie in einer Nacht voller Baraka hinab - Gewiß, WIR waren Warnende! -

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The Book which We began revealing at a blessed and a highly esteemed Night, it is incumbent on Us to send a Messenger as a spectacle and a warning and entrust to him an authoritative Book;

Abdul Haleem

truly We sent it down on a blessed night––We have always sent warnings––

Abdullah Yusuf Ali

We sent it down during a Blessed Night: for We (ever) wish to warn (against Evil).

Abul A'la Maududi

We revealed it on a Blessed Night, for We were intent on warning;

Aisha Bewley

We sent it down on a blessed night; We are constantly giving warning.

Al-Hilali & Khan

We sent it (this Qur’ân) down on a blessed night [(i.e. night of Al-Qadr, Sûrah No. 97) in the month of Ramadân - the 9th month of the Islâmic calendar]. Verily, We are ever warning [mankind that Our Torment will reach those who disbelieve in Our Oneness of Lordship and in Our Oneness of worship].

Ali Quli Qarai

Indeed We sent it down on a blessed night, and indeed We have been warning [mankind].

Amatul Rahman Omar

Truly, We revealed this (Book) in a Night full of blessings (Lailatul Qadr, as) it has been Our wont to warn (people against evil).

Arthur John Arberry

We have sent it down in a blessed night (We are ever warning)

Bijan Moeinian

Qur’an is revealed in a blessed night as God decided to shower man with His blessing.

E. Henry Palmer

verily, we have sent it down on a blessed night;- verily, we had given warning -

Edip-Layth

We have sent it down in a blessed night. Surely, We were to warn.

George Sale

verily We have sent down the same on a blessed night, -- for We had engaged so to do, --

Hamid S. Aziz

Lo! We revealed it on a blessed night - Lo! We are ever warning (against evil and its consequences) -

Mahmoud Ghali

Surely We have sent it down in a blessed night; surely We have been warning.

Marmaduke Pickthall

Lo! We revealed it on a blessed night - Lo! We are ever warning -

Mohamed Ahmed - Samira

(That) We sent it down one night of blessing -- so that We could warn --

Muhammad Asad

Behold, from on high have We bestowed it on a blessed night: for, verily, We have always been warning [man].

Mustafa Khattab

Indeed, We sent it down on a blessed night,[1] for We always warn ˹against evil˺.

Progressive Muslims

We have sent it down in a blessed night. Surely, We were to warn.

Sahih International

Indeed, We sent it down during a blessed night. Indeed, We were to warn [mankind].

Sam Gerrans

We sent it down on a blessed night — We are warning —

Shabbir Ahmed

Behold, We have revealed it on a Blessed Night, for, verily We have always been warning. (Revealed on the Prophet's heart in a Blessed Night in the month of Ramadhan, 610 C.E., and then conveyed to mankind in stages over a period of 23 years. (2:185), (97:1)).

Syed Vickar Ahamed

We have sent it down during a blessed night: Verily, We (always) wish to warn (against evil)

Taqi Usmani

We have sent it down in a blessed night, (because) We had to warn (people).

The Monotheist Group

We have sent it down in a blessed night. Surely, We were to warn.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous lʹavons fait descendre en une nuit bénie, Nous sommes en vérité Celui qui avertit,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bi rastî me ew di şeveke pîroz de nazil kiriye. Bêguman Em bi wê (mirovan) hişyar dikin û ditirsînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben het in een gezegende nacht neergezonden -- Wij hebben steeds gewaarschuwd --

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk wij hebben dit in eenen gezegenden nacht nedergezonden: want wij hadden ons verbonden zoo te handelen.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Wij hebben hem (de Koran) in de gezegende nacht neergezonden. Voorwaar, Wij zijn Waarschuwers.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Мы ниспослали его [начали ниспосылать Коран] в ночь благословенную (в месяце рамадан) [в ночь предопределения, в котором очень много блага]; поистине, Мы увещеваем (людей) (сообщая им, в чем для них польза и в чем вред, посылая к ним посланников и ниспосылая им книги)!

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы ниспослали его в благословенную ночь. Воистину, Мы всегда увещевали.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Dess uppenbarelse (inleddes) under en välsignad natt - Vi har aldrig upphört att varna (människorna) -