Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız.

لَقَدْ جِئْنَاكُمْ بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ

le ḳad ci'nākum bi l-Haḳḳi ve lākinne ekṧerakum li l-Haḳḳi kārihūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَقَدْle ḳadandolsun
2جِئْنَاكُمْci'nākumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakbiz size getirdik
3بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhakkı
4وَلٰكِنَّve lākinnefakat
5اَكْثَرَكُمْekṧerakumك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.sizin çoğunuz
6لِلْحَقِّli l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhaktan
7كَارِهُونَkārihūneك ر هZor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmakhoşlanmıyorsunuz

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki size gerçeği gönderdik ve fakat çoğunuz gerçeği hoş görmüyor, istemiyordunuz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki size gerçeği gönderdik ve fakat çoğunuz gerçeği hoş görmüyor, istemiyordunuz.

Adem Uğur

Andolsun biz size hakkı getirdik, fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki size Hak olarak geldik! Ne var ki sizin çoğunluğunuz Hak'tan nefret ediyordunuz!

Ahmet Tekin

Andolsun, biz size, gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân’ı getirdik, öldükten sonra diriltilmeyi, hesabı ve cezayı anlattık. Fakat çoğunuz, doğruları getiren Kur’ân’dan, sorumluluktan hoşlanmıyorsunuz.

Ahmet Varol

Andolsun biz size hakkı getirdik fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.

Ali Bulaç

"Andolsun, size hakkı getirdik, fakat sizin bir çoğunuz hakkı çirkin görüp tiksinenlerdiniz."

Ali Fikri Yavuz

(Allah da buyurur ki): And olsun, biz size hakkı gönderdik. Fakat çoğunuz hakdan hoşlanmıyanlarsınız, (Kur’an’ı ve peygamberi inkâr edenlersiniz).

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, size gerçeği getirdik. Fakat çoğunuz gerçeği sevmiyordunuz.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyordunuz.

Bekir Sadak

And olsun ki, size gercegi getirdik; fakat cogunuz gercegi sevmiyorsunuz.

Celal Yıldırım

And olsun ki, biz size hakkı getirdik, fakat çoğunuz hakktan hoşlanmayıp tiksinenlersiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şüphesiz size gerçeği bildirmiştik, fakat çoğunuz o gerçeği kabul etmek istemediniz.

Diyanet İşleri

Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, size gerçeği getirdik; fakat çoğunuz gerçeği sevmiyorsunuz.

Diyanet Vakfi

Andolsun biz size hakkı getirdik, fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki biz size hakkı getirdik. Fakat sizin çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki Biz, size gerçeği gönderdik; fakat çoğunuz gerçekten hoşlanmayanlarsınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalım hakkı için biz size hakkı gönderdik ve lakin ekseriniz hakkı hoşlanmıyanlarsınız

Erhan Aktaş

Ant olsun ki size Hakk'ı getirdik. Ancak çoğunuz Hakk'tan hoşlanmadınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki size hakkı getirdik. Ancak çoğunuz haktan hoşlanmadınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki size hakkı getirdik. Ancak çoğunuz haktan hoşlanmadınız.

Fizilal-il Kuran

Andolsun biz size hakkı getirdik; fakat sizin çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.

Gültekin Onan

"Andolsun, size hakkı getirdik, fakat sizin bir çoğunuz hakkı çirkin görüp tiksinenlerdiniz."

Hamdi Döndüren

Andolsun biz size gerçeği getirdik, ama sizin çoğunuz gerçekten hoşlanmıyorsunuz.

Hasan Basri Çantay

"Andolsun, biz size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz hakkı çirkin görenlerdiniz".

Hasib Asutay

Andolsun size hakkı getirdik fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, size hakkı getirdik; fakat çoğunuz haktan hoşlanmayan kimselersiniz.

İbni Kesir

Andolsun ki; size hak ile geldik. Fakat çoğunuz hakkı hoş görmüyordunuz.

Mehmet Okuyan

Biz size elbette gerçeği getirmiştik fakat çoğunuz gerçek(ler)den hoşlanmıyorsunuz.

Muhammed Esed

(Siz ey günahkarlar!) Size hakikati ilettik, fakat çoğunuz ondan nefret ediyorsunuz.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, hakikati ayağınıza kadar getirmiştik: Fakat bir çoğunuz hakikatten hiç hoşlanmadınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, biz size hakkı getirdik, velâkin birçoğunuz hak için hoşlanmayanlar idi.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.

Suat Yıldırım

Allah da şöyle buyurur: "Biz size gerçeği getirmiştik. Fakat çoğunuz hakikatten hoşlanmamıştınız."

