İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

وَلَمَّا جَاءَ عِيسٰى بِالْبَيِّنَاتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُمْ بِالْحِكْمَةِ وَلِاُبَيِّنَ لَكُمْ بَعْضَ الَّذِي تَخْتَلِفُونَ فِيهِ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَطِيعُونِ

ve lemmā cā'e ǐysā bi l-beyyināti ḳāle ḳad ci'tukum bi l-Hikmeti ve li ubeyyine lekum beǎ'De elleƶī teḣtelifūne fīhi fe tteḳū (a)llahe ve eTīǔni

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَمَّاve lemmāne zaman ki
2جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgelince
3عِيسٰىǐysāعيسىÎsa
4بِالْبَيِّنَاتِbi l-beyyinātiب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık kanıtlarla
5قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
6قَدْḳadelbette
7جِئْتُكُمْci'tukumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakben size geldim
8بِالْحِكْمَةِbi l-Hikmetiح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hikmet ile
9وَلِاُبَيِّنَve li ubeyyineب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinve açıklamak için (geldim)
10لَكُمْlekumsize
11بَعْضَbeǎ'Deب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbir kısmını
12الَّذِيelleƶīşeylerden
13تَخْتَلِفُونَteḣtelifūneخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekayrılığa düştünüğünüz
14فِيهِfīhionda
15فَاتَّقُواfe tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişio halde korkun
16اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
17وَاَطِيعُونِve eTīǔniط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.ve bana ita'at edin

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve İsâ, apaçık delillerle gelince ben demişti, andolsun ki size peygamber olarak geldim ve ayrılığa düştüğünüz bâzı şeyleri elbette açıklayıp bildireceğim size; artık çekinin Allah'tan ve itâat edin bana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve İsâ, apaçık delillerle gelince ben demişti, andolsun ki size peygamber olarak geldim ve ayrılığa düştüğünüz bâzı şeyleri elbette açıklayıp bildireceğim size; artık çekinin Allahʼtan ve itâat edin bana.

Adem Uğur

İsa, açık delillerle geldiği zaman demişti ki: Ben size hikmet getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyleyse Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Ahmed Hulusi

İsa apaçık deliller olarak açığa çıktığında dedi ki: "Gerçekten size hikmeti (sistem ve düzenin gerçeklerini) getirdim ve hakkında ayrılığa düştüklerinizin bir kısmını size açıklayayım diye (geldim). . . O halde Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin. "

Ahmet Tekin

Îsâ, apaçık âyetlerle, mûcizelerle, vahyin içeriğini açıklayan beyanlarla, tavsiyelerle, hak peygamber olduğunu tasdik eden delillerle geldiği zaman: 'Size, peygamberlik, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini öğretme ve hekimlik görevi ile, ihtilâfa düştüğünüz konuların bir kısmını size açıklamak için geldim. O halde, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp azaptan korunun. Bana itaat edin benim sünnetimi uygulayın.' dedi.

Ahmet Varol

İsa apaçık delillerle geldiğinde şöyle demişti: 'Ben size hikmetle ve üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeylerin bazılarını açıklamak için geldim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.

Ali Bulaç

İsa, açık belgelerle gelince, dedi ki: "Ben size bir hikmetle geldim ve hakkında ihtilafa düştüklerinizin bir kısmını size açıklamak için de. Öyleyse Allah'tan sakının ve bana itaat edin."

Ali Fikri Yavuz

İsâ da mucizelerle (ve İncil ayetleri ile) geldiği vakit şöyle demişti: “- Ben size ilâhi hükümlerle ve ayrılığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklayayım, diye geldim. Onun için Allah’dan korkun ve bana itaat edin.

Ali Rıza Safa

İsa, açık kanıtlarla geldiğinde, şöyle demişti: "Hakkında uyuşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir bölümünü açıklamak için, size bilgelik getirdim. Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!"

Bayraktar Bayraklı

İsa, apaçık mucizeler getirince şöyle dedi: "Ben size bu hikmeti getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyleyse Allah'a saygı duyunuz ve bana itaat ediniz."

