"Denizi açık halde bırak." Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْوًا اِنَّهُمْ جُنْدٌ مُغْرَقُونَ
ve truki l-baHra rahven innehum cundun muğraḳūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Deniz açılmışken öylece bırak, şüphe yok, onlar bir ordudur ki boğulacak.
Abdulkadir Gölpınarlı
Deniz açılmışken öylece bırak, şüphe yok, onlar bir ordudur ki boğulacak.
Adem Uğur
Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Ahmed Hulusi
"Denizi açık olduğu halde bırak. . . Muhakkak ki onlar boğulmuş bir ordudur. "
Ahmet Tekin
'Karşıya geçince, denizi olduğu gibi açık bırak. Onlar, denizde boğulacak askerî erkân ve ordudur.'
Ahmet Varol
Denizi sakin bir halde bırak. Şüphesiz onlar boğulacak bir ordudur.'
Ali Bulaç
"Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur."
Ali Fikri Yavuz
Denizi de (karşı yakaya geçtikten sonra, sana açılan yolu da kapamayıp) açık bırak; çünkü onlar (açık görecekleri bu yola girip) bir ordu halinde boğulmuş olacaklardır.”
Ali Rıza Safa
"Denizi açık olarak bırak; onların ordusu kesinlikle boğulacaktır!"
Bayraktar Bayraklı
"Denizi sükunetle geç/terk et;çünkü onlar boğulacak bir ordudur."
Bekir Sadak
«enizi sakin iken geride birak, dogrusu onlar suda bogulacak bir ordudur.»
Celal Yıldırım
Denizi (geçtikten sonra) sakin ve (yol verir şekilde) açık bırak. Onlar elbette boğulacak bir ordudur.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(23-24) Rabbi şöyle buyurdu: “Kullarımı gece harekete geçir; kuşkusuz peşinize düşülecektir. Denizde açılan yolu olduğu gibi bırak, onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur.”
Diyanet İşleri
"Denizi açık halde bırak." Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Diyanet İşleri (eski)
'Denizi sakin iken geride bırak, doğrusu onlar suda boğulacak bir ordudur.'
Diyanet Vakfi
Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar suda boğulacak bir ordudur.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Denizi açık bırak, Çünkü onlar ordu halinde gelip boğulacaklar." buyurdu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve denizi açık bırak, çünkü onlar ordu halinde gelip gark olunacaklar
Erhan Aktaş
"Denizi olduğu hal üzere bırak. Onlar, boğulacak olan bir ordudur."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Denizi olduğu hal üzere bırak. Onlar, boğulacak olan bir ordudur."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Denizi olduğu hal üzere bırak. Onlar, boğulacak olan bir ordudur.
Fizilal-il Kuran
Denizi yarıp toplumunu geçirdikten sonra olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Gültekin Onan
"Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur."
Hamdi Döndüren
“Denizi açık halde bırak; çünkü onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur!”
Hasan Basri Çantay
"Denizi (sen ve ashaabın selametle geçdikden sonra) durgun ve açık bırak. Çünkü onlar boğul (mıya mahkum ol) muş bir ordudur".
Hasib Asutay
Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.'
Hayrat Neşriyat
'Ve (karşıya geçince asânla vurarak kapanmasını isteme,) denizi açık bırak! Çünki onlar suda boğul(malarına hükmedil)miş bir ordudur.'
İbni Kesir
Denizi sakin iken geride bırak. Doğrusu onlar, suda boğulacak bir ordudur.
Mehmet Okuyan
Denizi rahatça terk edip geç! Şüphesiz ki onlar boğulacak bir ordudur.”
Muhammed Esed
ve denizi (seninle Firavun'un adamları arasında) öyle, olduğu gibi bırak, zaten onlar boğulmaya mahkum bir topluluktur!" dedi.
Mustafa İslamoğlu
Ziyanı yok, sen denizi rahat bir biçimde terk et! Onlar hakkındaki karar kesin: o ordu mutlaka boğulacak!"
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve denizi hâli üzere bırak. Çünkü onlar boğulmuşlar olan bir ordudur.
Ömer Öngüt
"Denizi açık bir halde bırak, çünkü onlar boğulacak bir ordudur. "
Suat Yıldırım
(23-24) Yüce Allah buyurdu: "Mümin kullarımla geceleyin çıkıp git. Muhakkak ki sizi takip edeceklerdir. Denizi yarıp maiyetini geçirdikten sonra, onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur."
Süleyman Ateş
"Denizi (yarıp toplumunu geçirdikten sonra olduğu gibi) açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur."
Süleymaniye Vakfı
Denizi (geçtikten sonra) açık haliyle bırak; çünkü onlar, kesinlikle boğulacak bir ordudur."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Denizi de olduğu gibi bırak. Çünkü onlar, boğulacak bir ordudur."
