Duhan Suresi 19. Ayet — Elfaz
"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil (mucize) getiriyorum."
1وَاَنْve enve diyeBağlaç+Tefsiriye Edatı
2لَاlāNehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
3تَعْلُواteǎ'lūululanmayınMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmak
4عَلَىǎlākarşıHarf-i Cer
5اللّٰهِ(a)llahiAllah'aLafza-i Celal
6اِنِّٓيinnīelbette benHarf-i Nasb+Zamir
7اٰتِيكُمْātīkumsize getiriyorumMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahdeا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
8بِسُلْطَانٍbi sulTāninbir delilHarf-i Cer+İsimس ل طHüküm sürmek, egemen olmak, baskı yapmak, musallat olmak, üstesinden gelmek, yetki vermek, güç vermek, kuvvet vermek, hakim olmak, iktidar olmak
9مُبِينٍmubīninapaçıkİsimب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin