(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.
وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِرِينَ
ve l-kitābi l-mubīni / innā enzelnāhu fī leyletin mubāraketin innā kunnā munƶirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz onu, kutlu bir gecede indirdik, şüphe yok ki biz, insanları korkuturuz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz onu, kutlu bir gecede indirdik, şüphe yok ki biz, insanları korkuturuz.
Adem Uğur
Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.
Ahmed Hulusi
Biz Onu mübarek bir gecede ("yok"luk halinin yaşandığı anda) inzal ettik! Uyaranlar biziz!
Ahmet Tekin
Biz onu, Kur’ân’ı kutsal, hayırlı, bereketli bir gecede indirdik. Biz, Kur’ân ile insanları, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarıyoruz.
Ahmet Varol
Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Gerçekten biz uyarıcılarız.
Ali Bulaç
Gerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız.
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten biz, onu, mübarek bir gecede (Kadir gecesinde) indirdik. Çünkü biz, (Kur’an’ın hükümleri ile) korkutanız.
Ali Rıza Safa
Kuşkusuz, Onu, Kutsal Gece'de indirdik. Aslında, her zaman uyarıyoruz.
Bayraktar Bayraklı
Biz onu, mübarek bir gecede indirmeye başladık. Şüphesiz biz, uyarıcıyız.
Bekir Sadak
(2-3) Apacik olan Kitap'a and olsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Dogrusu Biz, insanlari uyarmaktayiz.
Celal Yıldırım
Biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz ki biz, (haktan yüzçevirenleri) uyaranlarız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz onu mübarek bir gecede indirdik; biz daima uyarmaktayız.
Diyanet İşleri
(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.
Diyanet İşleri (eski)
(2-3) Apaçık olan Kitap'a and olsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, insanları uyarmaktayız.
Diyanet Vakfi
(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(2-3) O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik; çünkü Biz uyarıcı gönderiyorduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elhak biz onu bir mübarek gecede indirdik, çünkü biz nezir gönderiyorduk
Erhan Aktaş
Onu kutlu bir gecede indirdik. Kuşkusuz Biz, uyaranlarız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onu kutlu bir gecede indirdik. Kuşkusuz Biz, uyaranlarız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onu kutlu bir gecede indirdik. Kuşkusuz Biz, uyaranlarız.
Fizilal-il Kuran
Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü Biz, insanları uyarmaktayız.
Gültekin Onan
Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız.
Hamdi Döndüren
Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz uyarıcıyız.
Hasan Basri Çantay
Hakıykat, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Gerçek, biz (onunla kafirlerin uğrayacakları azabı) haber vericileriz.
Hasib Asutay
Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede (2) indirdik. Şüphesiz biz uyarıcıyız. (2. Ağırlıklı görüşe göre mübarek gecelerden kasıt kadir gecesidir. Diğer bir görüşe göre berat gecesidir.)
Hayrat Neşriyat
(2-3) Apaçık beyân eden o Kitâb’a (Kur’ân’a) yemîn olsun ki, gerçekten biz onu mübârek bir gecede indirdik; şübhesiz ki biz, (mahlûkatı onda va'd edilen azâbımızla)korkutucularız.
İbni Kesir
Gerçekten Biz; onu, mübarek bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, uyarıcı idik.
Mehmet Okuyan
Biz onu (Kur’an’ı) bereketli bir gecede indir(meye başla)dık. Şüphesiz ki biz uyarıcıyız.
Muhammed Esed
Biz onu kutlu bir gecede indirdik. Zaten Biz, (insanı) her zaman uyarmaktayız.
Mustafa İslamoğlu
Evet, onu mübarek bir gecede Biz indir(meye başla)dık; zaten, baştan beri (vahiyle) uyaran da Bizdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Muhakkak Biz onu bir mübarek gecede indirdik, şüphe yok ki Biz indiriciler olduk.
Ömer Öngüt
Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik. Biz uyarıcılarız.
Suat Yıldırım
Biz onu kutlu bir gecede indirdik. Çünkü Biz haktan yüz çevirenleri uyarırız.
Süleyman Ateş
Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz, uyarıcıyız.
Süleymaniye Vakfı
Şüphesiz biz onu bereketli bir gecede (kadir gecesinde) indirdik. Biz uyarılarda bulunuruz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz bunu bereketli bir gecede (kadir gecesinde) indirmişizdir. Onunla uyarılarda bulunmaktayız.
Şaban Piriş
Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.
Tefhim-ul Kuran
Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyarıp korkutanlarız.
Ümit Şimşek
Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Biz daima insanları uyarmışızdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onu kutlu/bereketli bir gecede indirdik. Hiç kuşkusuz, biz uyarıcılarız.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onu mübarək bir gecədə nazil etdik. Həqiqətən, Biz qorxuduruq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz onu mübarək bir gecədə (qədr gecəsində) nazil etdik. Biz (o Kitab vəsitəsilə kafirləri Öz əzabımızla) qorxuduruq!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben begonnen, ihn in einer segensreichen Nacht herabzusenden. Wir haben zu warnen beschlossen.