Bekir Sadak

Isa, belgeleri getirdigi zaman demisti ki: «Size hikmetle ve ayriliga dustugunuz seylerin bir kismini aciklamak uzere geldim. Allah'a karsi gelmekten sakinin, bana itaat edin.»

Celal Yıldırım

İsâ, açık belgeler ve mu'cizelerle gelince, «ben gerçekten size hikmetle ve görüş ayrılığına düştüğünüz bazı hususları size açıklamak için geldim; artık Allah'tan korkun da bana itaat edin,» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(63-64) Îsâ sağlam kanıtlarla geldiğinde şöyle dedi: “Size hikmeti getirdim ve anlaşmazlığa düştüğünüz bazı konuları açıklamaya geldim. Allah’a itaatsizlikten sakının ve bana uyun. Kuşkusuz Allah benim de rabbimdir, sizin de rabbinizdir. Şu halde O’na kulluk edin; işte bu dosdoğru yoldur.”

Diyanet İşleri

İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

Diyanet İşleri (eski)

İsa, belgeleri getirdiği zaman demişti ki: 'Size hikmetle ve ayrılığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak üzere geldim. Allah'a karşı gelmekten sakının, bana itaat edin.'

Diyanet Vakfi

İsa, açık delillerle geldiği zaman demişti ki: Ben size hikmet getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyleyse Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İsâ mucizelerle indiği zaman dedi ki: «Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ihtilâfa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için geldim. O halde Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İsa da açık mucizelerle geldiği vakit şöyle dedi: "Ben size hikmet ve anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir bölümünü açıklamak üzere geldim. Onun için Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Isa da o beyyinelerle geldiği vakıt şöyle dedi: ben size hikmet ile ve ihtilaf edip durduğunuz şeylerin ba'zısını size beyan edeyim diye geldim, onun için Allahdan korkun ve bana ıtaat edin,

Erhan Aktaş

İsa, apaçık beyyinelerle geldiği zaman: "Ben size Hikmet'i getirdim. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için geldim. O halde Allah için takvalı olun ve bana itaat edin." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Îsa, apaçık beyyinelerle geldiği zaman: "Ben size Hikmeti getirdim. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için geldim. O halde Allah için takvalı olun ve bana itaat edin." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İsa, apaçık beyyinelerle geldiği zaman: "Ben size hikmeti getirdim. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için geldim. O halde Allah için takvalı olun ve bana itaat edin." dedi.

Fizilal-il Kuran

İsa açık delilleri getirdiği zaman dedi ki: «Size hikmetle ve ayrılığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak üzere geldim. Allah'a karşı gelmekten sakının, bana itaat edin.»

Gültekin Onan

İsa, açık belgelerle gelince, dedi ki: "Ben size bir hikmetle geldim ve hakkında ihtilafa düştüklerinizin bir kısmını size açıklamak için de. Öyleyse Tanrı'dan sakının ve bana itaat edin."

Hamdi Döndüren

İsa apaçık kanıtlar getirince dedi ki: “Ben size hikmet getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir bölümünü size açıklamak için geldim. Allah’tan sakının ve bana uyun.”

Hasan Basri Çantay

İsa o apaçık delilleri getirdiği zaman (şöyle) demişdi: "Ben size gerçek hikmeti getirdim. Bir de hakkında ihtilaf edegeldiğiniz şeylerden ba'zısını size açıklayayım diye (geldim). Artık Allahdan korkun, bana tabi' olun".

Hasib Asutay

İsa, açık kanıtlarla geldiği zaman demişti ki: 'Ben size gerçekten hikmet getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için (geldim). Öyle ise Allah'tan korkun ve bana itaat edin.'

Hayrat Neşriyat

Îsâ ise mu'cizelerle gelince şöyle demişti: '(Ben) size hikmet getirdim ve üzerinde ihtilâfa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için (geldim). Öyle ise Allah’dan sakının ve bana itâat edin!'

İbni Kesir

İsa huccetlerle gelince; demişti ki: Size hikmetle ve ihtilafa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak için geldim. Öyleyse Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Mehmet Okuyan

İsa, apaçık delillerle geldiği zaman şöyle demişti: “Ben size elbette hikmet (doğru hükümler) getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size elbette açıklayacağım. Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!

