Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler.

لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ

lā yufetteru ǎnhum ve hum fīhi mublisūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Azapları hafifletilmeyecek ve orada ümitsiz bir halde kalacaklar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Azapları hafifletilmeyecek ve orada ümitsiz bir halde kalacaklar.

Adem Uğur

Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde kurtuluştan ümit kesmişlerdir.

Ahmed Hulusi

Onlardan (azap) hafifletilmez! Onlar onun içinde gelecekten umutsuzdurlar!

Ahmet Tekin

Onların azapları hafifletilmeyecek, cezalandırılmalarına ara verilmeyecek. Onlar, azap içinde, kurtuluştan ümitlerini kesecekler.

Ahmet Varol

Onlardan (azap) hafifletilmez ve onlar onun içinde ümitsizdirler.

Ali Bulaç

Onlardan (azab) hafifletilmeyecek ve orada onlar umutlarını kaybetmiş kimselerdir.

Ali Fikri Yavuz

Kendilerinden o azab hafifletilmez. Onlar bunun içinden (kurtulmaktan) ümidi kesmişlerdir.

Ali Rıza Safa

Onlar için azaltılmayacaktır. Zaten orada, tüm umutlarını yitirmişlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Azapları hafiflemeyecek ve orada ümitsizlik içinde kalacaklardır.

Bekir Sadak

Azaba hic ara verilmez, onlar orada tamamen umutsuzdurlar.

Celal Yıldırım

Kendilerinden azaba ara verilip gevşetilmiyecek ve orada ümitsizlik içindedirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(74-75) Günaha batıp kalmış olanlar kuşkusuz cehennem azabında devamlı kalacaklar, azapları hafifletilmeyecek ve (kurtuluştan) ümit kesip susacaklar!

Diyanet İşleri

Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler.

Diyanet İşleri (eski)

Azaba hiç ara verilmez, onlar orada tamamen umutsuzdurlar.

Diyanet Vakfi

(74-75) Şüphesiz suçlular cehennem azabında devamlı kalacaklar, azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde kurtuluştan ümit kesmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onların azâbı hafifletilmez ve onlar azab içerisinde ümitsizdirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerinden o azap gevşetilmez ve onlar onun içinde her ümidi kesmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerinden o azab gevşetilmez ve onlar onun içinde her ümidi kesmişlerdir

Erhan Aktaş

Onlardan azap hafifletilmez. Onlar, orada umutlarını kesmiş olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan azap hafifletilmez. Onlar, orada umutlarını kesmiş olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan azap hafifletilmez. Onlar, orada umutlarını kesmiş olanlardır.

Fizilal-il Kuran

Kendilerinden azab hiç hafiflemeyecektir. Onlar azab içinde ümitsizdirler.

Gültekin Onan

Onlardan (azab) hafifletilmeyecek ve orada onlar umutlarını kaybetmiş kimselerdir.

Hamdi Döndüren

Azapları hiçbir şekilde hafifletilmeyecek, bu yüzden onlar orada umutlarını keseceklerdir.

Hasan Basri Çantay

(Bu azab) onlardan hafifletilmeyecek. Onlar bunun içinde ümidsiz susacaklardır.

Hasib Asutay

Onlardan (azap) hafifletilmez ve onlar orada umutsuzdurlar.

Hayrat Neşriyat

Kendilerinden (azab hiç) hafifletilmeyecektir ve onlar orada (o azâb içinde)ümidsizliğe düşmüş kimselerdir.

İbni Kesir

Azablarına ara verilmeyecek ve orada tamamen ümitsiz kalacaklardır.

Mehmet Okuyan

Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar orada (kurtuluştan) ümit kesmişlerdir.

Muhammed Esed

bu (azap), onlar için hiç hafifletilmeyecek ve orada çaresizlik, ümitsizlik içinde kaybolup gidecekler.

Mustafa İslamoğlu

Onlardan (azap) hiç hafifletilmeyecek ve onlar derin bir umutsuzluğa kapılacaklar;

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlardan (bu azab) hafifletilmeyecektir ve onlar bunun içinde şiddetli bir ümitsizliğe düşmüş kimselerdir.

Ömer Öngüt

Kendilerinden (azap) hiç hafifletilmeyecektir. Onlar orada tamamen ümitsizdirler.

Suat Yıldırım

Azapları hiç gevşetilmeyecek, orada bütün ümitlerini yitirmiş olarak kalacaklardır.

Süleyman Ateş

(Azab) Kendilerinden hiç hafifletilmeyecektir. Onlar azab içinde umutsuzdurlar!