Almanca — Der Edle Quran
Wir haben es wahrlich in einer gesegneten Nacht herabgesandt - Wir haben ja (die Menschen) immer wieder gewarnt -,
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, Wir haben es in einer gesegneten Nacht herabgesandt wahrlich, Wir haben damit gewarnt
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, WIR sandten sie in einer Nacht voller Baraka hinab - Gewiß, WIR waren Warnende! -
English (26)
Abdel Khalek Himmat
The Book which We began revealing at a blessed and a highly esteemed Night, it is incumbent on Us to send a Messenger as a spectacle and a warning and entrust to him an authoritative Book;
Abdul Haleem
truly We sent it down on a blessed night––We have always sent warnings––
Abdullah Yusuf Ali
We sent it down during a Blessed Night: for We (ever) wish to warn (against Evil).
Abul A'la Maududi
We revealed it on a Blessed Night, for We were intent on warning;
Aisha Bewley
We sent it down on a blessed night; We are constantly giving warning.
Al-Hilali & Khan
We sent it (this Qur’ân) down on a blessed night [(i.e. night of Al-Qadr, Sûrah No. 97) in the month of Ramadân - the 9th month of the Islâmic calendar]. Verily, We are ever warning [mankind that Our Torment will reach those who disbelieve in Our Oneness of Lordship and in Our Oneness of worship].
Ali Quli Qarai
Indeed We sent it down on a blessed night, and indeed We have been warning [mankind].
Amatul Rahman Omar
Truly, We revealed this (Book) in a Night full of blessings (Lailatul Qadr, as) it has been Our wont to warn (people against evil).
Arthur John Arberry
We have sent it down in a blessed night (We are ever warning)
Bijan Moeinian
Qur’an is revealed in a blessed night as God decided to shower man with His blessing.
E. Henry Palmer
verily, we have sent it down on a blessed night;- verily, we had given warning -
Edip-Layth
We have sent it down in a blessed night. Surely, We were to warn.
George Sale
verily We have sent down the same on a blessed night, -- for We had engaged so to do, --
Hamid S. Aziz
Lo! We revealed it on a blessed night - Lo! We are ever warning (against evil and its consequences) -
Mahmoud Ghali
Surely We have sent it down in a blessed night; surely We have been warning.
Marmaduke Pickthall
Lo! We revealed it on a blessed night - Lo! We are ever warning -
Mohamed Ahmed - Samira
(That) We sent it down one night of blessing -- so that We could warn --
Muhammad Asad
Behold, from on high have We bestowed it on a blessed night: for, verily, We have always been warning [man].
Mustafa Khattab
Indeed, We sent it down on a blessed night,[1] for We always warn ˹against evil˺.
Progressive Muslims
We have sent it down in a blessed night. Surely, We were to warn.
Sahih International
Indeed, We sent it down during a blessed night. Indeed, We were to warn [mankind].
Sam Gerrans
We sent it down on a blessed night — We are warning —
Shabbir Ahmed
Behold, We have revealed it on a Blessed Night, for, verily We have always been warning. (Revealed on the Prophet's heart in a Blessed Night in the month of Ramadhan, 610 C.E., and then conveyed to mankind in stages over a period of 23 years. (2:185), (97:1)).
Syed Vickar Ahamed
We have sent it down during a blessed night: Verily, We (always) wish to warn (against evil)
Taqi Usmani
We have sent it down in a blessed night, (because) We had to warn (people).
The Monotheist Group
We have sent it down in a blessed night. Surely, We were to warn.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous lʹavons fait descendre en une nuit bénie, Nous sommes en vérité Celui qui avertit,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bi rastî me ew di şeveke pîroz de nazil kiriye. Bêguman Em bi wê (mirovan) hişyar dikin û ditirsînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij hebben het in een gezegende nacht neergezonden -- Wij hebben steeds gewaarschuwd --
Hollandaca — Salomo Keyzer
Waarlijk wij hebben dit in eenen gezegenden nacht nedergezonden: want wij hadden ons verbonden zoo te handelen.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, Wij hebben hem (de Koran) in de gezegende nacht neergezonden. Voorwaar, Wij zijn Waarschuwers.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, Мы ниспослали его [начали ниспосылать Коран] в ночь благословенную (в месяце рамадан) [в ночь предопределения, в котором очень много блага]; поистине, Мы увещеваем (людей) (сообщая им, в чем для них польза и в чем вред, посылая к ним посланников и ниспосылая им книги)!
Rusça — Osmanov
Воистину, Мы ниспослали его в благословенную ночь. Воистину, Мы всегда увещевали.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Dess uppenbarelse (inleddes) under en välsignad natt - Vi har aldrig upphört att varna (människorna) -