Muhammed Esed

İsa, (kendi halkına) hakikatin bütün kanıtları ile geldiği zaman, "Ben" dedi, "size hikmet ile ve üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklığa kavuşturmak üzere geldim. O halde, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın ve bana tabi olun!"

Mustafa İslamoğlu

İsa hakikatin apaçık belgeleriyle geldiğinde dedi ki: "Ben size hikmetle, hakkında tartıştığınız bazı konuları açıklamak için geldim; artık Allah'a karşı sorumululuk bilinciyle davranın ve bana uyun!

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki İsa, o vazıh mûcizeler ile geldi, dedi ki: «Ben size muhakkak açık bir hikmet ile ve kendisiyle ihtilaf eder olduğunuz şeyin bazısını size beyan için geldim. Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.»

Ömer Öngüt

İsa apaçık delilleri getirdiği zaman demişti ki: "Ben size hikmet getirdim. Bir de ayrılığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için geldim. Allah'tan korkun ve bana itaat edin. "

Suat Yıldırım

(63-64) Îsâ, açık açık delillerle onlara gelince: "Ben, size hikmet getirdim, bir de hakkında ayrılığa düştüğünüz bazı şeyleri size açıklamak için geldim. O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin. Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir, yalnız O’na ibadet edin. Doğru yol budur." dedi.

Süleyman Ateş

İsa açık kanıtlar getirince dedi ki: "Ben size hikmet getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için (geldim), Allah'tan korkun ve bana ita'at edin."

Süleymaniye Vakfı

İsa, açık belgelerle gelince (İsrailoğullarına) dedi ki: "Ben size hikmeti getirdim, anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açık açık anlatmak için geldim. Artık Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana gönülden boyun eğin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsa, açık belgelerle gelince (İsrailoğullarına) dedi ki: "Size hikmeti, anlaşamadığınız bazı şeylerin açık çözümlerini göstermeye geldim. Artık Allah'tan çekinin de gönülden bana uyun."

Şaban Piriş

İsa belgelerle geldiği zaman şöyle demişti: -Size hikmet ile hakkında ihtilafa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak için geldim. Allah'tan korkun ve bana uyun!

Tefhim-ul Kuran

İsa, açık belgelerle gelince, dedi ki: «Ben size bir hikmetle geldim ve hakkında ihtilafa düştüklerinizin bir kısmını size açıklamak için de. Öyleyse Allah'tan sakınıp korkun ve bana itaat edin.»

Ümit Şimşek

İsa onlara apaçık delillerle geldiğinde dedi ki: 'Ben size hikmetle ve anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak üzere geldim. Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Yaşar Nuri Öztürk

İsa, açık seçik kanıtlarla geldiğinde şöyle demişti: "Ben size hikmet getirdim ve tartışıp durduğunuz şeylerin bir kısmını size açıklayayım diye geldim. O halde, Allah'tan korkun ve bana itaat edin!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İsa aydın dəlillərlə gəldiyi zaman dedi: “Mən sizə hikmət gətirmişəm və barəsində ziddiyyətə düşdüyünüz bəzi şeyləri izah etmək üçün gəlmişəm. Allahdan qorxun və mənə itaət edin!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İsa açıq-aşkar möʼcüzələrlə gəldiyi zaman dedi: ″Həqiqətən, mən sizə hikmət gətirmişəm, həm də ixtilafda olduğunuz bəʼzi şeyləri (Tövratdakı bir sıra dini hökmləri) izah etmək üçün gəlmişəm. Allahdan qorxun və mənə itaət edin!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als Jesus mit den Beweiszeichen kam, sprach er: ʺIch bin zu euch mit der Weisheit gekommen, damit ich euch etwas erläutere, worüber ihr gestritten habt. Fürchtet Gott und gehorcht mir!

Almanca — Der Edle Quran

Und als ʹIsa mit den klaren Beweisen kam, sagte er: ʺIch komme ja zu euch mit der Weisheit, und um euch einiges von dem klarzumachen, worüber ihr uneinig seid. So fürchtet Allah und gehorcht mir.