Süleyman Ateş

Andolsun biz size hakkı getirdik; fakat sizin çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı

(Ey insanlar!) Biz size kesinlikle gerçekleri getirdik; ama çoğunuz gerçeklerden hoşlanmayan kimselersiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Size bütünüyle gerçek olanı getirdik ama çoğunuz bu gerçekten hoşlanmıyorsunuz.

Şaban Piriş

Size hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.

Tefhim-ul Kuran

«Andolsun, biz size hakkı getirdik, fakat sizin bir çoğunuz hakkı çirkin görüp tiksinenlerdiniz.»

Ümit Şimşek

Biz size hakkı getirmiştik; fakat çoğunuz haktan hoşlanmazsınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, size hakkı getirdik ama çoğunuz haktan tiksiniyorsunuz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz sizə haqqı təqdim etdik, lakin çoxunuz haqqı xoşlamırdı.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah Cəhənnəmdə olan Məkkə müşriklərinə buyuracaqdır:) ″Biz sizə haqqı gətirmişdik, lakin sizin əksəriyyətiniz haqqı xoşlamırdı″.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Gott spricht: ʺWir haben euch (Mekkaner) die Wahrheit überbracht. Doch die meisten unter euch verabscheuten die Wahrheit.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Wir sind zu euch mit der Wahrheit gekommen, aber den meisten von euch ist die Wahrheit zuwider.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, bereits kamen WIR zu euch mit der Wahrheit. Doch die meisten von euch sind der Wahrheit gegenüber abgeneigt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you Meccans: We have presented you with the spirit of truth guiding people into all truth, but most of you do detest the truth and execrate My fact.

Abdul Haleem

We have brought you the Truth but most of you despise it.

Abdullah Yusuf Ali

Verily We have brought the Truth to you: but most of you have a hatred for Truth.

Abul A'la Maududi

We brought you the Truth; but to the truth most of you were averse."

Aisha Bewley

We brought you the truth but most of you hated the truth.

Al-Hilali & Khan

Indeed We have brought the truth (Muhammad صلى الله عليه و سلم with the Qur’ân) to you, but most of you have a hatred for the truth.[1]

Ali Quli Qarai

‘We certainly brought you the truth, but most of you were averse to the truth. ’

Amatul Rahman Omar

(God will say, ) `We really brought you the Truth, yet most of you were those who found the truth hard (to follow). '

Arthur John Arberry

'We brought you the truth, but most of you were averse to the truth. '

Bijan Moeinian

We offered you the truth but most of you resented the truth.

E. Henry Palmer

We have brought you the truth, but most of you are averse from the truth.

Edip-Layth

We have come to you with the truth, but most of you hate the truth.

George Sale

We brought you the truth heretofore, but the greater part of you abhorred the truth.

Hamid S. Aziz

Certainly We have brought you the Truth, but most of you are averse to the Truth.

Mahmoud Ghali

Indeed We have already come to you with the Truth, but most of you are hating the Truth.

Marmaduke Pickthall

We verily brought the Truth unto you, but ye were, most of you, averse to the Truth.

Mohamed Ahmed - Samira

We have brought to you the truth, but most of you despise the truth.

Muhammad Asad

INDEED, [O you sinners,] We have conveyed the truth unto you; but most of you abhor the truth.

Mustafa Khattab

We certainly brought the truth to you, but most of you were resentful of the truth.

Progressive Muslims

We have come to you with the truth, but most of you hate the truth.

Sahih International

We had certainly brought you the truth, but most of you, to the truth, were averse.

Sam Gerrans

We have brought you the truth, but most of you are averse to the truth.

Shabbir Ahmed

Indeed We have conveyed to you the Truth, but most of you resent the Truth.

Syed Vickar Ahamed

Surely, We (Allah) have brought the truth to you: But most of you hate the Truth.

Taqi Usmani

(O disbelievers,) indeed We have brought to you the truth, but it is the truth that most of you detest.

The Monotheist Group

We have come to you with the truth,but most of you hate the truth.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺCertes, Nous vous avions apporté la Vérité; mais la plupart dʹentre vous détestaient la Véritéʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, Me heqî ji we re şand. Lê belê pirên we ji heqiyê hez nakin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben jullie de waarheid gebracht, maar de meesten van jullie verafschuwen de waarheid.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij brachten u vroeger de waarheid, maar het meerendeel uwer hadden er afschuw van.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И будет сказано обитателям Ада): «Уже Мы приходили к вам с истиной (и разъяснили ее для вас), но большинство вас ненавидело истину».

Rusça — Osmanov

Мы ведь даровали вам истину, но большинство из вас не признают истины.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

VI HAR gett er sanningen, men för de flesta av er är sanningen förhatlig.