Şaban Piriş
Denizi durgun olarak terket, şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.
Tefhim-ul Kuran
«Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü onlar, suda boğulacak bir ordudur.»
Ümit Şimşek
'Denizi sakin halde bırak. Onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur.'
Yaşar Nuri Öztürk
"Denizi açık bırak, çünkü onlar, boğulmaya mahkum edilmiş bir ordudur."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Dənizi də sakit burax! Onlar suda batırılacaq əsgərlərdir!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Dənizi də açıq (və sakit) burax! (Dəryanı – Nil çayını keçdikdən sonra əsanı suya vurub orada açılmış yolları bağlama. Qoy Firʼon və qoşunu dəryada yollar açıldığını görüb ora girsinlər). Onlar suya qərq olacaq əsgərlərdir!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Verlasse das Meer, wenn es ruhig ist! Sie sind ein dem Ertrinken geweihtes Heer.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und laß das Meer in Ruhe zurückʹ. Gewiß, sie sind eine Heerschar, die ertränkt werden soll.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Und verlaß das Meer, (wenn es) reglos ist. Sie sind ein Heer, das ertränkt wird.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und laß das Meer still sein! Gewiß, sie sind ertränkte Soldaten.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And after you have stricken the sea with your staff and made a footpath for your people across, calm yourself and let the sea return to its settled calm. They are a multitude of men destined to drown".
Abdul Haleem
Leave the sea behind you parted and their army will be drowned.’
Abdullah Yusuf Ali
"And leave the sea as a furrow (divided): for they are a host (destined) to be drowned."
Abul A'la Maududi
And leave the sea behind you as calm as ever. Surely they are an army that is doomed to be drowned."
Aisha Bewley
Leave the sea divided as it is. They are an army who will be drowned.’
Al-Hilali & Khan
"And leave the sea as it is (quiet and divided). Verily, they are a host to be drowned."
Ali Quli Qarai
And leave the sea calmly; they will indeed be a drowned host. ’
Amatul Rahman Omar
`And leave (when) the sea (is calm and not in tide) by its depressed portion (crossing on the dunes). Surely, these (pursuers, Pharaoh and his people) are a host (of people) doomed to be drowned.'
Arthur John Arberry
And leave the sea becalmed; they are a drowned host. '
Bijan Moeinian
"Cross the sea quickly and let their army drawn. "
E. Henry Palmer
But leave the sea in quiet - verily, they are a host to be drowned!
Edip-Layth
Cross the sea quickly; their troops will be drowned.
George Sale
And leave the sea divided, that the Egyptians may enter the same; for they are a host doomed to be drowned.
Hamid S. Aziz
"And leave the sea divided (as a furrow); surely they are a host that shall be drowned. "
Mahmoud Ghali
And leave the sea becalmed; (Or: furrowed) surely they are a drowned host. "
Marmaduke Pickthall
And leave the sea behind at rest, for lo! they are a drowned host.
Mohamed Ahmed - Samira
(Cross and) leave the sea undisturbed. The (pursuing) hosts will surely be drowned, "
Muhammad Asad
and leave the sea becalmed [between thee and Pharaoh’s men]: for, verily, they are a host destined to be drowned!"
Mustafa Khattab
And leave the sea parted, for they are certainly an army bound to drown."
Progressive Muslims
And cross the sea quickly; their troops will be drowned.
Sahih International
And leave the sea in stillness. Indeed, they are an army to be drowned."
Sam Gerrans
“And leave thou the sea tranquil: — they are a force to be drowned.”
Shabbir Ahmed
And leave the ebbed, becalmed sea behind, for, verily, they are an army destined to be drowned. "
Syed Vickar Ahamed
"And leave the sea at the gap (across the ocean bed divided): Verily, they are a group to be drowned. "
Taqi Usmani
and leave the sea in the state of stillness; they are an army that is sure to be drowned."
The Monotheist Group
And cross the sea quickly; their troops will be drowned.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Laisse la mer calme; (telle que tu lʹas franchie) ce sont, des armées (vouées) à la noyadeʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Deryayê di rewşa wê de aram bihêle, birastî ew ê di avê de bên xeniqandin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En laat de zee kalm achter; zij zijn een verdronken troepenmacht.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En laat de zee gespleten achter u, opdat de Egyptenaren er in gaan. Want zij vormen eene schaar, gedoemd om verdronken te worden.
Hollandaca — Siregar
En laat de zee zoals zij is (door een pad gespleten): voorwaar, zij zullen een verdronken leger worden.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И оставь море в покое: поистине, они [Фараон и его войско] (окажутся) войском потопленным».
Rusça — Osmanov
[Пусть даже] море останется спокойным - [все равно] они (т. е. люди Фирʹауна) станут потопленным воинствомʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och lämna havet stilla och kluvet bakom er; där skall (den förföljande) armén dränkas!ʺ