Almanca — M. A. Rassoul

Und als Jesus mit klaren Beweisen kam, sagte er: ʺWahrlich, ich bin mit der Weisheit zu euch gekommen, und um euch etwas von dem zu verdeutlichen, worüber ihr uneinig seid. So fürchtet Allah und gehorcht mir.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als ʹIsa mit den klaren Zeichen kam, sagte er: ʺBereits brachte ich euch die Weisheit, und damit ich euch manches von dem erkläre, worin ihr uneins seid. So handelt Taqwa gemäß ALLAH gegenüber und gehorcht mir!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when Isa presented them -Bani-Israel- with clear evidence of Allah's Omnipotence and Authority, and said to them: " Now I have come to you with all manner of wisdom and soundness of judgment in the choice of means and ends and to clarify to you some of the points upon which your whole dispute turns, therefore, reverence Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him and obey me "

Abdul Haleem

When Jesus came with clear signs he said, ‘I have brought you wisdom; I have come to clear up some of your differences for you. Be mindful of God and obey me:

Abdullah Yusuf Ali

When Jesus came with Clear Signs, he said: "Now have I come to you with Wisdom, and in order to make clear to you some of the (points) on which ye dispute: therefore fear Allah and obey me.

Abul A'la Maududi

When Jesus came with Clear Signs and said: "I have brought wisdom to you that I may make plain to you some of the things you differ about. So fear Allah and follow me.

Aisha Bewley

And when ‘Isa came with the Clear Signs, he said, ‘I have come to you with Wisdom and to clarify for you some of the things about which you have differed. Therefore have taqwa of Allah and obey me.

Al-Hilali & Khan

And when ‘Îsâ (Jesus) came with (Our) clear Proofs, he said: "I have come to you with Al-Hikmah (Prophethood), and in order to make clear to you some of the (points) in which you differ. Therefore fear Allâh and obey me.

Ali Quli Qarai

When Jesus brought the manifest proofs, he said, ‘I have certainly brought you wisdom, and [I have come] to make clear to you some of the things that you differ about. So be wary of Allah and obey me.

Amatul Rahman Omar

And when Jesus came (to his people) with clear proofs he said, `I have indeed brought to you wisdom, and (I have come) to explain to you clearly some of the things over which you differ. So take Allâh as a shield and obey me.

Arthur John Arberry

And when Jesus came with the clear signs he said, 'I have come to you with wisdom, and that I may make clear to you some of that whereon you are at variance; so fear you God and obey you me.

Bijan Moeinian

[Another example of the previous Prophets teachings is Jesus] When Jesus came with undeniable miracles, he said: "I have brought wisdom to you. I have come to make clear what you are differing in; respect God’s law and follow me."

E. Henry Palmer

And when Jesus came with manifest signs he said, 'I am come to you with wisdom, and I will explain to you something of that whereon ye did dispute, then fear God, obey me;

Edip-Layth

When Jesus came with the proofs, he said, "I have come to you with the wisdom, and to clarify some of the matters in which you dispute. So be aware of God and obey me."

George Sale

And when Jesus came with evident miracles, he said, now am I come unto you with wisdom; and to explain unto you part of those things concerning which ye disagree: Wherefore fear God, and obey me.

Hamid S. Aziz

And when Jesus came with clear arguments he said, "I have come unto you with wisdom, and that I may make clear to you some of that wherein you differ; so be careful of your duty to Allah and obey me:

Mahmoud Ghali

And as soon as Isa (Jesus) came with the supreme evidence (s), he said, "I have readily come to you with (the) Wisdom, and that I may make evident to you some of that concerning which you differ; so be pious to Allah, and obey me.

Marmaduke Pickthall

When Jesus came with clear proofs (of Allah's Sovereignty), he said: I have come unto you with wisdom, and to make plain some of that concerning which ye differ. So keep your duty to Allah, and obey me.

Mohamed Ahmed - Samira

When Jesus came with the signs, he said: "I have come to you with authority, and to explain some thing about which you are at variance. So fear God, and follow me.