Süleymaniye Vakfı

Azaplarına ara verilmeyecek ve orada umutlarını tamamen kaybetmiş olacaklar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Azapları hafifletilmeyecek, orada umutlarını büsbütün yitireceklerdir.

Şaban Piriş

Onların azabına hiç ara verilmez ve onlar orada ümitsiz kalmışlardır.

Tefhim-ul Kuran

Onlardan (azab) hafifletilmeyecek ve orada onlar umutlarını kaybetmiş kimselerdir.

Ümit Şimşek

Azapları hafifletilmez; orada ümitsizdirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Azapları hafifletilmeyecektir; onun içinde ümitsiz kalacaklardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların əzabı yüngülləşdirilməyəcək və onlar orada naümid qalacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlardan (bu əzab) yüngülləşdirilməyəcəkdir; onlar orada əllərini hər şeydən üzmüş olacaqlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie wird ihnen nicht gelindert, und sie bleiben darin hoffnungslos verfangen.

Almanca — Der Edle Quran

Sie wird ihnen nicht herabgesetzt, und sie werden darin ganz verzweifelt sein.

Almanca — M. A. Rassoul

sie wird für sie nicht gemildert werden, und sie werden in ihr von Verzweiflung erfaßt werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihnen wird sie nicht gemildert, und sie sind darin verzweifelt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

No relief physical or mental will be expected and in their idea of relief comes the intensity of punishment and the longer they lose hope the more they nurse despair.

Abdul Haleem

from which there is no relief: they will remain in utter despair.

Abdullah Yusuf Ali

Nowise will the (Punishment) be lightened for them, and in despair will they be there overwhelmed.

Abul A'la Maududi

Never will their torment be lightened for them. They shall remain in utter despair.

Aisha Bewley

It will not be eased for them. They will be crushed there by despair.

Al-Hilali & Khan

(The torment) will not be lightened for them, and they will be plunged into destruction with deep regrets, sorrows and in despair therein.

Ali Quli Qarai

It will not be lightened for them and they will be despondent in it.

Amatul Rahman Omar

That (torment) will not be allowed to abate for them, and once caught in it they shall completely despair.

Arthur John Arberry

that is not abated for them and therein they are sore confounded.

Bijan Moeinian

Their punishment will never be reduced and they will live there in despair.

E. Henry Palmer

It shall not be intermitted for them, and they therein shall be confused.

Edip-Layth

It will not be removed from them; they will be confined therein.

George Sale

It shall not be made lighter unto them; and they shall despair therein.

Hamid S. Aziz

It shall not be abated from them and they shall despair therein.

Mahmoud Ghali

It is not mitigated for them, and therein they will be dumbfounded.

Marmaduke Pickthall

It is not relaxed for them, and they despair therein.

Mohamed Ahmed - Samira

It will not decrease for them; dumb with despair they will stay in it.

Muhammad Asad

it will not be lightened for them; and therein they will be lost in hopeless despair.

Mustafa Khattab

It will never be lightened for them, and there they will be overwhelmed with despair.

Progressive Muslims

It will not be removed from them; they will be confined therein.

Sahih International

It will not be allowed to subside for them, and they, therein, are in despair.

Sam Gerrans

It will not be abated for them, and they are therein in despair;

Shabbir Ahmed

It will not be relaxed for them, and therein they will be in despair.

Syed Vickar Ahamed

In no way will the (punishment) be lowered for them, and they will be thrown in destruction, despair and sorrow.

Taqi Usmani

It will not be lightened for them, and they will be there, devoid of all hopes.

The Monotheist Group

It will not be removed from them; they will be confined therein.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui ne sera jamais interrompu pour eux et où ils seront en désespoir.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ezab li ser wan dê qet neyê sivikkirin, ew di nav ezab de dê hêviya xwe ji xelasbûnê bibirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zal voor hen niet getemperd worden en zij zullen in wanhoop terneergeslagen zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zal voor hen niet verlicht worden, en zij zullen daarin vertwijfelen.

Hollandaca — Siregar

De bestraffing zal voor hen niet verlkht worden, terwijl zij daarin wanhopigen zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Им [неверующим] не будет дано перерыва (в получении адского наказания), и они там (будут) в отчаянии (от милосердия Аллаха).

Rusça — Osmanov

Им не будет облегчения, и они будут там в отчаянии.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

utan någon lindring i plågorna, och de skall sjunka ned i djup förtvivlan.