Muhammad Asad

NOW WHEN Jesus came [to his people] with all evidence of the truth, he said: "I have now come unto you with wisdom, and to make clear Unto you some of that on which you are at variance: hence, be conscious of God, and pay heed unto me.

Mustafa Khattab

When Jesus came with clear proofs, he declared, "I have come to you with wisdom, and to clarify to you some of what you differ about. So fear Allah, and obey me.

Progressive Muslims

And when Jesus came with the proofs, he said: "I have come to you with the wisdom, and to clarify some of the matters in which you dispute. So be aware of God and obey me."

Sahih International

And when Jesus brought clear proofs, he said, "I have come to you with wisdom and to make clear to you some of that over which you differ, so fear Allah and obey me.

Sam Gerrans

And when Jesus came with the clear signs, he said: “I have come to you with wisdom, and to make plain some of that concerning that wherein you differ; so be in prudent fear of God, and obey me.

Shabbir Ahmed

Now when Jesus came with the evident Truth, he said, "Now I have come unto you with wisdom and to make clear to you some of the issues on which you differ. So, be mindful of Allah and heed me.

Syed Vickar Ahamed

And when Isa (Jesus) came with clear proofs, he said: "Now have I come to you with Wisdom (Al-Hikmah), and in order to make clear to you some of the (points) about which you dispute: Therefore fear Allah and obey me.

Taqi Usmani

When ‘Īsā came with clear proofs, he said, "I have come to you with wisdom, and to explain to you some of those matters in which you differ. So, fear Allah, and obey me.

The Monotheist Group

And when Jesus came with the proofs, he said: "I have come to you with the wisdom, and to clarify some of the matters in which you dispute. So be aware of God and obey me."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand Jésus apporta les preuves, il dit: ʺJe suis venu à vous avec la sagesse et pour vous expliquer certains de vos sujets de désaccord. Craignez Allah donc et obéissez-moi.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gava Îsa delîl û mucîze anîn, ji wan re got: Bêguman ez bi hîkmetê ji we re hatime, da ku hinekî ji yên ku hûn tê de bi hev ketin ji we re aşkera bikim. Vêca hay (ji helal û heramê) Xwedê hebin û bi gotina min bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen ʹIsa met de duidelijke bewijzen kwam zei hij: ʺIk ben met de wijsheid tot jullie gekomen en ik zal jullie enige van de dingen waarover jullie het oneens zijn duidelijk maken. En vreest God en gehoorzaamt mij.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen Jezus met duidelijke wonderen kwam, zeide hij: Thans ben ik met wijsheid tot u gekomen, en om u een deel te verklaren van de dingen, nopens welke gij verschilt. Vreest dus God en gehoorzaamt mij.

Hollandaca — Siregar

En toen ʹÎsa met de duidelijk bewijzen kwam, zei hij: ʺIk heb jullie waarlijk de wijsheid gebracht zodat ik jullie een aantal zaken, waarover jullie van mening verschillen, verduidelijk. Vreest daarom Allah en gehoorzaamt mij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда (пророк) Ииса пришел (к потомкам Исраила) с ясными знамениями [доказательствами от Аллаха], он сказал: «Вот я пришел к вам с мудростью [с пророчеством] и чтобы разъяснить вам кое-что (из вопросов Веры), в чем вы разногласите (между собой). Так остерегайтесь же Аллаха (исполняя Его повеления и отстраняясь от того, что Он запретил) и повинуйтесь мне (в том, что я повелеваю вам из дел остережения наказания Аллаха и подчинения Ему)!

Rusça — Osmanov

Когда ʹИса явился с ясными знамениями, он сказал: ʺЯ пришел к вам с мудростью и с тем, чтобы разъяснить вам кое-что из того, что вызывает у вас разногласия. Так бойтесь Аллаха и повинуйтесь мне.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH NÄR Jesus kom med (tecken och) klara bevis, sade han: ʺJag har kommit till er med (uppenbarad) visdom och för att klargöra för er några av de ting som ni tvistar om. Frukta Gud och följ mig!